Tatooine
Eski Cumhuriyet ve İmparatorluk bu uzak küçük ve tozlu gezegende kendi hükümdarlıklarının sonunun temellerinin atılabileceğini hiç bir zaman hesaplamamışlardı.
Tatooine ikiz güneşinin yoğun enerjisi tarafından pişirilen sonsuz gibi görünen çöllere sahiptir.Gündüzler sıcak ve geceler dondurucudur. Hava kuru ve toprak kavrulmuştur. Yine de yaşam, sert formlarda olsa da bulunmaktadır. Yerli yaşam işe yarayacak şeyler arayıp duran Jawalar ve korkusuz Tusken Akıncıları’nı da kapsamaktadır. Çölde gezinen yaratıklar ise banthalar, rontolar, dewbackler, scurrierler, womp sıçanları, krayt ejderleri ve eopileri kapsamaktadır.
Dağınık kolonişme çalışmaları geniş vahşi bölgelerle ayrılmış dağınık topluluklar şeklinde sonuçlanmıştır. Kumul Denizi sınırında tartışmaya açık olarak Tatooine’in İmparatorluk zamanındaki en işlek limanı olan Mos Eisley bulunmaktadır. Mos Espa, Anchorhead ve Bestine ise fazla uzakta değildir.
Hutt işine dahil olmamışlarsa birçok kolonici rutubet çiftçileri olarak yetersiz varlıklarını sürdürmeye çalışırlar. Küçük arsalara sahip evler Tatooine havasındaki azıcık nemi çekmeye yarayan rutubet buharlaştırıcısı denilen aletleri barındırmaktadır. Elde edilen rutubet yer altı ekinlerini sulamak veya ilgilenen kuruluşlara satmak için kullanılır.
Genç yaşta Anakin Skywalker köle olarak Tatooine getirilmiş ve Jedi Ustası Qui-Gon Jinn tarafından farkedilmeden önce durmak bilmeden çalıştırılmıştır. Bir kuşak sonra, Anakin’in oğlu Luke Skywalker, Lars arsasına kurulu rutubet çiftliğinde büyümüştür. Her ikisi de çöl gezegeninin çok ötesinde kadere sahiptir.
Coruscant
Binlerce jenerasyondan bu yana Galaktik trafiğin merkezi olan Coruscant, oldukça serin bir gezegendir.Üst üste kurulu katmanlardan oluşan bu tek büyük bir şehiri andıran gezegenin, güneş ışığından yoksun en alt katmanlarında, evrim geçirmiş ve ne olduğu kesin olarak bilinmeyen canlılar ve hayvan türleri barınmaktadır.Gezegenin su tesisatı ise kutuplardaki buzullardan arıtılan suları gezegenin dört bir yanına pompalamaktadır.
Gezegenin alt katmanları son derece yoğun karbondioksit içerdiğinden ancak neredeyse sonsuz uzunluktaki dev yapıların üzerlerinde normal yaşam sağlanmaktadır. Alt katmanlar ne kadar yaşanmaz, atık ve sefil ise üst katmanlarda bir o kadar lüks, üstün teknoloji ürünü yaşam alanları mevcuttur.
Alt katmanlar çok tehlikeli karmaşık ve bilinmez olduğu için üst katmanlar ile alt katmanlar arasında yaşanan hayat hiç bir zaman buluşmaz.
Trilyonların yaşamını etkileyen en önemli kararların bir kısmı, Coruscant’ta alınmıştır. Uzun bir zaman boyunca hükümetin merkezi ve Yüce Başkan’ın ikametgahı olmuştur. Parıltılı devasa ve gösterişli yapı sıralarına yukarıdan bakan, gökyüzüne yükselen binasında Valorum ve Palpatine gibi yöneticiler Cumhuriyet’in geleceğini dikkatli bir şekilde yönlendirdiler. Her ne kadar Başkan hükümeti yönetse de konular Galaktik Senato’nun yuvarlak salonunda kesin hükme bağlanıyordu.Cumhuriyet’in uzak diyarlarından binlerce senatör ve galaktik temsilci acil işler için tartışır ve sıradaki sayısız konulara geçerlerdi.
Coruscant galaksideki ticaretin büyük motorlarını etkileyen kararların merkezi olduğu kadar rüşvet ve yozlaşmanın da merkeziydi. Kuruluşların kar azaltan kısıtlamalara takılmaması için büyük bir servet harcanıyordu. Ticaret Federasyonu ve Ticaret Loncası gibi kuruluşlar Coruscant politikasının içinde inanılmaz bir etkiye sahipti.
Jedi Yüce Konseyi bu yozlaşmadan ayrı durmakta ve parıltılı kulesinde korunmaktaydı. Coruscant, Jedi Tapınağı’nı içinde bulunduruyordu ve bu saygın düzen bizzat Yüce Başkan’a karşı sorumluydu.
Gezegenşehin pırıltılı yüzeyinin altında bambaşka bir dünya vardı. Günışığının asla ulaşamadığı aşağı kesimlerde sayısız yaratık türüne eğlence, yiyecek-içecek ve tüm erdem nimetlerini vaat eden titrek hologram ve yapay ışıkların oluşturduğu bir sis hakimdi. Yukarı ve aşağı bölgedeki vatandaşlar kaçış, anonimlik, büyük eğlence ve bazen tehlike sunan sayısız binada birararaya geliyordu.
Geonosis
Tatooine’den sadece bir parsek uzaklıktaki kayalık Geonosis, Galaktik Cumhuriyetin sınırları dışında bulunan halkalı bir gezegendir.
Yüzeyi, kayalıklar, dağlar ve güneşten kavrulmuş kurak düzlüklerle kaplıdır. Kayalar ve gökyüzü kırmızı renktedir ve Geonosis’te yaşayan yaratıklar, bu sert koşullarda hayatta kalacak şekilde evrimleşmişlerdir.
Gezegendeki en ileri yaşam formu, dev kule biçimli yuvalarında yaşayan akıllı böceksiler Geonosianlardır. Geonosianlılar, droid ve silah üreten dev fabrikalar kurmuşlardır. Gezegene, sipariş vermek için gelen müşterilerle görüşmek dışında, genellikle kendi aralarında yaşamayı tercih ederler.
Droid fabrikaları ve iç halkaya uzaklığı, gezegeni Cumhuriyetin daha sonraki yıllarında tüm galaksiye yayılacak olan Ayrılıkçı hareketin operasyonları için ideal bir üs haline getirmiştir. Geonosis Arşidükü Poggle the Lesser, Bağımsız Sistemler Konfederasyonu’nun başları ile burda bir toplantı düzenlemiştir. Liderler burda, Ayrılıkçı hareketin karizmatik lideri Count Dooku’ya bağlılık yemini ederek, asker yardımı yapmaya söz vermişlerdir. Ayrılıkçılar savaşa hazırdır ama planları Obi Wan Kenobi tarafından duyulmuştur.
Obi Wan yakalanmasına rağmen, yine de Jedi Konseyine bir yardım çağrısı göndermeyi başarır. Güçleri galaksinin her tarafına dağılmış barışı korumak için çabaladığı için, Jedi Konseyi Geonosis’e yalnızca 200 Jedi gönderebilir. Bu sırada Obi Wan da, büyük arenada ölüme mahkum edilmiştir. Onunla birlikte Anakin Skywalker ve Padme Amidala da, Jediların yardımı gelmeden once üç korkunç arena canavarıyla karşılaşmak zorunda kalırlar.
Jedilar, Genosiste kendilerini bekleyen droid ordusunu büyüklüğünü dikkate almamışlardır. Çok sayıda savaş droidi arenadaki çatışmaya katılmış bir çok Jedi’I öldürmüştür. Kalan bir kaç Jedi’ın imdadına, yeni yaratılmış Cumhuriyet klon ordusu yetişmiştir. Böylece Klon Savaşları olarak bilinen savaşın ilk çatışması Geonosis’te yaşanmıştır. Cumhuriyet ordusu, Jediların liderliğinde, Ayrılıkçıları çekilmeye zorlamıştır.
Mustafar
Dış Halka’da bulunan küçük bir gezegen olan Mustafar, lavların değerli kaynakmış gibi işlendiği bir gezegendir. Dış yüzeyi siyah volkanik taşlar ile kaplı olan gezegende, lav akıntıları, ve magma patlamaları sıkça görülmektedir. Lav aynı zamanda gezegenin engebeli yüzeyinde kıvrılan nehirler gibi akmaktadır. Mustafar’ın gökleri siyah duman, kül, ve tüf ile kaplanmıştır. Gezegenin bu coğrafik özelliği, atmosferik taramaları imkansız hale getirdiği için, Mustafar’ı meraklı gözlerden uzak tutmuştur.
Mustafar’ın bu konukları pek hoş karşılamayan özellikleri gezegeni, Klon Savaşları döneminde Bağımsız Sistemler Konfederasyonu’nu yöneten Ayrılıkçı Hareket’in seyyar komuta merkezi haline getirmiştir. Üst üste gelen başarısızlıklardan sonra, Darth Sidious General Grievous’tan konseyi Mustafar’da güvence altına almasını, ve burada ileriki emirleri beklemelerini emretmiştir. Uçurum kenarında ki devasa boyutlarda bir endüstriyel tesis, bu savaş lordlarına komuta merkezliği yapmıştır. Neimoidia’lı askerler, ve savaş droidleri, güvenliği sağlarken, gezegenin saldırgan coğrafyasından korunmak için komuta merkezi yansıtıcı kalkanlarla donatılmıştır.
Galaktik İmparator sıfatını kazandıktan sonra, Darth Sidious artık Ayrılıkçılara ihtiyaç duymadığı için, yeni çırağı Darth Vader’i Mustafar’a yollayarak, tüm Ayrılıkçılardan kurtulmasını emretmiştir. Gizlice tesisin içine sızan Vader, ışınkılıcı ile tüm Ayrılıkçı’ları katlederek Klon Savaşları’nın sonunu getirmiştir.
Patlayan volkanların arasında, Jedi ustası Obi-Wan Kenobi, eski öğrencisi Darth Vader ile yüzleşmiştir. İkili, bir ışınkılıcı düellosuna tutuşmuş, ve Mustafar toplama kompleksine kadar savaşmışlardır. Düello sırasında, komuta merkezinin yansıtıcı kalkanları devre dışı olmuş ve tesis, gezegenin tüm coğrafi öfkesine maruz kalmıştır.
Bu sırada yerden fışkıran lavlar, Obi-Wan ve Vader’in düello yapmakta oldukları toplama kompleksinde ki denge iskelesini eritmiş ve iskele çökerek aşağıda ki lav nehrine düşmüştür. Obi-Wan ve Vader dengelerini koruyarak, ilk önce yassı bir işçi droidin üstünde, daha sonrada bir toplama platformunun üstünde kapışmaya devam etmişlerdir. Sonunda itmeli asansörün üstünde devam eden düello, lav nehrinin kenarında son bulur.
Obi-Wan, Vader’i çok ağır yaralayıp alt ederek, Kara Lord’u lav nehrinin kıyısında ölmeye terk eder. Çırağının acı içinde olduğunu hisseden Darth Sidious, ölümün eşiğinde ki çırağını yenmek için tam zamanında yetişir. Ateş ve ışınkılıcı ile öldürücü yaralar almış olan Vader, yeniden bir robot olarak inşa edilir, ve siyah koruyucu bir zırhın içine yaşam destek ünitesi ile yerleştirilir.
Cehennemimsi atmosferine ve ekstrem koşullarına rağmen, Mustafar, yaşam için gerekli koşulları sağlamaktadır. Mustafarlılar, gezegenlerinde olan galaktik olaylardan çok, kendi işlerine bakmakta, ve lavlardan değerli mineralleri toplamaktadırlar.
Kaynak:StarWars.gen.tr
< Mesajı değiştiren ugur123 -- 15/6/2008 10:37:46 PM >
_____________________________
PS3 40 Gb Pal