|
*gamerTR* -> Hey Koca Sinan Hey !!! (19/5/2007 12:56:22 AM)
|
Bir arkadaşımın bana mail yoluyla gönderdiği bu gerçek hikayeyi paylaşmak istedim sizlerle, gerçekten alınacak çok dersler var... Bir 'DAHI'nin çözüm üreten sorumluluğu….Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebaşı Camii'nin 1990'lı yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat muhendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı TV'de şöyle anlatmıştı . "Cami bahçesini çevreleyen havale duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu. Biz inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşa edildiğini öğrenmiştik fakat taş kemer inşaası ile ilgili pratiğimiz yoktu. Kemerleri nasıl restore edeceğimiz konusunda ustalarla toplantı yaptık. Sonuç olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalıp çakacaktık. Daha sonra kemeri yavaş yavaş söküp yapım teknikleri ile ilgili notlar alacak ve yeniden yaparken de bu notlardan faydalanacaktık. Kalıbı söktük. Sökmeye kemerin kilit taşından başladık. Taşı yerinden çıkardığımızda hayretle iki taşın birleşme noktasında olan silindirik bir boşluğa yerleştirilmiş bir cam şişeye rastladık. Şişenin içinde dürülmüş beyaz bir kağıt vardı. Şişeyi açıp kağıda baktık. Osmanlıca bir şeyler yazıyordu. Hemen bir uzman bulup okuttuk. Bu bir mektup idi ve Mimar Sinan tarafından yazılmıstı . Şunları söyluyordu." "Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklasık 400 senedir. Bu müddet zarfında bu taşlar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de değişeceğinden bu kemeri nasıl yeniden inşaa edeceginizi bilemeyeceksiniz. İşte bu mektubu ben size, bu kemeri nasıl inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum. " "Koca Sinan mektubuna böyle başladıktan sonra o kemeri inşa ettikleri taşları Anadolu'nun neresinden getirttiklerini söylerek izahlarına devam ediyor ve ayrıntılı bir biçimde kemerin inşaasını anlatıyordu . Bu mektup bir insanın, yaptığı işin kalıcı olmasi için gösterebileceği çabanın insan üstü bir örneğidir. Bu mektubun ihtişamı, modern çağın insanlarının bile zorlanacagi taşın ömrünü ve yapı tekniğinin değişecegini bilmesi; 400 sene dayanacak kağıt ve mürekkep kullanmasi gibi yüksek bilgi seviyesinden ileri gelmektedir. Şüphesiz bu yüksek bilgiler de o koca mimarin erişilmez özelliklerindendir. Ancak erişilmesi gerçekten zor olan bu bilgilerden çok daha muhteşem olan 400 sene sonraya çözüm üreten sorumluluk duygusu ve bilincidir." Bunları okuduktan sonra kendisini rahmetle anarken hey Koca Sinan dedim içimden: İnsan olunmaz, insan doğulur gerçekten...Sonra 3 kuruş para için kağıt gibi binalar yapanlar geldi aklıma ki bedelini masum insanların canlarıyla ödedikleri... Kendi kendime boşuna KOCA SİNAN dememişler sana diye düşündüm içimden...Kalın sağlıcakla.
|
|
|
|