Anlamak zor, anlatmakta zordur fakat bir insanın birşeyleri anlatmaya çalışıp, kendi düşüncesini savunmak adına 'daha bir' alt üst olmasını izlemek 'daha bir' zor.. Zor diyorum çünkü 'kaliteli' diye nitelendirilebilecek (en azından benim için) üyeler, bir noktadan sonra bir dalganın etkisine kapılıp, bıraktığı veya bırakması gerektiği etkinin dışına çıkıyor.. Yahut, böyle bir dalgaya kapılması gerektiğini hissedip yapıyor bunu anlamıyorum..
Üstü kapalı konuşmuyorum.. Oğuz Şaşı, bu son zamanlardaki birşeyleri savunmaya çalışma içgüdüsü ile yazdığın mesajları hiç dönüp okudun mu? Memnun bir gülümseme ile okuduğum mesajların oluyordu, yalan değil, ve kendime "birşeyler yerine oturmaya başlıyor, gülümseten bir üslub, ama gülümseten bir başlangıç" diyordum.. Fakat bazı mesajlarında öyle saçma bir üslub kullanıyorsunki.. Bakın yeminle 1 ay zor tuttum kendimi, yazıp yazıp sildim, ama şu harika gündoğuşundan önceki, harika maviliği dinlerken, daha doğrusu dinlemeden önce, senin bu mesajını okumak beni daha bir üzdü, bir noktada sinirlendirdi.. Yahu onlarca örnek var ve ben hiçbirini yazmak istemiyorum.. Bu nasıl bir üslub, bu nasıl bir karşılık, bu nasıl bir savunma, sözde anti-fanlık, dürüst profil çizme çabaları( ki bu güzel birşey aslında) fakat bir o kadarda tersine giden bir profil, tekrar diyorum bu nasıl bir üslub.. Açılan haber başlıklarına farklı bir açıdan yaklaşmak için( ve buda güzel birşeydir aslında) yazdıkların, sırf farklı bir açıya sahip olduğunu göstermek istercesine, diğer üyelerin görüşlerini yazılanın dışında hiçe sayar bir şekilde okuyarak, kendi yalnışlarını tüm egosuyla örtüp hayatın çarkları gibi sağlam bir konuma koyarak, onlara 'benim doğrularım' diye isim koymalar, koyma çabaları yahut.. Bunlar rahatsız edici şeyler..
Ben anlatamıyorum yada kimse beni anlamıyor diyorsun, hatırlamıyorum şuan, istediğim birşey de değil aslını istersen.. Ama sana şunu söyleyebilrim, bunu söylerken ilk önce sen karşındakini anlamıyorsun.. Ha denemek vardır elbet, ama şu son 1 ayki mesajlarından ve gözlerimin önündeki kelimelerin arkasında saklanan çakışmalardan sonra, eminim denemiyorsundur bile anlamayı..
Şu cümeleri o kadar isteksiz yazdım ve yazmaya devam ediyorumki; senden isteğim, bana karşılık yazma.. Bu seni takmadığım anlamına gelmez elbette.. Sadece olaya, o hep olmasını istediğin eleştri yönüyle bakmanı istiyorum.. Heleki :
"Sayın hede,
Sizi anlıyorum,
Teşekkür ederim.."
gibi bir mesaj bile yazman, bu durumda yazabileceğin en saçma şey olurdu.. Saçma diyorum kusura bakma, 'garip' de diyebilirim.. Ama bak şunlardan eminim, ne samimiler, ne de ciddiler, sadece komikler.. insanları yargılamak sana düşmez diyebilirsin, belki, elbet, şu yukarıda yazdıklarımdan sonra bunu düşünebilmen, yapabileceğin ilk şeylerden biri olabilir.. Ama sana göre hakkım olmaması, bana göre de hakkım olmaması anlamına gelmez, veya hepsini geçtim, yapmamam gerektiği anlamına gelmez, tıpkı 'senin' yaparken bunun üzerinde hiç düşünmemen gibi, ki ben kendim için yeterki kadar yapmadığıma inanıyorum zaten..
Cevap yazmayıp, bu düşüncelerimi bir anekdot havasında oku ve öyle kabul et.. Bunu istememin sebebi, tartışmak istemememden değil, sadece tartışmayı(konu üzerinde) gereksiz gördüğümdendir.. Taş atıp kaçtığım yok, ben 24 saat çevrim içi merlin üyelerindenim (:
Beni 'anlayabilmen' umudyla (:
--------
Bu bahsedilen görüntüler, yayımlanan video, oyun içi mi acaba? Değillerse bu kadar mesaj boşa gitmiş bence (:
_____________________________