Gerçekten güzel bir yazı... Benim edebiyatım çok iyi değil ama sen benim hissettiğim herşeyi açıkça yazmışsın. Final Fantasy benim içim oyundan öte bir şey. Tam olarak açıklayamadığım...
Dünyadan uzaklaşmak istediğimde Final Fantasy dünyaları kadar iyi bir kaçış yeri; bir Zack, bir Zell, bir Yuna gibi dost bulamam. Belki kendimi çok fazla kaptırıyorum ama onların hikayeleri, yaşadıkları, herşey benim kendimi iyi hissetmeme neden oluyor.
Gülfer'in de dediği gibi Final Fantasy bir kere hayatına girdiğinde idollerin değişiyor. (Açıkçası Tetsuya Nomura gibi biri olmayı çok isterim.) Ve bir de belki biraz kişisel ama (

) dünyanın o kadar da kötü olmadığını da görüyorsun. Final Fantasy oyunlarında rastladığım bir ayrıntıya gerçekte de rastladığımda çok hoş bir değişiklik oluyor. Hatta hayatı da bir macera gibi görebiliyorum. :D
Bir oyunun bu denli hayatımı değiştirebilceğini hiç düşünmezdim. (Bir kitap, bir şarkı, bir film belki... Ama hiç oyunu düşünmemiştim.) Ama Final Fantasy iyi ki hayatıma girmiş. :D Umarım bu serinin sonu hiç gelmez. (Daha ben gidip Square Enix'te çalışacağım, nereye bitiyor?!) Umarım her zaman hayal dünyamızı genişleten, bize pek çok şey sunan bu oyunu elimizin altında bulabiliriz. Sürekli yenilenerek, sürekli kendine ve bize birşeyler katarak...
Biraz karışık yazmış olabilirim ama -dediğim gibi- o kadar iyi değilim yazı konusunda. :D
< Mesajı değiştiren oyqboyq -- 6/6/2008 7:44:48 PM >
_____________________________