İlk fırsatta oyunu sabah erkenden kalkıp Xbox 360 için aldım (
arkadaşım getirecekti fakat ortalarda yok 
). Büyük bir heyecanla oyunu hemen açtım, Trailer'ların başında gördüğümüz o güzel UbiSoft logosu karşıma çıktı daha sonra güzel bir menu ile oyuna ilk adımı atmış oldum. New Game diyip oyunu başlattım ilk olarak oyunun parlaklık ayarı hakkında bir ayar kısmı açıldı, en uygununu seçip Ok dedim. Daha sonra seçilebilir 12 karakter tanıtımlarıyla birlikte karşıma çıktı, hemen en güzel geleni seçtim (
Siyahi bir adam ). Ve ilk bölümdeyiz, ilk bölümden biraz bahsedersem ;
Loading erkanları ilk bakışta dikkatimi çekti. Ekranda afrikadan resimler, ve hayvanlar gösteriliyordu (
oyundaki ). Resimlerin altında oyuna dair tüyolar ve afrika hakkında bilgiler mevcut, Loading ekranları uzun sürsede bu resimlere baktığınızda hemen geçiyor. Ve artık oyun başladı, bir Jeep içinde başlıyoruz. Araçta, sürücü ve biz varız sürücü bir örgütün askeri ve bizi kendi mekanına götürüyor. İşte bu anda grafiklerin muhteşemliği insanın adeta ağızını sulandırıyor. Ağaçların gölgeleri,renkler,kaplamalar gibi unsurlar şahane olmuş. UbiSoft'u bu konuda gerçekten tebrik ediyorum Dunia grafik motoru gerçekten harikalar yaratmış.
Jepp içinde yola koyuluyoruz ve gayet uzun bir yol oluyor bu. Burada anlıyoruzki oyunda çok çok büyük bir harita alanı var. Gerçekten normal bir FPS oyununda oyunun tüm mekanlarını neredeyse FarCry 2'nin ilk bölümünde geçmiş oluyoruz. Mekana ulaştıktan sonra burada ilginç şeyler oluyor, karakterimizin bir hastalığı olduğunu bazı olaylar sonunda anlıyoruz (
oynarken görmenizde fayda var ) ve baygınlık geçiriyoruz. Gözlerimizi açtığımızda karanlık bir mekandayız ve karşımızda bir adam var, adam bizi uyarıyor dikkat et,bize sırt çevirme gibi, burada neler olduğunu normal olarak anlayamıyoruz çünkü herşey anlık başlıyor. Yine hastalık anını yaşıyoruz ve yatıyoruz. Ertesi sabah sokaktan çatışma sesleri geliyor ve masanın üstündeki silahı alıp kaçmamız isteniyor. İşte burada kontroller hakkında ilk detayları görüyoruz, öncelikle karakterimizin silah tutuşu, ve nişan alışı çok hoşuma gitti. İlk olarak tabanca alıyoruz daha sonra bölüm içersinde makinalı bulma şansımız var. Silah ve başka eşyaları alış şekli gerçek hayattaki gibi yapılmış elimizi uzatıp alıyoruz, yerde ise eğilerek yine elimizi uzatarak alıyoruz.
Ateş ederken oyun insana sanki gerçekten ateş ediyormuş hissi veriyor. Nişan alma özelliği gerçek hayattaki gibi zorlu olmuş. Hedefi tutturamassanız kolunu veya kafasını sıyırıp geçiyor. Tam tutturduğunuzda etkisiz hale gelmiş oluyor. Yaralandığımız zaman Cebimizde kullanacamığız 5 adet şırınga var, çatışmalarda fazlaca yara alırsak bu şırıngaları kullanıp sağlığımızı düzeltiyoruz, eğer çatışmada kurşun yersek en yakın zamanda müdahale etmemiz gerek yoksa kan kaybından ölebiliyoruz. Müdahale işlemi ise genelde bıçak ile kurşunu çıkartmak oluyor veya pense ile kurşunu tutup çekiyoruz, gerektiği zaman sargı ile sarabiliyoruz. Oyundaki alan bollğu yukarıda bahsettiğim gibi bir FPS oyununa göre çok çok büyük yapılmış. Gitmemiz gereken yerlere haritamıza bakara gidiyoruz. Haritanın yanında birde telsiz gibi bir cihaz var gittiğimiz yer doğruysa cihazdaki yeşil ışık sabit kalıyor, yanlış ise yanıp sönmeye başlıyor.
Grafikler dediğim gibi şahane yapılmış. Oyunda neredeyse her alan birbirinden farklı ve çok gerçekçi tasarlanmış. Özellikle ağaçların tasarımı gerçek hayattakine çok benziyor. Gölge sistemide oyunun en göz dolduran unsurlarından biri. Gölge sistemini istediğimiz zaman kullanıyoruz, düşmanların çok olduğu bir alanda ağaçların gölgesine saklanarak kendimiz gizleyebiliyoruz. Su effekti en çok beyendiğim unsur oldu. Oyunda sulak bir alan ile karşılaştığınızda gerçek hayatla ayırt etmek neredeyse imkansız oluyor. Oyundaki zaman değişimleri çok uzun sürelerde oluyor, hemen akşam olup,sabah olmuyor. Grafiklerde bir diğer unsur ise karakterlerin tasarımları. Karakterler gerçekten şahane tasarlanmışlar oyun sırasında terlediklerini görebiliyorsunuz. Ateş ettiğiniz kan çıkıp yüzlerine sıçrıyabiliyor ve hiç koybolmuyor.
Haritadaki alan bol olunca, bu alanlara ulaşmak için çeşitli araçlarımız tabikide var. Jeep,Normal araba,paraşüt,tekne gibi bir çok araç oyunda mevcut. Donanımlı Jeeplerde makinalı silahlar oluyor, çatışmalarda aracı durdurup kısayoldan üst kısma çıkıp makinalı ile ateş edebiliyoruz. Bu araçların kullanımı gerçekten çok rahat yapılmış, insan kullanırken hiç zorluk çekmiyor. Son olarak SAVE sisteminden bahsetmek istiyorum, oyunda save edebileceğimiz bir çok yer var bunlar genelde kulübe içinde oluyor. Duvarda yanıp sönen bir kutu gördüğümüzde hemen gidip oyunu save edebiliyoruz. Hem zamanı değiştirip (
Gece,Gündüz) hemde save etmek istiyorum diyorsanız, çatışmalarda ele geçirdiğiniz bölgelerde yatmak için yerler var. yatağın başına geöip saatinizi istediğiniz zamana kuruyorsunuz ve yattığınızda kurdduğunuz zamanda uyanıyorsunuz. Burada araya bir İntro giriyor İntroda gece'den gündüz oluşu hızlı bir şekilde gösterilmiş. Bu sırada size save edecekmisiniz diye bir soru geliyor. Bu sayede hem zamanı ileri sarıp hemde save edebiliyorsunuz.
Oyun hakkında bukadar söz neredeyse kısa kalıyor. Okadar çok anlatılcak şey varki fakat bunu oynarken görmenizde fayda var hevesinizi kaçırmak istemem. Sadece detaylardan bahsetmek istedim. Neyse çektiğim bir kaç resmi sizlere sunuyorum ;
< Mesajı değiştiren 21jaN -- 17/10/2008 7:59:20 PM >
_____________________________