|
_Orcunyus_ -> Metal Gear Solid 4: Guns of the Patriots (İNCELEME) (14/6/2008 12:17:42 PM)
|
[image]http://img128.imageshack.us/img128/2115/n61gb6.gif[/image] Metal Gear Solid 4: Guns of the Patriots MGS... Eminim şu 3 harf, birçok oyun sever için büyük anlam taşımaktadır. Hiçbir zaman aklıma gelmezdi günün birinde, bir oyunu aylarca hatta yıllarca konuşacağım. Ama yanılmışım, sırf ben değil herkes yanılmış. Bizi yanıltan kişi ise, "Hideo Kojima". 1987'de sıradan bir Gameboy oyunu olarak piyasaya sürülen Metal Gear Solid, hiç beklenmedik bir biçimde Gameboy'ların göz bebeği olur haline geldi. Gameboy'da 2 seri yaptıktan sonra, Playstation 1 piyasaya çıktığında artık böyle mükemmel bir oyunun 3D ortamına taşıma vaktinin geldiği anlaşılmıştı. Yıl 1998'de beklenen gün nihayet geldi ve Metal Gear Solid Ps1'de boy gösterdi. O günden beri çıkan 2 serisi de (Sons of Liberty - Snake Eater) emektar Ps2'miz ile bu muhteşem maceralara ortak olduk. Ama her güzel şeyin bir sonu vardır, tabii artık MGS'nin de sonu geldi. 20 senelik efsane, tek kelimeyle mükemmel bir oyun ile seriye son veriyor!.. Playstation 3'te Karşınıza Çıkmış Olan En İyi Grafikler! Gene yeni bir platform, ve gene gelenek devam ediyor. PS2'ye çıktığı zaman da o yılların en başarılı grafiklere sahipti (Metal Gear Solid 2: Sons of Liberty). Ve aradan gel zaman git zaman, oyun şimdi PS3'e çıkıyor ve gene şu ana kadar çıkmış en başarılı grafiklere sahip PS3 oyunu oluyor. (Tartışmasız)... Grafikler o kadar iyi ki, bazen oyuna başladık mı yoksa hala ara vidyo mu diye kafanız karışabilir. Merak etmeyin, sol üstte çıkan Life Bar sayesinde oyun içi olduğunu anlarsınız. :) Genome Soldier konusunda bilirsin ki MGS hep biraz geri kalmıştır. Askerler genellikle hep aynı tutumda, aynı hareketlere sahip olmuştur her zaman(-ki MGS3' de bu durum pek fazla yoktu genede). Ama MGS4 ile bu durumuda aşmış vaziyette. Artık Kojima durumu abartarak, Genome Soldier'lere bile bir karakter kazandırmış durumda!.. Yürüyüşlerinde ki dikkat ettiğiniz zaman ki farklılıklar, savaş sırasında kiminin korkup saklanması, kiminin "nerdesin len?" Cüneyt Arkın tavrı! Kendi aralarında konuşurken birbirlerine sinirlenmeleri, kızmaları, (hatta aralarında konuşurken gülenlere bile denk geldim) gibi eylemlerle artık Genome Soldierleri bir karakter, bir kişilik kazandırmış durumda. Artık onlara ateş ederken, eskisi gibi boş tenekeye ateş edermiş gibi hissetmiyorsunuz. Çevre detaylarına gelince; kaplamalar fena değil. Gölgelendirmeler, ışıklar, ormanlık alanda özellikle son derece iyi yapılmış. Hele akşam üstü ormanda, kafanızı yukarı kaldırıp ağaçlara baktığınız zaman, yaprakların arasından süzülen güneş ışığını görünce, kendinizden geçiyorsunuz. Özellikle oyunda vakit akşam olunca, görsellik hat safada oluyor! Sadece ay ışığına bile bakmanız yeterli, rakı balık sofrası kurası geliyor insanın! :) Yıldızlar Geçidi Başlıyor! Her seride karsimiza en az 4-5 tanimadigimiz karakterler çikardi. Kimisini çok severdik, kimisindense nefret ederdik. Gerçi bu oyunda da gene karşımıza bir Boss grubu çıkıyor; Beauty and the Beast Unit! Yani Güzel ve Canavar Birligi. Tamami kadinlardan olusan bu birlikteki kisilerin isimleri de söyle; Screaming Mantis, Ravaging Raven, Laughing Octopus ve Crying Wolf. Ilk bakista anlasildigi gibi isimlerini MGS 1'de karsimiza çikan bazi karakterlerden aliyorlar fakat onlarla bir bağlantısı bulunmuyor. İsimler karşınıza sadece bir "nostaljik" hava oluşsun diye koyulmuş. Bu karakterler aslinda eskiden çok güzel birer bayanken, savas sonucu yasadiklari acilar ve travma sonrasinda degismisler, ve de bu durumda da tabii ki Liquid gene yararlanmış. Onları acılarıyla besleyerek, birer kin yumağı haline getirmiş. Bunu MGS2'de ki 'Fortune' nin Snake'ye karşı duyduğu nefret olarakta algılayabilirsiniz. Beauty and the Beast Unit'teki tüm karakterler hemen hemen her seride olduğu gibi oldukça ayrıntılı bir geçmişe sahipler. İlk başlarda size, "Boss yapmak için yapmışlar" gibi bir hava verselerde, oyun ilerledikçe senaryoyla ilgili bağlantıları çıkıyor ve sizi oldukça şaşırtıyorlar. Özellikleri bakımından MGS1'de ki düşmanlara oldukça benziyor... Boss Battle yapılan alanlara gelince, eski oyunlar da her boss battle da geniş bir alana sahip olamıyorduk. Bu oyunda bu durumu ortadan kaldırmışlar. Her Boss Battle kaçabilmenize, saklanabilmenize, tuzaklar kurmanıza yetecek kadar genişliğe sahip alanlarda geçiyor. Sizlere oyundan belli baş karakterleri yazıyorum. Ama Spoiler olmasın diye bazı karakterleri yazamamaktayım maalesef. Sadece şunu diyebilirim ki. Düşündüğünüz karakterler oyunda var. ;) - Solid Snake - Hal Emmerich (Otacon) - Roy Campbell - Liquid Snake (Ocelot) - Naomi Hunter - Raiden (Cyborg Ninja) - Vamp - Mei Ling - Merly Silverburgh - Rose - Drebin (Sihirbaz) Özellikle MGS1'in nasıl bittigini çok merak ediliyordu. Merly ya ölecekti ya da sağ kurtulacaktı. Hideo bizi sevindirdi ve iyi sonu tercih etti. MGS2'de gördüğümüz gibi, artik Liquid tamamen Ocelot'un vücudunu ele geçirmiş durumda. Birçok insanın, Hideo'ya "olmadı be" tavırlarıyla yönettiği Raiden ise bu sefer oynanabilir karakter değil. Ama inanın, hepiniz bu oyunda Raiden hastası olacak, hatta ona minnet duyacaksınız. (Teşekkür eden bile olur) Hideo Raiden'i çöpe atmamış ve çok iyi bir şekilde kullanmış. Raiden'in sloganı ise; Snake, bu sefer seni koruma sırası bende!.. Yapay Zekâ O Kadar İyi ki, Artık Saklanmak Çok Daha Zor! Yapay zekâ çok iyi derecede geliştirilmiş. Artık düşmanlardan kaçmak eskisi kadar kolay değil. Dedim ya, Genome Soldierlere karakter katılmış diye, bu durum işi dahada zorlaştırıyor ama daha da keyifli hale getiriyor!.. Mesela, Alert Moduna girdiğiniz ve çatışmaya başladınız. İlk anlarda Snake savaş sarhoşluğu ile daha düzgün nişan alıyor, daha hızlı hareket ediyor ve daha az yara alıyor, iman gücü! :) Ama yara aldıkça, nişan kabiliyeti azalıyor, psikolojik olarak tedirginleşiyor ve bazen aşırı yara alınca dinlenmek için yere çömeliyor. Aynısı karşı taraf içinde geçerli. Oyunda düşmanı korkutmak, tedirgin etmek içinde bir çok yol var tabii. Mesela birisini öldürüp, gizlice başka birisinin arkasına bırakıp kaçtınız. O bunu görünce, oldukça korkuyor, tedirgin bir hale geliyor. O sırada bazen kaçabiliyor, bazen yardım istiyor. Ama hep böyle olmayadabiliyor, bazen yiğitçe davranıp "nerdeysen çık ortaya" tavrında, her yeri kolaçan ediyor... Oto-Camo olayı ise tadında bırakılmış. Zannetmeyin ki, kamufulaj yaptım kesin görülmem! Gayette fark ediliyorsunuz. Maske olayıda var, MGS3 oynayanlar hatırlar, başka bir surata bürünmek için maske takabiliyorsunuz. Mesela bir bayan maskesi var, onu taktığınızda, ve erkek olduğunuz belli olmayak şekilde görüldüğünüz de, askerler size daha bir yumuşak(!) davranıyor. :) Ama elbette en sonunda suratınızda kinin maske olduğunu anlıyorlar ve daha da acımazsız davranıyorlar! Eee, hayalleri suya düşüyor tabii. :) Eski oyunlara nazaran bir "radar" olmadığı için, askerlerin görüş mesafesi daha gerçekçi yapılmış. Artık uzak mesafelerden bile fark edilebiliyorsunuz. İşte bunu önlemek için Oto-Camo kullanabilirsiniz... Ayrıca dertlerimiz Genome Soldiers ile kalsa yeterli. Diğerlerinin yanında bunlar çerez olarak kalıyor... Metal Gear Gekkou?.. Buyur bu da Metal Gear MK-II ! Eh, yil 2015. Artik teknoloji inanilmaz derecede gelismis. Bunun en büyük etkisi de artik yeni bas belalarimiz Metal Gear Gekkou'lar(Ay Isigi). Seri üretim haline geçilmis yeni model Metal Gear'larin kendilerine has yapay zekâlari var. Aman sakin hafife almayin, çünkü hiç tahmin edemeyecegiz derecede gelistirilmis durumdalar. Dikkât çeken bir diger kisim, organik bacaklara sahipler. Bu bacaklar sayesinde hem oldukça yüksege ziplayabiliyorlar, hem de duvarlara tirmanabiliyorlar. Kisacasi artik savasirken, her an karsimiza çikabilecek olan bir Metal Gear bulunmakta. Özellikle de gelmiş bu yapay zekâ ile, iş daha da sıkıntılı oluyor. Tabii düsmanlarimiz sadece Metal Gear'lar degil. En az Metal Gear'lar kadar gelismis olan "hava kuvvetleri". Artık savaş sırasında havadan ateş açıldığı zaman şaşırıp kalmayın. Artık yakalandığınız zaman, havadan da ateş açılıyor. Yeni nesil uçan ufak tefek aletler, helipkopterler vs... Ilk oyundan beri Snake'in en iyi arkadasi kim dersek, tabii ki dahi prof. "Otacon"... Otacon bu seride yine yapacagini yapti ve çok büyük bir kolaylık sağladı. Otacon'un icadi olan Metal Gear MK-II de oyun boyunca bize fayda saglayacak. Robotun Otacon'la her an iletisime geçmemizi saglayan küçük bir ekranı, silah ve cephane tasiyabilmesi için uzayabilen kolları ve küçük bir taşıma bölmesi var. Bunun disinda MK-II, gelistirilmis bir savunma sistemine de sahip. Uzayan kollari sayesinde, Genome Soldier'lere elektrik soku verip bayiltabiliyor hatta öldürebiliyor. Anlayacağınız, savaş sırasında bu küçük dostumuza çok ihtiyaç duyuyoruz. C.Q.C = Close Quarter Combat Ama kesinlikle Solid Snake'yi yaslandi diye artik güçsüz ve çaresiz zannetmeyin. Aksine eski serilere oranla daha saglikli (!) ve güçlü gelmekte. MGS 1 - MGS 2'de kullandigimiz, ufak çapli CQC'yi bayagi bir gelistirmis durumda, ayni zamanda artik daha çesitli hareketler yapabilmekte. Yerde yuvarlanma, geriye dogru sürünme vs... Artık, C.Q.C'yi daha ayrıntılı kullanabilmek, oyun içersinde ki teke tek dövüşleri çok daha keyifli hale getiriyor. Özellikle düşmanları yere fırlatabilmek, kendine sper edebilmek gibi hareketlerin daha da geliştirilmiş ve daha da gerçekçi kılınmış olması, oyuncuya çok daha fazla zevk veriyor. Silahlar Elimiz de, Mermiler Belimiz de... Hideo bu oyunda birçok açidan yeniliklerle gelecegini daha önceden duyurmustu. Kisa süre önce Gamespot ile yaptigi röportajda, bu yeniliklerden 1-2 tanesinden bahsetti. Mesela artik silahlarimiza modifiye yapabiliyoruz, ilginç ama oyuna çok güzel yansıtılmış. Yani artik silahimiza dürbün, lazer isini, fener vb. araçlar takip çıkartabiliyoruz. Ayrica artik oyunda bir savas halindeyiz. Yani örnek vermek gerekirse, A ve B grubu savasta. Siz hangi gruba geçerseniz, yasamak için diger grupla savasmak zorunda kalirsiniz. Yada her 2 gruba da katilmayip, tek basiniza ilerlemeye çalisirsiniz. Yani oyunun sekline yön vermek sizin elinizde. Isterseniz bir asker gibi savasirsiniz, yada bir ajan gibi gizlenerek ilerlersiniz. Seçim sizin, karar sizin. Bir diger özellik ise, ticaret yapmak. Bu tip oyunlarda ticaret nasil olur derseniz, akliniza Re4'ü getirebilirsiniz. Kazandığınız paralarla online alış-veriş yapabiliyorsunuz. Ayrıca oyunda ki İ-Pod olayı hiç sırıtmayıp, çok keyif getirmiş. Fonda ki müziği sevmediniz mi? Veya favori müziğiniz mi çalsın istiyorsunuz? Hemen İ-Pod moduna girip, ordan arka planda çalmasını istediğiniz müziği seçebiliyorsunuz. Ayrıca PS3'te ki USB girişi sayesinde veya internette İpod'unuza müzik indirebiliyorsunuz. Gerçi, oyun esnasında gizli saklı yerlerde müzikler de bulabilirsiniz... Belirtmek istediğim son mevzu, artık oyunda kısıtlı bir alanda savaşmak zorunda değilsiniz... Oyunda, Snake ile James Bond gibi bir çok yere gidiyorsunuz. The Final Mission... Than You Snake! Açıkçası 4 yıldır beklemeye sonuna kadar hak etmiş bir oyudur MGS4: Guns of the Patriots. Ve beklediğimden de fazlasını sundu bana... Artık bu görev Snake'nin son görevi(!)... Oyun sonunda çok açık kapı aradım, fakat bulamadım. Üzülerek söylüyorum ki, %99 ihtimalle, hikaye bundan öteye gitmiyor. Gidecek gibi değil zaten. Oyunu bitirdikten sonra Hideo'ya teşekkür etmeli ve eski MGS'leri Remake yapması için dua etmelisiniz. Diyebileceğim artık tek bir söz kaldı... Oyunda beğenmeyeceğiniz tek şey her oyun gibi, er yada geç oyunun sona ermesi!.. Artılar Harika grafikler, müzikler, seslendirmeler, cinematic videolar... Kısacası oyunun kendisi! Eksiler Yeni bir oyun stiline ve yapıya sahip olduğundan, alışmak zaman alıyor. Er yada geç oyunun sona ermesi. Grafikler 9/10 Oynanabilirlik 10/10 Ses 10/10 GENEL= 9,6 / 10 Orkun Akyıldız
|
|
|
|