Metal Gear Solid - Makaleler & Röportajlar (Tam Sürüm)

Tüm Forumlar >> [Forumlar] >> [Oyunlar] >> Metal Gear Solid



Mesaj


Tulga -> Metal Gear Solid - Makaleler & Röportajlar (31/3/2007 8:18:52 PM)

Fly_r3:Bu bölümde kendi yazmış olduğunuz makaleleri , çevirmiş olduğunuz röportajları(çeviri yapamadığınız yazıları bana pm ile atabilirsiniz) veya internette bulduğunuz size ait olmayan yazıları kaynağını belirterek paylaşabilirsiniz.


[img]http://img109.imageshack.us/img109/3184/8352892033092eeb430uecw6.jpg[/img]

Game Pro.Com sitesinin Metal Gear Solid’in babası olan Hideo Kojima’yla bir çok konu üzerinde yaptığı röportajın tamamını çevirmeye çalıştık…Röportaj da MGS 4 başta olmak üzere Ps3 …Xbox 360 …PC ve diğer konularla ilgili fikirlerini az da olsa planlarını öğrenmiş olacaksınız…


GP: Öncelikle bize vaktinizi ayırdığınız için size çok teşekkür ederiz, bizim için bu büyük bir zevk. MSG 4 serisinin ilk görüntüleri geldiğinde mükemmel gözüküyordu.Oynanış biçimi ve kısa videosundan anladığımız kadarıyla oyun gerçekten çok güzel olacağa benziyor.
Bizde bu yüzden size MGS4'ün konusu hakkında bir kaç soru sormak istiyoruz.


GP: Oyunun içeriğindeki birçok esinlenmeye ve esin kaynaklarına bakıldığında acaba Orta Doğuda meydana gelen olaylar MGS4'ün konusun da size bir esin kaynağı oluşturdu mu?

Kojima : Orta Doğu'da yaşanan olaylar sadece oyunun girişini oluşturuyor ve Snake bu sefer bütün dünyayı dolaşıyor yani sadece Orta Doğu’yu değil.
Ancak tabiki dünya da meydana gelen olaylardan etkilendim.Oyunun bakış açısından bahsedersek, birkaç yeni stilde oluşacak olaylar Orta Doğu'da gerçekleşecek. Yani ben kasıtlı olarak Orta Doğu'da bu stilleri kullandım çünkü FPS tarzını göstermek istedim ancak aslında bu bir FPS oyunu değil. Sonunda oyunun bazı eski FPS senaryolarına benzediğini düşünebilirsiniz ama aslında değil.
Ayrıca MGS4'ün asıl konsepti “Savaş alanında casusluk.” Yani, bugünlerde ki insanlara göre savaş alanı nedir? Tabiki Orta Doğu’ dur..Bizde oyunda bu mesajı verdik. Ben gençken savaşı düşündüğümde her zaman 1970'ler ve Vietnam gelirdi aklıma. Ancak şimdi durum herkes için farklı. Sonuç olarak tabiki esin kaynakları var çünkü gerçek bir savaş ortamı yaratmaya çalıştık.

GP : Oyuna başka bir taraftan bakıldığında , oyunun dayanıklılığı ve gerçekçiliği. Meryl bile savaş için takım kuruyor. Bu sizin 3. Dünya Savaşı hakkındaki görüşleriniz mi?

Kojima : Doğruyu söylemek gerekirse ilk başta..evet. Bu tür düşüncelerim var. Çünkü önceki Metal Gear serilerinde savaş orada burada bir şekilde patlak veriyordu..Ama artık bu savaş son olucak anlıyacağınız serinin sonu yani , Üçüncü Dünya Savaşı bir vizyon oluşturdu ve bu vizyonda ilerledi. Snake'de hikayeyi uzatmak için uzaya gidemeceğine göre... Herneyse, benim düşüncem hikayenin oraya doğru gitmemesiydi bu yüzden Özel Askeri Şirketlerini göz önüne aldık.. yani ülkesi için savaşanları. Yani aslında Üçüncü Dünya Savaşı değil ama o yönde bir şeyler yapamaya çalıştık.
Ayrıca oyunda biraz alaycılıkta var. Oyunun teması her ne kadar büyük bir savaşa doğru gitsede bu bildiğimiz savaşlardan değil. İkinci Dünya Savaşı'nda ülkeler müttefiklerini buldular ve birlikte diğer ülkelere karşı savaştılar.MGS4'ün dünyasında ekonomi savaşı da var bunun anlamı şirketler şirketlere karşı bir savaş halinde demek. Bu da oyundaki gizli bir faktördür.

GP : Metal Gear Solid ‘de mekanik makinalar diğer oyunlarda çok belirgindi, bu son oyunda onların geri gelmesi gibi bir ihtimal var mı ? Yoksa video'da gördüğümüz bio-mekanik makinalaramı odaklanacağız.?

Kojima : Bu bir sır. (Güler.)

GP : Videolar da görünen bir şey dikkatimizi çekti, Snake'in kendine bir şeyler enjekte ettiğini gördük. Bu enjeksiyon nedir ve yaşıyla alakası var mıdır. ?

Kojima : ( Güler). Aslında evet bu da bir sebep olabilir. Ancak başka bir anlamı da var, üzgünüm ki bu konu hakında size hiçbir şey söyleyemem çünkü hikayeyi çok etkiliyor bu durum. 3 gündür Tokya da Oyun Show’larına katılıyoruz , 7 programa katıldık ayrıca her gün 7 radyo programına konuk olduk,bu soruya şöyle cevap verebilirim şimdilik bu enjeksiyona sadece sarımsak diyelim! ( kahkahalar atılır . sarımsak Japonya da çok sık kullanılan ve tüketilen bir yiyecektir .)

GP : MGS4'te bu enjeksiyonları çok görecekmiyiz… yani oyunun temel taşlarından olabilir mi?

Kojima : Çok değil. İlk başta bu enjeksiyonu oyuncunun eşyalarında kullanması için yapmaya karar vermiştik ,ancak takım arkadaşlarımla bunu tartıştık ve oylamaya sunduk daha sonra bunu yapmamaya karar verdik. Hikayede enjeksiyon sadece anahtar eşyalardan birisi olucaktır,sürekli kullanılan bir şey olmayacaktır.

GP : Oynanış biçimine geçelim görülen o ki MGS 4'te köşelere ve objelerin arkalarına saklanabiliyorsunuz. Düşmanlar biz saklandığımızda yani kamuflaj olduğumuz da saklanılan yerlere bakacak kadar zeki mi dizayn edildiler.?

Kojima : Bu çok iyi bir soru. Söyleyebileceğim şu ki düşmanın da duyguları olacak. Örneğin eğer düşman panik içindeyse, hiçbir yere bakmayacaktır çünkü kaçmak isteyecektir. Ama gerçekten düşman sakinse ve saklanıcak bir yer bulmak istiyorsa... bunu yapabilir.. Şimdilik söyleyebileceğim bu kadar.

GP : Oyuncu düşmanların paniklemesi için ne yapabilir, yada genel olarak duygularını değiştirmek için ne yapabilir.?

Kojima : Sorularınla beni gerçekten zorluyorsun ancak hiçbir şeyi açıklayamam. örnek olarak az da olsa bir şeyler söyleyebilirim, eğer düşmanın ayağının önündeki yere ateş edersen belki bu onu korkutabilir. Bu da duygularını değiştirmenin bir yoludur, başka bir örnek verirsem , 4 kişilik bir grupta 3 ü öldürülürse kişiliğine bağlı olarak düşman panikleyebilir,korkabilir çünkü bütün takımı öldürülmüştür..

GP : Snake’in giydiği OctoCamo kıyafetinin zayıf noktaları var mı? Düşmanın kıyafeti etkisiz hale getirme gibi bir olanağı var mı ? Düşman için bir ipucu verilebilir mi ?

Kojima : Aslında Snake'in bu kıyafeti kullanması düşmanlar için değil diyelim, kısaca bu sefer düşmanlar sadece Snake'in peşinde olmayacaklar . Bir savaş alanındasınız, yani Snake’in karşısında olanlar müttefikte olabilir düşmanda. Snake genellikle "A Takımı"ndaki kişileri öldürmeye karar verebilir bu durumda "A Takımı"nın düşmanı olur ve ilk görüldüğü yerde saldırılır.
Ancak bu OctoCamo kıyafeti oyun içinde geniş bir biçimde gizli işleriniz için kullanacaksınız ancak hep gizlenmek için kullanmak zorunda değilsiniz. Savaş alanına gizlice girip girmemek sizin tercihiniz.OctoCamo çok güçlü bir eşya değil çünkü sizi görünmez yapmaz. Eğer bir kez görülürseniz, yakalanma şansınız daha çabuk olacaktır ,bu kıyafeti Kendinizi görünmez yapmak için çok süper bir eşya olarak sakın görmeyin..

GP : OctoCamo kıyafeti bildiğimiz kadarıyla ,şekli,tipi bakımından ahtapot isminden çıktı galiba , Kıyafet Snake'in düşman bir askerin tipine bürünmesini sağlayabilir mi?

Kojima : Hayır sağlamaz.OctoCamo yani ahtapot...ahtapottur.. ve ahtapot olarak kalacaktır, bu yüzden ahtapot bir köpek (hayvan) olamaz. Ancak ahtapot renkleri ve desenleri taklit edebilir.Söyliyebileceklerim Bu kadar..

GP : Oyunda ilerlerken eğer savaşta değilseniz, büyük ve geniş alanlarda çatışmalar yaşanıyorsa bu çatışmalara bulaşmadan geçebilmeniz için iyi bir yola benziyor OctoCamo kıyafeti.?


Kojima : Evet ve hayır desem . Oyun içinde OctoCamo’nun kullanılan tek alet olduğunu söylemiyorum.Bu sadece oyuncular için bir seçenektir. Tabiî ki OctoCamo kullanarak oynanmasını isterim ama bu gizlilik için seçeneklerden biri olacaktır.
Tanıtımda, Snake normal askerlerden biri kılığında saklanıyordu. OctoCamo’yu bu şekilde düşünün, askerlere karışıyor. Tamamen aralarına karışıyor. Bu hemen fark edilmeyecek demek…lütfen OctoCamo’yu MGS 4’ün merkezindeki her şey olarak algılamayın. Oda sadece oyuncular için diğer bir seçenektir.

Özetlersek ,Savaş alanının ortasındaysanız bir şeyler giymek zorunda değilsiniz—belki son hızla kaçabilirsiniz, tıpkı gerçek bir savaş alanı gibi. “Saklanacak yer yok” temasını tamamlamak için OctoCamo yararlı bir alet olacaktır.Oyuncuların görevi tamamlamanın en iyi yolunu kendileri bulmasını seviyorum ve OctoCamo sadece bir yol. Oyuncuların Snake’in savaşamı karışacağına yoksa savaşı es geçerekmi görevi bitireceğine kendilerinin karar vermesini istiyorum.

GP : Snake hala diğer serilerde olduğu gibi o eski gizlilik hareketlerine sahip olabilecekmi? Kontrol hareketleri serinin fanlarına yabancılık çektirecekmi?

Kojima : Evet, bir istisna ile, Snake artık duvara sırtını dayamıyacak [Snake’in klasik sırtını duvara yaslamış elinde silahı sahnesini taklit ediyor] Bu artık oyunda olmayacak.

GP : Herhangi özel bir sebebi varmı?.

Kojima : Sebebi… Savaş alanında bu hareketin çok nadir gerçekleşeceğidir. Kimse gerçek savaşta bu şekilde saklanacak kadar özgür ve rahat değildir. Bununla birlikte o hareketi film gibi bir duyguya çevirdim. Ama artık o hareketi göremeyeceksiniz .Aslında değiştirmemizin bir sebebi daha var. Gerçek hayat da olduğu gibi. Snake bir objenin arkasına saklanıyor ardından etrafa bakıyor , yürüyor veya vuruyor. Daha fazla aksiyon olacak ve sırtını duvara yaslamasından daha akılcı bir yol yaptığımızı düşünüyorum.

GP : İyi bir noktaya değinirsek MGS4’ün PS3 Sixaxis kontrollerinin getirdiği hareket algılayıcı yeteneğini kullanabilme olasılığı var mı?

Kojima : Evet hareket algılayıcı sensörleri kullanacağız. Ama şu an nasıl kullanılacaklarını açıklayamam.

GP : PS3 kumanda cihazında titreşim özelliği olmadığını öğrendiğinizde tepkiniz ne oldu. Hareket algılayıcıları yerleştirmek iyi bir değişim oldu mu sizce?

Kojima : Titreşim özelliğini gerçekten özledim ve Sayın Kutaragi’ye geri istediğimi söyledim bile,ileride ne olur bilinmez

GP : Snake’te bir çok yeni hareket gördük. Mesela bir sahnede ölü taklidi yapıyordu ve ardından yavaşça düşmanlarına yaklaşıyordu. Bir oyuncu bu hareketleri nasıl kullanabilecek?

Kojima : Bunun hakkında bir şey anlatamayacağım…. bunun sebebi hikayeyi açık edeceğimden değil. Burada bir çeşit giz var. Bu hareketleri oyunculara geniş bir oynanabilirlik hissi vermek için koydum, daha fazla aksiyon olması için.

Aynı zamanda oyuncuların Snake ile senkronize olmasını istiyorum. O biraz yaşlı—yakında ölecek. Ama ölü taklidi yapmak zorunda, yada yerde sürünmek…kahramanların yapması gereken tipik hareketler. Bu bir tabu. Oyuncuların Snake olmanın duygusunu yaşamasını istiyorum, o duyguya uyum sağlamasını düşünüyorum

GP : Snake'in bulunduğu duruma bakarsak, geçen oyunlardan sonra özelliklerini geliştirdi mi? Yakın dövüş teknikleri gibi mesela.?

Kojima : Aslında,evet düşündük , ancak oyuncuları fazla strese sokmak istemiyoruz ... bu yüzden Snake bir çeşit kas kıyafeti giyiyor. Bu yüzden MGS 2 yada MGS 3 teki gibi hareket edebiliyor. Artık Snake yaşlandı o yüzden eskisi kadar hızlı değil. Ancak oyunda beklenildiği gibi hareket ediyor olabilecek bundan kimsenin kuşkusu olmasın

GP : Oyun diğer serilerin izinden mi gidiyor olacak yoksa yeni bir tarz mı yaratacaksınız ?

Kojima : Eğer bunu söylersem oyunun sırlarından birini açıklamış olurum. Büyük ihtimalle genç görünen Snake'den bahsediyorsun değil mi?

GP : Gizlilik oyunun odak noktalarından biri gibi görünüyor, ancak oyuncu büyük ve güçlü düşmanlarla mı yoksa daha küçük ve zayıf düşmanlarla mı karşılaşacak?

Kojima : Bu konuya hiç girmeyelim .

GP : İnsan olmayan düşmanları kandırmak oyunda büyük bir yer kaplıyor olacak mı ?

Kojima : Net ve kısa cevap vereyim size , Düşmanlar bu sefer sadece insanlar ve makinalar olacak.

GP : OctoCamo'nun kamuflaj özelliği dışında Snake'e verdiği ne gibi özellikler var?

Kojima : Önceki kamuflaj sistemi aynen devam ediyor,böylece oyuncular kıyafetle eğlenebilir. Eğer dokuma seviyorsanız stiliyle oynayabilirsiniz. Sadece saklanmak için değil aynı zamanda eğlenebileceğiniz bir kıyafetle de karşılacaksınız.

GP : MGS 4 ‘ün seyrettiğimiz videolarında gördüğümüz gibi "kaçılacak yer yok" cümlesi aksiyonun her yerde olabileceğini sembolize ediyor. Oyun daha çok gizlilik üzerine mi olacak yoksa aksiyon üzerine mi?

Kojima : Tabiki, temel olan oyunun gizlilik üzerine olması... Bu iç bir zaman değişmeyecek. Ancak eğer isterseniz "süper aksiyon" moduna geçebilirsiniz ki bu sizin seçtiğiniz oyun ilerleme şeklinize bağlı... ancak buna çok iyi hazırlanmış olmanızı tavsiye ederim

GP : MGS 4 serisinde Oyuncular, Raiden karakterini oynayabilecekler mi?

Kojima : Siz oynamalarını öneriyor musunuz? (kahkahalar)

GP : Güzel... Yazı işleri editörlerinden biri bu sorunun sorulmasını istemişti. Raiden' nin kılıcını kullanmak konusunda çok heyecanlıdır kendisi .

Kojima : MGS 2' deki hataları tekrarlamak istemiyorum. Yani Raiden olmayacak.

GP : Peki bu durum, Snake' in kullandığı silahlarına bir etken olacak mı?

Kojima : Evet... Ve onun kullanacağı silahların sayısına şaşıracaksınız. Ayrıca çeşitli ilave ekipmanlar ile silahlarını upgrade edebilecek.

GP : Silahlara ilave ekipman derken; Susturucu, ışık, lazer görüş gibi şeylerden mi bahsediyorsunuz?

Kojima : Evet..El bombası fırlatıcısı, nişan dürbünü.. Bizim ekipte bulunan arkadaşlarımın kafasında inanılmaz askeri silah çeşitleri vardır. Onlara ayak uyduramıyorum,oyun için tasarlanan karmaşık silah çeşitlerini ben yapamam. Silah ekipmanlarının tasarımını takımdaki arkadaşlarıma bıraktım.

GP : Bu ekipmanlar her silahta kullanılacak mı? Yoksa bir veya iki silahta mı kullanılacak?

Kojima : Kaç tane değişikliğin mümkün olduğuna gerçekten şaşıracaksınız. Daha önceki Metal Gear Solid oyunların da gördükleriniz gibi olmayacak.

GP : Oyuncular, bu silahlara nasıl sahip olacaklar? Bulacaklar mı, satın mı alacaklar, yapacaklar mı yoksa alışveriş (ticaret) mi yapacaklar?

Kojima : Güzel bir soru.(kahkahalar) ama buna cevap veremem. (daha çok kahkaha) Lütfen bunu öğrenmek için biraz bekleyiniz. Oyunun özelliği ve hikayesi bu sorunun cevabında,

GP : Oyun esnasında, oyuncudan oyuncuya veya online olarak alış-veriş (ticaret-takas) yapabilme olasılığımız var mı olacakmı.?

Kojima: Evet.

GP : Yakın dövüş silahları hakkında biraz daha ayrıntı verebilir misiniz? Görünen o ki, bu eklentiler seriye bağımlılık yapacak

Kojima : Bunu açıklamak şu an için çok zor. Size birazcık açıklama yapabilirim. Aslında, oyun eksiksiz.

GP : Hmmm Takım A ve Takım B hakkında daha önce birşey söylemiştiniz; Oyuncular maceralarını tekrarlayabilecek, her defasında farklı deneyimler yaşayabilecek mi?

Kojima : "Önemli tekrarlar" Bana kalırsa eski bir düşünce. Oyunu, her oyuncu kendi tarzında oynayabilecek. A şehrindekilerle takım kurup, B şehrindekilerle savaşacak. Eğer, A şehrindekilerle savaşı kazanırsa daha hızlı ilerleyebilecek. Veya tam tersi olacak.

Ayrıca olayların güncel durumlarına bakabilirsiniz. İlk önce A takımıyla birlikte çalıştığınızı düşünün. Daha sonra "A takımı yerine, B takımını seçseydim" diye düşünebilirsiniz. Oyun tarzınızı güncel durumlara bakarak anında değiştirebileceksiniz.

Örneğin; B şehrinin cephelerindekiler sizden önde gidiyor. ve bir tanka sahipler. Onların tankının arkasında saklanıp, ilerleyebilir ve düşmanlarınızı yenebilirsiniz.
Bu durumda, elbette tankı A için korumak isteyebilirsiniz. O zaman, düşman B' lerin tank savarlarınıda imha etmelisiniz. Bu durum şuna örnektir; Düşmanın gelişimine ve yaptıklarına göre oyuncu her zaman bir seçeneğe sahip olacak.

GP : Oyunda ki silahlar konusunda ne söylemek istersiniz

Kojima : Oyundaki bir çok silah hayali olacak ve bizim asla görmediğimiz gerçek yeni silah olacak. Ve oldukça hızlı bir şekilde gelişecekler,oyuna daha kapsamlı, daha gerçeksi cephanelikler koymak isterdim. Düşünüyorum da, birkaçıyla atış yapabilmeliyim. Çünkü gerçekten ilginç dizaynları var. Hoş bir örnek; MGS 1 ‘ deki Uzak kontrol edilebilir füze. Ve bunlar da oyuna zevk kattığından MGS4’ e daha çok silah ekleyebilirim.

GP : Sormak için hep bekledik ama artık daha fazla bekleyemeceğiz. Metal Gear Solid ve online ile ilgili planlarınız neler?

Kojima : Güzel. Aslında Sony, online planları hakkında bizimle henüz konuşmadı. Ben Metal Gear Solid’ in online nasıl olacağını ve bu projeyi nasıl yürütebileceğimizi sürekli düşünüyorum.

Mesala ; PSP oyunu Metal Gear Solid: Portable Ops, MGO ‘ nun her zaman kafasında olan bir projeydi. Hangi platforda olacağı ile ilgili değildi. MGO dünyasında platform mesele değildir. PC, Xbox 360, PS3, handheld, Wii... MGO’ nun ana düşüncesi ;herkesin bu oyunu oynayabileceği bir dünya yaratmaktı.

GP : Daha büyük ve daha pahalı oyunların gelmesi MGS 4 ün online modu için acele etmeniz gerektiğini hissettiriyor mu? Yoksa single – player ile yolunuza sakince devam mı edeceksiniz?

Kojima: Hem online hemde tek oyuncu olarak düşündüm. Online oynamanın avantajları var. Tek oyuncu olarak saatlarce kahraman olmak veya kazanmak için saatlerce konsantre olup oynayabiliyorsunuz. Bunlara eklenecek şeylerle ilgili iyi düşüncelerim var. Yani, online ve tek oynamak ikisi de ayrı önemli şeyler.

GP : MGS4'ün,daha sonradan başka bir cd ile eklenen MGS3 multi player modu gibi içinde dahili bir multi player modu olacak mı?

Kojima : Söyleyemem çünkü bu farklı bir şey. Aslında bunu düşünüyoruz.

GP : PSP için de planlarınız var mı .? PS3'deki MGS4 ve Mobil Ops gibi?

Kojima : Evet, tabi ki var.

GP : Nasıl olacağı ile ilgili bizimle biraz paylaşımda bulunur musunuz ? Mesela ayrıcalıklı bir görüş, radar gibi bu tür öğeler gibi?

Kojima: Açık açık belirtmeliyim ki şuan için bunu paylaşmak çok zor.

GP : MGS4’ ün hedefi 1080p ‘ mi? 1080p’ yi önemli bir özellik olarak düşünüyor musunuz?

Kojima : Bunun cevabı çok basit. Biz HD konusunda ısrarcı değiliz. Küçük ekranda bazı şeyler daha hoş görmek isteriz. Fakat Xbox 360 ve PS3’ te bu ne yazık ki söz konusu değil.Ben HD ile ilgilenmiyorum. Daha güzel, daha iyi görüntü ve çok detay ve daha çok hata demektir.
Aslında biz MGS oyunlarında ekrandaki görüntüyle değil oyunun atmosferiyle daha çok ilgileniyoruz.
Oyuna gerçeklik hissi verebilmek için tozlu,kirli atmosferler kullanıyoruz. Takımım önümüzdeki 2-3 yıl daha HD ihtiyaç duymayacaktır..

GP : Başka fantazileriniz var mı mesela Nintendo Wii ile çalışmak gibi,Çünkü Wii HD grafik kullanmıyor

Kojima: Wii!! (kahkahalar) Evet, yapacağım. Bunu hergün söylüyorum. (kahkaha) Ama önce dev bir yapıt olan MGS 4 bitirmem lazım. Yani bu iş bitene kadar hiçbir şey yapamam.

GP : PS3 donanımına geri dönelim. PS3 CPU Cell ile meydan mı okuyor?

Kojima : Tabi ki. Ben tüm programlara ait teknik özellikleri bilemiyorum. O yüzden size bu konuda bir açıklama yapmam çok zor. Fakat zor bir konu olduğunu biliyorum. Zaten kolay ve basit olsaydı, onu diğer oyunlardan nasıl ayırt edebilirsiniz ki ? Farklı bir şey yaratmak çok zordur.
Bu konu hakkında Çok fazla şey söylersem sayın Kutaragi gerçekten üzülebilir. PS3’de çalışmak zordu, ps2’ de olduğu gibi.

GP : MSG 4 PS 3 platformuna özel olarak mı uyarlandı yoksa Xbox 360 için yaşanan gelişmelerde sizi ilgilendiriyor mu?

Kojima : Xbox360 için bir şeyler yaratmak için güçlü isteklerim var. Amerika ve avrupada bu yıl iyi satış yapacağını düşünüyorum. Bir Gears of War fanı olarak , bu benim çok ilgimi çekiyor.
Açıkça söylemeliyim ki; Pc içinde bir şeyler tasarlamak istiyorum. Örneğin. multi-platform formatı.
Pc üzerinde düzenli olarak çalışıyorum,Dünya üzerindeki Playstation platformlarından çıkacak sonuçlar bazı şeyleri kanıtlıyor,bugüne kadar MGS4 sadece ps3 için hazırlanmıştı.

GP : Pc oyuncuları sizi böyle bir projede gördüklerine çok sevineceklerdir.

Kojima : Bunu bende çok istiyorum. Fakat bazı çalışanlarımız, özellikle genç olanlar PC üzerinde çalışmaktan pek hoşlanmıyorlar.PC’ ye ilk partide saçma bir giriş yapmak istemiyoruz.

GP : MGS fanlarının çoğunluğu video sahnelerinin sunulmasından hoşlanıyor. Fakat azınlık bir grup bunun oyuncularda çok fazla yaşanmış bir deneyime sebep olduğundan oyunu zevkini düşürdüğünü açıklıyor. Bu şikayetler mgs4'de videoları etkileyecek mi?

Kojima : Aslında ben videolardan memnunum böyle oyun yapmaktan hoşlanıyorum , böyle düşünceler olabilir. Benim şahsı düşüncem video sahnelerinin uzun olması iyidir. Ayrıca biz film yaratmıyoruz zaten oyun yaratıyoruz bazı sahnelerde bu tip videoları kesmeyi planlıyoruz
Fazla açıklama yaparsak oyuncunun heyecanını azaltabiliriz. Ayrıntılara girsek fikirleri düşünüp Örneğin; Zone of Enders 2’ de olduğu gibi. Oyuncu bizim o karakterleri yaratırken harcadığımız çabayı gözetmeden, düşman ayrımı yapmadan atışlar yapar.
Yeni karakterleri ya da düşmanları iyi tanımak ve göstermek için videolar ekledik,oyunlar böyledir. Biz oyunlardaki tatanıtımları ve ayrımları açıklayabilmek için bunu yaptık.
Bu MGS4 te cinematikler çok daha fazla. Diğer serilerde bu daha azdı.

GP : Half-Life ve hatta MGS3 te “yaşanan” video sahneleri takip ettiğinizde hikayeyi çözebiliyorsunuz . Bir hikayeyi anlatmak veya sinematik görüntü kullanarak oyuncuları etkilemek ilginizi çekiyor mu?

Kojima : Tabiki ilgimi çeker. MGS4’te olabildiğince bu etkileşim var. Sinematikleri bu sebepten dolayı yapıyoruz. İzin verilseydi film sahneleri ekleyerek daha hoş görüntüler yapabilirdik.

GP : Resistance: Fall of Man oyunun da 22GB kullanılmakta. (edit: bu aralar 16 gb olarak değişti.) MGS 4 içinde bu next-gen donanım ve geniş kapasite gerekli mi?

Kojima : Doğrudur. Aslında daha fazlasına ihtiyacımız var.

GP : Sony’ den Phil Harrison’ ın açıklamasına göre PS3 ile 50 Gb kullanım gelecekmiş. Siz de bu bilgiyi onaylıyor musunuz?

Kojima : Onaylıyorum. Daha yüksek çözünürlük için daha büyük dataya sahip olmak gerekir. Geçtiğimiz yıllarda 8-bit desteği ile çalışırken. 1 MB ROM’ lar çıkmıştı. Ve “wow mühteşem” diye düşündüm. Fakat şimdi yetmiyor. CD-Rom lar çıktığı zaman daha büyük bir alana sahip olduğumuzu düşündük. Ne zaman ses eklemeye başladık o zaman depolamalar yetersiz kaldı. Hatta Blu-Ray bile çıktığında yeterli geleceğini hissetmedim. Sinematikler bu alanı hemen doldururdu zaten. Blu-Ray in 20 GB gibi devasa bir alana sahip olduğunu duyarsınız fakat bu gerçekten büyük bir alan değildir. Temel olarak HD ve 5.1 eklentilerini yaptığınız zaman bu alan size küçük gelecektir. PS 2 deki ses ve grafik düzeyini sürerseniz Blu-ray size geniş gelir.

GP : Sürekli genişleyen donanımlarla çalışmak daha çok depolamaya gereksinim duymak sizi korkutuyor mu? Bu data yığınlarının altına gömülmek sizi endişelendiriyor mu?

Kojima : Bu tür şeyleri pek önemsemiyorum. Geçmişte programları sıkıştırmak için çok zaman harcardık. Fakat artık öyle değil. Her şey daha basitleşti, kolaylaştı.

GP : Standart DVD ile çalıştığı için X 360 ile çalışmayı biraz daha zor bulabilirmisiniz?

Kojima : Zorluklara meydan okumamız şart değil.Bir çaresini bulurduk. Dual-player veya çift disk formatını kullanırdık.

GP : MGS fanları geri dönen Otacon ve Meryl karakterleri hakkında çok meraklılar. Oyundaki rolleri hakkında biraz ayrıntı verebilir misiniz?

Kojima : Gerçekten söyleyemem. Onların gelişi çok iyi olacak. Sanki eski sınıf arkadaşlarının birbirlerini görmesi gibi olacak. Bu konuda bir şey söylemeyi doğru bulmuyorum. O yüzden bir şey söylemiyorum.

GP : E3’de oyunun açık açık 2007 de piyasaya çıkacağını ima ettiniz . Siz, bu konuda yazın veya yıl sonu olarak bir tarih verebilirmisiniz?

Kojima : Bende bilmiyorum. Çünkü 2007 tarihini veren Raiden’di . Ben değilidim (Gülüşmeler)…


Arkadaşlar Röportaj ne yazık ki sona erdi umarım memnun kalmışsınızdır.Tam olmasa bile bir çok konuya Kojima açıklık getirmiştir…buna da şükür diyelim…çevirilerde bir hatamız yanlışımız olduysa şimdiden özür diliyorum…Ayrıca bu yazının çevirisinde emeklerinden dolayı Forum Moderatörümüz angelus_d ve üyemiz Mealstormb'a çok teşekkür ediyorum …

Kaynak : Tıklayınız


______________________________________________________________________________________________________________


Metal Gear Solid 3 Boss ( Patron )

Boss,efsane olmuş Amerikalı bir asker Kobra birliğinin kurucusu ve lideri,Amerikan özel kuvvet birimlerinde herkes ona anne diye hitap eder.2. Dünya savaşı sırasında Normandiya çıkartmasının bir parçası olarak efsaneleşmiş bir asker olarak hikayede anlatılıyor.Boss ve Kobra ekibi sayesinde müttefik güçleri zafere ulaşmıştır.Ruslar onu Voyevoda olarak tanımaktadır ve bilmektedir.

A.B.D ‘de bulunan çok güçlü ve zengin insanlardan kurulu ve kendilerine gerçek vatanseverler olarak tanıtan bu insanların kurduğu “Wiseman” adını verdikleri özel bir komitede ki üyelerden birinin kızıdır.

Boss ,Amerikan ordusunda özel kuvvetler yaratmak ve eğitmek için önemli görevlerde bulundu kendine has özel yakın dövüş teknikleri buldu ve bunu orduda özel birliklerde kullandı,kullandığı bu dövüş tekniğine ( Close-Quarters Combat)-(CQC) adını verdi.Orduda hiç kimse bu dövüş tekniği konusunda onunla başa çıkamadı,bu özel dövüş tekniğinin kendisine göre has bir yapısı vardı.Ayrıca Boss oyunda gördüğümüz ve kendisine özel olarak yapılmış Patriot olarak bilinen bir silah kullanırdı,bu silah XM16E1 silahının uyarlamasından yapılmıştır.Bu silahın en büyük özelliği ise mekanızmasını içten besleyen bir sonsuzluk mermi gücüne sahip olmasıydı..(oyunda sonsuz bir mermisi olan silah gerçekten düşündürücü)oyun içinde geçen bir senaryoda Snake ve Sigint arasında yapılan konuşmada bu silah için tiye alınabilecek esprili konuşmalarda olmuştur.


1942 yılın da Kobra birliğini kurdu ,1944 yılının Haziran ayında Boss ve ekibi Normandiya çıkarmasında çok önemli bir görev almak için orada bulundular.Onların görevi düşmana ait olan çok güçlü ve etkili bir silah olanV-2 roketlerinin yerini tespit etmek ve onları yok etmekti,bu göreve geldiğinde Boss hamileydi takip eden günler içerisinde savaş alanında bu çocuğu doğurdu,doğurduğu bu çocuk Revolver Ocelot’dan başkası değildi,üstelik bu çocuğun babasıda Sorrow’du.

1947 yılına gelindiğinde Boss Kobra birliğini dağıttı.Aradan geçen uzun bir dönem ondan hiç ses çıkmadı.1951 yılında 1 Kasımda ortaya çıktı,Amerikan hükümetinin Nevada çölünün 7.bölgesinde gizli sığınakların birinde görev alması için çağrıldı.Hükümet çok gizli bir proje altında burada çalışmalarını sürdüyordu.Bu projenin adı “Buster Dog”tu,Boss bu projede bir çok atomik testlere katıldı.

1960 yılına gelindiğinde Boss gayri resmi bir görevde yer alması için yeni bir görev verildi ,bu görev için Amerikan hükümeti tarafından insan verisinin uzaydaki kapasitesini ölçmek için uzaya yollandı.( Uzaya yollanması Astronot Yuri Gagarin’in uçuşundan 1 yıl önceydi )Maalesef bu uzay yolculuğunun dönüşünde kozmik bir radyosyona yakalandı.A.B.D’de bunu tedavi edebilecek bir teknolojiye henüz sahip değildi bu yüzden Boss’a hiç kimse sahip çıkmadı ve destek olmadı.

1961 yılında Amerikan hükümeti onu uzaklaştırmak ve ondan kurtulmak için Boss’u Küba’ya yolladı burdaki görevi sözde Küba ‘da sürgünde bulunan insanları kaçırıp Amerikaya geri getirmekti.CIA ona bu görevde yardım edicek ve isteklerini sağlıyacaktı,ama işler hiç de onun dilediği şekilde ve hesapladığı şekilde gitmedi.Amerikan hükümeti onları ele verdi ve kurtarmak istediği insanlar Küba ordusu tarafından öldürüldü.1962 yılında CIA’de önemli görevlerde bulunan Sorrow ‘la karşılaştı.Sorrow çocuğunun babasıydı ama Kübadaki olaylarda onunda parmağı vardı .Sorrow 2. Dünya savaşından sonra Sovyetler Birliğine gitmişti ve burada da Boss’la karşılaşınca onun tarafından öldürüldü.Sorrow’un kendisini öldürme yönünde Boss’a karşı hiçbir telkinde bulunmadığı hikayede yazmaktadır.

Boss daha sonra Kobra birliğinden geri kalanları toplayarak Sovyetler Birliğini terk eder ve ülkesine gizli yollardan geri döner.Artık yaşanan bu olaylardan sonra Boss bütün dünyanın tanıdığı bir hain ilan edilmiştir.Gerçekte Boss hakikaten bir hainmiydi yoksa çok iyi bir vatan severmiydi yada çift taraflı çalışan bir ajanmıydı.Yaşanan bu olaylardan sonra işin içine Yevgeny Borisovitch Volgin ,Yani Albay Volgin giriyor.Volgin Sovyetler Birliği ordusunun içinde bulunan ve çok uç fikirleri olan Brezhnev hizibinin bir üyesi ve Stalinist olan bir Albaydır.Bu adamların amacı Sovyetler Birliğinin başında bulunan Khrushchev hükümetini devirmek ve yönetimi ele geçirmektir.Bunu yapmak içinde korkunç planlar peşindeydi Amerika ve Sovyetler Birliğini birbirine düşürecekti ve bu planını gerçekleştirmek için Boss’dan kendi saflarında yer alması için ona teklif götürdü,arkasında bulunan güçler büyüktü mali destek yönünden oldukça büyük bir paraya sahipti ve bu paranın 100 milyar dolar civarında olduğu gene hikayede anlatılmaktadır

Bu büyük mali gücü elinde bulunduran Albay Volgin süper bir silah olarak yaratılan Shagohod adlı silahı geliştirebilmek için Groznyj Grad’da büyük bir askeri istihkam kurdu ve bunu takıben Tselinoyarsk'ta Amerikalılara ait bir nükler silah olan ve adını Davy Crockett olarak bilinen silahı patlattı.Amacı Amerikayla Sovyetleri bu nükler patlamayla birbirine düşürücekti.Ama Khrushcev patlatılan bu nükler silahtan Amerikalıların sorumlu olmadığına karar verdi ve kendisine sunulan bütün delilleri kabul etmedi.Amerikan hükümeti olanları öğrendikten sonra bazı suikastlar yapması için Rusya’ya özel birliğini yolladı.Boss’a tekrar geri döndüğümüzde acaba onu esas görevi bu olanlardan tamamen haberi olan Amerikan hükümetinin onu bu görevde kullanıp her şeye son noktayı koymasını istemesimiydi.Boss Volginin bütün planlarınımı bozucaktı yoksa onun saflarındamı yer alıcaktı işte bu yüzden hükümet bu görevi tamamen bitirmesi için Naked Snake görevlendirdi ve yolladı.Boss artık şunun farkındaydı en çok sevdiği öğrencisinin ellerinde ülkesi için yaşamını sona erdirecekti.Dünyanın en büyük hainlerinden birisi ilan edilen ve o şekilde anılıcak olan Boss’u öldürmeyi başaran Snake onun mezar taşının üstüne şunları yazmıştır.”Dünyayı kurtaran gerçek bir vatanseverdir”
Boss,Snake’le son düellosundan önce kendi arzularından bahsetmiştir.Bütün dünya insanlarının aynı şeyi görmesi ve istemesi hakkında konuşmalar yaptı.Böylece onun ölümünden sonra bütün dünyada bir hain olarak anılabilirdi ama onun gerçek inançları bütün dünya insanlarının birleşmesi ve beraberce olması yönündeydi.


BOSS'u anlatan çok güzel bir video seyrederken hele ki müziği dinlerken kendimden geçmişim duygusal bir video





Metal Gear Solid 3 The Sorrow ( Üzüntü )


Sorrow,Kobra birliğinde herkes onu "Spirit Medium Soldier" ( Medyum Asker ) diye bilir.Kobra birliğindeki askerlerden , Sorrow’un çok daha inanılmaz yetenekleri ve güçleri vardır,birlikteki arkadaşlarının hiç birini beğenmez ve onlardan hoşlanmaz,onun yeteneği medyumluğundan kaynaklanır ve o ölü çağırabilir.O savaşta Ölü askerlerin ruhlarını çağırarak onların yeteneklerini kullanabilir bu yeteneğini kullanarak düşman birliklerinin konumlarını ve bilgilerine sahip olabilir.

Boss ve Sorrow 2.Dünya savaşı sırasında 1944 yılında Normandiya çıkarmasında Kobra birliğinin bir parçası olarak beraber savaştılar.Öncesine dayanan bir ilişkilerinden çocukları oldu (Revolver Ocelot) bu çocuk Filozoflar adı verilen kişiler tarafından ellerinden alınarak uzaklaştırıldı.Daha sonra savaş bittikten sonra Sorrow için hem CIA hem de Sovyetler Birliği için çalıştığı söylendi,daha sonra Sorrow 1962 yılında gizli bir görev için gittiği Tselinoyarsk’ta karşılaştığı Boss tarafından öldürüldü (Sol gözünden vurularak) cesedi Dolinovodno denen nehrin kenarında bulundu ,daha sonra Sorrow Mgs 3 serisinde bu nehrin oralarında bir hayalet olarak Snake’in karşısına çıktı,o sürekli ağlamaktadır ve sol gözünde kan şeklinde yaşlar gelmektedir.Yağmur ne zaman gökyüzünden düşmeye başlarsa onun hayaleti gözükmeye başlar.Sorrow oyun içinde ne zaman gözükse Snake sürekli yardım etmiştir.İp uçları vermiştir(Bir telsiz frekansı),Snake’in gördüğü bir rüya sırasında ona Dolinovodno nehrinden aşağıya doğru yürümesi için onu zorladı,bunun sebebi öldürdüğü yaşamların üzüntüsünü hissetmesi ve acı çekmesini sağlamaktı yaşadığı görev boyunca öldürdüğü insanların ruhlarıyla bir kez daha burda yüz yüze gelmek zorunda kaldı. Snake bu nehir yürüyüşünün sonuna geldiğinde Sorrow’un cesediyle karşılaştı,bir kez daha Sorrow’un ruhu çıktığında Naked Snake,hem kendisinin(Big Boss) hem oğulları olan Solid Snake,Liguid Snake ve Solidius Snake ‘in öldürüleceğinden bahsetti ve bunun kaçınılmaz olduğunu söyledi (Çeviriyi böyle anladım ).

Sorrow,oyun içinde Albay Volgini öldüren yıldırımı çağırmasından falanda bahsediyor.Nedeni ise sonuçta o bir Kobra birliğinin üyesidir.Snake düşman görünmesine rağmen bir çok yerde ona yardım etmiştir.Albay Volginin ölmesinde Snake yardım ettiği gibi,Sorrow daha sonra hikayede Boss’un ölmesinden sonra onunla birleştikten sonra ortadan kaybolur.Daha sonra Sorrow’un Kamuflajınıda alabiliyormuşuz ve özel yeteneklerini ,bu yetenekler sayesinde de Snake’in adımlarını çok daha sessizleşebiliyor ve düşmanlarına çok daha kolay bir şekilde yaklaşabiliyormuşuz...




Metal Gear Solid 3 The Fear ( Korku )

Fear,Kobra birliğinde herkes ona "Spider Soldier (Örümcek Asker) diye hitap eder.İnsan üstü bir hıza ve çevikliğe sahiptir.Görünüşü anormal derecede korkunçtur.Vücudunda bulunan dirsek yerleri çift birleşimlidir.Kertenkele gibi uzun bir dile sahiptir ve bu dili sayesinde avlarını kavrayıp kendisine çeker.Eklem yerlerini çıkarma yeteneğine sahiptir ve bu yeteneği sayesinde de bir örümceğin şeklini alabilir,sıçrayabilir ve tırmanabilir.Ağaçların üzerinde de rahatlıkla dolaşabilir ve atlayabilir ve bunları yaparkende çok değişik figürler ve hareketler kullanabilir.

Fear genellikle üzerinde çok kullandığı ve sevdiği birisi büyük birisi küçük olmak üzere 2 tane yay taşır.Büyük olana William küçük olana da Joe ismini vermiştir.İki yayıda çabuk ve hızlı şekilde kullanır birisinin oku bittiğinde öbürünü kullanır aynı andada öbürünün okunu hızlı bir şekilde yerleştirir.Kullandığı okların çoğu zehirlidir ve bu zehirlerinin çoğunu örümceklerden ve yılanlardan alıp kullanır.Ayrıca üzerinde el bombaları ve yangın çıkartan oklarda taşır.Fear’ın hızı ve esnekliği sayesinde onunla silahsız olarak dövüşmek oldukça zor ve imkansızdır.Düşmanının korktuğu en büyük özelliklerinden biriside onu neredeyse görünmez sağlayan gizli kamuflajıdır,bu görünmezliğide esasında kendi gücüne bağlıdır.Ne kadar çok darbe alırsa gücü azalır ve görünmezlik olayı tamamen biter.Fear çoğunlukla güçlü kalabilmek için sürekli beslenir,onun bu özelliğinden yararlanabilirsiniz,etrafta bulunan zehirli yiyecekleri onun yakınına bırakarak onun zehirlenmesine ve gücünü kaybetmesine neden olabilirsiniz ve bu sayede de onu yenebilirsiniz , sonunda Snake onu yendiğinde kendisini bir ağaca bağlayıp örümcek gibi aşağıya salar ve düşmanının kendisine yaklaşmasını bekler ve ona tuzak kurar ona yaklaştığınız da her Kobra askerinin üzerinde olduğu gibi üstünde bulunan Mikro bombayı patlatır ,ayrıca üzerindeki yayında patlamasına ve etrafa küçük parçalar saçmasına neden olurki düşmanını ölürken bile yok edebilsin.

Snake’le oyunda Graniny Gorki bölümünde karşılaştı ve uzun bir ölümcül dövüşten sonra ona yenik düştü,( Fear’ı yendikten sonra Örümcek Kamuflajını alabilirsiniz,kamuflajı giydikten sonra % 70 -80 civarında sabit güc artışı kazanabilirsiniz diyor eğer yanlış anlamadıysam)




Metal Gear Solid 3 The Fury ( Öfke )

Fury,Kobra birliğinin "Flame Soldier" ( Alevli Asker ) kod adlı askeridir.Onun nedensiz ve anlamsız bir şekilde Dünyaya ve insanlara karşı anlaşılması zor bir öfkeye sahiptir.Fury,ateşe dayanıklı,jetpack küçük roket ve lav silahı donanımlı Sovyetler Birliğine ait bir uzay elbisesi giyer.Üzerinde taşıdığı jetpack’de roket yakıtıyla çalışan ve havada uçmasını sağlayan bir alettir.Kobra birliğine girmeden önce Sovyetler Birliğindeyken bir kozmonottu,2. Dünya savaşından sonra Kobra birliği dağıldıktan sonra o ülkesine geri döndü,daha sonra gayri resmi bir görevle uzaya yollandı.

Uzay ‘daki görevini tamamladıktan sonra Dünyaya dönüşü sırasında çok feci şekilde bir kaza yaşandı,bu kaza Dünyanın atmosferine girerken yaşandı ve gemisinde yangın çıktı ve yana yana dünyaya çok da zor olsa inmeyi başarmıştı,çok kötü bir şekilde vücudu yanmıştı,çok kötü bir şekilde acıya maruz kaldı, o müthiş güzelliği Dünyayı maalesef alevler içinde seyrederek yer yüzüne inmek zorunda kaldı.Yaşadığı bu olay onun psikolojisini çok derinden etkiledi ve Promaniacal derecede rahatsızlıklar baş gösterdi ve adını aldığı Öfke’si bilinmez şekilde iyice arttı.Fury,Kobra ekibinde Boss’dan sonra en güçlü olan bir karekterdir.

Fury,oyunda Albay Volgin’in kurduğu büyük tesisler olan Groznyj Grad’daki yer altında bulunan tünellerde karşımıza çıkıyor.Burdaki Snake’le ölümüne kavgasında yeniliyor.Bu kavgasında sürekli Snake’in peşinde onu öldürememesinden dolayı öfkesi iyice artıyor ve bu öfkesi ona pahalıya patlıyor.(Fury’nin yok edilmesinden sonra Ateş kamuflajını almamız mümkünmüş ,Snake’in oyun içindeki patlamalarda falan bu kamuflajı kullandığında bağışıklık kazanabilirliğinden falan bahsediyor yanıklara karşı, artı yanıklar için kullanabileceğimiz merhemden falan da bahsediyor bu sayede Snake’in vücudu daha çabuk iyileşebilirmiş.)




Metal Gear Solid 3 The Pain ( Acı )


Pain,Kobra birliğinde görev yapan ve takım arkadaşları tarafından ona verilen isim daha doğrusu cod adı “Hornet Soldier” ( Eşek Arısı Asker )’dir.Kobra birliğindeki en iri ve en cüsseli askerdir,yaklaşık boyu 2.5-3 metre civarındadır.Bu kadar iri bir bedeni olmasına rağmen oldukça hızlı ve atiktir.

Oyun içindeki en büyük özelliklerinden birisi,Eşekarısı sürülerini kontrol edebilme ve yönlendirebilme kabiliyeti vardır,onun bu özelliğinin sebebi ise geçmişinde ki hayatında sürekli Eşekarılarıyla yaşadı ve onların kendisini sokmasına sürekli izin verdi bu olay aylarca ve yıllarca sürdü,taki artık vücudu bu sokmalara karşı bağışıklık kazanana kadar.Arılarla artık bir bütün gibiydi ,sanki insanlıktan çıkmış Arı kolonosine katılmış birisi olarak kendisini görüyordu,işin ilginç tarafı Eşek arılarıda Pain’i benimsemiş onun emri altına girmişlerdi.Pain’in yüzü arıların sokması sonucu bıraktıkları iğnelerle tamamen kaplanmıştı yüz hattı tamamen belirsizdi bu iğneler yüzünden,esasında arılarla arasının çok iyi olmasının başka bir sebebi daha vardır.Arkasında taşıdığı çantanın içinde Ana Kraliçe Eşek arısı vardı ve bu kraliçe sayesinde de sürüye hükmedebiliyordu ,bu sayede ana kraliçe ‘nin sesini kullanarak arılara rehberlik’de edebiliyordu.

Pain’in en büyük silahları arılardı ama onun haricinde de üzerinde hafif bir makinalı tüfek ve el bombaları da vardı.Bu silahlarla birlikte düşmanına karşı arıları saldırtır ve ona yaşama şansı vermezdi.Pain’e yapılan silahlı saldırılarda ise o arı sürülerini kullanarak vücudun da kalın bir kalkan şeklin de zırh yapabilirdi,üstelik gene arıları kullanarak kendi kopyasını veya şeklinide çıkartabilirdi bu sayede düşmanını şaşırtabiliyordu,onun ayrı bir özelliği daha vardı ,adını kurşun arılar olarak koyduğu başka bir sürüyüde ağzının içinden çıakrtıp düşmanına bir kurşun hızıyla yönlendirir ve düşmanını arılar bir anda sararak onu etkisiz hale getirdikten sonra onun etlerini parçalarlardı.

Snake ,Pain’le yer altında bulunan ve adı Chyornaya Peschera mağarası olarak bilinen yerde karşılaştı ve onu bu mağaranın içinde çok zor bir şekilde de olsa yenmeyi başardı,daha sonra Pain yenildikten sonra Her Kobra birliği üyesinin üzerinde bulunan mikro bombayı faaliyete geçirerek patlattı kendi vücudu ve arı sürüsü de onunla birlikte yok olmuş oldu. ( Bu Boss’u öldürdükten sonra Eşek arısı çizgili kamuflajından falan bahsediyor yani alabileceğimizden ,daha sonra bu kamuflajla Snake kolayca arı kovanlarını yok edebilir ve kendisini izlenebilir hale getirebilrmiş arılar tarafından,yakın düşmanlarına karşıda kullanabilrmiş gibi bir şeyden bahsediyor ama burası yanlış olabilir tam olarak anlamadım ......)


Metal Gear Solid 3 The End (Son)

Boss’un bile saygıda kusur etmediği, Cobra birliğinin “Eski keski nişancısı” (antique sniper). Modern keskin nişancılığın babası olarak biliniyor çünkü tüm modern keskin nişancılık taktikleri onun öğretilerine dayanıyor. 1860’larda doğmuş , 2. Dünya Savaşı dahil sayısız muharebelerde savaşmıştır. Snake Eater operasyonu sırasında (1964) 100 yaşını geçmişti.

Cobra birliğinin birçok üyesi gibi (FOXHOUND ve Dead Cell’in benzer üniteleri gibi), modifiye edilmiş (sakinleştirici dartlar, katlanabilir kundak, tabanca tutamağı) Mosin-Nagant M1891/1930 tüfeğiyle birlikte üstün keskin nişancılık yeteneklerine ek olarak sıradışı, imkan dahilinde doğaüstü yeteneklere sahipti. Aynı silah dünyanın en iyi keskin nişancısı olarak gösterilen Simo Häyhä tarafından da kullanılmıştır. Hayvanlarla sözel ve empati yoluyla iletişim kurmasının yanı sıra onları kullanabilir (özellikle tecih ettiği papağanı gözcü olarak kullanması gibi). Onunla mücadeleniz sırasında papağanını öldürürseniz çok daha saldırgan olur. Aynı zamanda ototroftur: cildiyle, kaslarıyla bütünleşik simbiyotik fotosentetik yosun yemeden, içmeden uzun süre yaşamını idame ettirebilmesini sağlamaktadır. Yosun kaplama, günlük giyimiyle birlikte ona mükemmel bir kamuflaj sunmaktadır.

Kod adı, The End, ömrünün son demlerinde olmasından geliyor. Savaş dışında yürümekten ziyade tekerlekli sandalyeyi kullandı, zamanın çoğunu ölüme çok yakın olmasından dolayı katatonik bir ruh hali içinde geçirdi. Mücadele sırasında ani çıkışlar yapabilir, hala usta bir keskin nişancıdır. Şayet yalnız bırakılırsa mücadele sırasında bile uyuklamaya eğilim gösterebilir.

Snake Eater operasyonu sırasında Snake End ile Sokrevenno’da ki keskin nişancı düellosunda karşılaştı ve kapıştı: Üç bölge (nehir geçişi, plato, açıklık) aralığında sık ormanda. Snake’i durdurmasına yönelik emirlere rağmen End Snake’i öldürmeye isteksiz göründü; silahı sakinleştirici dartlarla doluydu. Snake’i yenseydi onu öldürmek yerine kilitli olmayan hücreye bırakacaktı. Aynı zamanda sersemletici el bombaları kullanır. Yine de yenildiğinde gizlenmiş bombayı patlatarak Cobra birliğinin diğer üyeleriyle birlikte intihar etti. Bunu yapmadan önce önce Snake’i kendisini yendiği için övdü ve Boss’un onunla iftihar etmesi gerektiğini söyledi.

Hideo Kojima’nın farklı boss mücadeleri ve oyun unsurlarına yönelik tercihlerinin bir sonucu olarak onu izleyip öldürmek yerine pek çok değişik yöntemle alt edebilirsiniz. Termal dürbünle onu bulup sigara dumanı ile sersemletirseniz zafer kendiliğinden gelir. Onunla ilk karşılaşmanızdan (PS2’nin dahili saatine göre) 1 hafta sonra kendisi ilerlemiş yaşı sebebiyle ölür ve mücadeleye gerek kalmaz. Onu Ponizovje deposunun önünde tekerlekli sandalyesine ateş ederek de öldürebilirsiniz, bu durumda onun yerine Ocelon birliğinden bir takımla kapışırsınız. Oyuncu papağanı yakalarsa ve Para-Medic’i çağırırsa komik bir konuşma geçecek ve papağanın yenilemeyecek kadar şirin olduğuna dair ısrar edecek. Şayet oyuncu End’in evcil papağanını öldürür veya yerse, End’in ölüm sahnesinde papağan bir hayalet olarak gözükür.

End MGS 2: Sons of Liberty’de yer alması planlanan “Old Boy” karakterine dayalıdır. Old Boy eski bir Nazi Generalidir ve Boss dahil pek çok askerin akıl hocasıdır. Bu karakter oyunun geliştirme safhası sırasında projeden çıkarılmış fakat konsept bir sonraki oyunda kullanılmıştır.

Hideo Kojima ile yapılan röportaja göre, End’in papağanı MGS 2: Sons of Libert’den Emma Emerich’in papağanlarının büyükannesidir.

MOSS kamuflajı “hold up” a koyarak elde edilebilir ve Snake’e Sokrevenno’nun yosun kaplı zeminlerinde ve diğer yerlerde uzanırken WOODLAND (tahta ile ilgili bir şey?) yüz boyası ile kombine ederek %100 camo index (kamuflaj?) sağlayabilir. Aynı zamanda Snake’e güneş ışığına maruz kalarak veya mağaradaki meşaleyi yakarak stamiayı (enerji?) toparlayabilme yeteneği vermektedir. End’in stamiası bitirilerek, Mosin Nagant elde edilebilir.





Albay Yevgeny Borisovitch Volgin


Nikita Khrushchev’i devirip Leonid Brezhnev ve Aleksei Kosygin i başa geçirerek Sovyetler Birliğinin kontrolünü ele geçirmeyi planlayan Stalinist GRU Albayı. Sovyet Ordusundaki Brezhnev mücadelesinin aktörlerinden biridir. Filozofların Mirası olarak bilinen 100 milyar doları bulan parasal gücü yöneten babası Boris Volgin’den büyük miktarda para almıştır. Bu parasal kaynağı ve süpersilah Shagohod’u dünya hakimiyeti kazanabilmek için kullanmayı ümit etmektedir. Groznyj Grad’da Shagohod adlı silahı geliştirmek için askeri bir istihkam kurmuştur. Aynı zamanda Tselinoyarsk’da Davy Crockett adlı nükleer bombanın patlatılmasından sorumludur.

2.13 lük boyuyla dev gibi, acımasız soğuk kanlı bir sadist olarak ülkesinde tanınmıştır. En belirgin fiziksel özelliği yüzündeki yanık izleridir. Mahkumlara işkence etmekten zevk duyar, onları öldüresiye dövmeden önce göz bağlarını çözerdi. Binbaşı Ivan Raidenovitch Raikov ve Tatyana ile olan ilişkilerinde de görülebileceği gibi biseksüeldir. Kendisine suyu hatırlattıkları için ağaç kurbağalarına karşı fobisi vardır.
2.Dünya Savaşı sırasında Sovyetler 25.000 Polonyalıyı hunharca Katyn Ormanı’nda katlettiğinde o da oradaydı. Savaştan kaçanları da idam etmek onun işiydi.

Vücudunda 10 milyon volt elektrik vardır. Kavgalarında yıldırımlar dahil pek çok güçlü elektriksel saldırıyı kullanır. Elindeki mermileri elektriksel güçleri sayesinde silah kullanmaksızın hedefine karşı kullanabilir. Ateşli silahlara karşı kendisini çevresinde güçlü bir manyetik alan oluşturarak korur. Bu yetenekleri sayesinde batıda Yıldırım olarak tanınmıştır.

Snake Eater operasyonu sırasında öldürüldü. Naked Snake ile olan yorucu kavgası sırasında Sorrow tarafından çağrılan yıldırıma maruz kaldı. Bu yıldırım üzerindeki cephanenin patlamasına ve onun tarih olmasına neden oldu.

Albayla olan ilk kavga sırasında onun tüm güç seviyesini tüketerek COLD WAR (Soğuk Savaş) kamuflajı alınabilir. Parlak renkleri kamuflaj için kullanışsız gözükse de düşman askerlerinin saldırmak için tereddüt etmesine neden olur. (Sovyet bayrağına tesadüfi benzerliği dikkat çekicidir.)

Oyun sırasında Volgin’in diline doladığı "Kuwabara, Kuwabara!" sözü Japonca olup dut ile ilgilidir; bir Çin efsanesine göre dut ağaçlarına yıldırım düşmez. Hideo Kojima, bir röportajda Bay Kuwabra adlı kendisine yıldırım çarpmasından korkan tarihsel bir kişilikten bahsetmiştir. Oyun sırasında dışarda yağmur yağdığında Albay bu sözü söylemektedir. Sona doğru bu sözü söylemez (yıldırımla dalga geçmektedir) ve Sorrow tarafından çağrılan bir yıldırım onun sonu olur.





Dr. Nikolai Stephanovich Sokolov


Shagohod projesinin baş tasarımcısı. Uzaya ilk insanı gönderen A1 Vostok roketinde kullanılan çok kümeli motorun tasarımından sorumlu kişiydi. Yuri Gagarin’in uzay yolculuğundan sonra yeni kurulan OKB-754 tasarım bürosunun başına geçti. Nükleer başlıklı kıtalararası balistik füze (ICBM) atabilen ve roket motorlarıyla tahrik alan devasa tank Shagohod üzerinde çalışmaya başladı. Sonradan kendi tasarımlarından korkmaya başladı ve batıya iltica etmeye karar verdi. Ailesiyle birlikte kendisini Berlin Duvarı’nın ötesine götürecek batılı ajanla irtibat kurdu. Batı Berlin’e geldiğinde bu çetin sınavdan dolayı bitmiş bir halde olduğundan hastaneye kaldırıldı. Sadece bir hafta sonra Küba Krizi patladı. Amerika ve Sovyetler Birliği Küba ve Türkiye’deki füzelerin sökülmesi üzerinde anlaştılar ve kamuoyundan gizli bir şekilde Amerika Sokolov’u Sovyetlere vermeyi kabul etti. 29 Ekim tarihinde Major Zero Sokolov’u hastaneden aldı ve doğu ajanlarına teslim etti. 24 Ağustos 1964’te Naked Snake Tselinoyarsk’a Sokolov’u sessizce kaçırması için gönderildi.

Sokolov GRU’dan Brejnev yanlısı Albay Volgin’in -hayatı pahasına olsa- eline düşmemesi için KGB birlikleri tarafından korunuyordu. Snake odasına geldiğinde Sokolov tasarım kağıtlarını yakmakla meşguldü. Sokolov Snake’e “Şayet albayın adamlarından biriyse asla kendisinden bir şey elde edemeyeceğini” söyledi. Bunun üzerine Snake kendisinin “Geç kaldığı için çok üzülen” Major Zero tarafından gönderilmiş bir CIA ajanı olduğunu açıkladı.

Snake ile birlikte odadan ayrıldıklarında KGB askerleri tarafından tuzağa düşürüldüler. Aniden kendisini Spetsnaz’ın Ocelot biriminin komutanı olarak tanıtan Binbaşı Ocelot’la karşılaştılar. Bu kişi KGB askerlerini öldürmeye başladı. Dakikalar sonra Spetsnaz askerleri tarafından kuşatılınca Sokolov canını kurtarmak için Snake’i yalnız bıraktı.

Daha sonra Snake Sokolovla Shagohod’un füze fırlatma sistemini gördükleri Dolinovodno’daki halat köprüde karşılaştı. Sokolov Snake’e kendisi olmaksızın SSCB’nin bu projeyi bitiremeyeceğini anlattı. Snake ona eşlik ederken The Boss ve onun Cobra birliğiyle karşılaştı. Cobra birliği Sokolov’u yakaladı ve The Boss Snake’i köprüden yüzlerce feet aşağıya nehre atarak icabına baktı. Sokolov nükleer başlık ve havanla meşgul olan Albay Volgin’in dizayn laboratuvarına götürüldü. The Boss Sovyetler Birliğini terk edişinin bir göstergesi olarak OKB-754’ü havaya uçurdu.

Snake, Snake Eater operasyonunda Sokolov’u kurtarmaya gitti. Groznyj Grad’daki silah laboratuvarının batı kanadında buluştular. Sokolov Snake’e hangarı C3 ile nasıl havaya uçuracağını anlattı. Sokolov asil bir karar vererek ABD’ye gitmeyi reddetti. Albay Volgin ikisini de yakaladı ve sorgu esnasında Sokolov’u öldürdü.

Shagohod

Rusça’da step yürüyüşcüsü anlamına gelen Shagohod, kıtalararası kullanılabilen orta menzilli balistik füzeyle (IRBM) donatılmış sıradışı bir tanktır. Pek çok Metal Gear varyantları gibi tek bir kişi tarafından kullanılabilir (yardımcı pilot için yer olmasına rağmen).

İki parçalı bir gövdeye sahiptir. Ön tarafta Arşimet vidalarının bulunduğu hidrolik kolları mevcuttur. Bu kollar iri arka kısmı çekmekte, tankı hovercraft gibi havada askıya alabilmektedir. Oldukça ilginç olan bu mekanizmadan daha sıra dışı olan Shagohod’un roket motorlarıdır. Karada yeterince uzun, dümdüz bir alanda (otoyol gibi) roket motorları sayesinde Shagohod, ana silahı olan nükleer başlıklı IRBM’i fırlatmadan önce saatte 480 kilometrenin üzerinde hızlara çıkabilmektedir. Bu sayede taşıdığı füzeyle dünya üzerinde herhangi bir yeri vurabilir. Roket destekli fırlatmadan sonra tankı durdurabilmek için arkasına paraşütler yerleştirilmiştir.

Bir adet SS-20 “Saber” IRBM’in yanında Shagohod savunma için çeşitli silahlara sahiptir: uçaklara, piyadelere karşı 3 adet makinelı tüfek ve 6 adet karadan havaya uçaksavar füze.

Tselinoyarsk’taki gizli üstte proje için Granin ile yarışan Sokolov tarafından geliştirilmiştir. Projesi Albay Volgin tarafından beğenilmiş ve Snake Eater operasyonu sırasında yokedilen ilk prototipin üretilmesi için gerekli finansmanı sağlamıştır. Granin ise projesini batıdaki kolejlerden birine yollamıştır. Sonradan bu proje Dr. Hal Emmerich (Otacon)’un dedesi tarafından keşfedilmiştir.






_Orcunyus_ -> RE: Metal Gear Solid - Makaleler (1/4/2007 9:59:13 AM)

Sana altınlar fena olsun tulga hocam. [:D] Valla eline sağlık, Hideo bile bu kadarını bilmiyodur [8D]




unleashead -> RE: Metal Gear Solid - Makaleler (28/7/2007 11:02:42 PM)

Ya yani MGS oyunları gercek hikayelerden alınarak mı yapıldı yoksa üstte yazanlar oyunun senaryosu mu?




Kartal5 -> RE: Metal Gear Solid - Makaleler (28/7/2007 11:21:23 PM)

Oyun olduguna göre tabiki kendi senaryasyu, ama hideo kojima hayatindaki olaylardan etkilenen ve cogu zaman o elementleri oyunlarina ekliyen birisi, onun icin neden olmasin..[:D]




Fly_r3 -> RE: Metal Gear Solid - Makaleler (1/2/2008 7:50:57 AM)

MGS: TUS röportajından çeviri

[image]http://www.cinemablend.com/images/sections/3542/3542.jpg[/image]

David seninle tekrar konuşma şansını yakalamak ben ve tüm okurlarımız için büyük bir mutluluk.Bize zaman ayırdığın için teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim.

İlk olarak Konami sana bu oyunda Naked Snake'i seslendirmen için nasıl yaklaştı?
İlk oyunlardaki gibi. Beni aradılar ve pazarlık yaptık.

Bu oyunda Solid Snake yerine onun babası olan Big Boss'u seslendirmek hakkındaki düşüncelerin nelerdi?
Bunun daha güzel olacağını düşündüm çünkü Solid Snake aslında bir klondu ve geriye dönüp onun kimden geldiğini görmek çok ilginç oldu. Aslında sanki aynı karakteri oynuyormuşsunuz gibi fakat farklı hayat tecrübeleriyle. Ben bu karakterin çok iyi bir savaşçı olacağını düşünüyordum fakat bu oyunda hepimiz bir aceminin nasıl bir efsaneye dönüştüğümü gördük. Üçüncü oyunu sevdim.

Konami'nin Naked Snake için farklı ingilizce, japonca, fransızca ses oyuncuları istediği fakat Hideo Kojima'nın aynı ses oyuncularını istemesi üzere tekrar eski ses oyuncularına geri dönüldüğü söyleniyor bu doğru mu?
Bunu ilk kez duyduğumu söyleyemem.

Üçüncü oyunu tamamen yeni ses oyuncularıyla oynamak nasıl bir duygu? Daha önceki oyunlardaki ses oyuncularını özledin mi?
Yeni oyuncular mükemmeldi hepsi gerçekten yetenekli çocuklardı fakat Otacon'u özledim.

Üçüncü oyundaki karakterimiz ilk iki oyundaki Solid Snake'den daha sert. Bunun için ayrı bir efor sarfettin mi?
Çünkü benim sesim sert.Ben aslında o kadar fazla alıştırma yapmam. İlk iki oyundaki Solid Snake gibi konuşmayı denedim fakat o çok tecrübeli bir askerdi Naked Snake ise biraz daha masum duruyor. Bu fark benim vurgulama yapmama biraz yansıdı.

En çok hangi oyunu seslendirmekten zevk aldınız?
Aslında hepsi zevkliydi ama en güzeli sonuncusu oldu.

Bu oyunda geri dönerek Big Boss'u görme fikri sizce nasıldı bu fikri beğendiniz mi?
Elbette. İlk oyunu sevmiştim ikinci oyunla kafam biraz karıştı fakat üçüncü oyunla beraber atmofer hikaye herşey yerine oturdu.

Bu oyunda sizin favori karakteriniz kimdi? En çok kimle seslendirmekten zevk aldınız?
Eva ile beraber mükemmel zaman geçirdik. Paramedic ve Major Tom ve Olcelot'u oynayan çocuk gerçekten çok iyiydi onun hikayesi ve karakteri benim favorimdi.

Metal Gear Solid The Twin Snakes'i oynarken aslında ilk oyunu ufak değişikliklerle tekrar oynuyordunuz bunun hakkındaki fikirleriniz nelerdir?
Bu oyunda yapılan değişikliklerin pek çoğunu hatırlamıyorum. Benim görevim oyunu orijinal hâlinden çok fazla değiştirmemekti.

Birçok değişiklik oyunun fanları tarafından gereksiz bulundu sizcede gereksiz miydi?
Evet bende bunların neden yapıldığını anlamadım. Zaten bana bunlar hakkında hiç danışılmadı.

Konami ile ses sanatçıları arasında parasal sorunların yaşandığı söyleniyor. Bunun hakkında konuşabilir misin yada konuşmak ister misin? Bu Konami'nin ismini fanlar arasında biraz kötüledi.
Aslında Konami yapması gerekeni yaptı bize gayet iyi davrandı. Bu oyunu tekrar seslendirerek çok masrafa girdiler ama ben bunun oyuna pek bi değer kattığına inanmıyorum.

Bir önceki röportajımızda Christian Bale bir Metal Gear filmi üzerinde durduğunu ve bu projede seninde görev alacağını söyledi. Bunun hakkında herhangi birşey söyleyebilir misin?
Christian Bale hakkında hiçbirşey duymadım ama bazı produktörleri tanıyorum ve bu iş içinde aktif bir rol almak isterim. Daha öncedende bilindiği üzere Marvelıin bazı projelerinede yardımcı oldum.

Filimdeki bazı objeler hakkında neler düşünüyorsunuz. Mesela Codec bir film için işe yaramaz?
Bence bu bir bilgi aracı olarak kullanılabilir aslında tamamen yönetmenin düşüneceği bir şey. Bir kişinin kafasındaki bir şey yada walkie-talkie olarak tasarlanabilir.

Yeni yapılan bir film olan Iron Man üstünde çalışmalarınızı hemen hemen bitirmek üzeresiniz. Bu oyun üzerinde çalışmaya benziyor mu?
Tony mükemmel bir karakter.Fakat size onun hakkında pekçokşey söyleyemem.

Filmin uzun zamandır çıkacak olması hakkında ne düşünüyorsun?
Yönetmen hala uğraşıyor aslında pekçok şey bilmiyorum.

David bize zaman ayırdığın için çok teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim.

Çevirinin kaynağı




*K* -> RE: Metal Gear Solid - Makaleler & Röportajlar (22/2/2008 2:07:09 PM)

Yeni farkettim;Çok güzel bir makale olmuş Tulga abi,gerçekten...İnanın çok beğendim ve benim gibi ingilizce fakirleri için harika bir makale olmuş.Yalnız bir ricam var;1. oyundan itibaren hikaye nedir,nasıl gelişmiştir.Kafam çok karışık bu konuda ,laf olsun diye demiyorum, gerçekten.Bunun bir bilgilendirmesi de olursa(boş bir vakitte) çok çok iyi olur kanısındayım...(eğer varsa böyle bir çalışma,daha önce yapıldıysa link olarak ta rica edebilirim)




Tulga -> RE: Metal Gear Solid - Makaleler & Röportajlar (22/2/2008 8:50:44 PM)

quote:

ORİJİNAL: *K*

Yeni farkettim;Çok güzel bir makale olmuş Tulga abi,gerçekten...İnanın çok beğendim ve benim gibi ingilizce fakirleri için harika bir makale olmuş.Yalnız bir ricam var;1. oyundan itibaren hikaye nedir,nasıl gelişmiştir.Kafam çok karışık bu konuda ,laf olsun diye demiyorum, gerçekten.Bunun bir bilgilendirmesi de olursa(boş bir vakitte) çok çok iyi olur kanısındayım...(eğer varsa böyle bir çalışma,daha önce yapıldıysa link olarak ta rica edebilirim)


Linke tıklarsan biraz bilgi edinebilirsin...MGS'yi tamamen anlatmak çok zor sayfalar yetmez...

http://www.merlininkazani.com/review_screen.asp?GID=2616&frm=




*K* -> RE: Metal Gear Solid - Makaleler & Röportajlar (22/2/2008 8:55:05 PM)

Sohbet havası olsun diye yazmıyorum.Tamam usta ,tam istediğim birşey bu.Çok çok sağol Tulga abi.Hemen arşivlicem.Sayfalarca varmış yahu.Hay gözüme[:@].Ama hata bende sadece forumu kullanmamak gerek,sitede heryere bakmak lazım.Bu da bana ders oldu...[;)]

Edit:Seriyi bitirmiş birisiyim ben DanteStyle,ama ingilizce bilmediğim için konuyu tam olarak bilmiyorum...




DanteStyle -> RE: Metal Gear Solid - Makaleler & Röportajlar (22/2/2008 8:58:30 PM)

Makale cok iyi olmus tesekkürler. bu arada MGS 1. 2. 3. oyunlardan olusan bir paket geliyor PS2 oyunu olarak.. yani MGS bilmeyen arkadaslar MGS4 gelmeden mutlaka fikir edinsinler bu paketle [;)]




ugur123 -> RE: Metal Gear Solid - Makaleler & Röportajlar (18/4/2008 6:57:24 PM)

Metal Gear Solid 2 Karakterler

Solid Snake

Geçmişte dünyayı üç kere Metal Gear tehdidinden kurtarmış olan efsanevi kahraman.Eskiden askeri bir birlik olan FOXHOUND'un üyesi olan Snake şimdi devlet dışı bir anti Metal Gear grubu olan Philanthropy'nin üyesidir.Bu grubun amacı dünya üzerindeki Metal Gear'ları tespit edip etkisiz hale getirmektir.


Otacon

Shadow Moses olayından sonra, Snake'le birlikte Philantrophy grubunu kuran Otacon çok zeki bir bilimadamıdır ve bilgisiyle Snake'e görevlerinde yardımcı olmaktadır.

Revolver Ocelot

Naomi Hunter dışında, Shadow Moses olayından sağ kurtulmuş tek FOXHOUND üyesi olan Revolver Ocelot, Metal Gear REX'le ilgili bilgileri karaborsada satarak dünyanın çeşitli yerlerinde değişik türde Metal Gear'ların üretilmesine yol açmıştır.

Raiden

FOXHOUND'un bir üyesi olan Raiden'in gerçek savaş deneyimi olmasa da bir asker olarak yetenekleri sanal askeri eğitim görevleri sayesinde en üst düzeye ulaşmıştır. Raiden'in ilk gerçek görevi "Sons of Liberty" isimli terörist grup tarafından ele geçirilmiş olan petrol tankeri Big Shell'e sızmaktır.Her ne kadar görevinde yalnız olsa da Codec yoluyla destek almaktadır.

Colonel

Codec yoluyla görevi sırasında Raiden'e çevresi,kendisi ve göreviyle bilgi vermekte ve ona destek olmaktadır.Eski bir asker olması nedeniyle askeri konularda geniş bilgi sahibidir ve bu görevi yöneten kişidir.

Rosemary

Raiden'in kızarkadaşı olan Rosemary, kısa adıyla Rose, Raiden'e Codec yoluyla bilgi sağlamaktadır.Kendisi Amerikan ordusunda bilgi analizcisi olarak görev yapmaktadır.Diğer bir özelliği de Raiden hakkında herkesten fazla şey bilmesidir.

Emma Emmerich
Otacon'un üvey kız kardeşi olan Emma bir bilgisayar dehasıdır ve yapay zeka konusunda uzmanlaşmıştır.Kendisi Arsenal Gear'ı yöneten yapay zekayı geliştirmekle görevlidir.

Olga Gurlukovich

Özel Rus paralı asker birliğinin komutanı Sergei Gurlukovich'in kızı olan Olga aynı zamanda bu birliğin bir üyesidir.İçinde bulunduğu birliği ailesi gibi gören Olga, hamile olmasına ve babasının tüm endişelerine rağmen savaşmaya kararlıdır.

Solidus Snake

Solid Snake ve Liquid Snake'in kardeşi olan Solidus Snake genlerindeki bozukluk nedeniyle aynı yaşta olsalar da kardeşlerinden daha yaşlı gözükmektedir. Savaşırken kendisine insanüstü bir güç sağlayan özel bir "güç kıyafeti" giymektedir.

Vamp

Vamp, Dead Cell'in en çevik ve en hızlı üyesidir.Kan içmek,kurşunlardan etkilenmemek ve su üstünde yürümek gibi vampirik özellikleri olan Vamp aynı zamanda bıçak kullanmakta ustadır.

Fatman

Adını Nagazaki'ye atılan atom bombasından alan Fatman bir patlayıcı uzmanıdır ve dünya üzerindeki en büyük patlayıcı uzmanı olarak ün yapmayı saplantı haline getirmiştir.Savaşırken kullandığı ana silah Glock 18 otomatik tabancadır.Oldukça şişman olan Fatman, kalın ve patlamalara dayanıklı bir bomba giysisi giymektedir ve hızlı hareket edebilmek için paten kullanmaktadır.

Fortune

Dead Cell'in lideri olan Fortune'un kurşunların kendisine ulaşmadan yön değiştirmesini sağlayan doğaüstü bir yeteneği vardır.Lady Luck olarak da bilinen Fortune savaşırken büyük boyutta bir çeşit lazer silahı kullanmaktadır.

KAYNAK




ugur123 -> RE: Metal Gear Solid - Makaleler & Röportajlar (18/4/2008 8:25:50 PM)

Metal Gear Solid 1 Karakterler

Solid Snake

Eski bir FOXHOUND üyesi olan Solid Snake, Outer Heaven Krizi ve Zanzibar Ayaklanması'ndaki başarılarından sonra efsanevi asker ve imkansızı mümkün kılan kişi olarak ünlenmiştir.Yaşadığı olaylar sonrası FOXHOUND'dan ayrılıp Alaska'da inzivaya çekilmeye karar verse de eski komutanı Albay Campbell tarafından Shadow Moses Adası'na sızması için göreve çağrılmıştır.


Albay Roy Campbell

FOXHOUND'un eski komutanı olan Roy Campbell ordudan emekli olsa da Solid Snake'le yakın ilişkisi olan tek kişi olması nedeniyle tekrar göreve çağrılmıştır.

Meryl Silverburgh

Albay Roy Campbell'in yeğeni olan Meryl yeni mezun olmuş bir askerken ilk gittiği görev yeri Shadow Moses'taki terörist saldırı sonucu olayların içine çekilmiştir.

Naomi Hunter

FOXHOUND'un başhekimi olan Naomi aynı zamanda genler ve gen terapisi konusunda uzmandır.

Mei Ling

Çin asıllı olan Mei Ling bir bilgisayar uzmanıdır ve Shadow Moses'daki görevi sırasında Snake'le bağlantıyı sağlamakla görevlidir.Ayrıca Snake'in kullandığı radar ve Codec'in de mucididir.

Nastasha Romenenko

Yüksek teknolojili silahlar ve nükleer silahlar konusunda uzman olan Nastasha Romenenko Snake'e görevi sırasında Codec vasıtasıyla bilgi vermektedir.

Master Miller

Tam adı McDonnel Benedict Miller olan Master Miller hayatta kalma teknikleri eğitimcisi olarak birçok askeri birlikle beraber çalışmıştır.Ordudan emekli olduktan sonra Alaska'da yaşamaya başlayan Miller, Shadow Moses olayı sonrası Snake'e yardım etmesi için tekrar göreve çağrılmıştır.

Hal Emmerich

ArmsTech şirketinde çalışan bir mühendis olan Metal Gear REX'in tasarımcısı Hal Emmerich, Shadow Moses'a yapılan terörist saldırı sonucu rehin düşmüştür. Japon animasyonlarının büyük hayranı olan Hal Emmerich'in lakabı olan Otacon ismi kendisi gibi animasyon sevenlerin biraraya geldiği "Otaku Toplantısı"ndan gelmektedir.

Liquid Snake

FOXHOUND'un lideri olan Liquid Snake, Solid Snake'e saçı dışında bir ikizi kadar tıpatıp benzemektedir.Her türlü savaş tekniği konusunda uzmandır ve "Genome Ordusu"nun komutanıdır.Shadow Moses'a yapılan saldırıyı da o planlamıştır.

Revolver Ocelot

Liquid Snake'in sağ kolu olan Revolver Ocelot adını aldığı Revolver tabancasını kullanmakta inanılmaz bir ustalık ve beceri göstermektedir. Kendisi aynı zamanda aradığı bilgiye ulaşmak için işkence teknikleri kullanmaktan çekinmeyen bir sorgu uzmanıdır.

Psycho Mantis
FOXHOUND'un pşişik uzmanı olan Psycho Mantis FOXHOUND'a katılmadan önce KGB ve FBI'la çalışmıştır.Özel yetenekleri arasında telekinezi ve telepati vardır. Yüzündeki yara izlerini gizlemek ve başka kişilerin kendi zihnine istemeden girmesini önlemek için devamlı olarak bir gaz maskesi takmaktadır.

Vulcan Raven

Alaska yerlisi bir şaman olan Vulcan Raven'ın vücüdu çok güçlüdür ve aşırı soğuğa dayanabilmektedir.Vulcan Raven savaşırken inanılmaz gücü sayesinde savaş jetlerine takılan bir çeşit makineli top kullanmaktadır. Ayrıca doğaüstü bazı güçleri olan Vulcan Raven'ın alnında bir kuzgun dövmesi ve vücüdunda da çeşitli başka dövmeler vardır.

Sniper Wolf
Dünyanın en iyi keskin nişancılarından biri olan Sniper Wolf inanılmaz sabrı sayesinde yemeden ve içmeden bir hafta boyunca hedefini aynı noktada bekleyebilir. Iraklı bir Kürt olan Sniper Wolf, kurtlara ve kurt köpeklerine çok düşkündür.Nişan alırken elinin titremesini önlemek için devamlı olarak Diazepam isimli kas gevşeticiyi kullanmaktadır.

Decoy Octopus

Bir kılık değiştirme ustası olan Decoy Octopus kılığına girdiği kişileri en ince ayrıntısına kadar taklit etmesiyle ünlüdür.Hatta kılığına girdiği kişileri daha iyi taklit edebilmek için burnunu,çenesini,yanak kemiklerini yontmuş ve kulaklarını kesmiştir. Bir dönem Hollywood'da dublör olarak çalışan Decoy Octopus daha sonra bir süre CIA için çalışmış ve en son FOXHOUND'a katılmıştır.

KAYNAK




b@RboRy -> RE: Metal Gear Solid - Makaleler & Röportajlar (31/5/2008 1:35:17 AM)

Hideo Kojima: "Ben dahi değilim; asıl dahi George Lucas"

http://www.psu.com/Kojima--+quot;Im-not-a-genius+quot;-News--a0003824-p0.php




RevolverSnake -> RE: Metal Gear Solid - Makaleler & Röportajlar (31/5/2008 7:46:34 PM)

VE altındaki yorumlar[:D]1

Kojima you're INCREDIBLY modest
posted 4:03pm EDT - May 30th, 2008
GunTeng
2

lol. Well, even if he may not be a genius, he has the imagination and the ability to transfer that imagination into a game and see that it was very thoroughly done...to some that is genius enough.

And it may come as no surprise, but Im sure there are millions of MGS fans that are glad he couldn't finish the story in one game...Im one of them.
posted 4:04pm EDT - May 30th, 2008
the_ghostmen
3

kojima is the best
posted 4:05pm EDT - May 30th, 2008
TobiUchiha
4

I've never played a MGS game before but from what I've heard they're incredible hoping to start with MGS4
posted 4:17pm EDT - May 30th, 2008
Neameto
5

He is not a genious!!!



He is brilliant!!!
posted 4:26pm EDT - May 30th, 2008
hyperslug
6

No he is not a genius but he is pretty ok :)

And George Lucas is an idiot (no i don't want to argue, it's just my opinion)
posted 4:28pm EDT - May 30th, 2008
Carl
7

Yes you are. Don't lie.
posted 4:29pm EDT - May 30th, 2008
madiman
8
He IS a genius. However, imagine how much better the games and storyline might have been if he did have them planned out from the start.
posted 4:33pm EDT - May 30th, 2008
Solrac
9

Kojima knows he's a genious , he's just being modest
posted 4:38pm EDT - May 30th, 2008
bnolan56
10

He isn't a genious...he's a god.
posted 4:53pm EDT - May 30th, 2008
clemx2
11

He is very modest.
posted 5:00pm EDT - May 30th, 2008
Killa_5150
12

Kojima is one brilliant game producer, am excited to see the "new Metal Gear" or "Metal Gear 5?". Cant wait!
posted 5:01pm EDT - May 30th, 2008
Limanima
13

I'm all hyped up. I wanna MGS4 fast!! Go go go Koji!!
posted 5:07pm EDT - May 30th, 2008
edward_moffet
14

wow that makes him even more of a genius if this stuff just came off of the top of his head thats even more amazing than if he had planned the whole saga out
posted 5:08pm EDT - May 30th, 2008
Odium_Generis_Humani
15
Please. The guy has an indredible vision, and UNLIKE George Lucas, he can make the chapters of his story actually seem like they were written together.
posted 5:10pm EDT - May 30th, 2008
Denali2
16

a genius no a great imagination and story teller yes i'm surprise sony havent made a movie deal with kojima. mgs would make a great summer blockbuster
posted 5:26pm EDT - May 30th, 2008
Falanx13
17

Hideo is better than Lucas. Sure, Lucas did cool stuff like the first three Star Wars and Indiana Jones movies, but have you seen his latest stuff? Pure crap. Atleast Hideo can carry his series past 3 iterations.
posted 5:44pm EDT - May 30th, 2008
tanner1
18
Kojima & the ps3 r made 4 each other & im so glad 2 b a part of th@
posted 6:33pm EDT - May 30th, 2008
SolsticeZero
19

Kojima is definitely a genius when compared to Lucas. However, my left sock is also a genius when compared to Lucas....
posted 6:41pm EDT - May 30th, 2008
zombieking36
20

Ya know I understand he is modest and all, but weither he likes it or not he IS a genious in all ways!
posted 7:51pm EDT - May 30th, 2008
zbamf
21

We don't call you Grand Master Kojima for nothing.
posted 8:45pm EDT - May 30th, 2008
Alpha2
22

This is the Modesty that most Japanese Developers strive to attain. They dont want to be over hyped they want recognition for trying their best when they do it but will never ask for it. A stark constrast to that bragadocious idiot Itegaki who think's his stupid boob bouncing DOA and near impossible Ninja Gaiden "games" are god's gift to gaming... he|| he probably thinks he IS god, that's why he and M$ belong together.



Kojima would never say that the greatest work his team has ever done in porting a title to another platform form scratch was "no good". He's got more class than that.
posted 9:28pm EDT - May 30th, 2008
MMDs
23

@ Alpha

Amen to that
posted 9:43pm EDT - May 30th, 2008
kudoshinchi
24

maybe he is not like George Lucas but he is himself, one of the gretest story telling developer ever in history
posted 10:33pm EDT - May 30th, 2008
gingo
25

psn id: gingo..... kojima is a genius at implementing storytelling and gameplay together but the guy is just being modest as he said japanese developers like to be like he said before
posted 10:43pm EDT - May 30th, 2008
hush404
26

You know, Geniuses don't know that they are :D
posted 2:14am EDT - May 31st, 2008
DINAMO788
27

"I'm not a genius, i'm just an old designer hired to do some wet work."
posted 3:08am EDT - May 31st, 2008
lurkingshadow89
28

IF your not a genius im a retard. which is probally true either way................... .. .. .. .. . . I LIKE ICE CREAM
posted 4:46am EDT - May 31st, 2008
solid79
29

The meek shall inherit the Earth. Kojima is the man.
posted 6:22am EDT - May 31st, 2008
Dambber
30
"I'm no genious.. never was.. never will be."
posted 10:31am EDT - May 31st, 2008
psycho_mantis
31

kojima is a legend!
posted 11:03am EDT - May 31st, 2008
Pablo0620
32

"I always tried to finish the story in each game, but by some miracle in MGS4 I was able to resolve the mysteries left behind in past games and resolve the side stories from past games."

If thats not genius then I dont know what is. And people please. Its Hideo Kojima-san to you




The Sorrow -> RE: Metal Gear Solid - Makaleler & Röportajlar (2/8/2008 4:17:46 PM)

Outer Heaven Uprising
Outer Heaven İsyanı


1995 yılı. Güney Afrika’nın derinlikleri, Garzburg'un 200 km kuzeyi, Outer Heaven (Dış Cennet) - efsanevi bir paralı asker tarafından kurulmuş bir silahlı üs topluluğu. Savaşta dostları da, düşmanları da, bir kahraman ve kaçık olarak ondan korkarlardı.

Batı milletleri, Outer Heaven'da savaş tarihini yeniden yazabilecek, toplu yıkım gücüne sahip bir silahın geliştirilmekte olduğunu öğrendiler. Durumun icabına bakması için yüksek teknolojili özel kuvvet birimi FOX-HOUND görevlendirildi. Bu emre karşılık Big Boss, -FOX-HOUND'un şef kumandanı,- birliğin en iyisi olduğu için "FOX" kod adını taşıyan Gray Fox'u görevlendirdi. "Operation Intrude N313 (Operasyon Giriş N313)"

Birkaç gün sonra, "Metal Gear..." sözleriyle başlayan son mesajı geldi. Gray Fox görev sırasında kaybolmuştu. Durumu ciddiyetle ele alan Batı'nın üst düzey kişileri bir kez daha FOX-HOUND'u görevlendirdiler. Big Boss, ajan olarak FOX-HOUND'a kısa süre önce katılmış olan Solid Snake'i seçti ve tüm sorumluluğu ona verdi.

Outer Heaven'a tek başına başarıyla sızan Snake, yerel direniş üyeleri Schneider, Dianne ve Jennifer ile temasa geçti. Onların da iş birliğiyle Snake, Gray Fox'u kurtarmada başarılı oldu. Sonrasında Gray Fox, Metal Gear hakkındaki dehşet verici gerçekleri anlattı. Metal Gear, nükleer başlık taşıyan iki bacaklı bir tankın tasarım adıydı. Bilinen tankların hareket edemeyeceği en zor zeminlerde bile yürüyebilirdi. Havan topu ve anti-tank füzeleri gibi eşsiz silahlarıyla yerel savaşları sonuçlandırabilirdi. Kesinlikle her toprak ve zeminden, dünya yüzeyindeki herhangi bir yere nükleer saldırı gerçekleştirebilecek yeni-nesil bir silahtı.

Outer Heaven, Metal Gear ile tüm dünya üzerinde askeri üstünlük kurmaya çalışıyordu. Metal Gear'ı yok etmek için Snake, Metal Gear'ın şef mühendisi Dr. Pettrovich'i ve projeye devam etmesi için rehin tutulan kızı Elen'i kurtardı. Snake, Outer Heaven'ın ve Metal Gear'ın kalbine sızdığında etrafı iyi tasarlanmış tuzaklarla çevrelenmişti - sanki tüm hareketleri düşmana sızdırılmış gibi...

Şiddetli savaşın ortasında direnişin lideri Schneider, düşmanın eline düştü ve Snake de Outer Heaven'ın en iyi paralı askerleriyle giriştiği ölümcül çatışmalarda yaralanmıştı.

Ancak Snake'in hükmedilemez ruhu O'nu Metal Gear'ın geliştirildiği gizli üssün yeraltındaki 100. katına yöneltti. Tüm ziyaretçileri temizleyen güçlü savunma sistemini aşan Snake, kusursuz biçimde Metal Gear'ı yok etmeyi başardı.

Görevi tamamlamasının ardından Snake, Outer Heaven'dan kaçmayı denedi. Ancak kaçışı sırasında bir adam tarafından karşılandı - FOX-HOUND şef kumandanı Big Boss. Big Boss şaşkınlıktan dili tutulan Snake'e güldü ve O'na görevi hakkındaki gerçeği anlattı.

Big Boss, FOX-HOUND'un şef kumandanı olarak hizmet ederken, aynı zamanda paralı askerlik yıllarından bilgi birikimini ve bağlantılarını kullanarak bir paralı asker sağlama şirketini işletiyordu. Bu şirketi daha büyük bir askeri organizasyon yapmayı planlıyordu ve Outer Heaven'ı bu organizasyonun üssü olarak kurmuştu. Çaylak Snake'i Outer Heaven'a göndermesindeki amaç Batı'ya karşı bilgi karmaşası yaratmaktı.

Ancak, Big Boss'un hesapları yanlıştı. Snake'in işleri bu hale getirebileceğini tahmin etmemişti.

Metal Gear'ı kaybeden Big Boss, yeraltı üssünün kendini yok etme sistemini harekete geçirdi. Patlamaya doğru geri sayım devam ederken çığlığı boşlukta yankılandı.

"ÇOK İLERİ GİTTİN. ÇOK İLERİ!"

Yeraltı 100. katta iki adam arasındaki savaş gerçekleşti - ideoloji ve politikadan yoksun...

Silahlı askeri üs topluluğu Outer Heaven düştü. En ileri askeri teknolojiyle geliştirilmiş, girilmesi mümkün olmayan ve en sağlam paralı askerlerin elindeki üs alevler içinde yandı. Geride, Outer Heaven düştüğünde, alevler gökyüzüne ulaştı, Snake'i tümüyle yalnız bırakarak.

Kaynak




The Sorrow -> RE: Metal Gear Solid - Makaleler & Röportajlar (2/8/2008 4:21:54 PM)

Zanzibar ****d Disturbance
Zanzibar Bölgesi Huzursuzluğu


1999, dünya bir enerji kriziyle yüz yüzeydi. Petrol stokunun beklenenden hızlı tükeneceği açıktı. Bununla birlikte, alternatif bir enerji kaynağı tasarımı tamamlanmaktan uzaktı. Petrol ürünleri fiyatları fırladı ve dünya ekonomisi karıştı. 21. yüzyılın tam bir kaos olması bekleniyordu.

Bir adamın buluşu bu durumu değiştirdi. Bir Çek dahi ve biyolog olan Dr. Kio Marv petrolü oldukça saf bir petrol türü üretmek için rafine eden bir mikroorganizmayı, "OILIX"i keşfetti. Dünya, enerji krizini çözecek yeni mesihin keşfi ile umut buldu, ancak aynı zamanda dünya, bu yeni buluşu gözleyen bir gerginlik sürecine girdi.

Tam bu noktada, tüm dünyanın dikkati OILIX ve Dr. Marv'a yönelmişken, o birileri tarafından kaçırılıp gözden kayboldu. Ülkeler derhal incelemelere başladılar ve kısa zamanda bir isim belirdi...

"Zanzibar Bölgesi."

Zanzibar Bölgesi, 1997'de Merkez Asya'da birden bire ortaya çıkan demokratik bir askeri rejimdi. İsyanları bölgeyi sardığında, Rusya çevresinde kurulmuş olan CIS ordusu isyanı bastırmak için derhal bir birlik görevlendirdi. Zanzibar Bölgesi, tüm dünya milletlerinden bi paralı asker ekibi oluşturarak direnişe geçti ve topraklarının çoğunu elinde tutmayı başardı.

Sonuç olarak CIS ordusu defalarca mağlup edildi ve Zanzibar Bölgesi bağımsızlığını ilan etti. Paralı askerlerin oynadığı aktif rol sebebiyle bu savaş "The Mercenary War" (Paralı Asker Savaşı) ismiyle anıldı ve Zanzibar Bölgesi silahlı askeri üs topluluğu oldu.

Zorlu bir üsle çevrelenmiş, bir grup güçlü paralı askeri barındıran bir askeri topluluk...

Alınan son bilgilere göre, Zanzibar'ın nükleer silahlarla donatıldığı düşünülüyordu. Tüm senaryo apaçık ortadaydı.

Nükleer silahların yanısıra, OILIX'in ele geçirilmesiyle Zanzibar Bölgesi tüm dünya üzerinde üstünlük kurmaya çalışıyordu. Konuyla ilgili olarak Birleşmiş Milletler, ileri teknolojili özel kuvvet birimi FOX-HOUND'un şef-kumandanı Roy Campbell'ı, Dr. Marv'ı kurtarmakla görevlendirdi. Campbell FOX-HOUND'un eski bir üyesiydi. Snake'i, 4 yıl önce Outer Heaven'ın silahlı üs topluluğunu tek başına çökerten adamı göreve çağırdı ve O'ndan Dr. Marv ile OILIX'i geri getirmesini istedi.

CIA ajanı Horry ve diğerlerinin de yardımlarıyla başarıyla Zanzibar Bölgesi'ne sızan Snake, üssün derinliklerine girebilir ve Outer Heaven'daki Metal Gear'ın şef mühendisi Dr. Pettrovich ile yeniden buluşabilirdi. O da Zanzibar bölgesine kaçırılmıştı ve yeni bir Metal Gear tasarlaması için zorlanıyordu. Şaşkınlık yaşayan Snake'e çok daha sarsıcı bir gerçeği açıkladı. Big Boss, Snake'in Outer Heaven'da alt ettiği adam, Zanzibar Bölgesinin Baş Kumandan'ı olmuştu.

Snake, Dr. Marv'ın koruması ve eski Çek Uluslararası Gizli Polis ajansının üyesi Natasha'nın desteğiyle Dr. Pettrovich'i kurtardı ve ardından Dr. Marv'ı kurtarmak için üssün tutsak bölümüne yol aldı.

Pettrovich ve Natasha derin bir vadinin üzerindeki dar bir asma köprüden geçerlerken, bir füze köprüyü havaya uçurdu.

Natasha patlama sebebiyle boşluğa düştü. Natasha'yı kurtarmak için elinden bir şey gelmeyen Snake, tanıdık bir ses duyduğunu fark etti.

"Hey Snake. Bizler sıkı dostlarız. Gitmene izin verebilirim. Yalnızca burayı bir an önce terk et!" ...Gray Fox. Snake, Metal Gear'ı kontrol eden Gray Fox'u gördü. Outer Heaven'ın düşüşünden sonra, Big Boss'un ardından ortadan kaybolan FOX-HOUND'un en iyi askeri. Natasha'yı gözlerinin önünde kaybeden ve Pettrovich'in kaçırılmasına izin veren Snake haykırdı, "Fox, pes etmeyeceğim!"

Paralı askerlerle yaşanan bir dizi ölümcül çatışmanın ardından Snake sonunda Dr. Marv'ın tutsak bölümüne ulaştı. Ancak çok geç kalmıştı. Dr. Marv'ın cesedini ve elinden birşey gelmeden başında duran Pettrovich'i gördü. Pettrovich Snake'e, Dr. Marv'ın kalp sorunlarından kaynaklanan rutin işkenceye dayanamadığını söyledi. Snake sonrasında Horry'den acil bir çağrı aldı. Kadının verdiği bilgi sarsıcıydı. Pettrovich, Metal Gear'ı tasarlamak için Zanzibar Bölgesini kendi isteğiyle ziyaret ediyordu. Dr. Marv'ın kaçırılması bizzat Pettrovich'in emirleriyle gerçekleştirilmişti. Gerçek ortaya çıktığında Pettrovich Snake'e saldırdı. Ancak Snake O'nu kolaylıkla alt etti ve OILIX'in yapısal planını ele geçirdi.

Kaçmaya çalışırken Snake, tekrar Gray Fox'un kontrol ettiği Metal Gear tarafından karşılandı. Büyük çarpışma yeraltı üssünde gerçekleşti. Snake sonunda Metal Gear'ı yok etmeyi başardı. Ancak Gray Fox boyun eğmedi ve Snake'e son çarpışma için meydan okudu. Mayın tarlasının ortasında Snake ve Fox silahları olmadan kapıştılar. Nefret ya da cinaî bir amacı olmayan yumruk yumruğa bir müsabaka. O saflık anında ikisi, her şeyin ötesinde sözler ve duygularla bağlanmıştı. Snake, Gray Fox'a karşı zorlu ancak temiz çarpışmayı kazandı. Yine de hala bir başkası vardı. Snake Big Boss'la savaşmalıydı. Aynen 4 yıl önce Outer Heaven'da olduğu gibi Big Boss Snake'i bekliyordu. "Savaşın gerilimini yaşamış biri, bir daha asla savaş alanını terk edemez. Sana yaşaman için bir şey veren benim ve işte o şey savaş". Snake, kibirli Big Boss karşısında çileden çıktı "Yaşamam gereken tek bir savaş var. Senden kurtulmak için, kâbustan uyanmak için... Big Boss, sen öldün!"

OILIX'in yapısal planını alarak Snake ve Horry bir kurtarma helikopteriyle Zanzibar Bölgesinden kaçtılar. Snake bir kez daha dünyayı kurtardı. Ancak yüzünde gülümseme yoktu. Big Boss'un son sözleri kafasının içinde yankılanmaya devam ediyordu. "Kim kazanırsa kazansın, bizim savaşımız bitmez. Kaybeden savaş alanını terk eder, kazanan orada kalmak zorundadır ve hayatta kalan ölene dek bir savaşçı olarak hayatını sürdürmeye mahkûmdur". Ardından Snake, Alaska'nın beyazlıklarında gözden kayboldu... Tek başına...

Kaynak




The Sorrow -> RE: Metal Gear Solid - Makaleler & Röportajlar (2/8/2008 6:13:59 PM)

In The Darkness Of Shadow Moses: The Unofficial Truth
Shadow Moses'ın Karanlığında: Resmi Olmayan Gerçek


Nastasha Romanenko


Shadow Moses'ın Karanlığında: Resmi Olmayan Gerçek


“Bu kitabı, nükleer silahların zulmünün acısını yaşayanlara ve bir o kadar Shadow Moses'da kaybedilenlere adıyorum - ve Richard Ames'e.” - Nastasha Romanenko


Shadow Moses Adası: XX XX’N , XX XX’W

Yerel balıkçılar bile nadiren bu yeryüzü parçasına adım atmayı göze alır. Olabilecek en kötü olaylar Alaska'nın Fox Adaları'nın kuzeyindeki bu uzak adada gerçekleşmişken. Bazı doğrulanmış olgular, Birleşik Devletler'in hadisenin geneli üzerindeki inkârlarını çürütüyor. Bunların arasında, Shadow Moses'dan Ohio sınıfı nükleer denizaltı USS Discovery’nin belirtilen noktanın oldukça uzağında birden bire ortaya çıkması ve resmi bir kayıtta da belirtildiği gibi, Galena Hava Kuvvetleri üssünden Alaska yönüne kalkış yapmış, 6 tam silahlandırılmış F117 Nighthawk’dan oluşan filo az rastlanır durumlar. Alaska bölgesindeki acil durum konuşlandırmasında bir E-3C AWACS'ın bulunması ve hepsinden öte VIP yolcusu olarak Yerel Güvenlik Danışmanı Jim Houseman'ı barındırması... Aslında Shadow Moses'da ne oldu?

Bu alışılmadık askeri faaliyetler dizisini belgelemek için söylentiler gerekmiyor: silahlı bir baskın, bir askeri şubenin darbe girişimi ve diğer teoriler halk tarafından masaya yatırılmış durumda. Bunlardan hiç birinin gerçeğin yakınından bile geçmediğini dolaysız olarak belirtebilirim. Aslında gerçekleşmiş olan modern tarihte meydana gelmiş en büyük terörist eylemdir. Dünyanın şimdiye kadar görmediği büyüklükte bir politik şiddet vakası, nükleer başlıkların "Damocles Kılıcı"nın düşüşe bırakılma tehdidinin yarattığı patlama. Hepsinden önemlisi saldırı, halk gözetiminden uzak, Birleşik Devletler hükümetinin çok gizli olarak yürüttüğü birkaç sözüm ona "Black Project (Kara Proje)"in getirisiydi. Elimde iki optik disk var. Birisi o kader gününde Shadow Moses Adası'nda gerçekleşen tüm olayların kaydını içeriyor: nükleer silah atık tesisinin silahlı bir grup tarafından ele geçirilişi. Bu inanılmaz kayıttaki diğer kilit noktalar:

—Bizzat hükümetin genetik olarak geliştirilmiş yeni nesil komandoları olarak hizmet eden suçluların kimlikleri ve gizli bir süreçte uzun ve karanlık bir tarihi olan gizli özel kuvvet birimi FOXHOUND.

—Bacakları olan, tasarımı tüm zamanların en gizli projelerinden biri olarak yürütülen, nükleer kapasiteli tek Metal Gear REX'in varlığı.

—İnanılmaz bir politik komplonun keşfi.

—Tüm bu tüyler ürperten olayların üstesinden tek başına gelen ve krizi önleyen kişinin yaptıkları, sadece kod adıyla bilinen bir kişi: Solid Snake.

Elimdeki diğer diskte FOXDIE projesinin detayları var, Birleşik Devletler hükümetinin olayların açığa çıkmasını önlemek amacıyla planlayıp gerçekleştirdiği çarpıcı bir kılıf. Sonuçta, Birleşik Devletler hükümeti içerisinde geçen yüzyılda kurulan askeri güç yapısını kalkındırmayı amaçlayan ve "son"u getirmek için nükleer silah terörünü diriltmekte tereddüt etmeyen kuvvetler var. Benim bu kitabı yazmaktaki amacım, onların faaliyetlerini ve Shadow Moses vakasının tümünü ortaya çıkarmak. Ancak böyle olursa gelecek nesilleri 20. yüzyılın nükleer silah yarışı ihanetinden kurtarmayı umabiliriz.

Kapı zilinin çalması üzerine kafamı belge yığınından kaldırdım. Önümdeki monitörde, belirli bir Orta Doğu bölgesindeki nükleer silah üretiminin yeniden aktif olması üzerine yazdığım yarım kalmış bir durum raporu vardı. UNSCOM (United Nations Special Commission), Birleşmiş Milletler silah denetçilerinden resmi bir inceleme istemişti ve girişleri reddedilmişti; Körfez'de gerginlik yine yükseliyordu. Uzmanlık alanı nükleer silahlar olan bir askeri analist olarak durumla ilgili bir çalışma hazırlamam için sözleşme yapılmıştı. İki gün sonraya teslim edilmesi gerekiyordu ve kesintilerden kesinlikle hoşlanmıyordum. Sigaramı kül tablasına bastırdım çalışma odamdan çıktım. Evime gelen tüm ziyaretçiler kimlik tanımlı bir güvenlik kamerası tarafından kontrol edilip dış kapıdan girebilir. Arazinin etrafı yüksek bir duvarla çevrili. Bu sahil insanı için çok rahatsız edici olabilir ancak güvenlik büyük Los Angeles'ta gereklidir, tabi mayolu turist güruhunu uzak tutmak istiyorsanız. Bununla beraber, kapıda görülecek kimse yoktu. Ya bir şakaydı ya da kamera arızalanmıştı. Araştırmaya isteksizdim ancak huzursuzdum da. Çalışma odama döndüm ve işime devam etmek için bilgisayarımın karşısına oturdum. Tam o anda, arkamdan birisi konuştu.

“Her zaman biraz dikkatsizdin.” Aniden dönüp sandalyeyi tekmeledim. Çalışma odamın girişinde güzel dikimli bir takım giyen bir adam duruyordu.

“Richard!” Bakışımı yakaladı ve sırıttı. Şaşkınlığıma aldırmadan odada gezindi ve kitap ve sayfa yığınlarına göz gezdirdi.

“Ve her zaman olduğun gibi dağınıksın.”

Acıyla bağlı anı dalgalarını tetikleyen alışıldık bir jestle omuz silkti. Richard Ames ve ben bir zamanlar evliydik. İkimizde gençtik ve DIA (Defence Intelligence Agency) için çalışıyorduk. Kısa evliliğimizin çoğunu hemen hemen her konuda uyuşmazlıkla geçirdik ve birlikteliğimizin hata olduğunu anlamaya başladığımda hayatımdan çıktı. Kısa bir süre sonra, avukatından boşanma ile ilgili belgeler geldi. Cömert bir nafaka teklifi içeriyordu ki ben reddettim. Sadece O'na dayanılmaz bir şey borçlu olmadığımı göstermek için yapmadım, ayrıca sırtını dönüp açıklama yapmadan öylece gidebilecek tek kişi olmadığını da kanıtlamak istedim. Boşanma yüz yüze muhatap olmadan gerçekleşti ve bir kez daha kanunen iki yabancıydık. Beş yıldan bu yana, DIA'den ayrıldım ve serbest analist olarak işime devam ettim. Richard'ı hiç görmedim ve nerede olduğunu da hiç duymadım.

“İçeri nasıl girdin?” diye sordum. Sonuçta duvardan atlamaya çalışmak ya da dış kapıyı zorlamak anında güvenlik sistemini tetiklerdi. Ama O uzatmak istemedi.

“Öyle dayanıksız bir kilit kullanıyorsan, bu pek de sorun değil. Daha profesyonel bir güvenlik tertibatı tavsiye ederim.”

“Haneye tecavüz sana bir şey ifade ediyor mu Richard?”

“Bilirsin, kanun uzmanlık alanım değil.” diye yanıtladı çabucak ve omzumun üzerinden bilgisayarımın ekranındaki görüntüye baktı. “Yüksek hızda gaz yayılımı için telsiz tipi roket ayırıcı uranyum–235 üretimi olası. Şu Orta Doğu'daki nükleer silah üretimi ile ilgili olmalı. Anlaşılan kariyerin iyi gidiyor. Bu harika.” Richard'ı kenara ittim ve dosdoğru sordum.

“Ne istiyorsun?” Geri bir adım attı ve yaramaz bir gülümsemeyle bana baktı.

“Ne yani, bize ikinci bir şans vermek için geldiğimi mi düşündün?” Tepkimi görmekten zevk alacakmış gibi bir süre sessiz kaldı. Sonra, birdenbire ciddi bir tavırla devam etti, “Bu, DIA'den resmi bir istek.” Masanın üzerine bir dosya koydu. “Senden bir NEST üyesi olarak iş birliğini istiyorum.”

NEST'in açılımı Nuclear Emergency Search Team (Nükleer Acil Araştırma Timi), Enerji Departmanı bünyesinde çalışan bir ekip. İstihbarat, araştırma, bölge güvenlik, nükleer silah kullanımından doğan, suç tehlikesi içeren vakalar sırasında meydana gelebilecek yaralanma kapsamında tıbbi müdahale gibi alanlarda FBI'a teknik destek sağlamak için 1974'de kuruldu. İsterseniz buna nükleer terörizm üzerine çalışan uzmanlar takımı diyelim. NEST, Los Alamos ve Lawrence Livermore gibi federal olarak kalkındırılan araştırma enstitülerinden gelen, bağımsız olarak sözleşmeye bağlı çalışan bilim adamlarından ve nükleer silah konularında çalışan gruplardan seçilen askeri uzmanlardan oluşur. Sanırım ben ikinci gruptayım. Richard dosyayı açtı.

“Shadow Moses Adası'nı duyduğunu varsayıyorum.” Başımla onayladım. Alaska'nın Fox Adaları'nın kuzeyindeki uzak yeri gerçekten duymuştum. Fazlasıyla yüzeysel bilgilerime göre ada, bir nükleer silah atık tesisine ev sahipliği yapıyordu. START2 (Strategic Arms Reduction Treaty)'nun koşullarına göre, 20. yüzyılın sonlarına doğru Birleşik Devletler ve Rusya'nın taktik nükleer savaş başlıklarının toplam sayısı 3000 – 3500 arasında bir rakama indirildi. Ortaya çıkan sonuç, hâlihazırda radyoaktif maddeler için depo sıkıntısı yaşanırken, yok edilmesi gereken devasa rakamlarda savaş başlıkları oldu. Sonuçta savaş başlıklarını saklamak için, parçalanmadan ve radyoaktif elementleri yayılmadan uzun süre depolanabilecekleri bir yere ihtiyaç vardı. Cevap Shadow Moses tesisi oldu. Bu, nükleer artışın ardındaki güçlerin belirginleşmesiydi. Politik mühendisliğe, çözüm üretmek yerine, çözümü geciktirme seçeneği sunan ve eski nükleer stoku muhafaza etmek için kullanılan askeri bir tavırdı. Richard dosyadan kesilmiş fotoğraflar çıkardı ve bana uzattı. Görünüşe bakılırsa bunlar Shadow Moses Adası'ndaki nükleer silah atık tesisinin muhtemelen NRO (National Reconnaissance Office)'dan alınan uydu fotoğraflarıydı. Yapı çevresinde pek çok insan şekli vardı. Sessizliği Richard bozdu.

“Atık tesisi teröristler tarafından ele geçirildi.” Haberleri dikkatlice dinledim ancak sonraki duyduklarım karşısında dilim tutuldu. “Ve liderleri FOXHOUND üyeleri.” Ordunun sunduğu en iyi komandolardan oluşan, ileri düzey teknolojiyle donatılan "sıra dışı" bir ekip. İşte bu FOXHOUND. En iyiden de öte ve sözde korudukları halk tarafından kesinlikle bilinmiyorlar. Görevleri, Birleşik Devletler'in resmi olarak karışamayacağı düşük yoğunluktaki çatışmalara müdahale etmek. Onlar, sayısız bölgesel çatışmanın ve sivil savaşların, sabotaj, hedefsel suikast ve diğer gizli savaş eylemlerinin, tarihi değiştiren gölge askerleri. Richard'da daha fazlası vardı.

“Bu durumun tek sorumlusu FOXHOUND değil. FOXHOUND, yeni nesil özel kuvvetler ile tatbikatlar gerçekleştiriyordu. Onlar da bunun bir parçası.”

Yeni nesil özel kuvvetler, nükleer, biyolojik ve kimyasal silah metotları gibi devasa tahribat gücüne sahip silahları içeren politik şiddet hareketlerinde ortaya çıkan saldırgan bir anti-terörizm birliği. Savaş felsefesi Force 21 ile aynı ve alınan üyelerin pek çoğunun paralı askerlik öz geçmişi var. Adamlar çoğunlukla VR (Virtual Reality - Sanal Gerçeklik) ortamında eğitiliyorlar ve kesinlikle Delta Force'un ve Night Stalkers'ın bile ötesindeler. Hükümet suçlamaları kesinlikle reddederken, adamların taktik avantajlarını artırmak için genetik destek sağlandığına dair söylentiler inatla sürüyor. FOXHOUND ve yeni nesil özel kuvvetler. Şüphesiz onlar Birleşik Devletlerin sunduğu savaşçılardan oluşan en yetenekli birliklerdi ve nükleer bir cephaneliği ele geçirdiler. Richard'ın kötü haberleri bitmemişti.

“İşin içinde sivil rehineler de var. Bunlardan ikisi DARPA şefi, Donald Anderson ve ArmsTech şirketi başkanı Kenneth Baker.”

Yeni silah teknolojileri üretiminin planlama ve yönetimiyle sorumlu DARPA (The Defence Advanced Research Projects Agency), Birleşik Devletler Savunma Bakanlığı'nın araştırma kanalı konumunda bulunuyor. AT (ArmsTech) ise ülkenin en büyük üç savunma mimarından biri. Tesadüf diye bir şey yoktur; özellikle de bu iki şirketin liderlerinin, adı unutulmuş bir yerdeki nükleer silah atık tesisinde bir araya geldiği göz önünde bulundurulursa. Richard'la dosdoğru konuşmaya karar verdim.

“Şu atık tesisinde bir şeyler dönüyor, bunu anladım. Dur tahmin edeyim - yeni bir silah denemesi.”

“Nereden bilebilirim? Shadow Moses aynı zamanda öncü bir Kuzey Işıkları gözlem bölgesi.” Richard'ın bildiği her neyse bana anlatmıyordu. Ancak kaçamak tavrı sadece şüphelerimi doğrulamaya yaradı. Her ne dönüyorduysa bu sıradan bir terörizm vakası değildi. Bunu da aklımda tutarak başka bir noktaya yöneldim.

“Talepleri neler?”

“Bir ceset istiyorlar. Tabi bu alışıldık bir ceset değil -- FOXHOUND'un kurucusunu, Big Boss'u istiyorlar. Efsanevi asker, yirminci yüzyılın en iyi savaşçısı.”

“Cesedini mi? Böyle bir şeyi neden istesinler ki?”

“Bir fikrim yok, ancak 24 saat içinde almazlarsa nükleer saldırı düzenleyecekler.” Richard oldukça sakin bir bakış attı. “Yani yaklaşık 19 saatimiz var.”

“Çok da endişeli görünmüyorsun.”

“DOD çoktan durum üzerine çalışmaya başladı.” Aynen şüphelendiğim gibi. Richard'ın her zaman birilerine anlatmadan önce hâlihazırda işlemeyi bekleyen bir planı vardır. Her şey olup bittikten sonra diğerlerinin onayını alır.

“Shadow Moses tamamıyla düğümlü. Hücum birliği mevzilendirmemiz mümkün değil. Bunun yerine, rehineleri serbest bırakması ve nükleer saldırıyı önlemesi için tek bir askerle giriş yapıyoruz.”

“İmkânsız.”

“Solid Snake için değil.”

Solid Snake! Outer Heaven ve Zanzibar Bölgesini tek başına indirmesiyle, paralı askerler arasında efsane olan eski FOXHOUND üyesi. Evet, görünüşe bakılırsa Solid Snake ile bir başarı ihtimali mümkündü. Ancak hala...

“USS Discovery - Ohio sınıfı bir nükleer denizaltı - Snake ile çoktan bölgeye ulaştı.” Yani plan çoktan işlemeye başlamıştı. Richard'ın gözlerine baktım ve bakışını yakaladım.

“Tüm bunlarla ne yapacağım ben?” Gülümsedi.

“Snake bir efsane olabilir, ancak nükleer silahlar konusunda bir şey bilmiyor. Senden bu görevde olmanı istememdeki amaç da bu. Vakit kaybetmeden gereken hazırlıklarını yapacağız.” Başlama işareti ile birlikte iki adam çalışma odasına görünüşe göre haberleşme cihazları olan büyük donanımlar getirmeye başladılar. Richard, büyük yüke doğru başıyla işaret etti.

“Snake için, uydu bağlantı noktası yoluyla danışman olarak hazırda olmanı istiyorum.”

Malzemeler gelir gelmez, bir mühendis ayarlamalara başladı. Başka bir grup adamın arka avluda uydu çanağını yerleştirdiğini görebiliyordum. Hepsi sivil kıyafetler giyiyorlardı, ancak sadece birkaçı askeri personel olduklarını belli eden, üzerlerine garip biçimde tam oturan ceketlerden giymiyordu. Açıkçası, reddetme seçeneğim yoktu. Ama hala kafamı kurcalayan bir şey vardı. NEST'in acil cevap için daima hazırda bekleyen küçük bir araştırma ekibi vardır. Nevada'nın hemen üstündeki, Las Vegas Nellis AFB'de bulunurlar. Açıkçası bu iş için tahsis edilmeleri gayet uygun olurdu ve eğer SRT olmasaydı bile DIA bünyesinde, çok sayıda nitelikli nükleer silah uzmanı bulunur. Richard, adamlarını malzemeleri nerelere yerleştirecekleri konusunda yönlendirmeye başlamıştı, ancak sözünü kestim.

“Neden ben?” Döndü ve hiç gecikmeden dosdoğru yanıtladı. “Güvenebileceğim insanlara ihtiyacım var. Çok şey risk altında.”

Bu yalandı. Tanıdığım Richard Ames hiç kimseye güvenmez. Şurası açıktı ki sebep her neyse, bana söylemeye niyeti yoktu.

“Halimden memnundum. Peki, ben olmasam ne yapardınız?”

“Bir yerlerde olurdun. Biz de seni bulurduk.”

“Eminim yapardınız.”

“Bizimle misin?” Derin bir nefes aldım. “Elbette.”

Piyon olmaktan hoşlanmıyorum, özellikle de Richard için, ancak nükleer terörizm gerçekleşirken öylece durup bekleyemezdim. Bir nükleer saldırı, göz açıp kapayıncaya kadar, sayılamayacak kadar can alır. Yetişkinler ve çocuklar, kadınlar ve erkekler, ayrım gözetmeden öldürür. Eğer nükleer düğmenin üzerindeki eli durdurabilmek için yapabileceğim birşey varsa, bunu yapmam gerekirdi.

“Her şey yerleştirildi,” Richard avuçlarını birbirine vurdu. “Giriş başarıyla gerçekleştirildi. Snake Shadow Moses'da.” Richard, adamlarının birinden aldığı güncel bilgilerle çalışma odasına girdi.

Çalışma odam, iletişim donanımının askıları sağ olsun, neredeyse tanınmaz haldeydi. Açıktaki her santimetre kareden kablo yığınları geçirilmişti ve kontrol altındaki kargaşada mühendisler ve DIA ajanları sürekli hareket halindeydi. Mekân artık geçici bir görev kontrol odası gibi görünüyordu. Richard omzuma elini koydu.

“Kısa süre içinde seninle bağlantı kuracak. Telsizi nasıl kullanacağını konusunda sorun var mı?” Başımı sallayarak sorun olmadığını belirttim.

Mühendisler donanımları ayarlamakla meşgulken, görev hakkında olduğu kadar, onların kullanımı hakkında da bilgilendirildim. Snake, Ohio sınıfı bir nükleer deniz altı olan USS Discovery tarafından Shadow Moses adasına iletilmişti. Daha sonra yüzücü iletim aracı (SDV - Swimmer Delivery Vehicle) ile atık tesisinin yakınlarındaki su altı dinleme cihazlarının menzili dışında fırlatıldı. Dondurucu soğukluktaki Bering Denizi sularında, kalan mesafeyi yüzebilirdi. Giriş işleminin son bölümünün intihar olduğunu düşünmüştüm, ta ki ileri teknoloji bir kamuflaj kıyafeti giydiğini ve vücut ısısı düşüşünü önleyen bir bileşim enjekte edildiğini öğrenene kadar. Ek olarak, eldeki tek harekât birimi Snake olduğu için, görevin büyük kısmında destek ekibiyle telsiz bağlantısında kalabilecekti. Bu destek ekibinin üyeleri geniş bir öz geçmişe yayılmış kimselerdi. Görev kontrol memuru USS Discovery'de kalan Albay Roy Campbell'dı. Ününü duymuştum. Eski bir FOXHOUND kumandanı ve 1999'daki Zanzibar Bölgesi ayaklanmasında Snake'in arka plandaki yardımcısıydı. Kısa süre sonra emekli oldu, ancak gelişmeler sonucunda emeklilikten göreve geri çağırıldı. Ayrıca ekipte, gen teknolojisi devi ATGC'den geçici olarak çağırılan genetik mühendislik uzmanı Dr. Naomi Hunter'da bulunuyordu. Görünüşe göre FOXHOUND için bio mühendislik programını yürütüyordu. Richard, durum değerlendirmesi sonucunda hem FOXHOUND'un, hem de yeni nesil özel kuvvetlerin, savaş kapasitelerini artırmak için genetik geliştirme kullandıklarını kabul etti. Neye dönüştüğümüzü anlamak konusunda zor bir an yaşadım -- daha iyi askerler yaratmak uğruna bir insanın öz genetik yapısıyla oynamak. Discovery'de ayrıca, bu görev için getirilen yeni radar ve haberleşme sisteminin mucidi Mei Ling'de bulunuyordu. Güvenli iletişimin mevcut protokolünü kafasında hesaplama yeteneğine sahip bir MIT öğrencisi, bir çeşit mühendislik dehası. Destek ekibinin sonuncusu da McDonnell Miller'dı. FOXHOUND'un eski bir hayatta kalma taktikleri uzmanı. Diğerlerimizden farklı olarak Shadow Moses olayını haber alır almaz gönüllü olarak hizmette bulunmuştu. Benim gibi, O da Alaska'daki evinden uydu bağlantı noktası aracılığıyla çalışıyordu. Beşimiz de Snake'e destek sağlamak için tamamıyla hazırdık, ancak Snake hala yalnız harekât timiydi ve görev gerçekten umutsuz vakaydı. Buna rağmen Richard, bu planın, DOD durumsal analizine göre en işe yarar plan olduğunu savunuyordu. Bir şeyi fark ettim, muhtemelen bundan şüphelenebilirdim. Komplonun izleri burada, görünüşte pervasız bir plan olarak zekice gizlenmişti. Ama göremedik ve Solid Snake de, ben de bu aptallığımızın acısını yaşayacaktık.

“Zamanı geldi Nastasha,” Arama sinyali geldiğinde Richard bana seslendi. Başımla onaylayıp yerimi aldığımda hat çoktan aktifti. Kendimi daha güçlü, daha ince bir noktada hissedebilirdim.

“Nastasha Romanenko. Tanıştığımıza sevindim Solid Snake.”

“Sen Albay'ın bahsettiği nükleer füze uzmanı mısın?” Telsizden yanıtlayan ses her şeyin ötesinde bir sakinlikteydi. Bahsettiğim adam, tamamen düşman bir bölgede tek başına hareket ediyordu ve sesinde ufacık da olsa bir gerginlik ya da sabırsızlık tınısı yoktu. Onun yerine, ofis masasındaki yönlendirilmiş telefondan konuşan birinin rahatlığındaydı. Etkilendim ve devam ettim.

“Olumlu. Nükleer teknoloji hakkında herhangi bir sorun olursa, tek yapman gereken sormak. Alanım askeri analiz, bu yüzden silahlar hakkında da bilgi desteği sağlayabilirim. Bu göreve NEST (Nuclear Emergency Search Team) uzmanı olarak çağırıldım ve gönüllü olarak işbirliği sunduğumu belirtmek isterim. Göz göre göre nükleer saldırı yapılmasına izin verme gibi bir lüksüm olamaz. Bu görevde seninle çalışmaktan zevk duyarım.”

“Konuya çabuk geliyorsun sanırım?”

“Uçmaya hazır bir füze söz konusu. Nükleer bir saldırı asla bir başkasının sorunu olamaz ve parmağımı oynatıp ortalarda dolanma konusunda pek iyi değilimdir. Bu seferlik elimden tavsiye vermekten fazlası gelmiyor.”

Gerçek ortadaydı. Orada hayatını ortaya koyan Snake'di ve ben güvende ve sağ salim California'daydım. Tek yapabileceğim telsizden konuşmaktı. Snake'in sözcükleri beklenmedik biçimde geldi.

“Çok şey yapmıyor gibi görünebilirsin ancak yeterli. Kimse senden buraya gelip savaşmanı istemiyor. Bu benim işim. Her neyse Nastasha, yardımına güveniyorum.” Garip biçimde rahatlatıcı bir sesti, güven veren bir ses.

“Ben de öyle.” Cevapladığım anda gücüm yettiği her şekilde bu görevi