4.Bölüm : Pyramid Head...
Oya,Ecem,Zombiwan ve Mahmut hala beklemektedirler.
Bir kaç saniye sonra şu sesi duyarlar. :
Siren sesini.
Zombiwan : Ne oluyor ?
Oya: Aman Allah'ım der ve biraz kormaya başlarlar..
Mahmut'da belinlen silahını eline alır...
Ecem,ardından bir çığlık atar...
Göksu : Selin tek başına ona yardım etmeliyim...
Zombiwan,selin'in çantasını görür ve içinden 3 tane fener çıkarır..
Birini Mahmut'a birini Göksu'ya diğerinide kendisi alır...
Etraf kapkaranlıktır..Ancak fener ile yollarını bulmaya çalışacaklardır..
Zombiwan geldikleri yola doğru bakar ve birini görür gibi olur.. Tam o sırada Göksu Selin'in gittiği sokağa doğru koşmaya başlar.
Mahmut : Dur!!!
Tam arkasından koşarken Ecem : Dur bekle... Bizi yalnız bırakma der.(ağlayarak)
Oya o sırada Ecem'e sarılır...
Oya : Ayyy su basacak güzelim ağlama!!!
Mahmut : Peki ozaman gidelim?
Oya : Nereye?
Mahmut : Bilmiyorum..Güvende olacağımız bir yer bulmamız lazım...
Ecem : Peki Levent,Göksu,Selin, Aykut ve Orçun ! Onları bulmayacakmıyız?
Mahmut : Orçun kendi seçimini yaptı..Diğerlerini de bekleyemeyeceğim ...Gitmeselerdi..
quote:
Orijinal :
Mahmut : Orçun kendi seçimini yaptı..Diğerlerini de bekleyemeyeceğim ...Gitmeselerdi..
Oya : -1 quote:
Oya : -1
Ecem: +1
Mahmut :
İfadelerini belli etmeden herkes birbiriyle + ve - telepatileri kurmaya başlar..
Mahmut : Acele edin...
Üçü birden koşmaya başlarlar.. Zombiwan ise hala arkaya doğru bakmaktadır..
Oya Zombiwan'ın yanında olmadığını görünce : Hadi çabuk ol! diye bağırır arkasına dönüp...
Zombiwan sesi duyunca arkasına döner ve sadece fenerlerin ışıklarını görür..
( içinden ayyy canım döner çektiiiii der..
) : Siz gidin...
Ecem : Niye gelmiyor ..
Oya : Bilmiyorum..Önce ağlıyacak gibidir.. Ama sonra ifadesi normale döner..
Ecem : Nereye gideceğiz?
Mahmut ,Haritayı açar ve : Blue Creek Apartament'ı gösterir..
Ecem : Neden orası Allah Allah...
Mahmut : Yerde görüğüm bir nottan okudum...
Ecem : Oldu canım başka..Ozaman yerde hamburger kutusu buldum .Hapy Burger e gidelim...
Oya : Ama Ecem'ciğim o hamburgerler kanserojen lütfen yeme...
Ecem : HIH !
Zombiwan geldiği yola doğru yavaş yavaş yürümektedir..
Etrafta sadece rüzgar sesleri vardır.. Korkarak yürür..Çünkü etrafında bir tane bile ışık veren birşey yoktur...
Zombiwan : Orada kimse varmı?
Kimse : Yoook

:p
Bir kaç adım daha yürüyünce Welcome to Silent hill 'yazısıyla karşılaşır... Gözü biraz ona takılır ama ilerlemeye devam eder...
Bir kaç adım sonra Şu tabelayla karşılaşır... ''Welcome To Alternate World''
Zombiwan :Alternatif Dünya'ya hoşgeldiniz...Alternatif dünya? Önüne baktığında ise : Aman tanrım?
Önünde karanlığa doğru yayılmış birsürü kelebek vardır..Hepsi beyaz renkli... Tam yanına yaklaşırken onu görür..Ölen kardeşini..
Ürkerek birkaç adım geri gider... : Sen sen... diye kekeler.
Kardeşi : Evet ben...
Zombiwan : Ahh kardeşim, Black Zombiwan ....

Ama sen ölmüştün?
Black Zombiwan : Evet .İntikamımı Senden ve annem pink zombiwandan intikamımı alacağım...
Zombiwan : Babam blue zombiwan ölmüştü..Onu da sen öldürdün dimi?
Black zombiwan : Hayır zombiwan ... O Annemi öldürdükten sonra intihar etti...
Zombiwan : Annemi mi? Ühüü!
Black zombiwan : Evet..
O sırada Zombiwanın kardeşi otobüsün oraya doğru hızlıca gider..O da arkasından koşturur.Koşar koşar..Tam yakalayacakken.. Ayaklarının 15 cm önü birden boşluk olur ve bir çığlık atar...Tam düşecekken tutunur.Bir ayağı boşluktadır..Ayağa kalkar ve tekrar kardeşini görür.Koşarak onu yakalamaya çalışır..
Kardeşi elini kaldırarak : DUR ! Neden anlamıyorsun.Seni sevmiyorum işte sevmiyorum.. Sen buraya ait değilsin...Buraya gelen bir daha çıkamıyor...
Zombiwan kımıldayamaz büyülenmiş gibi.Ama konuşulanları duymaktadır...
Kardeşi konuşmaya devam eder : Buradan çıkmak istiyorsun biliyorum.O zaman sana yardım edeyim der ve birden kaybolur..
Zombiwanın gözü kapanır ve yavaşça uçurumun olduğu yola döner.. Yavaş adımlarlar uçuruma doğru gitmektedir...
Selin : Hayırr..! Bekleeee!
Karanlıkta pek birşey göremez ama ilk gördüğü şeyi aramaya başlar...
Durur soluklanır... Yanına birşey gelmeye başlar... Karanlıkta selin birşey anlamaz..
Selin : Kimsin sen?
Daha da yakınlaşır yaklaşık 5 m kadar yaklaşınca Selin o şeyin kolları olmadığını fark eder ve bağırmaya başlar..
Gelen yaratık Lying Figure'dür... Yaratık gerilir ve birden asitini fışkırtır...
Selin koluyla kendini korur fakat asit elinede gelir..Bağırmaya başlar... Karanlık içinde koşmaya başlar nereye gittiğini bilmeden...
Ağlamaya başlar... Kolları asitten biraz yanmıştır.Selin acı çekmektedir...
Koşarken ileride bir ışık görür .. Pembe ve mor renkli bir şey yazar.Selin oraya doğru koşmaya başlar.. Daha da yaklaşınca Rosewer Park yazdığını görür.. Tabelanın ışıkları bir müddet sonra söner.. Sonra arkasındaki sokaktan bağırma seslerini duyar ama selin arkasına bakmadan koşmaktadır... Ayağı bir yere takılır ve düşer kollaroyla kendini korumaya çalışır ama canı daha çok yanar...Ayağa kalkar. Rosewer parktan içeri girer ve yavaş adımlarla ilerlemeye devam eder.. Yürürken tabelaları görür.. Toluca Lake yazmaktadır...
Oya,Mahmut ve Ecem Apartmana girip bir oda da saklanmışlardır...
Oya : Dışarıdan sesler geliyor...
Ecem : Yardım etmemiz lazım...
Mahmut : Ne yani dışarıya çıkıp ölmek mi istiyorsunuz...
Ecem : Ölmek istemiyorum...
Mahmut : Bana (Acıtation) yapma...
Oya: Acıtation diye okunmaz o Acıteyşın diye okunur..
Ecem :Evet İngilizcesi öyle.. Aslı da Acıtasyondur...
Mahmut : Aman beee!!!
Biraz daha ilerleyince birini görür...
Selin : Kimsin?
O kişinin ona doğru baktığını anlar ve biraz ürker.. Karanlığın içinde yüzünü tam seçemez..
O : Beni hatırlamadın mı ?
Selin : Göremiyorum seni..
O : Çok yazık.. Beni unutmuş olmanı umuyordum...
Selin : Sen.. Neden ? Neden beni bırakıp gittin? Seni seviyordum?
O : Bende bir zamanlar ama artık herşey değişti..Yaptıklarını hatırlamıyor musun?
Selin : Yaptıklarım mı? Senin için buraya geldim ben ?
O : Evet bende senin için burada bekliyordum..Öfkemi gittikçe arttırdın,bana kan kusturdun.Senin yüzünden öldüm ben senin!
Selin yavaş yavaş herşeyi hatırlamaya başlar.. Seviglisini o partide aldattığını anımsamaya başlar.
Selin içinden bunu yapmış olamam der ve ağlamaya başlar..
Selin : Ne olur affet beni.
O : Artık çok geç..Bana çektirdiğin acıları ödeyeceksin...
Selin'in sevgilisi birden kaybolur. Etrafta hiçbir ses yoktur..
Yere çömelir ve ağlamaya başlar...
O sırada bir ses gelmeye başlar.. Taşa sürünen bir demir sesi.. Sessizliği birden gürültülü yapan bir sestir...
Selin yavaş yavaş kafasını kaldırır.. Piramit kafayı görünce bağırmaya başlar... Karanlıkların ardından yavaş yavaş görünmektedir..Selin bir iki adım geriye gidince ayağına birşey çarpar... Yerde silah vardır... Eline alır ve ayağa kalkar.
Önce bir el ateş eder durur.. Pramit kafa bağırma gibi bir ses çıkartır ve kılıcına yüklenerek Selin e diklemesine kılıcı sallar ve kılıcın ucu yerle birleşince büyük bir kıvılcım çıkar.. Selin sonra tüm şarjörü pramit kafanın karnına boşaltır...
Piramit kafa 3 4 adım geriler... Bir kaç saniye sonra Selin'in üstüne yürümeye başlar..Selin silahın mermisi kalmayınca yardım edin çığlıkları atar... Piramit kafa kılıcını tekrar seline savurur selin kendini tam yere atacakken kılıç kafasını sıyırır... Hem ağlar hemde bağırır...
Yerde geri geri sürüklenir... Piramit kafada ona yavaş yavaş yaklaşır... Selin bir adım daha geriye sürükler kendini arkasının duvar olduğunu hisseder... Pramit kafa Selin'in hemen önündedir..Kılıcını havaya kaldırır ve sırtına doğru gerer...
Selin : Haayyıırrrr !!!!!!!
Tam kılıcını saplarken bir ses gelir...
Göksu : Smack my bitch up bebeğim der

ve elindeki bıçağı Piramit kafanın sırtına sokar...Pramit kafa biraz bekler...Sonra onu savurup düşürür...Kafasını yere çarpar ve bayılır...
Göksu yere düşünce acıyla bağırır...
Pramit kafa arkasına döner.. Yavaş adımlarla Göksu'ya doğru gelir...
Selin : Hayır .. Lütfen yardım edin.!!

Yanındaki taşları alır ve fırlatmaya başlar ilgi çekebilmek için...Bir tane taş alır ve hızlıca pramit kafasına atar.. Pramit kafa arkasına döner gibi olur ama Göksu'ya doğru ilerler...
Buradan sonra Lütfen Bunu şarkıyı dinleyerek okuyun..Göksunun ölümü için yaptığım müzik. : Dance with night wind Göksu uyanmaya başlar... Önünde piramit kafayı görünce sessizce ama duyulabilecek bir sesle :'' Se-l-in....'' der... ve sadece suratına doğru gelen bir bıçak görür...
Selin : Hayırrrr!!!

Sen benden bir parça aldın... Yerine yenisi koyulamayacak bir parça.Bunu göstereceğim sana.! der ağlayarak..
Kanlar birden etrafa fışkırır...
Yavaş yavaş aydınlık olmaya başlar ve Altertane dünya'da kalan herşey yok olmaya başlar...
Selin olanları görür ve ağlamaya devam eder...
Not :Umarım beğenmişsinizdir..
Bu müziği sabahtan beri arıyordum The_UnnaMeD ve Selin sağolsun buldular bana..Yazarkende sadece bu müziği dinledim çünkü çok iyi ilham verdi..Bu bölüm bomba gibi oldu diyebiliriz..
Bayağı da uzun olmuş... Elveda Göksu..
< Mesajı değiştiren res_aykut -- 5/2/2008 7:30:39 PM >
_____________________________
Welcome to Öss 2009 Sacraments
Öss'ye hazırlanırken ailemden bir playstation 3 beklemek... Bahtsız bedevi miyim neyim .
Öss mağduru..