Üye Girişi
Beni Hatırla
Üye ol! Şifremi unuttum!
  Haber   Oyun Galerileri   e-Spor   Teknoloji   Sinema/TV   Forum
 
   
Youtube içeriği buraya gelecek, dertler bitecek.
   
Google+ içeriği buraya gelecek, dertler bitecek.
 
 
Youtube içeriği buraya gelecek, dertler bitecek.
 
Google+ içeriği buraya gelecek, dertler bitecek.
78
49
Okur Puanı: (38Kişi)
Puanın:
                                         

platform: PC, PS3, X360, PS4, XB1

Yapımcı-Yayıncı: Treyarch - Activision
Çoklu Oyuncu: Var Türü: Aksiyon, First Person Shooter

En çok içeriğe ve hikaye uzunluğuna sahip COD oyunu.
Specialist özellikleri multiplayer’a renk getirmiş.
Tekrar oynanabilirlik ve co-op modları
Hikayesi Black Ops serisinden beklenmeyecek sığlıkta.
Oyun genel olarak bir kişilik sorunu yaşıyor.
Yapay zeka sıfıra yakın ve düşmanlar atış tahtasından farksız.
Aynı anda birden fazla oyun olmaya çalışıyor
özel İnceleme
Çağlar Avcıl - 10.11.2015 16:16
Çağlar Avcıl - 10.11.2015 16:15

"Ve yılın en sürpriz oyunu karşınızda!"

Hollywood tipi bol aksiyon sahneleri… tamam!
A noktasından B noktasına gitmeli görevler… tamam!
Gözlerinden ışık saçan Zombiler… tamam!
Kaotik ve hızlı çok oyunculu deneyimi… tamam!


Her şey yerli yerindeyse yıllık Call of Duty dozunuza hazır mısınız? Öyleyse başlıyorum…
Call of Duty oyunlarının en gözde serisi Black Ops, üç sene aradan sonra tekrar bizlerle. Derin hikaye anlatımı ve rafine çoklu oyunculu deneyimi ile ünlenen yapımcı stüdyo Treyarch bu sefer de bizleri 2065 yılına götürüyor. Black Ops 2’deki olaylardan 40 yıl sonrasını konu alan hikaye öyküsünde bilim ve teknoloji inanılmaz bir büyüme kaydetmiş, savaşlar yön değiştirmiştir. Artık insanların yerine savaş alanlarında robotlar, dronlar ve süper askerler yer almaktadır. Bir çok insan et ve kemikten ziyade makineleşmenin eşiğine gelmiştir, tabi bir de bu bilimsel ve fiziksel gelişmelere isyan eden insanlar…


Geleceğin savaşı bir anda CoD'un ana konsepti oldu.


Karakterimiz, oyunun başında geçirdiği bir kaza sonucu uzuvlarını yitiriyor ve hayatını kurtarmak amacıyla hem prostetik kol ve bacaklara kavuştuğu gibi bir de beynine “Direct Neural Interface (DNI) adlı hem makinelerle hem de aynı bağlantıya sahip askerlerle iletişime geçebildiği bir teknoloji yükleniyor. Klasik “training” görevlerinden sonra olayların 5 yıl sonrasına, Singapur’daki gizemli bir patlama sebebi 300.000 bin kişinin ölümüyle sonuçlanan Coalescence şirketinin kalıntılarına gidiyoruz. Burada CIA’e ait bir laboratuar olduğunu öğreniyor ve DNI teknolojisinin ilk olarak burada denendiğini ve kaza olarak gözüken bu patlamanın sebebi olduğunu öğreniyoruz. Kazanın arkasındaki kişi bizim silah arkadaşlarımız olduğu gerçeği de işin içine girince olaylar iyice karmaşık bir sürece giriyor. Aradığımız cevaplar ise sadece daha çirkin gerçeklere ve etrafımızdaki kişilerin daha da güvensiz olduğu bir duruma çıkıyor.

Oyunda belirli bir başkarakter bulunmuyor. Bunun yerine oyun bizden kendi karakterimizi seçmemizi istiyor. Tabi ne yazık ki çok fazla seçeneğimiz bulunmuyor. Önce karakterimizin cinsiyetine karar verdikten sonra birbirinin neredeyse tıpa tıp aynısı 9 karakterden birini seçmemiz gerekiyor. Hiçbir kişiselleştirme seçeneğimiz olmadığı için bu seçenek biraz anlamsız olmuş.

Hatta merak edenler için önceki oyunlarla herhangi bir bağlantısı bile bulunmuyor.


Keşke bunun yerine sağlam bir baş karaktere sahip olup onunla oynasaymışız. Ayrıca çevremizdeki karakterler Hendrix, Kane, Hall ve Taylor da bizim karakterimiz kadar kolayca unutabilir cinsten. Önceki Black Ops serilerindeki gibi sağlam bir kötü karakter arıyorsanız bu oyunda biraz hayal kırıklığı yaşayacaksınız. Hatta hikaye konusunda da… Ne yazık ki Black Ops serisi bu sefer namına yakışır bir hikayeyle devam edemiyor ve ne akılda kalıcı karakterler yaratmayı başarabiliyor ne de bir hikaye örgüsü. Hatta merak edenler için önceki oyunlarla herhangi bir bağlantısı bile bulunmuyor. Bir ara ortalara doğru Raul Menendez’in adı geçiyor… Heyecanlanıyorum. Ama hepsi bu!

Tabi kötü bir hikaye kötü bir oynanış demek değil. Black Ops 3’ün hikaye modu şu ana kadar gelmiş geçmiş en uzun ve en çok seçeneğe sahip tekli oyuncu modu deneyimi sunuyor, veya çok oyunculu… 4 kişiye kadar co-op olarak da oynayabileceğiniz hikaye modunda her göreve başlamadan önce “Loadout” yani mühimmatınızı bir de 3 farklı seçeneğe ayrılmış sibernetik özelliğinizi seçiyorsunuz.  Control, Martial ve Chaotic adlı üç gruba ayrılan bu özellikler 7şer adet yetenek ağacından oluşuyor. Bu yetenekleri ve silahlarınızı oyun içi kazandığınız “Fabrication Kits” puanları ile satın alıp kişiselleştirebiliyorsunuz.
Düşmanlarınızın etrafını saran robotik arı sürüsünden, robotları etkisiz hale getirmeye,  gizlilikten patlama dalgası yaratan özelliklerinize kadar bir çok seçenek mevcut. Ayrıca seviye atladıkça teçhizatınızın yanına ekleyebileceğiniz bazı “perk”ler de açılıyor. Bunlardan bazıları sizin duvarlarda koşmanızı sağlarken bazısı da yere düşen silahları kullanmanızı sağlıyor. Evet, önceki oyunlarda olduğu gibi bu seçeneği aktif etmezseniz tüm bölümü aynı silahla oynamanız gerekebiliyor. Bölümlerin ilerleyen noktalarında “Loadout” değiştirme seçenekleri sunulsa da gerektiği anda silah değiştirememek biraz kötü olmuş. Örneğin tamamen yakın çatışma gerektiren bir bölümün başında keskin nişancı tüfeği seçtiğim için o bölümü tekrar tekrar oynamak zorunda olmak yeniden silah seçene kadar beni illallah ettirdi.
 
Yıllardır hayranlarının değişim için yalvardığı Call of Duty serisinin hikaye modu bu sene ciddi bir fark yaratmış. Kişiselleştirilebilir silah seçenekleri ve sibernetik özellikler oyuna bir çok varyasyon ve tekrar oynanabilirlik katmış. Bu özellikler pek bir taktiksel seçenek oluşturmasa da işinizi yeri geldiğinde oldukça kolaylaştırıyor. Ayrıca artık savaş alanları ray üstünde gittiğimiz bir noktadan diğerine askerleri temizlediğimiz görevlerden ziyade açık alanda geçiyor. Oyun genel olarak bizi bir savaş alanına bırakıyor ve oradaki tüm düşmanları nasıl temizleyeceğimizi bize bırakıyor. Evet yine meşhur A noktasından B noktasına gitme ve ilerlemek için partnerimizi bekleme adeti bu oyunda da mevcut. Ama artık savaşlara birden fazla düşman çeşidi dahil olmuş. Normal askerlerden zırhlılara ve yüksek zırhlılara, havada uçan dronlardan AT-ST tipi iki ayaklı makinelere, yakın dövüş robotlarından uzak dövüş robotlarına ve hatta 4 ayaklı tanklara kadar bir çok düşman tipi mevcut.

Üstünüze koşan beyinsiz zombileri ve robotları vurmak size göre değilse, Black Ops 3 bu noktada sizi yalnız bırakmıyor.


Robotların ve Diğer mecha’ların düşman envanterine eklenmesi güzel bir seçenek oluşturmuş çünkü yine her Call of Duty oyununda olduğu gibi askerlere ateş etmek poligondaki atış tahtasına kurşun sıkmaktan farksız. Yapay zekaları sıfıra yakın ve sayılarından başka bir üstünlükleri yok. Nitelik yerine niceliği tercih eden Treyarch’ın düşman seçimine dahil ettiği robotlar ve tanklar size çok daha eğlenceli ve zorlayıcı anlar yaşatacak. Ayrıca bu tanklar ve savaş uçakları güzel birer bölüm sonu canavarı seçeneği olmuş. Tek sıkıntıları hepsinin aynı ve tek bir şekilde alt edilebiliyor olması.

Eğer robotları ve süper askere mermi yağdırmak sizi sarmadıysa 4 kişi beraber oynayabileceğiniz bir mod daha mevcut. Evet Treyach’ın efsanevi Zombi modu geri dönmüş durumda ve belki de serinin en iyisi demek yanlış olmayacaktır. Shadows of Evil adlı haritada yer alan bu mod bize hayatları başarısız ve ters giden bir hokkabaz, bir boksör, bir dansçı bir de polis memurunun kendileriniz zom biler tarafından ele geçirilmiş bir alanda bulmasıyla başlıyor. 1942 yılında Morg şehrinde geçen bu haritada dalga gelen zom bilere karşı savaş vermeye çalışacaksınız.


Oyunun arayüzü yine şık, pek şık.

 
Vurduğunuz her Zomba ve kazandığınız puanlar size para birimi olarak geri dönüyor ve bu paralarla kendinize yeni silahlar ve şeker makinesinden rastgele bir “perk” elde edebiliyorsunuz. Ayrıca bulduğunuz bir küreden kısa bir süreliğine canavar özelliğinizi de aktif ederek vantuzlarından elektrik çıkartan bir canavara da dönüşebilirsiniz. 1940’ların renk paletini ve görselliğini yansıtan bu modda ayrıca arkada çalan jazz müziği de sizi büyüleyerek atmosferi sonuna kadar hissetmenizi sağlıyor. Serinin önceki zombi modlarına göre daha zorlaşmış olan bu mod sizi kesinlikle diğer 3 arkadaşınızla beraber hareket etmeye zorlayacak. Ayrıca oyunun hikaye modunu bitirdikten sonra bir de “Nightmares” adı altında oyundaki tek bir bölümü zombi modunda oynadığınız farklı bir mod açılıyor, bunu da denemenizi tavsiye ederim.

Üstünüze koşan beyinsiz zombileri ve robotları vurmak size göre değilse ve gerçek bir rekabet arıyorsanız Black Ops 3 bu noktada da sizi yalnız bırakmıyor ve dönüyoruz en çok merak edilen, Multiplayer moduna! Oyun ilk duyurulduğundan beri hikayesi ve co-op modlarından ziyade Multiplayer modundaki özelliklerle öne çıkmaya çalışmıştı. E3 2015’de benim de deneme imkanı bulduğum çok oyunculu modları tam anlamıyla Black Ops serisinin bu konuda ne kadar başarılı olduğunu bir keza daha gözler önüne seriyor. Evet Titanfall’da olduğu gibi duvarlarda koşabiliyoruz, Evet Crysis’te olduğu gibi süper zırhımız ve taktiksel özelliklerimiz var, Evet Destiny de olduğu gibi çift zıplamamızı sağlayan bir jatpack’imiz ve özel karakterlerimiz var. Ama dürüst olalım bu Call of Duty serisinin hep yaptığı bir şeydi zaten. Her zaman başarılı mekaniklere veya modlara sahip olan oyunlardaki özellikleri kendine katarak ilerledi seri. Tabi  önemli olan bunu ne kadar başarılı bir biçimde yaptığı…
Black Ops 3 multiplayer modunda en büyük yenilik olarak bizi “Specialist” adlı karakterlerle tanıştırıyor. 9 farklı karakterden oluşan bu özel askerlerin her birinin bir savunma bir de saldırı bazlı özelliği bulunuyor. Yere enerji yüklü kazıklar çakıp etrafındaki tüm düşmanları etkisiz hale getiren Ruin’den, Patlayıcı ok atan Outrider’a, kendisini düşmanlarından gizleyebilen Spectre’ye ve Lav silahıyla etrafı ateşe veren Firebreak’e kadar bir çok farklı karakter mevcut. Bu karakterlerin özelliklerden birini seçtikten sonra bir de silahlarınızı ve teçhizatınızı seçiyorsunuz. Black Ops serilerinde klasik olan “Pick 10” sistemi burada da karşımıza çıkıyor. Yani toplamda 10 adet silah, ekipman, perk ve killstreak seçerek kombine ettiğiniz “Loadout” paketlerinizi oluşturuyorsunuz. Ayrıca Specialist karakterinizi de silahlarınızı da istediğiniz gibi kişiselleştirebilirsiniz. Hatta silahlarınızın üzerlerindeki kamuflajları bile istediğiniz şekilde boyayıp düzenleyebiliyorsunuz. Önceki oyunlardaki amblem editörüne benzeyen bu seçenekle oldukça yaratıcı silah desenleri yaratmak mevcut kılınmış.

Her şeye rağmen Black Ops 3 şuana kadar gelmiş geçmiş en geniş ve en farklı içeriğe sahip olan Call of Duty oyunu.


Maçlara girdiğinizde ise burada tekrardan sizi zengin bir mod içeriği karşılıyor. TDM, Free-For-All ve Kill Confirmed gibi klasiklerin yanı sıra göre bazlı bir çok mod da mevcut. Bunlardan Domination, Capture the Flag, Search & Destroy ve Hardpoint gibi geleneksel modların yanı sıra geçen senenin favorisi Uplink gibi seriye yeniden gelen Demolition ve Safeguard modları da mevcut. Bunların yanı sıra bonus playlist’lere de göz atmanızı tavsiye ederim çünkü oyunu ön sipariş yapan oyuncular için serinin en çok sevilen Nuketown haritası da bu oyunda geri dönmüş durumda.

Modların yanı sıra bizi oldukça farklı harita seçenekleri karşılıyor. Açıkçası oyunun betasında oynadığımız haritalar fazla küçük ve fazla atraksiyon içermedikleri için oyunun tüm sürprizlerini ve heyecanını anında ele veriyorlardı diye düşünmüştüm. Bir süre sonra yapabileceğiniz her şey tekrara bağlıyordu Ancak şunu söylemeliyim ki Black Ops 3’ün diğer haritaları beta’da yer alan haritalardan çok daha iyiler. Burada ormanlık alanlardan, yıkılmış savaş alanlarına  ve metro haritasına kadar irili ufaklı bir çok harita mevcut. Bazı haritalar averajın üstünde büyük savaş alanlarına ve bir çok koridora sahip. Bu da size yeni yeteneklerinizi ve hareket kabiliyetlerinizi test etmek için oldukça geniş alanlar sağlıyor. Tabi bu da düşman aktivitelerini bir o kadar kestirilemez duruma sokuyor.


Oyunun renk paleti önceki oyunlardan hayli farklı.


Oynanış olarak Black Ops 3 kendi serisinden ziyade Advanced Warfare’in izinden gitse de bu sefer çatışmalar zeminde geçiyor. Yeni hareket kabiliyetimiz sayesinde zıplama tuşuna iki kere basarak belli bir süreliğine havada süzülebiliyor, yerde kayabiliyor veya duvarlarda koşabiliyoruz. Bu kabiliyetimiz bir enerji barıyla sınırlı olduğu için tavşan gibi her yerde zıplayan oyuncular görmüyorsunuz.  Bu özellik sadece size taktiksel bir manevra kabiliyeti kazandırırken, duvarlardan koşmak ise genellikle haritanın bir noktasından diğer noktasına daha hızlı bir biçimde gitmenizi sağlıyor. Ayrıca parkur yeteneklerini test etmek isteyen oyuncular için bir de Free Run modu eklenmiş. Bu sayede hem kendi sürenizle hem de başka oyuncuların skorlarıyla yarışarak yeni hareket kabiliyetlerinizi geliştirebiliyorsunuz. Oynanış ise tam anlamıyla Black Ops gibi hissettiriyor ayrıca her zaman olduğu gibi hızlı ve kaotik. Yine ilk görenin vurduğu reflekse dayalı bir sistem mevcut ama yeni hareket kabiliyetleriniz ve specialist özellikleriniz size savaş alanında farklı avantajlar sağlıyor. Bu da E-spor yönüyle oldukça lanse edilen Black Ops 3’ün maçlarda sadece oyunculara değil izleyicilere de oldukça heyecanlı anlar yaşatacağını gösteriyor.

Black Ops 3 ilginç bir oyun. Aslında 1 oyun içinde 3 oyun demek yanlış olmaz. Hikaye modu, Zombi modu ve çok oyunculu kısmı birbirinden bağımsız üç farklı çalışmanın ürünü gibi hissettiriyor. Aslına bakarsanız bu tam bir karaktere sahip olamama algısı oyunun tümüne yansımış durumda. Black Ops 3 birden fazla oyun olmaya çalışıyor ve birden fazla oyundan besleniyor. MOBA’lardan karakter ve ulti özelliklerini, fütüristlik oyunlardan mecha’ları ve modifiye olmuş insan temasını, diğer FPS oyunlarından hareket yeteneklerini kendi bünyesinde eritmeye çalışıyor. Çalışıyor ama bir türlü olmuyor. Ne özlediğimiz Black Ops hikayesine sahip ne de tam anlamıyla bir karaktere. Oyundaki baş karakterimiz “The Player” gibi kişiliksiz ve sadece bir konseptten ibaret gibi hissettiriyor. Grafikleri soracak olursanız önceki oyundan daha iyi değil ama kendine has kontrast renklere ve canlı tonlara sahip renk paleti onu “fazla” gerçekçi görünmeye çalışan diğer oyunlardan farklı ve ilginç kılıyor.

Her şeye rağmen Black Ops 3 şuana kadar gelmiş geçmiş en geniş ve en farklı içeriğe sahip olan Call of Duty oyunu. İster hikayeyi oynayın, ister arkadaşlarınızla coop modlarını, ister onlarca, yüzlerce saatinizi multiplayer’da harcayın Black Ops 3 içerik bakımından parasını sonuna kadar hak eden ve uzun süre sizi oyalayacak bir yapım. Bir sonraki Call of Duty oyununa kadar, iyi eğlenceler…
yorumlar (149)
MK Okuru
 
 
 
MK Okuru, 12.11.2015 14:10 (0)
ikinci dünya savaşına daha zor dönerler çünkü projenin analiz aşamasında oyun oynayan ergen sayısının ne kadar çok olduğunu tespit edip onlara göre oyun yapıyorlar. Woow silaha bak şşşşşşt gördün mü nasıl uçtum lan öyle offff hacı gel gel ışın bıçağıma bak.. gibi muhabbetleri çok oluyodur bu oyunda
MK Okuru, 19.08.2016 23:52 (0)
en gözde seri edmişsin ama cod un tartışılmaz en gözde serisi modern warfare serisidir.captain price,soap,gaz,st.griggs,roach, ghost,yuri,cpt.mac millan,nikolai,kamarov aradan 5 sene geçti ve hepsi aklımda :D black ops 3 ü bitirdim sadece hendricks ve taylor aklımda kaldı
MK Okuru, 28.07.2016 12:19 (0)
Herkese Merhaba,
Oyunu yeni aldım. Yaklaış 14 gb lık bir güncelleme yaptım. Ancak Campaign ve Multiplayer modları pasif durumda. Oyunu alalı 1 hafta oldu. Ancak tek bir kurşun sıkabilmiş değilim. Yardımcı olabilecek birisi var mı?

MK Okuru, 02.07.2016 23:47 (0)
Kesinlikle call of duty serisine yakışmıyor. Bu oyunu call of duty diye değil de başka bir oyun oynuyormuşum hissiyle oynadım. Cod serisi artık önümüzdeki yıllardan itibaren battlefield ile yarışamaz çünkü adamlar karşı hamle yapıp 1. Dünya savaşı temasını duyurdular cod ise star wars takılıyor hala
MK Okuru, 15.06.2016 21:26 (0)
Kardeş oyunu övdün övdün sonda (sondan 2. Paragrafta) aşağıladın. Bence hoş bir oyun

Merlin'in Kazanı, Radore'de barındırılmaktadır.