Raymond E. Feist'den Krondor Serisi(Gediksavaşlarının Ardından);
İhanet
Gediksavaşları sırasında Sethanon'daki son karşılaşmanın üzerinden dokuz yıl geçmiştir. Adalar Krallığı'nın halkı yine, ufukta beliren karanlık güçlerin tehdidi altındarır. Bu endişe verici gelişmelerin habercisi, Gorath adında bir kara elftir.
Geceşahinleri, işledikleri cinayetlerle yeniden ortaya çıkarlar. Diplomasi bir kez daha ölümcül bir oyun haline gelmiştir. Tüm bunların merkezinde ise, Altılar adı verilen bir grup büyücünün entrikaları yer almaktadır.
Kiralık Katiller
Prens Arutha, Krondor'a dönüşünde işlerin yolunda gitmediğini görür. Görünüşte rastantısal olan bir dizi cinayetin gölgesindeki şehir, ürkütücü bir sessizliğe gömülmüştür. Kesilip biçilmiş vücutlar, Şakacılar'ın meskeni olan kanalizasyonları doldurmaktadır. Görenler odur ki, Sürengen şehre geri dönmüştür ve acımasızlıklıkta kendisiyle yarışabilecek olan kişilerden yardım almaktadır; belki de Geceşahinleri yeniden ortaya çıkmıştır. Bu arada, Olasko düklüğünden önemli bir grup, planlanan ziyaretlerinden bir hafta önce sarmaya gelmiştir. Avlanmak için geldiklerini söyleseler de neyi avlayacakları konusunda kafalarda soru işaretleri oluşmuştur.
Tanrıların Gözyaşı
Yüksek denizlerde son günlerde yaşananlar, karanlık güçlerin girişeceği, benzeri görülmemiş büyüklükte bir saldırının işaretidir.
Ama Ishap Tapınağı'na karşı gerçekleştirilen bu cüretli saldırı planlandığı gibi yürümez ve ganimet -Tanrıların Gözyaşı- Acı Deniz'in dalgaları arasına gömülür. Midkemia Tapınaklarının bildiği en güçlü eser olan bu muazzam mücevher, rahiplerin tanrılarla konuşmasını sağlamaktadır. O olmadan rahipler -uzak dağlarda yeni bir mücevher oluşana kadar- güçsüz kalacaktırr.
Toprak Beyi James, William ve Jazhara, Ishap'tan bir savaşçı keşiş olan Solon Birader ve gemi kaldırma yeteneğine sahip, Enkazcılar Loncası'nın kalan tek üyesi olan Kendaric ile birlikte bu mücevherin yerini bulmak zorundadırlar. Ama karşılarında Gözyaşı'nı kendi amaçları için kullanmak isteyen, Karanlık Tanrı'nın hizmetkarlarını bulurlar.
Artık, paha biçilmez bir hazine için, zamana karşı yarışmak, kötücül güçlerle ve Midkemia'da Tanrıların kendisi kadar aşılmaz olabilen doğa koşullarıyla mücadele etmek zorundadırlar...
Diğer kitaplar;
Asilkan Prens / Gediksavaşları Dünyasından
Gediksavaşları Efsanesi'ndeki olayların üzerinden geçen yirmi yılda her şey yerli yerine oturmuş görünmektedir. Ancak Kesh İmparatoriçesi'ni tahtından indirmeye çalışan bir grup güçlü asilzade kirli oyunlarla sarayı bölmeye çalışmaktadır.
Krondor'un iki prensi Borric ve Erland kendilerini tüm bu çekişmelerin ortasında bulurlar. Borric, kendisini öldürmeye çalışanlardan kaçıp hainlerin planları konusunda sarayı uyarmak için çaresizce yola koyulur. Tehlike öylesine büyüktür ki, hainlerin planları başarılı olursa imparatorluğu bölecek bir savaş başlayacaktır.
Gediksavaşları Efsanesi'nin başarılı romanlarının yaratıcısı, epik fantazinin usta kalemi Feist'ten yeni bir destansı macera.
Aşk ve rekabet, büyü ve efsaneyle örülmüş hareket dolu bir öykü...
"Ayrıntıyla tasarlanmış bir arka plan... Yaratılan karakterler gerçek gibi gözüken bir fantazi dünyasının içinde can buluyorlar."
- Publishers Weekly-
Kralın Korsanı / Gediksavaşları Dünyasından
Krondor Prensi Arutha'nın küçük oğlu Nicholas parlak ve yetenekli bir gençtir, ancak saraydaki kısıtlayıcı hayat yüzünden aşırı korumacı bir şekilde yetiştirilmiştir. Saray duvarlarının dışındaki dünyayı tanımak isteyen Nicholas, asilzade Harry ile birlikte Crydee'ye yelken açar. Güzel başlayan bu deniz yolculuğu, Nicholas'ın omuzlarına beklemediği bir sorumluluk yükleyen tehlikeli bir maceraya dönüşecektir.
Crydee, Krondorlu misafirlerinin gelmesine yakın, bilinmeyen güçler tarafından vahşi bir saldırıya uğrar. Kale bir yıkıntıya dönüşmüş, Crydee halkı katledilmiş ve Nicholas'ın da arkadaşı olan iki soylu kadın kaçırılmıştır.
Saldırının basit bir akın olmadığına dair ipuçları vardır.
Nicholas, Veliaht'ın kardeşi olarak uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmak zorunda kalır. Ve vatanının bildik sınırlarından uzaklaştıkça, iki soylu kadının hayatından, hatta Krallığın kaderinden çok daha önemli bir tehlikenin söz konusu olduğunu kavramaya başlar.
Bu cani korsanların arkasında bütün Midkemia'yı tehdit eden karanlık bir güç yatmaktadır ve Nicholas'ın kaçınılmaz kaderi bu güçle karşı karşıya gelmektir.
Yılan Savaşları Efsanesi;
Karanlık Kraliçenin Gölgesi
Uzak diyarlarda karanlık bir varlık harekete geçmekte ve kadim güçler son bir çarpışma için hazırlanmaktadır. Karanlık Kraliçe uzak topraklarda sancak açmış, eşsiz güçte ordular toplamaktadır.
İyiliğin ve kötülüğün çarpıştığı savaş alanına, tek umutları bu kadim güçle yüzleşip gerçek doğasını çözmek olan bir avuç çaresiz adam gelmiştir. Görevleri en iyi ihtimalle tehlikeli, en kötü ihtimalle ölümcüldür.
Ve bu adamların beraberinde, her birinin, hayatlarını emanet etmek zorunda olduğu, gizemli Miranda yolculuk etmektedir. Miranda bir müttefik gibi görünmektedir ancak anlatmaya niyetli olduğundan fazlasını bildiği açıkça bellidir. Ve yüzleşme vakti geldiğinde bir müttefik mi, yoksa ölümcül bir düşman mı olacağı belli değildir.
Tüccar Prens’in Yükselişi
Asilzade Erik ve kurnaz Roo, istilacı, korkunç bir yılan türü olan ürkütücü Saaurların gazabından kurtulup Midkemia İmparatorluğu’nu tam zamanında uyarmayı başarırlar. Artık kaderlerinin kendileri için çizdiği yolda yürümekte özgürdürler. Erik askerliği seçer ve Midkemia’nın ezeli düşmanlarına karşı verilen savaşta yerini alır. Roo ise para ve güç peşindedir, şansını ticarette arar. Fakat servetle birlikte dikkatsizlikleri ve dünyevi zevklere olan zaafı ortaya çıkar. Çok güzel bir kadın, onu acımasız entrikalarla yoldan çıkarıp yoktan var ettiği her şeyi yerle bir etmekle tehdit eder; bu kadın, Roo’nun geleceğinin üzerine çökecek bir felaket, yaşamının dehşeti olacaktır.
“Feist’in okuru soluksuz bırakan doğal bir yeteneği var.”
Chicago Sun-Times
“Feist, Yılan Savaşları Efsanesi’yle türe yeni bir soluk getiriyor.”
Publishers Weekly
Fantastik Kurgunun Usta İsmi Raymond E. Feist’ten Yeni Gedik Savaşları Serisinin İkinci Kitabı!
İblis Kralın Öfkesi
Sonunda tüm yaşamı tehdit eden büyük savaş krallığın kapısına dayanmıştır. Doğasında cinayet ve karanlık barındıran bir kabus yaratığı, bir iblis kral yaşamın kaynağına ulaşıp onu kendi varlığında eritmenin yolunu aramak için dünyaya kaçmıştır. Ona bağlı dehşet yaratıkları da pek yakında peşinden gelecektir.
Krallıktaki herbir insan yaşamını yitirmek pahasına istilacı karanlığın güçleri karşısına dikilecektir. Ancak bu öyle bir savaştır ki, kılıçlar ve kargılar yokoluşu önlemeye yetecek güce sahip değildir. Sadece en güçlü büyücüler, iblislerin akıp geçtiği gediği sonsuza dek kapatabilecek ve bilinen her şeyden çok daha tehlikeli bir esrarın kilidini çözebilecektir.
Ve böylece yılanların insanlara, büyücülerin iblislere karşı savaştığı son yüzleşme gerçekleşir. Kılıçlar ve büyüler açık denizlerden karanlık dehlizlere dek öfkeyle çarpışır. Midkemia için savaşanları zafer yada felaket beklemektedir.
“Feist okuyucuların sayfaları soluksuz çevirmesini sağlayan doğal bir yeteneğe sahip.”
Chicago Sun-Times
“Feist savaş ve politik entrikaları betimlemede gerçek bir usta. Aynı zamanda güçlü bir anlatım yeteneği de var.”
Science Fiction Chronicle
Kırık Tacın Parçaları
Düşman püskürtülmüştür ama barış Krallık’tan hâlâ uzaktır. Midkemia, İblis Kral’ın kuşatmasının ardından bir yıkıntıya dönüşmüştür. Cesur Krondor Dükü James’inki de dahil, pek çok yaşam sönüp gitmiştir.
İnsanlar bir zamanların görkemli ülkesini tekrar inşa etmeye çalışırken, savaşın küllerinden yeni bir tehdit doğmaktadır: Zümrüt Kraliçe’nin eski kumandanı korkunç Fadawah. Bu dehşet salan adam, yenilmiş birliklerini bir araya toplamış ve kendine Batı Toprakları’nın kalıntılarından bir imparatorluk kurmaya çalışmaktadır.
Kırık tacın parçalarını bir araya getirmek ve Krallık’ı eski görkemine kavuşturmak, merhum Dük’ün genç torunları Jimmy ile Dash’a düşmektedir.
Yılansavaşları Efsanesi, “Kırık Tacın Parçaları”yla hafızalardan silinmeyecek bir sona erişiyor.
< Mesajı değiştiren DoW -- 31/8/2007 3:57:05 PM >