1/2

Dark Eden

Jiyan Kıran 3.06.2010 - 12:31
Korkmaya hazır olun. İlk korku MMORPG'si...
Platformlar PC
Dark Eden
Merlin Puanı 80
Artılar Keyifli. Bedava. Sürekli geliştiriliyor, aksiyon ve macerayı bir arada yaşatıyor.
Eksiler Gerçek bir meslek edinilemiyor. Karakter çeşitleri az.
Tam da Adsl kullanımının arttığı şu günlerde WoW’un ülkemize sınırlı sayıda gönderilmesi türün hayranlarını oldukça üzdü. Bazıları maliyete aldırmadan yurtdışından sipariş verdiyse de, büyük bir bölüm kendilerini tatmin edebilecek başka bir oyunun arayışı içine girdi. İşte ben de bu arayışın içinde buldum Dark Eden’ı. Hakkında öğrendiklerimle heyecan içinde yüklemeye başladım bilgisayara. Dakikalar geçmiyor, her an bir aksilik olur korkusu gittikçe vücudumu sarıyordu. Sonunda yüklenmişti. Acaba boş bir beklenti içinde miydim? Burası neresi? Ben kimim?

Uzak Doğu Öğretisi

Dark Eden, ilk korku MMORPG’si sloganı altında ilk olarak 2003 yılında Kore’de yayınlandı. Kısa süre içinde büyük bir ilgi görünce yapımcılar, İngilizce sürümünü de çıkartıp Dünya genelinde oyuncuların karşısına çıktı. Oyun tamamen ücretsiz. Yayıncı bir firma ile anlaşmadıkları için de fazla reklam yapamadılar ama Türkiye de dahil olmak üzere Dünya’nın her yerinden oyuncu kitlesine sahip. Oyun iki yıl önce çıkmış olsa da yapımcılar oyunu sürekli geliştirdiler. En son iki ay önce bir güncelleme yaptılar. Bu güncellemeler sayesinde oyun ilk çıktığından bu yana bir hayli gelişmiş.

Oyunda seçebileceğiniz iki ırk var birisi Slayer’lar(insanlar) diğeri Vampire’lar. Karakteriniz seçeceğiniz ırka göre farklı özellikler gösterecek. Örneğin bir Slayer gündüzleri ortalıkta rahat dolaşırken geceleri etrafını iyi göremiyor. Ama bir Vampire ise tam tersi geceleri çok iyi görüyorken gündüzleri etrafı görmekte güçlük çekiyor. Bu konulara tam girmeden oyunun genel özelliklerinden bahsedeyim.

Oyunda mevsimler ve gece-gündüz olgusu iyi yansıtılmış. Mevsimler zamanla değişiyor. Bu oyunu etkiliyor. Ekranın sağ alt köşesinde duran saatten zamanı öğrenebiliyorsunuz. Saatin yanında bir de gece ve gündüzü belirtmek için bir işaret var. Oyunda zaman gerçek hayattakine göre neredeyse üç kat daha hızlı geçiyor. Fakat bu, oyunu daha eğlenceli bir hale getiriyor. Hele bir de Slayer avına dalıp da zamanı unutan bir Vampire’sanız, etrafın yavaş yavaş kararmasına şahit olup da ne oluyoruz diyerekten, orada parlamakta olan işaretin “gündüzü” gösterdiğini görmek, sizi dehşetler içinde bırakacaktır. İşte o şekilde evin yolunu bulmaya çalışmak ve her an etrafınızdaki seslerin korkusuyla titremek cidden büyük keyif. Oyunda ırklar arası dayanışma az çok varken, hazırlıksız bir şekilde karşı ırktan 40. level’da ki birinin karşısına çıkınca daha ne olduğunu anlamadan kendinizi ölmüş bulabiliyorsunuz. Yani anlayacağınız üzere oyun, PvP sisteminde ve karşı ırktan birini öldürmek daha çabuk level atlatıyor. Vampire’lar ve Slayer’lar haftasonları toplaşıp karşılıklı savaşlar yapıyorlar. Oyundaki savaş alanlarında her an ölebiliyorsunuz fakat ölümler sonrasında karakterinizde hiçbir eksilme olmuyor. Kendi ırkına saldıranlar oyunda “Evil” adını alıyor ve toplum tarafından dışlanıyor. Onlar öldükleri zaman ancak büyük skill kayıplarıyla eski hallerine dönebiliyorlar. Aynı anda en fazla üç karaktere sahip olabilirsiniz. Bu karakterlerin biri Vampire diğerleri de Slayer olabilir. Oyunda istediğiniz zaman bir karakterden çıkıp, diğerini yönetmeye başlayabilirsiniz fakat aynı anda hepsini bir arada yönetemezsiniz.

Miras değil alın teri

Dark Eden’da kendinizi geliştirmek için para şart. Her iki ırkta para kazanmak için en çok ölü kafaları satıyor. Konuyu biraz daha anlaşılır yapayım. Oyuna ilk başladığınızda level atlayabilmek için training zone’larda zombilerle dövüşmeniz gerekli. Zombi öldürünce hem level atlıyorsunuz hem de kafasını koparıp, çantanıza ekliyorsunuz. Bu şekilde level atlamaya başlayınca çantanızda da epey kafa birikiyor ve bunları bölgenizdeki NPC’lere satarak para kazanıyorsunuz. Kazandığınız paralarla çeşitli araçlar alarak daha da güçleniyorsunuz ve zombilerden daha güçlü olan devlerle savaşabiliyorsunuz. Devleri yendiğinizde de hem daha fazla level atlıyor hem de kafalarından daha iyi para kazanıyorsunuz. Bu şekilde devam eden bir sistem mevcut. Bunun yanında değerli eşyalar bulup, onları satarak da para kazanabilirsiniz. Oyuna ilk başladığınızda bazı kişilerden “Red” lafını sıkça duyacaksınız. İlk başta anlam veremeseniz de biraz gezerseniz anlarsınız. Red, ölü kafasından tam 30 kat değerli olan bir item. Red’e genelde savaş meydanlarında rastlıyorsunuz. Red gibi pek çok item var. Bu item’ler oyuna renk katmak için konulmuş. Pek çok kişinin, geçimini bu item’ları bulmakla sağladığı rivayet edilir. Oyunda para getiren bir diğer şey de karşı ırktan birinin eşyasını satmak. Bunlar herkesin eline geçmediğinden iyi para ediyor.