Üye Girişi
Beni Hatırla
Üye ol! Şifremi unuttum!
  Haber   Oyun Galerileri   e-Spor   Teknoloji   Sinema/TV   Forum
 
   
Youtube içeriği buraya gelecek, dertler bitecek.
   
Google+ içeriği buraya gelecek, dertler bitecek.
 
 
Youtube içeriği buraya gelecek, dertler bitecek.
 
Google+ içeriği buraya gelecek, dertler bitecek.
90
86
Okur Puanı: (30Kişi)
Puanın:
                                         

platform: PC, PS4, XB1

Yapımcı-Yayıncı: DICE - EA Games
Çoklu Oyuncu: Var Türü: Aksiyon, First Person Shooter

Bu kez sıkmayan bir senaryo moduna sahip.
"Operasyonlar" mükemmel bir çoklu oyuncu modu olmuş.
Eşsiz bir savaş atmosferi.
Görkemli grafikler.
Yeni çevrimiçi oyun arayüzü hayat kurtarıyor
PC'de ufak tefek optimizasyon sorunları mevcut.
Senaryo modu biraz daha uzun olabilirdi
özel İnceleme
Hürcan Köse - 17.10.2016 13:06
Hürcan Köse - 15.10.2016 14:45

"Tüm savaşları bitirecek olan yegane savaşa gidiyoruz!"

Ülke tarihimiz açısından çok büyük bir öneme sahip olan Birinci Dünya Savaşı, kurgulanmış hikayeler tarihi boyunca oldukça ilgi çekici ve bir o kadar da gizemli bir olay olmuştur. O güne dair somut kanıtların sınırlı olması sebebiyle Birinci Dünya Savaşı'nda meydana gelen olaylar yeni nesillere aktarılırken birçok ulus tarafından aslı çarpıtılmış bir şekilde yansıtılmıştır. Oyun yapımcıları bugüne kadar savaş konusunda büyük bir çoğunlukla İkinci Dünya Savaşı temasını işledi. Birinci Dünya Savaşı hem barındırdığı sınırlı silah seçeneği hem de bir kara kutu özelliğini taşıması sebebiyle yapımcılar tarafından pek tercih edilen bir dönem olmamıştı. Oyun dünyasının en büyük firmalarından birisi olan DICE da bu furyaya bir son verip Birinci Dünya Savaşı temalı bir Battlefield ile karşımıza çıkmaya karar verdi.


Doğrusu oyun ilk duyurulduğunda resmen ters köşe olmuştuk. Haftalar hatta aylar öncesinde belki bir ihtimal Birinci Dünya Savaşı'nı işleyeceği dedikoduları ortalıkta dolaşmaya başlamıştı ancak hiçbirimiz bu temayı kesin bir şekilde işlemesini beklemiyorduk. Hem eşi benzeri hiç yok veya çok az sayıdaydı, hem de günümüz FPS oyunları yüzünden fütüristik savaş temasına alışmış oyuncuları Birinci Dünya Savaşı'na alıştırmak çok çetin bir iş olacaktı. Fakat oyun ile geçirdiğim yaklaşık 20 saate istinaden söyleyebilirim ki, DICE gerçekten bu işin altından alnı ak bir şekilde çıkmayı başarmış. Battlefield 1, bu yılın en iyi savaş oyunu olma potansiyelini taşıyor.

Bugüne dek hep devasa çoklu oyuncu modu ile tanıdığımız ve satın alanların da zaten bu mod için satın aldığı Battlefield, ilk kez karşımıza ağırlıklı bir senaryo modu ile çıkıyor. Elbette önceki Battlefield oyunlarında da senaryo vardı ancak DICE ne bu senaryoların reklamını doğru düzgün yapmıştı, ne de gerçekten önem vermişti. Bu kez senaryo modunun hem reklamı yapıldı, hem de oyuna daha ilk girdiğiniz anda bile bu moda ne kadar ağırlık verildiğini anlayabiliyorsunuz. Öyle ki, diğer Battlefield oyunlarının aksine bu kez bizi klasik bir giriş menüsü değil, tam aksine direkt olarak senaryo modunun ilk görevi karşılıyor. Şimdi ben size çoklu oyuncu modundan bahsedeyim.



Öncelikle oyunun senaryo modunu Xbox One'da, çoklu oyuncu modunu ise PC'de oynadığım detayını vereyim. Hem iki platformda da denemiş olayım istedim, hem de PC'deki yeni çoklu oyuncu arayüzünü tatmak istedim. Önceki beta ve erken erişim sürümlerinin hiçbirine katılmadım. Sadece ofiste bir el attım o kadar. Bunun sebebi de oyundaki içeriğin gerçekten bir sır olarak kalması ve kendimce keşfedilmesini istemem. Oyuna girdiğimde ilk fark ettiğim şey sonunda o tarayıcı bazlı sunucu ekranından kurtulduğumuz oldu. Battlefield 4'ü PC'de oynadıysanız oyuna normal bir şekilde değil de, tarayıcı üzerinden girdiğimizi biliyorsunuzdur. Koca bir Battlefield 4 kitlesi bu olaydan her ne kadar nefret etse de DICE bu konu ile alakalı hiçbir şey yapmadı ve biz de kaderimizi kabullendik. Yeni arayüz o kadar rahat ki, dilerseniz Battlefield 1'in menüsündeyken Battlefield 4 ya da Hardline'a da giriş yapabiliyorsunuz. Hepsi tek bir lobi altında toplanmış ve büyük bir kolaylık sunuyor.
Çoklu oyuncu sayfasına girdiğimde ilk fark ettiğim şey, sıradan Battlefield savaş modlarının yanı sıra yeni bir çoklu oyuncu modunun oyuna eklenmiş olmasıydı. Elbette daha önce haberlerini de yapmıştık ancak ilk kez ne olduğunu gerçekten deneyim ederek anlamış oldum. Operasyonlar adlı bu yeni çoklu oyuncu modunda bildiğimiz Fetih (Conquest) ve Üstünlük (Domination) haritalarının halihazırda kocaman boyutlarda olan ölçeği çok daha büyük bir boyuta taşınıyor ve gerçek bir savaş haritasını biz oyunculara sunuyor. Normalde bir Fetih maçına girdiğinizde kazanır veya kaybeder, diğer maça geçersiniz değil mi? İşte Operasyonlar'da o iş biraz değişiyor. Maç halinde değil de, direkt olarak cephe halinde savaşa katılıyorsunuz. Birbirine bağlı birkaç büyük haritada geçen Operasyonlar'da saldırgan ya da savunmacı taraf olarak haritada tarafınıza düşen görevi yerine getiriyorsunuz. DICE bu modu oyuna ekleyerek hem savaş hissini daha simülasyon bazlı bir hale getirmiş hem de uzun soluklu, profesyonel maçların ortaya çıkmasını sağlamış.



Saldırgan taraf olduğunuz takdirde düşmanın savunmakta olduğu bölgeyi ele geçirmeye ve bir süre tutmaya çalışıyorsunuz. Bölgeyi tam olarak ele geçirdiğiniz takdirde savunmacı düşmanlar aynı cephe içerisinde bir sonraki bölgeye gidiyor ve oradan savunmaya devam ediyor. Bu şekilde düşmanın korumaya çalıştığı bölgeleri işgal ederek tüm cepheyi ele geçirmeye çalışıyorsunuz. Normalde Fetih ve Üstünlük modlarının popüler olmasına alışmıştık ancak bu kez Operasyonlar'ın da çok büyük bir rekabete sahne olacağını şimdiden kestirebiliyorum.


Her bir manganın kendine has bir ismi var.


Operasyonlar'ın yanı sıra önceki Battlefield oyunlarından alışık olduğumuz diğer çoklu oyuncu modları da yeni oyunda bulunmakta. Akın (Rush), Fetih (Conquest), Takım Ölüm Karşılaşması (Team Deathmatch) ve Üstünlük (Domination) modlarının yanı sıra bir de Savaş Güvercinleri adlı yeni bir oyun modumuz var. Bu yeni modda haritaya yerleştirilmiş haberci güvercinleri bulmalı ve düşmanları yok etmesi için takviye topçu birliğine mesaj yollamamız gerekiyor. Çok karmaşık bir yapısı yok anlayacağınız. Diğer modların da hepsi ufak tefek değişiklikler dışında aynı.

Battlefield 1'in çoklu oyuncu modu açısından en büyük yeniliği elbette oyunun teması ile ortaya çıkıyor. Artık günümüz ya da fütüristik silahlarının kullanılmadığı oyunda yeni silahlar eskilerini hiç aratmıyor. Tamamen Birinci Dünya Savaşı'ndaki İttifak ve İtilaf devletlerinin kullandığı gerçek silahlara göre modellenen yeni silahlar tıpkı eski Battlefield oyunlarında olduğu gibi kullanıldıkça gelişecek ve çeşitli ekipmanlar ile güçlendirilebilecek. Benim Battlefield 1 için ön yargım oyunun artık yeni silahlar sebebiyle eskisi kadar akıcı hissettirmeyecek olmasıydı. Yani biraz yavaş kalacağından korkuyordum ne yalan söyleyeyim. Ancak içiniz rahat olsun. DICE o işi öyle güzel kotarmış ki, silahlar her ne kadar ağır gibi gözükse de oldukça akıcı ve hızlı bir oynanış sunuyor. Elbette silah seçiminizin de bunda büyük bir etkisi var.



Çoklu oyuncu modu açısından şikayet edebileceğim tek bir nokta var. O da oyunun resmen Battlefront modu gibi duruyor olması. Aslında bu bir eksi de değil. DICE oyunu aynı motorun üstüne yazdığı için bazen gerçekten Battlefront oynuyormuş gibi hissettim. Elbette daha önce Battlefront oynamadıysanız siz bu hissi almazsınız, bu yüzden de hiç problem olmaz. Ancak önceden Battlefront oynamış olsanız bile bir yerden sonra Battlefield 1 oynadığınız fikrine alışıyor ve bu küçük sorunu görmezden gelebiliyorsunuz. Gerçekten çoklu oyuncu modunda bu ufak detay dışında hiçbir problem bulamadım. Battlefield her zaman olduğu gibi eşsiz bir çoklu oyuncu deneyimi sunmayı başarıyor. Silahlar veya askerler arasında hiçbir güç dengesizliği yok. İyi olan ve ekipmanını iyi dizen kazanıyor.
Birinci Dünya Savaşı'nın en akılda kalıcı yanlarından birisi de hiç kuşkusuz yakın saldırının da ne kadar önemli olduğuydu. DICE bu gerçek konsepte bağlı kalmış ve yakın saldırıların da oyun içinde oldukça etkili olmasını sağlamış.  Öyle ki yeni eklenen hareket sayesinde, eğer silahınıza bir süngü takılıysa birden çok hızlı koşmaya başlayıp süngüyü direkt olarak düşmanınızın vücuduna geçirip yakın saldırı yapabiliyorsunuz. Ancak bu hareketin avantajları kadar dezavantajları da var. Çok hızlı bir şekilde koşup süngüyü sapladıktan sonra karakteriniz bir süre hızlı koşamıyor. Bu da sizi saldırıya açık hale getiriyor, hatta açıktaysanız kolay yem yapıyor.



Çoklu oyuncu hakkında eklemek istediğim önemli bir detay daha var. Aslında bu özellik önceki Battlefield oyunlarında da vardı ancak burada da tekrar değinmek boynumun borcu. Oyunda mükemmel bir aktif hava durumu sistemi var. Etraf günlük güneşlikken düşmanınızı rahatça görebiliyor ve aynı şekilde siz de düşmanınız tarafından rahatlıkla görülebiliyorsunuz. Bir anda değişen hava olayları sebebiyle bir fırtına çıkabiliyor ve ortalığı aniden göz gözü göremez hale getirebiliyor. Bu durumun stratejik avantajlarını kullanarak hem düşmanlarınızdan gizli hareket edebilir, hem de onları gafil avlayabilirsiniz. Ancak aynı şekilde bu saldırılara sizin de dikkat etmeniz gerekiyor. Onlar sizi göremiyor belki ama, siz de onları göremiyorsunuz.

Sanıyorum ki oyunun çoklu oyuncu modu hakkında söyleyeceklerim bu kadar. Battlefield 1'in bu modu hakkında kuşkularım vardı ancak hepsi güvercin oldu uçtu. Çok güzel, kusursuz bir iş yapmış DICE. Battlefield 1'in bizleri uzun süre idare edeceğine eminim. Yazının buradan sonraki kısmı senaryo modu ve oyunun genel hatları üzerine olacak.
Battlefield 1’in senaryo modu hakkında gerçekten büyük bir umutsuzluğa sahiptim. Yeni nesil olarak sayabileceğimiz Battlefield 3 ve 4’ün hikaye açısından pek başarılı olduğunu söyleyemem. Hardline’ı gerçekten önem verip oynamadığım için o oyunun hikayesi hakkında herhangi bir yorum yapamayacağım ancak oynayan kesimin yorumlarını baz alarak Hardline’ın da bu konuda pek iyi işler başarmış olamadığını söyleyebilirim. Normalde yeni Battlefield’dan artık ben de bir hikaye beklemezdim. Tamam yapsınlar, sorun değil, ancak genelde uyduruk birkaç patlama sahnesinden sonra çabucak bittiğinden dolayı çok bir etki bırakmıyordu oynayan kişi üzerinde. Çoklu oyuncu moduna geçmeden bir nevi ısınma turu olarak oynuyorduk Battlefield’ın senaryo modunu.



İşler Battlefield 1’de öyle bir değişiyor ki. DICE daha önce hiç başaramadığı, ya da üstüne çok uğraşmadığı şeyi sonunda başardı. Battlefield gerçekten akılda kalıcı, derin ve üstüne uğraşılmış bir senaryo moduna sahip. Oyunu başlattığınızda hiçbir menü ile karşılaşmadan direkt olarak senaryo moduna giriş yapıyorsunuz. Kapkaranlık bir cephede son umut ışığını da kaybetmeye yüz tutmuş askerler arasında gidip gelerek hayatta kalmaya çalışıyorsunuz. Bu aslında bir bakıma Battlefield 1’in giriş videosu olmuş. Tek farkı izlemek yerine oynuyor olmamız. İlk bölümde herhangi bir şekilde öldüğünüz takdirde oyun kayıt noktasından başlamıyor, sizi direkt olarak başka bir askerin bedenine sokuyor ve savaşa devam etmenizi sağlıyor. DICE böylece hem savaşta ölmenin ne kadar kolay ve ani bir şey olduğunu, hem de ne kadar acımasız bir durum içerisinde bulunduğunuzu en iyi şekilde anlatıyor.


 
Zaten oyunun reklam kampanyalarında ve bu ilk bölümünde de DICE aslında savaşın büyük kayıplar ve daha fazla savaştan başka bir şeye sebep olmadığını acımasız bir şekilde yüzümüze vuruyor. Yıllarca yapılan tüm savaşların, hatta gelecekte yapılacak savaşları bitireceği düşünülen Birinci Dünya Savaşı’nın bile hiçbir şeyi bitiremediğini, acımasız ve kanlı bir şekilde çok daha büyük savaşlara öncülük ettiğini bizlere gösteriyor. Bu bölümde sabit bir göreviniz yok. Sizden istenen tek şey hayatta kalmak. Bu sırada ekrandan gelip-geçen sahneleri görüyor ve askerlerin nasıl derin bir “shell shock” travmasında olduğunu görebiliyorsunuz. Bunun ne olduğunu bilmiyorsanız şöyle basitçe açıklayabilirim. Birinci Dünya Savaşı’na katılan askerlerin büyük bir çoğunluğu daha önce savaşmamış, büyük bir çoğunluğu deneyimsiz ve genç bireylerdi. Haliyle bu deneyimsiz askerler savaş alanında kulaklarının dibinden vızır-vızır geçen mermilerin ve diplerine düşen acımasız bombaların etkisiyle sağlam bir travmaya giriyor ve ya olduğu yerde çömelip kalıyor, ya da başıboş, sarhoş gibi umarsız bir şekilde cephede dolaşmaya başlıyor. Battlefield 1’in giriş sahnesinde etrafınızdaki askerlere dikkatlice bakın. Shell shock etkisini rahatlıkla fark edeceksiniz. Şahsen bu detay beni çok etkiledi.

Savaşın acımasız yönlerini gözler önüne seriyor demiştik ya, yine o detaya etki eden bir şeyden bahsedeceğim. Birinci Dünya Savaşı’nda meydana gelen çarpışmaların büyük bir çoğunluğu açık cephelerde, göğüs göğüse gerçekleşmiştir. Eğer bu oyunu gerçek öğelere önem vermeyen bir firma yapmış olsaydı savaş alanında sürüyle siper alanı ve korunmak için kullanabileceğimiz duvarlar ile karşılaşabilirdik. Ancak DICE bunu es geçmiş. Savaş alanında arkasına sığınabileceğiniz bir siper ya da yüzlerce kurşuna dayanabilecek bir duvar yoktur. Aranızda hiçbir engel bulunmadan düşman ile karşı karşıya durursunuz ve ilk ateş eden ya da hedefini ilk vuran hayatta kalır. Basit, ancak acımasız.

DICE bu kez önümüze kıytırık bir Hollywood hikayesi koyup geçmemiş. Tam tersi adeta bir belgesele çevirmiş oyunu. Giriş bölümünü saymazsak oyunda beş ayrı hikaye bölümü bulunuyor. Bu beş ayrı bölüm de kendince üç-dört alt bölüme daha sahip. Her beş hikaye bölümünde oynadığımız karakterler de birbirinden farklı kişiliklere ve özelliklere sahip. Bir bölümde arızalı tankı zar-zor diğer cepheye götürmeye çalışırken bir İngiliz askerini oynuyor, diğer bir bölümde Arabistanlı Lawrence’ın yanında Osmanlı’ya karşı savaşan bir Arap Bedevisi’ni oynuyoruz. DICE’ın bu bağlamda karakter gelişimine önem vermiş olması gerçekten hoşuma gitti. Önceki Battlefield oyunlarında hem yönettiğimiz hem de bizimle omuz omuz savaşan karakterler akılda kalıcı değil, ne idüğü belirsiz, önemsiz karakterlerdi. Battlefield 1’de ise hem yönettiğimiz karakterler, hem de yanında savaştığımız karakterlerin çoğu gerçek dünya tarihinden kişiler olduğundan dolayı DICE çok daha detaylı bir karakter yaratma işine girişmiş. Yönettiğimiz karakterler artık odun gibi hissettirmiyor. Her biri kendi hikayesine ve emeline sahip. Her biri kendi milleti için savaşmak adına canını vermeye hazır.



Senaryo modundaki serüveniniz boyunca bulunduğunuz haritaları iyi araştırın. Önceki Battlefield oyunlarına oranla artık tek düze bir oynanış sunmayan Battlefield 1’de senaryo modu boyunca savaşacağınız haritalar artık çok büyük çapta. Düşmanlara ister sessiz ve gizlice, isterseniz de direkt olarak bodozlama dalma şansını veren bu haritalarda yaklaşım tarzınızı seçmek tamamen size kalmış. Gizlilik gerçekten hayat kuratarabiliyor, haberiniz olsun. Bu büyük haritalarda etrafınızı iyi araştırın. Çünkü çoklu oyuncu modunda kullanabileceğiniz Saha Kılavuzları’nı bu haritalarda bulabiliyorsunuz.



Hem çoklu oyuncu modunu hem de senaryoyu yakından ilgilendiren bir konuya değineyim şimdi: Grafikler. İncelemenin başında da söylediğim gibi oyunun senaryo modunu Xbox One’da, çoklu oyuncu modunu PC’de oynadım. Her iki platformda da görsel açıdan harika bir deneyim sunan oyun optimizasyon açısından artı puan alıyor. Xbox One’da 60 FPS değerlerinde çalışan oyun PC’de de güzel bir optimizasyon sunuyor. Nvidia GTX 1070 ve Intel i5 6600 ile oynadığım oyunda çok nadir FPS düşüşleri yaşadım. Henüz ilk safhasında olduğu için normal olabilir bu. İleride gelecek olan güncellemeler ile düzeltilmeyecek kadar büyük bir problem yaratmıyor. 

Müzikler ve 'savaş seslerinin' oyunun atmosferine sağladığı etki de gerçekten inanılmaz. DICE bu sefer Battlefield 1'in puslu atmosferine yakışır, kimi zaman hüzünlü, kimi zaman umut verici müzikler yerleştirmiş oyuna. Oyunun atmosferini hiçbir zaman bozmayan ve kendisini de çok belli etmeyen müzikler sizi şahane bir havaya sokuyor.

Son sözlere gelecek olursam, Battlefield 1’in beklediğimden çok daha iyi bir oyun olduğunu söyleyebilirim. Hem çoklu oyuncu hem de senaryo modu hakkında kuşkularım vardı ancak DICE hepsini silip attı. Battlefield 1 bu kez senaryo açısından da çok kaliteli bir deneyim sunuyor. Zaten çoklu oyuncu modunun yaşattığı mükemmel zevke diyecek yok. Cephede görüşmek üzere!

yorumlar (111)
MK Okuru
 
 
 
MK Okuru, 27.04.2017 17:46 (0)
Multiplayer modunu bilmiyorum ama hikaye modu tatmin edici değildi bence. Grafikler, müzikler, atmosfer çok iyi ama bi Call Of Duty tadı vermedi.
MK Okuru, 22.03.2017 16:02 (0)
Çanakkale zaferini biz kazandıysak bizim askerimizin gözünden oynatacaksın kardeşim o bölümü. ne demek sonradan 2 satır yazıyla aslında osmanlı kazandı demek? Resmen türk düşmanlığından başka bişey değil objektif bir yapımda değil. Gavur yine gavurluğunu yapmış
MK Okuru, 20.02.2017 15:33 (0)
MK Okuru, 11.02.2017 12:42 (0)
Multiplayer a diyecek laf yok zaten. Senaryo kısmı müthiş defalarca oynasam da bıkmam zaten kısa tadı damağınızda kalıyor.Savaşın ne kadar kötü bir şey olduğunu çok başarılı bir şekilde anlatan bir oyun olmuş.Mutlaka oynanması, denenmesi gereken bir oyun oyun. Grafik,ses,senaryo herşey mükemmel.
Seviye: 0
krmylmzx, 10.02.2017 12:03 (0)
Savaş hissiyatı ancak bu denli oyuncuya sunulur.
Senaryoda ki ince detaylar göz doldurucu,
Battlefield daha iyisini yapana kadar en iyisi bu.
Seviye: 2
Tripliex, 13.12.2016 20:01 (0)
Tartışmasız yılın FPS oyunu olmayı, hatta "Game of the year" ödülünde dahi listeye girmeyi hak ediyor bence. Kusursuz değil elbette çok nadir de olsa bazı bug'lar içeriyor ama çok çok önemsiz ve mini patch'ler ile düzeltilebilecek şeyler bunlar. Bunlar da zaman zaman atların bir yerlere takılması, spawn'da tank veya uçağı seçtiğiniz halde sizi tanksız ve uçaksız spawn etmesi ama ona rağmen elinize tankçı veya pilot silahı vermesi vs. gibi çok nadir olan mini hatalar. Yoğun bir iş tempom olduğu halde 200 saati geçmiş bile oynama sürem, her gün akşamları işten eve geldiğimde akşamın en güzel eğlencelerinden biri.. Her modu zevkli olmakla birlikte en çok zevk aldığım operasyonlar, conquest ve rush modları. Tüm haritaları ve silahları dengeli, vuruş hissi mükemmel, atmosfer muazzam, grafikler ve efektler çok sağlam, müzikleri epic.. Dahası şamda kayısı... Hala alıp onamamış olan varsa FPS oyun tecrübesi olarak çok şey kaybeder. Belki fiyatı çok yüksek ama kuruşuna kadar değiyor. Bir değil yıllarca zevkle oynayabileceğiniz bir oyun. BF2 2005'ten beri 10 yıla yakın oynamışımdır, BF3 ve BF4 hala oynuyorum, eminim BF1'i de uzun müddet oynayacağım ve harddisk'imin müdavimi olacak. Alın oynayın, pişman olmazsınız...

Merlin'in Kazanı, Radore'de barındırılmaktadır.


YASAL UYARI!: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya makale/metinlerin tüm hakları Merlin'in Kazanı'na aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbir içerik önceden özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu makale/metin veya yazılar sadece Merlin'in Kazanı tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak iletilebilir ve/veya bunlardan alıntı yapılabilir.