Üç gündür falan oynuyorum, gecem gündüzüm bu oyun oldu. İlk olarak söyleyeyim, oyunun PoP serisiyle uzaktan yakından alakası yok, en fazlası PoP ile GTA karışımı denebilir belki. Oyunun en çok odaklandığı nokta esneklik, yapmanız gereken bir iş var ve bunu istediğiniz sırada, istediğiniz zaman ve istediğiniz şekilde yapabiliyorsunuz. Ayrıca fazlasıyla uzun, 3 şehir ve onların bir sürü bölümü var ki her bölümde yapılacak onlarca ek görev var (sivillere yardım, harita açma gibi). Oyunun bu özgürlüğü, gerçekten suikastçı gibi hissetmenizi sağlıyor. Ve bahsi geçen hafıza makinesi oyunun ilk yarım saati dışında hiç rahatsız etmiyor, şahsen burada okuyana kadar unutmuştum bile esas temanın o olduğunu. Harita açtıktan sonra her güvercin atlayışı yaptığımda, aynı sesi çıkarıyorum. Her suikastte daha bi gaz yapıyorum falan.
Yukarıdaki yorumları yapan arkadaşların henüz ilk yarm veya bir saatlik dilimini oynadığını tahmin ediyorum. Çünkü oyunun başlarında alacağınız counter özelliği, isterse karşınızda bir ordu olsun baş etmenizi mümkün kılıyor. Bu kısmı Yakuza oyununa benzemiş ki misler gibi olmuş. Oyun ingilizce gerektiriyor mu? GTA serisi ne kadar gerektiriyorsa o kadar. Hikayeye bağlanmak istiyorsanız, diyalogları dinlemeniz lazım. Ama görev adamıyım yemişim hikayesini derseniz, her şey haritada görünüyor zaten, yani ilerleyemiyorum diyen sorunu kendisinde arasın derim. Seslendirmelerde de "Geber kafir!" falan gibi şeyler duymak, Crysis'i bir haftaya yakın oynadıktan sonra çok komik geldi. Bu h.sonu aklımda oyuna bir video inceleme yapmak var. Eğer ayarlayabilirsem linkini bu konuya iliştiririm. Öncesinde Crysis var ama. Şu da bi gerçek, Assassin's Creed öyle bağladı ki, başından kalkıp Crysis'e dönemiyorum.