İşte benim oyunum heyt beaaa... Ben hiçbirisini ayıramam... E2 yi oynayamadım henüz

..
Ben de oyunları yazaym da ona göre seçilsin..
Half Life 1 -- İşte maceranın başladığı ilk oyun... Sıradan bir fizikçi olan Gordon inek yalamış saçlarıyla deneye başlarken bir patlama oluyor ve her şey birbirine giriyor... Bir yandan uzaylılarla mücadele etmesi gerekiyor, bir yandan dökülmekte olan labaratuar ortamından kaçmaya çalışıyor, bir yandan askerlerden küfür yiyor (oyunda geber Gordon vs diye duvarlara yazılar bırakmışlardı), bir yandan G-Man ı gördükçe midesi kalkıyor, bir yandan da özel casuslara da kurşun yetiştirmeye çalışıyor...
Oppasing Force: Bu farklı bir oyun gibi görünse de Half Life'ın bir parçası... Daha çok bir ek paket.. Bu oyunda kurtulmaya çalıştığımız askerden birisini yönetiyoruz. Önceden düşmanımız olan askerlerin bu sefer komutanı olup bir bakıma emir veriyoruz... Yeni silahların da dahil olduğu bu oyunda bilim adamlarını öldürmek görevimiz olduğu halde bunu yapmıyoruz, çünkü oyun başında görev yerine helikopterlerle giderken emirlerin tamamını alamadan saldırıya uğruyoruz ve helikopterimiz düşüyor.
Half Life - Blue Shift: Half Life 2 deki Barny'imizi yönetiyoruz bu oyunda. Çeşitli yerlerde Gordon'u da görebilmekteyiz... Bu oyunda asıl amacımız ışınlanma makinasını çalıştırmak ve hayatta kalmak.
Half Life 2: İşte efsanenin döndüğü oyun... İlk oyunda FPS ye yeni bir tarz getiren HL bu oyunla daha da ileriye gitmiş, sadece sağladığı aksiyondan öte grafiklerle de bir harika yaratmış bulunmakta... G-Man bizi uyandırıyor ve oyunun çeşitli yerlerinde yine karşımıza çıkıyor. Artık Gordon inek yalamış saçlardan kurtulup daha karizma bir şekilde karşı tarafın uzaylılarıyla mücadele ediyor ve Black Mesa'nın müdürü olan elemanın askerleriyle ve de kendisiyle de uğraşıyor. Bu sefer oyuna güzeller güzeli, sempatik Alyx'de katılıyor ve oyuna ayrı bir hava veriyor. Ama en önemlisi harika silahlarımız var ve hangisiyle dalsam elemanlara diye düşünmek gerekebiliyor... Ayrıca bu oyunda duygusallık daha belirgin bir hâl almış vaziyette... Bir direnişçinin öldüğü yerdeki o üzgün hava ve Peder Gorgio (adını umarım doğru yazdım) ile ayrıldığımız sahne iç burkucuydu... Ayrıca Alyx'in sinirli halleri çok hoş
Half Life Epsode 1: HL2deki büyük patlamadan kurtuluyoruz ve bu seferde City 17den kaçmaya çalışıyoruz... Oyun sonunda trene bindik ve tren sallandı... Yine bir patlamanın ardından to be continie... olarak hevesimiz yarıda kaldı.
Half Life Episode 2: Bu oyunu henüz oynayamadım... Sadece üzücü bazı ölüm olaylarıyla karşılaşıyoruz...
< Mesajı değiştiren zombiwan -- 11/12/2007 10:06:52 AM >
_____________________________