Üye Girişi
Beni Hatırla
Üye ol! Şifremi unuttum!
  Haber   Oyun Galerileri   e-Spor   Teknoloji   Sinema/TV   Forum
 
   
Youtube içeriği buraya gelecek, dertler bitecek.
   
Google+ içeriği buraya gelecek, dertler bitecek.
 
 
Youtube içeriği buraya gelecek, dertler bitecek.
 
Google+ içeriği buraya gelecek, dertler bitecek.
70
56
Okur Puanı: (13Kişi)
Puanın:
                                         

platform: PC, PS4, XB1

Yapımcı-Yayıncı: BioWare - EA Games
Çoklu Oyuncu: Var Türü: Aksiyon, Role Playing Game

Andromeda galaksisi.
Yetenekleri açtığınızda keyif veren çatışmalar.
Atmosfer ve yaratıcı dünyalar
Yüz animasyonları ve grafiksel hatalar.
Baymaya başlayan özensiz diyaloglar.
Getir götür görevleri.
Tekrar eden oynanış ve benzer görevler
özel İnceleme
Ersin Kılıç - 27.03.2017 13:33
Ersin Kılıç - 20.03.2017 13:04

"Andromeda beklediğimiz güzelliklere sahip mi?"

"Buradan bakıldığında Dünya pek dikkat çekici gibi değildir. Ama bizim için durum farklıdır. O noktayı yeniden inceleyin. O burası, o evimiz, biziz... Üzerinde sevdiğiniz herkes, tanıdığınız herkes, duyduğunuz herkes yaşıyor. Var olmuş tüm insanlar yaşamlarını orada geçirdiler..."

İşte Carl Sagan dünyamızın ne kadar önemli olduğunu ama evrende aslında küçücük bir mavi noktadan, hatta daha da ufağından ibaret olduğunu bu sözleri ile özetliyor. Buna rağmen insanoğlunun bilinmeze karşı merakı da her zaman üst seviyede olmuştur. Yakın çevrenin keşfinden başlayan bu yolculuk yeni kıtaların keşfine, okyanusun derinliklerine kadar uzanmış ve dünyada hala gizemini koruyan noktalar olmasına karşın gökyüzüne ve daha ilerisine kadar uzanmıştır.


Nitekim geçmişe dönüp baktığımızda aslında insanoğlunun atmosfer sonrası ile olan ilişkisinin çok yeni olduğunu görüyoruz. 1969 yılında dünyamızın uydusu Ay'a ayak basan Armstrong, Collins ve Aldrin olsa da Neil Armstrong'un "Bir insan için küçük ama insanoğlu için büyük bir adım" sözleri bu gibi keşiflerin ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Mars'a keşifler devam ediyor ama ilk insanın Mars'a ayak basmasına belki de yıllar var. Peki ya daha ilerisini düşündünüz mü hiç? Saturn, Neptun, Güneş Sistemi'nin dışı, Proxima Centuari, Alpha Centuari.. Buralara gitmemiz kaç yılımızı alacak? Ya da Samanyolu Galaksisi'ni de dışarısını hayal edin.. Andromeda Galaksisi'ni keşfetmemiz, oraya ayak basmamız ne kadar sürecek dersiniz?

İşte oyunlarıyla olduğu kadar kitaplarıyla da koskocaman bir külliyatı karşımıza çıkaran Mass Effect serisi, insanoğlunun bu keşif duygusundan yola çıkıyor ve biz oyuncuları galaksimizin ücra köşelerine kadar ulaştıran kurgusal bir hikaye sunuyordu. Her şeyin başında 2148 yılında Mars'ta keşfedilen ve 50.000 yıl önce ortadan kaybolan bir uygarlığın kalıntıları yıldızlararası seyehata izin vermiş ve Mass Relay adı verilen sistemler sayesinde keşfedilecek yepyeni gezegenlerin kapılarını açmıştı bizlere. Hayal gücümüzün sınırlarını zorlayan Mass Effect hem oynanışı hem de bu eşsiz yapısıyla mest etmişti bizleri. Devam oyunları ile birlikte aslında büyük bir parçanın tam da ortasında olduğumuzu anlamıştık.

Andromeda Galaksisi'ni keşfetmemiz, oraya ayak basmamız ne kadar sürecek dersiniz?


İşte Mass Effect Andromeda bayrağı yine bu kalıntıların keşfinden sonra devralıyor. Bu denli büyük bir keşif, yıldızlararası seyehati mümkün kılsa da mevcut galaksimizden Andromeda Galaksisi'ne olan yolculuğumuz tamı tamına 600 yıl sürüyor. Biraz gecikmeli olarak vardığımız Andromeda Galaksisi'nde bizden önce gelen ekibin aslında temelleri attığını görüyorsunuz. Bu noktada seri için yeni bir terim olan ama yeni oyunun tam göbeğine konumlandırılmış olan Pathfinder olgusu ile karşılaşıyoruz. Hikayenin ilk dakikalarında sırtımıza yüklenen bu Pathfinder olgusunu kısaca kaşif ya da benzetme yapacak olursak Uzay Yolu serisindeki Yıldız Gemisi kaptanlarına benzetebiliriz. Ana hedefleri insanlık için yeni ve oldukça önemli olan Andromeda Galaksisi'nde yeni gezegenler keşfetmek ve bu gezegenler hakkında bilgi toplamak.
Tabi hikaye bu şekilde başlamış olsa da kısa süre içerisinde gelişim göstermeye ve gizem unsurları ile süslenmeye başlıyor. Bu gizem unsurunun kaynağında seride ilk defa karşılaştığımız Kett ırkı dışında keşfetmeye başladığımız antik kalıntıların da önemi büyük. Hikayenin giriş evresine baktığımızda ise beklenen vuruculuğa sahip olmadığını söyleyebilirim. Bu konuda biraz serinin ilk oyununa benzese de ona göre daha serbest bir yapıda ilerliyor. Yine de Mass Effect 2 ve 3'teki vurucu girişleri bekliyorsanız biraz hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.

Bu noktada bir parantez açıp hikaye adına da oldukça önemli olduğunu düşündüğüm ve aynı zamanda oyunun şu sıralar en çok konuşulan noktalarından biri olan yüz ifadelerine geçmek istiyorum. Dediğim gibi hikaye vurucu bir şekilde başlamıyor ama oyunun daha ilk dakikalarından itibaren o duygu eksikliğini almaya başlıyorsunuz. Bunda eleştirilen ve eleştirilmesinde son derece haklı olunan surat ifadelerinin yeri büyük ama olay sadece surat ifadeleri ile alakalı değil. Donuk, bön bön bakışların yanı sıra oyunun diyaloglarında ve genel hikaye işleyişinde de büyük bir sıkıntı söz konusu.


Komik birşey varsa söyle biz de gülelim..


Mass Effect serisinde oynanış ve diğer öğeler dışında serinin şimdiye kadar en sevilen yönlerinden birisi olan senaryo, duygu ve diyalog işleyişini malesef Mass Effect Andromeda'da tadamıyorsunuz. Hatta örnek vermek gerekirse oyunun hemen başında yaşadığınız ve keyfiniz kaçmasın diye burada bahsetmeyeceğim birkaç olayı karakterler o kadar saçma bir duygu ile karşılıyor ki, sanırsınız bu büyük krizler yaşanmamışta gemide sadece birkaç dakikalığına elektrikler felan kesilmiş. Tüm bu unsurlar bir araya gelince belki de önceki oyunlarda büyük keyif aldığınız ve her köşe başında konuşmaya çalıştığınız karakterlerin ya da NPC'lerin tüm özellikleri toz olup gidiyor. Çok kısa bir süre içerisinde yan karakterleri bırakıp sadece görevlere ve senaryoya odaklanmaya çalışıyorsunuz. Kısacası karakter ifadelerinin üzerine gelen diyalog yapısındaki bu zayıflık, oyunun en büyük özelliklerinden birisini alıp götürdüğü gibi hikayesini de büyük ölçüde baltalayan en büyük unsurlardan birisi oluyor.

Zaten yapım ekibine baktığımızda Bioware'ın bu konuda biraz sansasyonel işlere imza attığını da görüyoruz. Surat animasyonları tamamen bu işi ilk defa yapan birine teslim edilirken, oyunun çıkışına birkaç gün kala firma ile ilişiği kesilen önemli tasarımcılar da oyunun bu konudaki sıkıntılarını adeta ıspatlamış. Açıkçası bu kadar beklenen bir oyunda bu sorunlar ile karşılaşılması ve oyunun ertelemeye gitmemesine büyük bir Mass Effect hayranı olarak anlam veremiyorum.

Tabi Mass Effect: Andromeda'nın şüphesiz en güzel yönü oyuna da ismini veren Andromeda galaksisi oluyor. Bu kadar uç nokta ve hayal gücüne müsait olunca oyundaki tasarımların ve gezegenlerin merak unsurunu tetiklediğini söyleyebilirim. Adım attığınız ilk gezegendeki atmosferden zaten bu durumun ne kadar ileri gidebileceğini farketmeye başlıyorsunuz. Galaksideki gezinme ve gezegenleri keşfetme sistemi eski oyunlardakine benzer bir işleyişe sahip. Yine de Andromeda'daki tüm gezegenler aynı özene sahip değil. Aracınız ile ucu bucağı gözükmeyen bölgelerde gezinmek keyifli ama özellikle bazı gezegenlerde kullanılan tasarımlar ve harita karmaşası "bir an önce bitse de gitsek" hissiyatı doğurmaya başlıyor.
Bir diğer konu ise keşfettiğiniz gezegenler ile olan etkileşim oldukça az. Yani oyunda belli başlı gezegenler dışında diğer gezegenleri sadece isim ve şekil olarak görüyorsunuz. Sistemler arası ve gezegenler arası ilerleme ise otomatik olarak gerçekleşiyor. Yani bir gezegen seçtiğinizde ve oraya gitmek istediğinizde ekran bulunduğunuz alandan seçmiş olduğunuz bölgeye doğru ilerliyor. Bu işleyiş özellikle görsel olarak, hele bir de benim gibi uzay meraklısıysanız çok güzel gözükmekte. Yine de oyunun süresini göz önüne aldığımızda sürekli aynı geçişler ve bekleme süreleri belli bir süre sonra sıkıntı vermeye başlıyor.

Bu gezegenler arası gezinme olayında sevmediğim bir diğer nokta da geminizin hiçbir şekilde gözükmemesi. En azından kaptan köşkünden bu gezinme olayına şahit olsaydık çok daha etkileyici ve atmosferi tamamlayıcı bir unsur ile karşılaşabilirdik. Tabi bulunduğunuz konuma göre kaptan köşkünde ya da geminizin diğer noktalarında bulunan camlardan manzaraya bakmak gerçekten paha biçilemez. O anki bulunduğunuz konuma göre değişen bu manzara bu sistemdeki en sevdiğim özelliklerden birisi oldu.



Ayak basılan ilk gezegen atmosfer konusunda önce oluyor


Sistemler arası gezintiyi bırakıp gezegenlere iniş yapmaya başladığınızda oyunun etkileyici noktası da ön plana çıkmaya başlıyor. Bulunduğunuz gezegene göre değişen grafik ve atmosfer yapısının hakkını vermek gerekiyor. Mass Effect Andromeda animasyonlar ve karakter suratları konusunda zayıf bir görünüme sahip olsa da yere ayak bastığınızda Frosbite grafik motorunun tüm güzellikleri önünüze serilmeye başlıyor. Biraz önce de bahsettiğim atmosfer detayları dışında, kaplamalar ve ışıklandırmalar oyunun görsel anlamda başarısını da gözler önüne sermiş.

Ayak basabildiğiniz gezegenlerdeki oyun alanı oldukça geniş olunca yardımınıza eski bir dost isim değiştirmiş şekilde koşuyor. Eski seriden hatırlayacağımız Mako benzeri bir işleyişe sahip olan Nomad isimli aracımız ile çok daha özgür bir oynanışa imza atılmış. İndiğiniz gezegende keşif için en önemli unsur olan Nomad ayrıca gezegen tabanından mineral toplamakta da yardımınıza koşuyor. Dağ tepe aşabilmenizi sağlayan süspansiyon sistemi, ya da turbo modu ile Nomad kullanımının sıkmayan bir yapısı olduğunu söylemek mümkün.

Mass Effect Andromeda'nın aksiyon dinamikleri serinin bir önceki oyunu üzerine konumlandırılmış. gerek yakın dövüş gerekse de çatışma dinamiklerinde benzer bir işleyiş görüyoruz. Genel çatışam dinamikleri siper sistemi üzerinden görevini yaparken, buradaki farkı seçmiş olduğunuz yerenekler belirliyor. Artık karakter sınıflarını istediğiniz an, hatta savaşın ortasında bile değiştirebiliyorsunuz. Bu işleyiş seçenek açısından oyuna bir zenginlik ve farklılık katsa da RPG dinamiklerinin o karakter derinliğini birazcık törpülüyor. Her an her sınıfa geçiş seçeneği bu sistemi de biraz zayıflatıp, hızlı seçimler yapmanıza sebep olmuş.
Takım arkadaşlarınızın savaş anlarında ve genel ilerleyişte etkisine çok fazla müdahale edemiyorsunuz. Yeteneklerini belirlemek tabi ki isizn elinizde ama savaş alanında bu yeteneklere müdahale etmenize izin verilmemiş. Bunun yerine konumlandırma opsiyonu bulunuyor. Yine de takım arkadaşlarınızın savaşlarda sizi çok sıkıntıya soktuğunu söyleyemem. Yeri geldiğinde rakibin böğrüne böğrüne vurabiliyorlar.

Mass Effect Andromeda'da farklı gezegenlere gidip farklı mekanlar görmek ya da görev alma heyecanı üst seviyede ama bu işleyiş sadece görevleri alana kadar geçerli. Açıkçası benzer görevleri yapmaktan ve sürekli gittiğim antik harabelerde sudoku çözmekten çiğerim soldu diyebilirim. ilk etapta yaratıcı gelen ve keyif aldığınız bazı fikirler, tekrar tekrar yapınca fazlasıyla sıradanlaşıyor. Tabi bu kadar acımasız olmamak lazım, bazı görevler ve bu görevlerin işleyişi gerçekten çok keyifli. Buna rağmen o kadar sıkıcı olan görevler de mevcut. Özellikle gezegenin farklı köşelerine serpiştirilen ve "onu getir, bunu götür" işleyişinden öteye gidemeyen görevler sizi belli bir süre sonra sıkmaya başlıyor. Hemen hemen her gezegende benzer yan görevler ile karşılaşmanız, gezegeni keşfetme dinamiğini de baltalayan en büyük unsur olmuş. Görev işleyişi, özellikle yan görevlerde bu kadar sıkıntılı olunca kendinizi ana görevleri yapmaya odaklıyorsunuz. Ana hikaye başta da söylediğim gibi sıkıcı, daha doğrusu yavaş bir şekilde açılış yapıyor. Hikayenin şekillenmesi ve belli bir raya oturması için biraz sabretmeniz gerekmekte.

Mass Effect Andromeda'nın Bioware'in suratına bir tokat gibi çarpması gerekiyor.


Mass Effect Andromeda'nın en büyük sıkıntılarından birisi de oyunun her anında karşınıza çıkan grafiksel hataları. Oyun başta da söylediğim gibi görsel anlamda çok güzel gözüküyor ama iş teknik detaylara geldiğinde inanılmaz sıkıntıları da bulunmakta. Üstelik sadece surat ifadelerinde değil bu durum. Abuk subuk hareket eden karakterler, duvar içerisine giren düşmanlar, havada süzülen karakterler... Daha buna benzer sayılacak birçok hata ile oyunun her anında karşılaşabiliyorsunuz. Tüm bu hatalar oyunun bütünlüğünü ve Mass Effect'in o naif yapısını adeta silip süpürüyor. Bu kadar hatayla boğuşmasına rağmen oyunu oynamak istiyorsunuz. işin garibi oynarken sıkıldığınızda bırakıyor ama daha sonra tekrar oynamak istiyorsunuz.

Sonuç olarak toparlamak gerekirse, daha doğrusu net bir şekilde ifade etmem gerekirse Mass Effect Andromeda kötü bir oyun değil. Oyunun çıkması ile birlikte bu kadar hata çıkınca oyunu bir gömme furyası başladığını süşünüyorum. Eleştirilmesi, vurulması gereken ama kesinlikle öldürülmemesi gereken bir oyun. Tüm bunlara rağmen Bioware'ın ve serinin kesinlikle en kötü oyunu olduğunu söyleyebilirim. Bu saatten sonra hatalar belli bir ölçüde düzeltilse de animasyonlar ve oyunun genel işleyişi konusunda yapılacak pek birşey olduğunu düşünmüyorum. Umut edebileceğimiz tek şey Mass Effect Andromeda'nın Bioware'in yüzüne bir tokat gibi çarpması. Bu tokat ne kadar kuvvetli olursa serinin geleceği için umutlarımız da o kadar yeşermiş olacak.
yorumlar (128)
MK Okuru
 
 
 
MK Okuru, 22.04.2017 14:54 (0)
Dragonage'in son oyununu yapan firma değil mi bu Bioware? Ona da 2 3 saat dayanabilmiştim, bundan yarım saatte sıtkım sıyrıldı.
MK Okuru, 13.04.2017 15:55 (0)
Valla bir haftadır oynamaya çalışıyorum oyunu günde 1-2 saat ayırarak. Vaktimin olmadığından değil oyun 1 saat sonra sıkmaya başlıyor beni. Mass Effect serisini 4 kere oynamış biri olarak bu oyun olmamış diyebilirim. Oyunun senaryosu beni içine çekmedi. Ne yaparsam yapayım olmuyor.
MK Okuru, 08.04.2017 12:31 (0)
3 satırlık bir inceleme yazısında bile 50 tane yazım, gramer ve anlatım hatası yapıp bir bilgisayar oyununun bug'larından şikayet etmek. Bu yüzden adam olamıyoruz.
MK Okuru, 07.04.2017 15:04 (0)
Ersin hocam sence bu oyundan sonra Shepard a göre dönerler mi ? Özledik çok :(
MK Okuru, 06.04.2017 20:57 (0)
Mass Effect 3 oynamaya çalışmıştım.Çok sabırlı olamadığım için mi yoksa oyunu uzun oynanabilir olduğunu yutturmak için mi bilmem..Geminize atlayıp savaşıp üsse dönmek 10 dakikalık görev için,geminin yola çıkmasına harcadığımız zaman 30 dakikayı buluyordu.Eminim bu da öyledir.Kolayını bulmuşlar.
Seviye: 0
PressAnyKey, 31.03.2017 10:40 (0)
hanımlar beyler sizlere bi sorum olacak ama öncellikle cahillimi maruz görün. daha önce hiç ps veya xbox oynamadım. pc de şöyle bir durum oluyor: bilgisayarının özellikleri iyise ultra ayarlarda oyunu oynayabilirsin fakat özellikleri kötüyse düşük ayarlarda oynatır oyunları .evet bunu biliyorum hatta herkez biliyor :)) AMA SORUM BU Deyildi ps da veya xbox ta nasıl oluyor bu ayarlar konsolların ekran kartı yok nvidia dır amd dir carttır curttur yok nasıl oluyor yani anlamıyorum lütfen bilen varsa yardımcı olabilirmi
MK Okuru, 04.04.2017 15:36 (0)

Merlin'in Kazanı, Radore'de barındırılmaktadır.


YASAL UYARI!: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya makale/metinlerin tüm hakları Merlin'in Kazanı'na aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbir içerik önceden özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu makale/metin veya yazılar sadece Merlin'in Kazanı tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak iletilebilir ve/veya bunlardan alıntı yapılabilir.