|
MillAvriLewo -> Telefon Kulübesi (Phone Booth) 2002 (20/11/2007 4:32:51 PM)
|
Biraz eski bir film ama gerçekten son yıllarda izlediğim en kaliteli filmlerden birisi olduğu için tanıtalım dedim. Hep yeni filmleri tanıtacak değiliz ya, arada böyle eskiyede gitmek iyi oluyor. Aynı tanıtımı AUA'dada yaptım. Zaten iki sitede konuları paralel tutuyorum ben. [:)] Bu film 2002 yılında vizyona girdi. Film sadece bir telefon kulübesinde geçiyor ve müthiş senaryosuyla son ana kadar neyin ne olduğunu anlayamıyorsunuz. Colin Farrell harika bir oyunculuk çıkarmış ve son yıllarda izlediğim en iyi filmlerden birisi diyebilirim...Hala izlemediyseniz bir an önce bulup izleyin derim...Şimdi kısaca bir tanıtım yapalım.[;)] Telefon Kulübesi (Phone Booth) [image]http://www.intersinema.com/film/resimler/74/744_tr_8008.jpg[/image] Yönetmen: Joel Schumacher Senaryo : Larry Cohen Müzik: Harry Gregson-Williams Görüntü yönetmeni: Matthew Libatique Tür: Gerilim, Dram Yapım: ABD 2002 - 81 dakika Yapımcı Firmalar: Fox 2000 Pictures Oyuncular Colin Farrell Kiefer Sutherland Forest Whitaker Radha Mitchell Katie Holmes Paula Jai Parker Arian Waring Ash Tia Texada John Enos Keith Nobbs Richard T. Jones Dell Yount James MacDonald Josh Pais Yorgo Constantine Troy Gilbert [image]http://www2.film.gen.tr/resim/filmler/phonebooth/resim3.jpg[/image] Konusu: Bir telefon kulübesinde çalan bir telefon karşısında ne yapasınız? Bunun yanlış numara arayan biri olduğunu bilseniz de içgüdüleriniz size ahizeyi kaldırmayı emreder. Çalan bir telefon, cevaplanmayı ister. Fakat Stu Shepard, kaldırdığı ahizenin ucunda acımasız bir oyunun içine düşecektir. Ahizenin ucundaki ses, telefonu kapatırsa öleceğini söylemektedir. Kulübenin içindeki garip olaylar ve telefonla konuşan adamın hareketleri, yakındaki polisin dikkatini çeker. Keskin nişancılarla etrafını saran polise neler olduğunu anlatamaz. Polis, onu eli silahlı tehlikeli biri zannederler. Gün ışığı tükenip akşam olduğunda, Stu bilinmeyen bu adamla konuşurken kendini bu oyuna daha çok dahil hissetmeye, tam çıplaklık duygusuyla, yalanları, yarı doğruları ve şaşkınlıkları çok da fazla önemsememeye başlar. Bunun yerine derin duyguları ortaya çıkarak kendisinde bu oyunu lehine çevirecek gücü bulmaya başlamaktadır. Ama oyun gittikçe daha tehlikeli olmaktadır. Not: Bilgiler www.sinema.com ve www.intersinema.com adreslerinden alınmıştır...
|
|
|
|