A Plus Entertainment Network A Plus Entertainment Network

Forumlar  Kayıt Ol  Giriş  Bilgilerim  Mesaj Kutum  Adres Defteri  Üyeliklerim  Forumlarım 

Fotoğraf Galerisi  Üye Listesi  Arama  Takvimler  SSS  Etiket listesi  Çıkış

RE: Fantastik Edebiyat Serileri

 
Üye Adı: Guest
Bu forumu inceleyenler: hiçbiri
  Basılabilir Versiyon
Tüm Forumlar >> [Forumlar] >> [FRP] >> Kitaplar >> RE: Fantastik Edebiyat Serileri Sayfa: <<   < Önceki  1 [2] 3 4   Sonraki >   >>
Giriş
Mesaj << Eski başlıklar   Yeni başlıklar >>
RE: Fantastik Edebiyat Serileri - 27/8/2007 9:39:16 PM  1 oylar
DoW



Puan Toplamı: 156
katıldı: 15/8/2007
Durum: çevrimdışı
Fahrenheit 451 - Ray Bradbury

Guy Montag işini seven bir itfaiyeciydi. On yıldır kitap yakıyordu. Gecenin bir yarısında yola çıkışlarını, alevlerin kitapları yutuşunu hiç sorgulamamıştı... Hiç sorgulamamıştı, insanların korkusuzca yaşadıkları bir geçmişi anlatan o 17 yaşındaki genç kızla karşılaşana dek... Montag'ın hayatındaki bütün yanlışlar doğrularla yer değiştirir o andan sonra... İşini, eşini, yaşayışını yeni bir gözle değerlendirir. Önünü alamadığı duyguları onu, asla tahmin edemeyeceği şeyler yapmaya iter.

Sansüre, totaliter yönetimlere, kültür endüstrisine ve uzunca bir süredir sürdürdüğümüz yaşam tarzına yönelik en keskin eleştirilerden biri. Okuyun ve kendinizi yeni baştan kurun.

Cesur Yeni Dünya - Aldous Huxley

UZAK GELECEKTE, DÜNYA DENETÇİLERİ NİHAYET İDEAL TOPLUMU YARATMIŞLARDIR. TÜM DÜNYAYA YAYILMIŞ LABORATURVARLARDA GENETİK BİLİMİ İNSAN IRKINI KUSURSUZLUĞA ULAŞTIRMIŞTIR. ALFA-ARTI MANDARİN SINIFINDAN, AYAK İŞLERİNİ YAPMAK ÜZERE TASARLANMIŞ OLAN EPSİLON-EKSİ YARI MORONLARA KADAR İNSANLAR, ÖNCEDEN BELİRLENMİŞ ROLLERİNE SEVE SEVE RAZI OLMALARI İÇİN YETİŞTİRİLİR VE EĞİTİLİRLER. FAKAT LONDRA KULUÇKA VE ŞARTLANDIRMA MERKEZİ'NDE BERNARD MARX MUTSUZDUR. YALNIZLIK İÇİN DUYDUĞU ÖZLEM, ZORUNLU CİNSEL ÖZGÜRLÜĞÜN BİTMEK BİLMEYEN HAZLARINDAN DUYDUĞU HOŞNUTSUZLUK, KAÇMA DUYGUSUNU GÜÇLENDİRİR. ESKİ, İLKEL YAŞAMA BİÇİMİNİN HALA SÜRDÜRÜLDÜĞÜ AZ SAYIDAKİ VAHŞİ AYRI BÖLGELERİNDEN BİRİNE YAPACAĞI ZİYARET DERDİNE ÇARE OLMASA DA DÖNERKEN BERABERİNDE LONDRA'YA GETİRDİĞİ "VAHŞİ", TEKNİK UYGARLIK'I FARKLI BİR GÖZLE DEĞERLENDİRİR, ONLARA NELERİ KAYBETTİRDİKLERİNİ HATIRLATIR. MODERN KLASİKLERDEN BİRİ OLAN CESUR YENİ DÜNYA, HEM GEÇMİŞTEN GELECEĞE HEM DE GELECEKTEN BUGÜNE BİR ÇAĞRI... ÇAĞRILARA AÇIK OLANLAR İÇİN...

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört - George Orwell

"Çok genç yaşındayken bile gözüpek ve yürekli biri olan George Orwell, önce döneminin ve ülkesinin toplumsal düzenine karşı çıktı. Büyük Rus Devrimine inandı. Trokçi'ye hayrandı. Ancak, İspanya içsavaşı sırasında Stalinistler Troçkistlere karşı tutumu, umutlarını yıktı. Bu durum ve yakalandığı hastalık, George Orwell'i Bin Dokuz Yüz Seksen Dört'ün mutlak umutsuzluğuna sürüklendi. Orwell, yapısal olarak karamsar ya da siyaset tutkunu biri değildi. İlgi alanları çok genişti. Daha az acılı bir dönemde yaşasaydı, yaşamaktan mutluluk duyardı. Ama çağımıza siyaset egemendir. Orwell, yaşadığı sürece gerçeklere bağlı kalmış, en acı dersleri bile öğrenmekten vazgeçmiştir. Ama umudunu yitirmiştir. Orwell'in çağımızın peygamberi olmasını engelleyen şey de bu olmuştur. Dünyanın bugünkü durumunda umut ile gerçeği birleştirmek belki de olanaksızdır. Durum buysa, bütün peygamberler yalancı peygamberlerdir. Orwell gibi kişiler, bence günümüz dünyasında gerekli olanın yarısını, ama ancak yarısını ortaya koymuşlardır. Öteki yarısını hala aramaktayız."
BERTRAND RUSSELL

Hayvan Çiftliği - George Orwell

İngiliz yazar George Owell (1903-1950), ülkemizde daha çok Bindokuzyüzseksendört adlı kitabıyla tanınır. Hayvan Çiftliği, onun çağdaş klasikler arasına girmiş ikinci ünlü yapıtıdır. 1940'lardaki 'reel sosyalizm'in eleştirisi olan bu roman, dünya edebiyatında 'yergi' türünün başyapıtlarından biridir. Hayvn Çiftliği'nin kişleri hayvanlardır. Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirirler. Amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktadır. Aralarında en akıllı olanlar domuzlar; kısa sürede önder bir takım oluştururlar, devrimi de onlar yolundan saptırırlar. Ne yazık ki insanlardan daha baskıcı, daha acımasız bir diktatörlük kurulmuştur artık. George Orwell, bu romanında tarihsel bir gerçeği eleştirmektedir. Romanındaki önder domuzun, düpedüz Stalin'i simgelediği açıkça görülecektir. Öbür kişiler bire bir belli olmasalar da, bir diktatörlük ortamında olabilecek kişilerdir. Romanın altı başlığı bir Peri Masalı'dır. Küçükleri eğlendirecek bir peri masalı değildir; ama roman, bir masal anlatımıyla yazılmıştır.

Mars Yıllıkları - Ray Bradbury



"Geldiler, çünkü korkanı vardı, korkmayanı vardı, mutlusu vardı, mutsuzu vardı. Herkesin bir sebebi vardı. Bir şey bulmaya, ya da birşey elde etmeye bir şey kazıp çıkarmaya ya da gömmeye geliyorlardı.

Mars Yıllıkları'nda Bradbury, usta öykücülüğünü bir kez daha kanıtlıyor. Birbirini izleyen öykülerde, Mars'ın keşfini ve ilk yerleşimlerini okurken, aslında kendimize tutulmuş bir aynaya bakıyoruz. Bradbury, bize bizi anlatıyor: Mars'da ya da Dünya'da, insan her yere kendini taşıyor, korkularını, zaaflarını, merakını...

"Ray Bradbury bizi, aynaların yaşama biçimimizi merhametsizce yansıttığı, kendi içimizdeki ve uygarlığımızdaki hataların abartılarak altının çizildiği bir koridora sokar. Gizli okşayışlarla bizi önce bir memnuniyete sürükler, ardından da 'Dünya'nın çarpık, öğütücü, açgözlü düzeni'yle insafsızca yüzleştirir."
-Fred Hoyle-

Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana - Ray Bradbury

Parmaklarımı şıklatmamla
Uğursuz bir şey gelir bu yana

Hala düşleyen ve hatırlayanlar ve fısıltıyı duymuş, ama daha onun karanlık, şiirsel gücünü deneyimlememiş olanlar, hoş geldiniz. İçeri girin, oturun. Başkalarına hiç benzemeyen bir gölge gösterisi başlamak üzere...

< Mesajı değiştiren DoW -- 31/8/2007 3:54:53 PM >

(cevap olarak DoW)
Mesaj #: 26
RE: Fantastik Edebiyat Serileri - 27/8/2007 9:54:56 PM  1 oylar
DoW



Puan Toplamı: 156
katıldı: 15/8/2007
Durum: çevrimdışı
H. G. Wells;

Dr. Moreau'nun Adası

Edward Prendick, geçirdiği bir gemi kazası sonucunda kendisini Pasitif Okyanus'nun ortasında, kimselerin uğramadığı volkanik bir adada bulur. Ama şansına, ada pek ıssız sayılmaz: Kendisini deneylerine adamış bir bilim adamı olan Dr. Moreau, alkolik asistanı Montgomery, onun tuhaf hizmetkarı M'ling ve Moreau'nun korkunç deneylerinin ürünü tuhaf yaratıklar. Prendick, adanın içindeki ormanlarda pusu kuran tehlikelerin arasında çıktığı yolculuklarda garip ayinlerle, Kanun'la karşılaşacak, yeni ve tuhaf arkadaşlar edinecektir.

Bilimkurgunun büyük ustalarından H.G. Wells'ten, doğayla oyuna girişmenin tehlikelerinin ve insan olmanın anlamını sorgulayan, çarpıcı bir başyapıt.

Dünyaların Savaşı

Mars'tan gelen uzay gemileri, huzur içindeki İngiltere'ye gökyüzünü yararak inerler. Isı ışınıyla silahlandırılmış, saldırıya kilitlenmiş devasa ölüm makineleri bir yok etme harekâtına girişir. Marslıların istilası korkunçtur.

Ölüm makineleri Londra'ya doğru ilerlerken önlerine çıkan her şeyi... Metal tuzaklara hapsettikleri az sayıda insan hariç. Bu, insanlık için kopkoyu çaresizliğin hüküm sürdüğü bir dünya olacaktır.

Artık bu gezegeni, insanlık için etrafı çitlerle çevrili ve korunaklı bir yuva olarak görmeye devam edemeyeceğimizi öğrenmiş durumdayız. Uzaydan birdenbire üstümüze gelebilecek, bizim için şu anda görünmez olan iyilik ya da kötülükleri asla tahmin edemeyiz. Marslıların istilasının insanlığa sonsuz derecede yarar sağladığını da düşünebiliriz; bizi dekadansın en verimli kaynağı olan, geleceğe dair o sükünet içindeki güvenimizden kurtarmıştır ve insanlığın hep birlikte yaşaması gerektiği düşüncesine büyük bir destek sağlamıştır.

Görünmez Adam

Soğuk bir kış günü, kimselerin uğramadığı Iping Kasabasına karlar arasından, sargılar içinde, en ufak bir yeri bile görünmeyen tuhaf bir yabancı çıkagelir. Kimdir bu yabancı? Kendi halinde deneyleriyle uğraşan bir bilimadamı mı, polisten kaçmaya çalışan bir kanun kaçağı mı, yoksa bütün o giysilerinin altında bombalar taşıyan bir şüpheli mi?

Görünmezliğin kendisine binlerce avantaj sağlayacağını ve istediklerini elde edeceğini sanan yabancı için işler pek umduğu gibi gitmez. Havada uçuşan eşyalar, kaybolan paralar, kimin kime vurduğunun belli olmadığı kavga gürültü arasında gittikçe trajik bir hal alan yabancının öyküsü, toplumun da en az kendisi kadar tuhaf olduğunu ortaya çıkaracak ve sonunda kendisine biçilen rolle dehşet saçmaya başlayan yabancı, belki de 'yabancılığının' kurbanı olacaktır.

Hem bilimkurgunun hem de Wells'in başyapıtlarından biri...

Zaman Makinesi

Ondokuzuncu yüzyılın sonlarında İngiltere'de bir bilim adamı akşam yemeğine çağırdığı konuklarına zaman makinesi olduğunu iddia ettiği bir aygıtı gösterir. Saygıdeğer konukları ona inanmayı rededer, ancak bir hafta sonra tekrar evinde toplandıklarında onu bitkin, sefil ve perişan bir halde bulurlar. 802701 yılında, bir zamanlar Londra'nın bulunduğu noktada tanık olduğu yaşamı anlatır onlara. Geleceğe yolculuk etmiş, geleceğin ırkıyla tanışmıştır; birer peri kadar hoş, meyveyle beslenen, yaşamlarını neşeli bir tembellik içinde geçiren sevimle torunlarımızla...

Ancak insanın evriminin tek sonucu, dünyayı miras alan tek tür onlar değildir. Yeni Aden'in altındaki tünellerde yaşayan başka bir canlı türü daha vardır.
Bilimkurgu serüvenini başlatan ilk ve en görkemli adımlardan biri olan bu klasik romanda H.G. Wells, insanoğlunun hiç eskimeyecek zaman yolculuğu düşünden yola çıkarak yaşam biçimlerimizin evrildiği yönü sorguluyor.


H. G. Wells'in eserleri Hollywood için de önemli nimetlerdi Son zamanlarda çekilen Dünyalar Savaşı(War of the Worlds) gayet hoş izlemediyseniz tavsiye ederim Zaman Makinesi de güzeldi

< Mesajı değiştiren DoW -- 31/8/2007 3:55:19 PM >

(cevap olarak DoW)
Mesaj #: 27
RE: Fantastik Edebiyat Serileri - 27/8/2007 10:03:44 PM   
DoW



Puan Toplamı: 156
katıldı: 15/8/2007
Durum: çevrimdışı
Troy Denning'den Darksun

Yeşil Geçit Dark Sun Karanlık Güneş

Kalak: Kötü büyüleri, saltanat şehri olan Tyr'ı toz, kan ve korkudan ibaret, izole bir yer haline dönüştüren, ölümsüz bir büyücü-kral.

Onun bin yıllık ölüm hükümdarlığı, artık sona ermek üzeredir.

Bir isyanı başlatmak için bir araya gelenler, başına buyruk bir devlet adamı, çekici bir yarı-elf köle kız ve arenalar için yetiştirilmiş bir insan-cüce gladyatördür. Ancak, eğer insanlar özgürlüklerine kavuşacaklarsa, bu uyumsuz, ancak vefalı asi üçlüsü dehşetin yüzüne bakmalı, aşk ve hayat arasında bir seçim yapmalıdır.

Serinin diğer kitapları da sanırım önümüzdeki dönemde yayımlanır...seri beş kitap.

< Mesajı değiştiren DoW -- 31/8/2007 3:55:35 PM >

(cevap olarak DoW)
Mesaj #: 28
RE: Fantastik Edebiyat Serileri - 27/8/2007 10:09:39 PM  1 oylar
DoW



Puan Toplamı: 156
katıldı: 15/8/2007
Durum: çevrimdışı
R. A. Salvatore'nin son serisi;

İblisin Uyanışı - İblis Savaşları Serisi 1. Cilt

İblis Savaşları Serisinin bu ilk kitabında Salvatore, büyülü bir dünyayı okuyucuların keşfine sunuyor ve korkusuz bir kahraman yaratıyor: Elbryan VVyndon.
Corona ülkesinde kadim bir kötülük uyanır; ölüm ve acı yaymaya kararlı korkunç bir iblis. Bu iblisin goblinlerden kurulu orduları sınır yerleşimlerini yağmalar ve küçük Dundalis köyüne gerçekleştirdikleri merhametsiz saldırılar geride iki perişan yetim bırakır: Pony ve çocukluk arkadaşı Elbryan. Elflerin aralarına aldığı Elbryan, alt edilmez bir korucu olmak üzere yetiştirilir... Kahramanımız, onu üzücü bir meydan okumaya götürecek yaşamsal önemde bir rol üstlenecek, destansı adalet ve barış arayışında yazgısının karanlık olaylarıyla yüzleşmek zorunda kalacaktır...
Bu arada, uzak bir adanın siyah kumsalları bir mücevher yağmuru altındadır. Bu semavi taşlar içlerinde inanılmaz bir güç taşımaktadır... Yanlış ellere, pençeli ellere düşmemeleri gerekmektedir... Bu taşlar, dünyada iyi ve kötü olan her şeyin anahtarıdır ve onları hasat eden yozlaşmış manastırdan kurtarmak genç bir keşişin ellerindedir.
"Yeni bir klasik! Harika bir anlatım! Drizzt hayranları bu kitaba bayılacak!"
- Troy Denning-
"Kara Elf dizisinden bu yana Salvatore'nin en iyi çalışması."
- Terry Brooks-

İblis Ruhu - İblis Savaşları Serisi 2. Cilt

Çocukluk arkadaşlıkları zamanla daha da derinleşen Elbryan ve Pony, yükselen karanlığın nihayet Corona topraklarından çekilmeye başladığını düşünmektedirler. Ama bu düşüncelerinde yanıldıkları çok geçmeden ortaya çıkar. Goblin ve kanlı powrie sürüleri medeni toprakların daha içlerine ilerlemektedir.
Corona üzerine kötücül bir tehdit çökmüştür, keşiş Avelyn Desbris'in fedakarca çabaları iblis dactylin gücünü tümüyle ortadan kaldırabilmiş değildir. Üstelik karanlık, en kutsal mekana bile sızmıştır...
Bir zamanlar hayranlık duyulan ruhani bir önder, yaşamını iyiliğin güçlerine karşı en vahşi, en sinsi intikamı gerçekleştirmeye adar. Uğursuzluğun yayılmasını durdurmak imkansız görünmektedir.


"Büyüleyici... Salvatore'nin başarılı kariyerindeki en iyi kitaplardan biri."
Publishers Weekly

"Dikkat çekici bir hikaye... Salvatore'nin en iyi çalışmalarından..."
- Booklist

İblisin Havarisi - İblis Savaşları Serisi 3. Cilt

Kadim, her şeyi yok eden bir şerrin karanlık güçlerince kuşatılmış, büyülü Corona dünyasında hem yas hem de umut zamanıdır. İblis dactyl ve kötü hizmetkarları altedilmiştir. Ayı-Honce Krallığı'nın savaş yorgunu vatandaşları ölülerini gömmek, parçalanmış hayatlarını yeniden kurmaktan başka birşey istememektedirler. Ama kilise ile devlet arasındaki hassas yapı bozulmuştur, iç savaş tehlikesi yükselmektedir. Korkunç bir hayaletin gölgesi iç savaş endişesini bile gölgelemektedir. Çünkü iblis, altedilmiş olsa da, yok edilmiş değildir.
Elf eğitimli kolcu Elbryan Wyndon, Pony ve arkadaşları, Corona'nın kaderini belirleyecek, amansız bir güç mücadelesinin ortasında bulurlar kendilerini. Bu mücadele cesaretlerini ve aşklarını kırılma noktasına götürecektir. R. A. Salvatore, 'İblisin Havarisi'nde bu destansı öyküyü hem zafer dolu bir finale hem de yeni bir başlangıca taşıyor.
"Yeni bir klasik! Harika bir anlatım! Drizzt hayranları bu kitaba bayılacak!"
- Troy Denning
"Kara Elf dizisinden bu yana Salvatore'nin en iyi çalışması."
- Terry Brooks

< Mesajı değiştiren DoW -- 31/8/2007 3:55:47 PM >

(cevap olarak DoW)
Mesaj #: 29
RE: Fantastik Edebiyat Serileri - 27/8/2007 10:26:57 PM  1 oylar
DoW



Puan Toplamı: 156
katıldı: 15/8/2007
Durum: çevrimdışı
Terry Brooks'dan Shannara;

Shannara'nın Kılıcı

Dünya uzun yıllar önce kadim kötülük güçlerinin saldırılarına sahne olmuş, ancak Shea'nın atası Jerle Shannara ile kılıcı sayesinde kudretli Karabüyücü Lord yenilgiye uğratılabilmişti. Bu savaşlar artık çok gerilerde kalmış, huzur dolu Vale köyünde yarı insan yarı elf olan Shea Ohmsford bütün dünyadan habersiz, sakin bir yaşam sürmekteydi -ta ki gizimli ve sert mizaçlı Allanon ortaya çıkıp da uzun süre önce ölmüş olması gereken Karabüyücü Lord'un sağ olduğunu ve dünyaya hükmetmeyi aklına koyduğunu söyleyene dek.

Jerle Shannara'nın yegane varisi olan Shea Ohmsford karanlığın yaratıklarını uzak tutabilecek olan tek silahı, Shannara'nın Kılıcı'nı bulmak için büyük ve tehlikeli bir maceraya atılmak zorundadır.
"Muhteşem bir fantazya yolculuğu"
-Frank Herbert-

Shannara'nın Kılıcı 2

Allanon dışında hiçbir ölümlünün ayak basmadığı Krallar Salonu'nun kapılarındaki kafileyi Shannara'nın Kılıcı'nı arama yolunda yeni ve daha da çetin tehlikeler bekliyor. Yolculuklarının bu ayağında grubun her bir üyesi gücünü, sabrını ve cesaretini ölçen zorlu sınavlarla karşılaşıyor.
Dört karayı Karabüyücü Lord'un kötülüğünden kurtarabilecek tek kişi olan Shea Ohmsford ise gönülsüz atıldığı bu macerada, en korkulu düşmanların yanı sıra beklenmedik yardımcılarla da karşılaşıyor, en büyük sınavına doğru adım adım ilerlerken kendi özündeki cesareti keşfediyor.

Shannara'nın Kılıcı 3

Savaşın amansız gölgesi dünyanın özgür halklarının üzerine düşmüş, Karabüyücü Lord'un ordusu Tyrsis kapılarına varmıştır. Shannara'nın Kılıcı ve Shea hala kayıp olduğundan, Güneykarası'nı karanlığın güçlerine karşı savunmak Sınır Lejyonu'na düşmüştür.

Öte yandan elinden bir kez kaçırdığı Shannara'nın Kılıcı'nın peşinden Kafatası Krallığı'na yollanan Shea'yı Karabüyücü Lord'la yüreklere korku salan bir yüzleşme beklemektedir.

Shannara'nın Elftaşları

Kötülüğü hapseden büyünün simgesi Eucrys ölüyor. Yeniden doğabilmesi için, Elf kızı Amberle Eucrys'un tohumunu taşımak zorunda. Shea Ohmsford'un torunu Wil ise dedesinin kendisine verdiği Elftaşlarının gücü ile Amberle'yi koruyacak. Ama Dört Kara'yı kurtaracak bu iki gencin önce kendilerine inanmaları gerekiyor.

Elflerin ve tüm dört kara halklarının yok olmaması, İblislerin yeniden yasaklamaya hapsedilmesi bu arayışa bağlı. Elli yıldan sonra geri dönen Allanon, iki genci bir araya getirip ırkların kurtulmasına yardım ediyor.

Macera, büyü ve efsanenin büyüleyici anlatımı "muhteşem bir fantazya yolculuğu."
- Frank Herbert-

Shannara'nın Dilekşarkısı

Dört Kara'yı dehşet sarmış durumda. Şeytani kara büyülerin kitabı ıldatch yeniden can buluyor. Zehirlediği kara seyyahları insan ırkını tümden yok etmek üzere görevlendiriyor. Irkların bilge korkuyucusu allanon, jerle shannara'nın soyundan yardım istemek zorunda. Wil Ohms Ford'un kızı brin dilekşarkısının büyüsüyle doğmuştur ve doğuya yaptıkları gizemli yolculukta allanon'a eşlik edecektir. Ancak ıldatch tuzağını çoktan kurmuştur. Brin'in erkek kardeşi ona zamanında ulaşabilmek için kötülüğün tam merkezine gitmek zorunda kalır.

Macera, büyü ve efsanenin büyüleyici anlatımı
"Muhteşem bir fantazya yolculuğu."
- Frank Herbert-

Shannara'nın İlk Kralı

Yasaklanmış olan büyü sanatına duyduğu ilgi yüzünden Druidlerce dışlanan Bremen, karanlık güçlerin, Karabüyücü Lord Brona'nın önderliğinde harekete geçmiş olduğunu keşfeder. Dört Kara'nın halkları, sonsuza dek kötülüğün kölesi olmaktan ancak bir araya gelerek kurtulabilecektir. Brona'nın karanlık büyüsüne diz çöktürebilecek güçte bir silaha ihtiyaçları vardır.
Tüm zamanların en sevilen fantastik anlatılarından olan dizinin bu son kitabı, büyüleyici kahramanlık öyküsünü sürdürürken, hayranlık veren macera ve büyü söylemine göz kamaştırıcı bir girizgâh yapıyor ve bizi Shannara Efsanesi'nin doğduğu günlere götürüyor. Shea'nın atası Jerle Shannara'yla, Allanon'un babası Bremen'le tanıştırıyor ve efsanevi kılıcın doğuş öyküsünü tüm ayrıntılarıyla bizlere taşıyor.

Shannara'nın Çocukları

Dört Kara'da bir kez daha dehşet vakti...
Bir yanda. Irkları köleleştiren federasyon'la karanuk ilişkiler içindeki gölgelenmişler, insanların arasına karışıp onları insanlık dışı yaratıklar haline getiriyor. Öte yanda, ulaşım az doruklara mevzilenmiş bir isyan hareketi serpilip gelişiyor. Büyü yasak, federasyon zorbalarının alet edindiği kara büyü bir yana...
Büyüyü, yok olan Druidleri, gizemli bir şekilde kaybolan Shannara'nın Kıuci'nı ve insanların dünyasını terk eden elfleri geri getirme görevi shannara'nın çocuklarına veriliyor.

Shannara'nın Druidi

Druid Auanon'un ölümü üzerinden üç yüz yıl geçmiş. Gölgelenmişler bu süre içinde dört kara'nın kontrolünü ele geçirmiştir. Auanon'un hayaleti, Shannara'nın dört çocuğunu; Par, Coll, Wren ve Walker Boh'u göre ve çağırır. Walker Boh'a kayıp Druid Kalesini -Paranor' geri getirme görevi verilmiştir. Ancak bu görevi yerine getirmeye çalışan Walker korkunç bir tuzağa sürüklenir. Hızlandırıcı; kadim gümüş nehrin krau'nun kızı, ölmekte olan Walker Boh'u bulur. Onu iyileştirir ve dört kara'yı tehdit eden karanlık bir güç konusunda uyarır. Bu tehdit, ırkların korkusundan beslenen, tüm dünyayı taşa çevirip kendisine tabi kılm ayı amaçlayan taş kral'da başkası değildir. Taş kral, tüm büyüleri emip etkisiz hale getiren kara elftaşı'nı elinde tutmaktadır. Onu alt etmenin tek yolu bu tılsımlı taşı onun ellerinden kurtarmaktan geçmektedir. Bir kolunu taş kral'ın zehrine kurban veren Walker Boh...
Büyülü Kılıcı kırılmış olan Morgah Leah...
Dört Kara'yı koruma mücadelesinde insanlığa güvenmek zorunda olan hızlandırıcı ve onu öldürmeye yemin etmiş bir suikastçi... Bu sıradışı ekibi bir araya getiren şey kara elftaşı arayışı olur.

Shannara'nın Elf Kraliçesi


Shannara'nın Tılsımları

Büyüleyici bir dünyanın, gerçeküstü savaşçıları...
Bir fırtınaya tutulduğunda saçakların altında yürüsen de yolun ortasından gitsen de ıslanırsın, samurayın yolundaysan ortadan gitmeyi tercih edersin.
Savaş alanında rakibini alaşağı etmeye kararlı bir samuray, bir kartalın hedeflediği kuşu avlamasında olduğu gibi davranır: binlercesinin arasından ilk hedeflediğine saldırır. Samurayın Yolu kişinin zihninde önceden bulunmaz.
Samurayın Yolunda kişi zaten ölmüş olduğunu kabul ederek ilerleyecektir.
Büyüleyici bir dünyanın, gerçeküstü savaşçıları gibi gözükseler de Uzakdoğu�nun bu maharetli dövüşçüleri hayatlarını inandıkları yola adarlar. Gerçek bir samurayın anlatımlarına dayanan bu kitap, bizim için çoğunlukla sinematografik karakterler olan samurayların gerçek yaşamlarını, öğretilerini gözler önüne seriyor.
Eğer kişi bu kitabı okumaya karar vermişse, bunu hemen gerçekleştirmesi ne kadar zor olursa olsun, en iyisi doğrudan kitabı okumaya başlamaktır, çünkü sonradan yaparım diye düşünürse yapamayabilir. Samurayın yolu dümdüz gitmektir.

< Mesajı değiştiren DoW -- 31/8/2007 3:56:01 PM >

(cevap olarak DoW)
Mesaj #: 30
RE: Fantastik Edebiyat Serileri - 27/8/2007 10:30:59 PM  1 oylar
DoW



Puan Toplamı: 156
katıldı: 15/8/2007
Durum: çevrimdışı
Stephen R. Donaldson'dan İnançsız Thomas Covenant;

Diyardaki Bela

Gerçek bir adam - gerçek olarak bildiğimiz her açıdan gerçek bir adam - kendini birden dünyadan soyutlanmış ve varolması mümkün olmayan bir fiziksel duruma sokulmuş bulur. Seslerin aroması, kokuların rengi ve derinliği, görüntülerin dokusu, dokunuşların ses perdesi ve ses rengi vardır. O yere getirilmesinin sebebinin bir kahraman olarak kendi dünyasını temsil etmek olduğunu söyler bedeni olmayan bir ses. Başka dünyadan bir kahramana karşı ölümüne, teke tek cenge tutuşmak zorundadır. Eğer yenilirse ölecektir ve kendi dünyası - gerçek dünya - yok edilecektir. Çünkü o takdirde kendi dünyası hayatta kalmak için gerekli, içten gelen kuvveti haiz değil demektir.
Adam, kendisine söylenenin doğru olduğunu kabul etmeyi reddeder. Ya bir düş ya da bir sanrı gördüğünü iddia eder ve gerçek bir tehlikenin olmadığı, sahte bir ölümüne dövüşe girmeyi reddeder. Bu görünürdeki duruma inanmamaya son derece kararlıdır ve diğer dünyanın kahramanı tarafından saldırıya uğradığında dahi kendini savunmaz.
Soru: Adamın davranışı cesurca mıdır, yoksa korkakça mı? İşte bu, ahlakın temel sorunudur.
Ahlakmış! diye kendi kendine hırıldadı Covenant. Lanet olsun, kim uyduruyor bunları?

Sayrıtoprak Savaşı

Diyar’ın ezeli düşmanı Habis Efendi yine harekete geçmiştir ve kötücül güçlerin kaynağı Sayrıtoprak Taşı onun elindedir. Taşın gücü karşısında Şadkaya Efendileri’nin elleri kolları bağlıdır.
Yeni Yüce Efendi çareyi Thomas Covenant’ı çağırmakta bulur. Umudu Covenant’ta ve vahşi büyünün anahtarı beyaz altın yüzüğündedir. Ancak ne Covenant’ın ne de bir başkasının yüzüğün nasıl kullanılacağına dair bir bilgisi vardır.

Son Diyar yolculuğundan sonra hastalığının zorunlu kıldığı disiplini güçlükle kuran Thomas Covenant, tam ‘gerçek’ dünyasına uyum sağlamışken kendisini yeniden, bir düş olduğuna inandığı Diyar’da bulur.
Diyar savaşın eşiğindedir.

< Mesajı değiştiren DoW -- 31/8/2007 3:56:20 PM >

(cevap olarak DoW)
Mesaj #: 31
RE: Fantastik Edebiyat Serileri - 27/8/2007 10:35:55 PM  1 oylar
DoW



Puan Toplamı: 156
katıldı: 15/8/2007
Durum: çevrimdışı
Trudi Canavan'dan Kara Büyücü Serisi;

Büyücüler Loncası - Arınma

Bu yıl da, önceki yıllarda olduğu gibi, Imardin şehri istenmeyen kişilerden arındırılıyordu. Güçlerinin arkasına sığınmış büyücüler; serserilerin ve kendilerine direnenlerin üzerine korkusuzca yürüyorlardı. Ta ki genç bir kız, nefret ettiği büyücülere bir taş savurana kadar... ve taş büyülü kalkanlarını delip geçti.

Büyücüler Loncası, şaşkındı. Onların gözetimi dışında, hayal bile edemeyecekleri güçte bir kız vardı; kontrolsüz bir büyücü...

Fantastik dünyanın en gizemli kişilikleri büyücüler üzerine yazılmış, en gerçekçi en etkileyici seri…

Büyücüler Loncası - Tanışma

Benliğinin tüm derinliklerine işlemiş "büyücüler"e karşı duyduğu korku ve içinde bilmeden büyüttüğü -kendisiyle birlikte bir şehri bile yıkıma götürebilecek boyuta ulaşan- kontrolsüz "büyü" gücü ile Lonca tarafından ele geçirilen Sonea; büyücülerin nispeten sakin bir yaşam sürdükleri Lonca'da da ortalığın karışmasına, çelişkilerin derinleşmesine neden olur.

Büyücülerin gerçek yüzleri ile tanışan Sonea için karar vermek hiç kolay olmayacaktır...

Fantastik dünyanın en gizemli kişilikleri üzerine yazılmış, en gerçekçi en etkileyici seri...

Çırak - İlk Yıl

Ve Sonea için eğitim günleri başlar... Büyücüler Loncası’ndaki çelişkileri derinleştiren Sonea için, Akademi günleri de hiç kolay olmayacaktır. Bir yandan, içindeki muazzam gücü kullanmayı ve geliştirmeyi öğrenen Sonea; diğer yandan da kendisini kabullenmekte zorlanan diğer çıraklara göğüs germeye çalışmaktadır. Bu arada ona destek olmayı sürdüren Rothen, Yönetici Lorlen’in de ilgisini çeken garip cinayetler, Dannyl’in Yüce Lord’un izinden gittiği ilginç yolculukları, Sonea’yı; farkında olmadan bir kaosa doğru sürüklemektedir...

Fantastik dünyanın en gizemli kişilikleri büyücüler üzerine yazılmış, en gerçekçi ve en etkileyici seri...

Çırak - Meydan Okuma

Kara Büyücü Serisi’nin giderek artan temposunun yarattığı ‘büyülü etki’ dördüncü kitapta doruğa çıkıyor. Büyücüler Loncası’nda giderek bir kördüğüm haline gelen çelişkiler.. Ve ‘kırılgan’ yapısı, yalnızlığın ve dışlanmışlığın beslediği merak dürtüsüyle bu çelişkiler sarmalının tam ortasına savrulan bir çırak: Sonea..
Ve bu genç çırak; tüm bu kargaşanın yarattığı ortamda kendini geliştirmeyi çalışırken, öte yandan durmaksızın artan saldırılarıyla ‘Regin ve yandaşlarıyla’ uğraşıyor. Fiziki boyutları giderek artan bu saldırılardan usanan Sonea; artık, hiç değilse ‘Regin sorununu’ çözmeye kararlıdır..
Fantastik dünyanın en gizemli kişilikleri büyücüler üzerine yazılmış; en gerçekçi en etkileyici seri...

Yüce Lord / Karabüyünün Sırrı Kara Büyücü Serisi 5. Kitap

Giderek sık işlenen tuhaf, acımasız cinayetler; Lonca ve İmardin halkını bir korku ve şüphe sarmalına alır. Tüm cinayetlerin işleniş biçimi, katil olarak bir büyücüyü işaret etmektedir; güçlü, çok güçlü bir büyücüyü, bir kara büyücüyü... Ve bu ağır suçlamaların odağına bir kişi oturur; Yüce Lord Akkarin... Tüm bunlar yaşanırken Akkarin; büyüsel yeteneği giderek güçlenen ve gelişen Sonea'ya, gizemli dünyasının kapılarını ardına dek açar; geçmişini ve tüm karanlık sırlarını...

Fantastik dünyanın en gizemli kişilikleri büyücüler üzerine yazılmış, en gerçekçi ve en etkileyici seri...

Yüce Lord / Kara Büyücüler Kara Büyücü Serisi 6. Kitap

Yüce Lord Akkarin ve giderek artan müthiş büyü gücüyle, Akkarin'nin sırlarla dolu dünyasına tam bir kararlılık ve inançla dalan Sonea için, Sachaka'nın acımasız çorak topraklarında bir av ve avcı olacakları sürgün günleri başlar. Akkarin ve Sonea'nın Lonca'dan kovulma haberleri, İchaniler için; bir intikam ve istila davetiyesi olur...
Artık Yüce Lord Akkarin ve Sonea'dan yoksun tüm Kyralia, acımasız kara büyücüler için bir potansiyel enerji ve güç kaynağı haline gelmiştir.

Fantastik dünyanın en gizemli kişilikleri büyücüler üzerine yazılmış, en gerçekçi ve en etkileyici seri...

< Mesajı değiştiren DoW -- 25/11/2007 8:27:28 PM >

(cevap olarak DoW)
Mesaj #: 32
RE: Fantastik Edebiyat Serileri - 27/8/2007 10:41:13 PM  1 oylar
DoW



Puan Toplamı: 156
katıldı: 15/8/2007
Durum: çevrimdışı
Ed Greenwood'dan Dört Serüvenci Serisi;

Kralsız Diyar / Dört Serüvenci Serisi 1. Cilt

Bir zamanların bolluk, bereket ve barış dolu toprakları, kanunsuzluğun ve zorbalığın karanlığına gömülmüştür. Tekrar barış dolu günlere dönebilmek için tek umut, Uyuyan Kral'ın yaşama döndürülmesidir, ancak kral büyülerle kuşatılmıştır.
Beş parasız bir serüvenci topluluğu, koşulların zorlamasıyla efsanevi Dwaerindim taşlarını bulur. Bir savaşçı, bir hırsız, bir şifacıdan kurulu bu topluluk, sıradan yaşamlarına sırt çevirip Mücevherler Leydisi'nin yanında yer alırlar. Bu dörtlü, Uyuyan Kral'ı uyandırıp, onu hakkı olan tahta yeniden oturtmak için amansız bir mücadeleye girişmek zorundadır.
"Ed Greenwood, fantastik dünyalar yaratmakta tam bir usta. Onun büyüsü ve efsanevi gücü her şeyi muhteşem kılıyor."
- Margaret Weis-

Sahipsiz Taht / Dört Serüvenci Serisi 2. Cilt

Hawkril, çok güçlü, cesur ve gözüpek bir savaşçı...
Craer, becerikli ve zeki bir hırsız...
Sarasper, bilge bir şifacı...
Leydi Embra Silvertree, esrarlı mücevherler leydisi, güçlü bir sihirbaz... Birbirinden ilginç kişilerden kurulu serüvenci topluluk, efsanevi Dwaerindim taşlarını ele geçirmiş ve bu büyü taşıyıcı taşlardan biri sayesinde Uyuyan Kral üzerindeki laneti kaldırmayı başarmışlardır. Ancak krallığın uzun süre sahipsiz kalan tahtını korumak için tek bir Dwaerindim taşından daha fazlası gerekmektedir.
Karanlık güçler pusuya yatmış, Kralsız Diyar, şeytani gölgelerin, hırslı ve acımasız baronların kötücül planlarına hedef olmuştur. Dört Serüvenci bir kez daha krallığın eski günlerdeki bolluk ve güven ortamına geri dönebilmesi için çetin bir maceraya atılmak zorundadır.
"Ed Greenwood, fantastik dünyalar yaratmakta tam bir usta. Onun büyüsü ve efsanevi gücü her şeyi muhteşem kılıyor."
- Margaret Weis-
"Unutulmuş Diyarların yaratıcısı yeni bir destansı macera başlatıyor."
- Dragon Magazine-
"Nefes kesen bir hareketlilik ve özen gösterilmis detaylar Greenwood'un sadık okuyucularını kesinlikle tatmin edecek."
- Quill & Quire-

Ejderhanın Yükselişi / Dört Serüvenci Serisi 3. Cilt

Aglirta; Kralsız Diyar... Bir zamanlar barışın hüküm sürdüğü bu topraklar, artık kanunsuzluğun hakim olduğu, çıkar peşindeki acımasız baronların birbirleriyle savaştığı bir yer haline gelmiştir. Ama diğer yandan bir umut ışığı da belirmiştir; diyar artık kralsız değildir. Efsanelerdeki Uyuyan Kral -Kral Kelgrael- Dört Serüvenci'nin cesaret dolu çabalarıyla uyandırılır. Ancak kralın uyandırılması barışın geri gelmesine yetmez. Süregiden iç savaş ve baronların hırsı, düzenin sağlanmasını engeller.
Bütün bunlar olurken, güçlü bir savaş lordu Aglirta'yı kontrolü altına almak için sahneye çıkar. Yılan'ın şeytani kuvvetleriyse Dört Serüvenci'yi ebediyen yaralayacak çok önemli bir savaşa hazırlanmaktadır.

"Ed Greenwood, fantastik dünyalar yaratmakta tam bir usta. Onun büyüsü ve efsanevi gücü her şeyi muhteşem kılıyor."
-Margaret Weis-

"Unutulmuş Diyarların yaratıcısı yeni bir destansı macera başlatıyor."
-Dragon Magazine-

"Nefes kesen bir hareketlilik ve özen gösterilmis detaylar Greenwood'un sadık okuyucularını kesinlikle tatmin edecek."
-Quill & Quire-

Ejderhanın Sonu / Dört Serüvenci Serisi 4. Cilt

Ejderha ölürken alçak Yılan'ı da yok eder ve Aglirta'ya düzeni geri getirir...
Dört Serüvenci'nin hayatta kalan üyelerininse kaybettikleri yoldaşları için yas tutacak zamanları yoktur. Anarşik, kudurgan bir veba, söndürülmesi imkansız bir yangın gibi yayılırken, sinsi Yılan rahipleri kontrolü ele geçirmeye ve kötücül tanrılarını diriltmeye hazırlanmaktadır.
Dört Serüvenci bu tehdidi ortadan kaldırabilecek mi, yoksa yeni bir Ejderha'nın çağrılması ve içlerinden birinin sonunun gelmesi mi gerekecek?
'Greenwood okuyucularına tam da istedikleri şeyi vermeye devam ediyor: Akıcı, heyecanlı bir roman.'
- Publishers Weekly
'İnanılmaz bir macera tam bir heyecan fırtınası. Göz kamaştırıcı büyüler ve hızlı tempo Greenwood'un yeni dünyalar ve karakterler yaratmadaki dehası eşliğinde sunuluyor. '
- Dragon

< Mesajı değiştiren DoW -- 31/8/2007 3:56:49 PM >

(cevap olarak DoW)
Mesaj #: 33
RE: Fantastik Edebiyat Serileri - 31/8/2007 11:27:56 AM  1 oylar
DoW



Puan Toplamı: 156
katıldı: 15/8/2007
Durum: çevrimdışı
Raymond E. Feist'den Krondor Serisi(Gediksavaşlarının Ardından);

İhanet

Gediksavaşları sırasında Sethanon'daki son karşılaşmanın üzerinden dokuz yıl geçmiştir. Adalar Krallığı'nın halkı yine, ufukta beliren karanlık güçlerin tehdidi altındarır. Bu endişe verici gelişmelerin habercisi, Gorath adında bir kara elftir.
Geceşahinleri, işledikleri cinayetlerle yeniden ortaya çıkarlar. Diplomasi bir kez daha ölümcül bir oyun haline gelmiştir. Tüm bunların merkezinde ise, Altılar adı verilen bir grup büyücünün entrikaları yer almaktadır.

Kiralık Katiller

Prens Arutha, Krondor'a dönüşünde işlerin yolunda gitmediğini görür. Görünüşte rastantısal olan bir dizi cinayetin gölgesindeki şehir, ürkütücü bir sessizliğe gömülmüştür. Kesilip biçilmiş vücutlar, Şakacılar'ın meskeni olan kanalizasyonları doldurmaktadır. Görenler odur ki, Sürengen şehre geri dönmüştür ve acımasızlıklıkta kendisiyle yarışabilecek olan kişilerden yardım almaktadır; belki de Geceşahinleri yeniden ortaya çıkmıştır. Bu arada, Olasko düklüğünden önemli bir grup, planlanan ziyaretlerinden bir hafta önce sarmaya gelmiştir. Avlanmak için geldiklerini söyleseler de neyi avlayacakları konusunda kafalarda soru işaretleri oluşmuştur.

Tanrıların Gözyaşı

Yüksek denizlerde son günlerde yaşananlar, karanlık güçlerin girişeceği, benzeri görülmemiş büyüklükte bir saldırının işaretidir.
Ama Ishap Tapınağı'na karşı gerçekleştirilen bu cüretli saldırı planlandığı gibi yürümez ve ganimet -Tanrıların Gözyaşı- Acı Deniz'in dalgaları arasına gömülür. Midkemia Tapınaklarının bildiği en güçlü eser olan bu muazzam mücevher, rahiplerin tanrılarla konuşmasını sağlamaktadır. O olmadan rahipler -uzak dağlarda yeni bir mücevher oluşana kadar- güçsüz kalacaktırr.
Toprak Beyi James, William ve Jazhara, Ishap'tan bir savaşçı keşiş olan Solon Birader ve gemi kaldırma yeteneğine sahip, Enkazcılar Loncası'nın kalan tek üyesi olan Kendaric ile birlikte bu mücevherin yerini bulmak zorundadırlar. Ama karşılarında Gözyaşı'nı kendi amaçları için kullanmak isteyen, Karanlık Tanrı'nın hizmetkarlarını bulurlar.
Artık, paha biçilmez bir hazine için, zamana karşı yarışmak, kötücül güçlerle ve Midkemia'da Tanrıların kendisi kadar aşılmaz olabilen doğa koşullarıyla mücadele etmek zorundadırlar...

Diğer kitaplar;

Asilkan Prens / Gediksavaşları Dünyasından

Gediksavaşları Efsanesi'ndeki olayların üzerinden geçen yirmi yılda her şey yerli yerine oturmuş görünmektedir. Ancak Kesh İmparatoriçesi'ni tahtından indirmeye çalışan bir grup güçlü asilzade kirli oyunlarla sarayı bölmeye çalışmaktadır.
Krondor'un iki prensi Borric ve Erland kendilerini tüm bu çekişmelerin ortasında bulurlar. Borric, kendisini öldürmeye çalışanlardan kaçıp hainlerin planları konusunda sarayı uyarmak için çaresizce yola koyulur. Tehlike öylesine büyüktür ki, hainlerin planları başarılı olursa imparatorluğu bölecek bir savaş başlayacaktır.
Gediksavaşları Efsanesi'nin başarılı romanlarının yaratıcısı, epik fantazinin usta kalemi Feist'ten yeni bir destansı macera.
Aşk ve rekabet, büyü ve efsaneyle örülmüş hareket dolu bir öykü...
"Ayrıntıyla tasarlanmış bir arka plan... Yaratılan karakterler gerçek gibi gözüken bir fantazi dünyasının içinde can buluyorlar."
- Publishers Weekly-

Kralın Korsanı / Gediksavaşları Dünyasından

Krondor Prensi Arutha'nın küçük oğlu Nicholas parlak ve yetenekli bir gençtir, ancak saraydaki kısıtlayıcı hayat yüzünden aşırı korumacı bir şekilde yetiştirilmiştir. Saray duvarlarının dışındaki dünyayı tanımak isteyen Nicholas, asilzade Harry ile birlikte Crydee'ye yelken açar. Güzel başlayan bu deniz yolculuğu, Nicholas'ın omuzlarına beklemediği bir sorumluluk yükleyen tehlikeli bir maceraya dönüşecektir.
Crydee, Krondorlu misafirlerinin gelmesine yakın, bilinmeyen güçler tarafından vahşi bir saldırıya uğrar. Kale bir yıkıntıya dönüşmüş, Crydee halkı katledilmiş ve Nicholas'ın da arkadaşı olan iki soylu kadın kaçırılmıştır.
Saldırının basit bir akın olmadığına dair ipuçları vardır.
Nicholas, Veliaht'ın kardeşi olarak uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmak zorunda kalır. Ve vatanının bildik sınırlarından uzaklaştıkça, iki soylu kadının hayatından, hatta Krallığın kaderinden çok daha önemli bir tehlikenin söz konusu olduğunu kavramaya başlar.
Bu cani korsanların arkasında bütün Midkemia'yı tehdit eden karanlık bir güç yatmaktadır ve Nicholas'ın kaçınılmaz kaderi bu güçle karşı karşıya gelmektir.

Yılan Savaşları Efsanesi;

Karanlık Kraliçenin Gölgesi

Uzak diyarlarda karanlık bir varlık harekete geçmekte ve kadim güçler son bir çarpışma için hazırlanmaktadır. Karanlık Kraliçe uzak topraklarda sancak açmış, eşsiz güçte ordular toplamaktadır.
İyiliğin ve kötülüğün çarpıştığı savaş alanına, tek umutları bu kadim güçle yüzleşip gerçek doğasını çözmek olan bir avuç çaresiz adam gelmiştir. Görevleri en iyi ihtimalle tehlikeli, en kötü ihtimalle ölümcüldür.
Ve bu adamların beraberinde, her birinin, hayatlarını emanet etmek zorunda olduğu, gizemli Miranda yolculuk etmektedir. Miranda bir müttefik gibi görünmektedir ancak anlatmaya niyetli olduğundan fazlasını bildiği açıkça bellidir. Ve yüzleşme vakti geldiğinde bir müttefik mi, yoksa ölümcül bir düşman mı olacağı belli değildir.

Tüccar Prens’in Yükselişi

Asilzade Erik ve kurnaz Roo, istilacı, korkunç bir yılan türü olan ürkütücü Saaurların gazabından kurtulup Midkemia İmparatorluğu’nu tam zamanında uyarmayı başarırlar. Artık kaderlerinin kendileri için çizdiği yolda yürümekte özgürdürler. Erik askerliği seçer ve Midkemia’nın ezeli düşmanlarına karşı verilen savaşta yerini alır. Roo ise para ve güç peşindedir, şansını ticarette arar. Fakat servetle birlikte dikkatsizlikleri ve dünyevi zevklere olan zaafı ortaya çıkar. Çok güzel bir kadın, onu acımasız entrikalarla yoldan çıkarıp yoktan var ettiği her şeyi yerle bir etmekle tehdit eder; bu kadın, Roo’nun geleceğinin üzerine çökecek bir felaket, yaşamının dehşeti olacaktır.
“Feist’in okuru soluksuz bırakan doğal bir yeteneği var.”
Chicago Sun-Times
“Feist, Yılan Savaşları Efsanesi’yle türe yeni bir soluk getiriyor.”
Publishers Weekly
Fantastik Kurgunun Usta İsmi Raymond E. Feist’ten Yeni Gedik Savaşları Serisinin İkinci Kitabı!

İblis Kralın Öfkesi

Sonunda tüm yaşamı tehdit eden büyük savaş krallığın kapısına dayanmıştır. Doğasında cinayet ve karanlık barındıran bir kabus yaratığı, bir iblis kral yaşamın kaynağına ulaşıp onu kendi varlığında eritmenin yolunu aramak için dünyaya kaçmıştır. Ona bağlı dehşet yaratıkları da pek yakında peşinden gelecektir.
Krallıktaki herbir insan yaşamını yitirmek pahasına istilacı karanlığın güçleri karşısına dikilecektir. Ancak bu öyle bir savaştır ki, kılıçlar ve kargılar yokoluşu önlemeye yetecek güce sahip değildir. Sadece en güçlü büyücüler, iblislerin akıp geçtiği gediği sonsuza dek kapatabilecek ve bilinen her şeyden çok daha tehlikeli bir esrarın kilidini çözebilecektir.
Ve böylece yılanların insanlara, büyücülerin iblislere karşı savaştığı son yüzleşme gerçekleşir. Kılıçlar ve büyüler açık denizlerden karanlık dehlizlere dek öfkeyle çarpışır. Midkemia için savaşanları zafer yada felaket beklemektedir.

“Feist okuyucuların sayfaları soluksuz çevirmesini sağlayan doğal bir yeteneğe sahip.”
Chicago Sun-Times
“Feist savaş ve politik entrikaları betimlemede gerçek bir usta. Aynı zamanda güçlü bir anlatım yeteneği de var.”
Science Fiction Chronicle

Kırık Tacın Parçaları

Düşman püskürtülmüştür ama barış Krallık’tan hâlâ uzaktır. Midkemia, İblis Kral’ın kuşatmasının ardından bir yıkıntıya dönüşmüştür. Cesur Krondor Dükü James’inki de dahil, pek çok yaşam sönüp gitmiştir.
İnsanlar bir zamanların görkemli ülkesini tekrar inşa etmeye çalışırken, savaşın küllerinden yeni bir tehdit doğmaktadır: Zümrüt Kraliçe’nin eski kumandanı korkunç Fadawah. Bu dehşet salan adam, yenilmiş birliklerini bir araya toplamış ve kendine Batı Toprakları’nın kalıntılarından bir imparatorluk kurmaya çalışmaktadır.

Kırık tacın parçalarını bir araya getirmek ve Krallık’ı eski görkemine kavuşturmak, merhum Dük’ün genç torunları Jimmy ile Dash’a düşmektedir.
Yılansavaşları Efsanesi, “Kırık Tacın Parçaları”yla hafızalardan silinmeyecek bir sona erişiyor.

< Mesajı değiştiren DoW -- 31/8/2007 3:57:05 PM >

(cevap olarak DoW)
Mesaj #: 34
RE: Fantastik Edebiyat Serileri - 31/8/2007 11:35:33 AM  1 oylar
DoW



Puan Toplamı: 156
katıldı: 15/8/2007
Durum: çevrimdışı
Margaret Weis ve Tracy Hickman'dan Karakılıç Serisi;

Karakılıcın Dövülüşü

Büyü güçlerinden yoksun doğan ve doğduğunda hakkı olan her şeyden mahrum edilen Joram, "ölü" kabul edilmiştir. Ama yine de uzak bir kır köyünde, yoksun olduğu gücü ihtiyat ve elçabukluğu sayesinde saklayarak büyümeyi başarır.

Kendi savunurken birini öldürmek zorunda kalan Joram, artık sırrını köylülerden saklayamaz; büyüsü yoktur, yaşamı yoktur. Yabantopraklar'a kaçan Joram, uzun zaman önce yasaklanmış olan bilim sanatını uygulayan, kanun kaçağı Teknolojistler'e katılır. Burada gizemli bir "ölü adamı" avlamak için özel görevle gönderilen, fakat bunun yerine kendisini karanlık Duuk-tsarith kastından kaçak bir savaşbüyücüsü ile bir zeka ve güç yarışı içinde bulan, katalist Saryon ile tanışır.

Joram ile Saryon birlikte daha büyük bir yazgı arayışına başlarlar -zalim Blachloch'u devirmelerini ve güçlü, büyü emici Karakılıç'ı yapmalarını sağlayacak gizli kitapların keşfiyle başlayan bir yazgı.

Karakılıcın Dövülüşü
Görkemli büyü, fantazya ve macera destanı Karakılıç Üçlemesi'nin ilk cildi.

Karakılıcın Yazgısı

Bu yüzden, büyüsüz doğan Joram Ölü olarak kabul edilmiş ve Merilon tahtı ona yasaklanmıştır. Yıllarca kanun kaçaklarının arasında yaşayıp zekâsı ve elçabukluğu sayesinde hayatta kalabilmiştir.
Şimdi Joram, büyü çeken Karakılıç'ı kullanarak, intikam almak ve doğum hakkını ele geçirmek için bir zamanlar evi olan büyülü krallığa geri dönüyor. Burada, Piskopos Vanya ile Duuk-tsarithlerden oluşan orduyu, benzeri görülmemiş bir savaşta sınıyor. Joram beraberindeki Katalist Saryon, genç büyücü Mosiah ve üçkâğıtçı Simkin ile birlikte geçmişiyle ilgili sırla yüzleşiyor ve dünyanın kaderini ellerine bırakan kadim kehaneti keşfediyor.

Görkemli bir kahramanlık ve büyü destanı...

Karakılıcın Zaferi

Büyünün yaşam olduğu alemde, Joram Ölü sayılmıştı. Güç sahibi olmadan doğduğundan kraliyet mirası reddedilmiş, Dönüştürme'ye mahkum edilmişti -zihninin, yaşayan taştan bir kabuğun içine hapsedilmesine.

Ama son anda, Saryon onun yerini alıp genç efendisi için sonsuza dek işkence çekmeye razı oldu. Joram ve karısı Gwendolyn ise Öte Dünya'yı ayıran sislerin içinde kayboldu.

Şimdi, on yıl sonra, Joram ve Gwendolyn, Merilon'a geri dönüyor. Joram, büyüyen aç Karakılıç'ı son bir kez çekerek, Sınır'ın ötesinden gelen karabüyücü Menju ve Teknolojist ordusuna, son bir kıyamet çarpışması için meydan okumak zorunda.

Saryon, büyücü Mosiah ve Simkin ile yeniden bir araya gelen Joram, kadim Karakılıç kehanetini gerçekleştirecek -ellerine dünyayı yok etme gücünü veren kehaneti... ya da kurtarma gücünü.

Karakılıcın Zaferi

Görkemli büyü, fantazya ve macera destanı
Karakılıç Serisi'nin üçüncü cildi.

Karakılıcın Mirası

Bir zamanlar büyülü olan Thimhallan terk edilmiş, Karakılıç'ın dövülüşü ve parçalanmasının üzerinden yirmi yıl geçmiştir. O felaketten hayatta kalanlar artık Yeryüzü'nde yaşamaktadırlar. Büyüden ve umuttan yoksundurlar, yuvalarına dönmeleri yasaklanmıştır. Karakılıç tarafından harap edilen dünyada yalnızca Joram ve ailesi kalmıştır. Büyülü silahla birlikte gücünü yitiren Joram'ın yeni bir Karakılıç dövdüğü söylentisi yayılmıştır.
Yeryüzü, acımasız bir dışdünyalı ırkın tehdidi altındadır. Umutları tükenen insanlar tek çıkar yol olarak Joram'ı ve Karakılıç'ı görmektedirler. Eski dost Saryon yardım istemek için tehlikeli bir yolculuğa girişirken, hayata küsmüş Joram'ın silahla ilgili başka planları vardır. İnsanların ve Thimhallanlıların felaketinin habercisi olan tehditse giderek yükselmektedir.
Margaret Weis ve Tracy Hickman, Karakılıç Serisi'ne entrika ve büyüyle dolu sürükleyici bir öyküyle dönüyor.

< Mesajı değiştiren DoW -- 31/8/2007 3:57:24 PM >

(cevap olarak DoW)
Mesaj #: 35
RE: Fantastik Edebiyat Serileri - 31/8/2007 11:44:36 AM  1 oylar
DoW



Puan Toplamı: 156
katıldı: 15/8/2007
Durum: çevrimdışı
Isaac Asimov'dan Vakıf Dizisi;

Vakıf Kurulurken

'Vakıf Kurulurken'in ilk sayfalarından itibaren, yerleşilmiş on milyonlarca gezegeni kapsayan Galaktik İmparatorluk'un tembellik ve boşvermişlik nedenlerden ötürü birden fazla imparatorluğu batırmış bir ırkın evlatları bir örgütle insanlığın bilgi birikimini korumaya ve böylece çökmekte olan bu basit temel üzerine dev bir bina inşa eder.
Ama temelde üç-beş çürük tuğla da yok değildir...

'Vakıf Kurulurken' kaçıncı kitap?

Dizinin en etkileyici kitapları Asimov'un 50'lerde yazdığı ilk üçlemedir. 'Vakıf', 'Vakıf ve İmparatorluk' ve 'İkinci Vakıf'. Daha sonra 1982'de 'Foundations Edge', 1986'da 'Foundation and Earth', 1988'de 'Prelude to Foundation' (Vakıf Kurulurken) ve son olarak da 'Forward the Foundation' gelir ki bu son roman yazarın ölümünün ardından eşi tarafından yayıma hazırlanıp basılır. Peki biz niye dizinin birinci kitabı olarak aslında sondan bir önceki kitap olan 'Vakıf Kurulurken'i okuyoruz. Asimov hayatının son yıllarını 'Vakıf' dizisindeki kurgusal uyuşmazlıkları toparlamaya çalışarak geçirmişti.

Ancak hem bu işten nefret ediyor hem de kendi deyişiyle işin içinden çıkamıyordu. Bunun üzerine okurlarına diziyi dahi iyi anlayabilmeleri ve daha keyifle okumaları için yeni bir okuma sırası önerdi. 'Vakıf Kurulurken' bu listenin birinci kitabı oldu. İthaki Yayınları da diziyi Asimov'un önerdiği okuma sırasına göre basıyor. Eğer diziyi Asimov'un yazdığı sırayla okumayı tercih ederseniz artık biraz beklemeniz gerekecek.

'Vakıf Kurulurken', adından da anlaşılacağı gibi, Vakıf'ın ve psikotarihin kuruluşunun, kahramanımız Hari Seldon'un Galaktik İmparatorluğun sahnesine ilk çıkışının hikâyesi. Yirmi beş milyon gezegenden oluşan Galaktik İmparatorluğun baş gezegeni olan Trantor'a bir matematik kongresi için gelmiştir Heldon'lu Hari Seldon ve burada kendi oluşturduğu psikotarih kuramına dair etkileyici bir makale sunmuştur. Bu sunumun hemen ardından da kendini kırk milyar nüfuslu baş gezegen Trantor'un bekçiliğini yapan yirmi beş milyon gezegenin imparatoru Cleon I'in karşısında bulur. Hari Seldon kısa bir süre içinde anlayacaktır ki hem iktidar hem de iktidar karşıtı tüm etkin güçler artık onun ve kuramının peşindedir. Yani geleceği kontrol etmenin... Ve kaçış başlar. Henüz kendisinin bile emin olmadığı kuramını hiçbir gücün çıkarına kullanmamaya çoktan karar vermiştir. Ancak garip bir şekilde yollarının kesiştiği Hummin adlı gazeteci onu önce kuramını geliştirmeye ve sonra da en büyük güç olan insanlık adına kullanmaya ikna edecektir. Zira büyük Galaktik İmparatorluk artık çökmek üzeredir.

Hari Seldon kaçışı sırasında insanlığın çeşitli tarihi evrelerini andıran, farklı yapılardaki bölgelere gider. Bu bölgelerin hepsi Trantor gezegenindedir ancak hepsi bambaşka dünyalar gibidir. Bu farklılıklar onun önünü açacak ve toplumların geleceğine dair karışık kafasında ışık yakacaktır. Asimov bu bölgeler aracılığıyla insanlığın bugüne kadar kurduğu toplumsal ve siyasal sistemlere göndermeler yapar, onları olduğu gibi kabul eder, çeşitli çözümler sunar. Hari Seldon'ın kaçışı sırasında öğrendiği çok önemli bir şey daha vardır; robot efsaneleri. İnsanlık milyonlarca yıl önce kendilerine benzeyen robotlar üretip sonra da bunların kontrolden çıkmasıyla hepsini ve bu teknolojiyi yok etmişlerdir. Ancak bazı bölgelerde insanlar yirmi milyon yıldır yaşayan tek bir robot olduğuna inanmaktadırlar. Hari, işte bu inanışın peşine düşecek ve vakfını kuracaktır.
'Vakıf Kurulurken' kaçıncı kitap?
'Vakıf Kurulurken' son derece beklenmedik bir biçimde, sabırlı okuyucuya sabretmesinin mükafatını vererek sonuçlanıyor. Asimov, oyununu hiç beklenmedik bir anda, tüm ümitlerin kırıldığı noktada oynuyor ve kısacası okurunu bir tanesi yaklaşık yedi yüz sayfa tutan dizisinin içine çekmeyi başarıyor.

Asimov'un Galaktik İmparatorluğu görkemli ama gereğinden fazla gerçek, her bilimkurgu eseri gibi, edebi bir kaçıştan ziyade, insanlığa bir uyarı niteliğinde, en önemlisi de Asimov'un amacı ve inancıyla birebir örtüşüyor: Toplumun başarıları ve sorunları insanlardan kaynaklanır sadece ve insanoğlu hem tüm sorunlarından kendisi sorumludur hem de bunları çözmeye muktedirdir.

Vakıf

On iki bin yıl boyunca egemenliğini sürdüren Galaktik İmparatorluk artık ölmektedir. Sadece psikotarih biliminin yaratıcısı Hari Seldon geleceği görebilmektedir; en az otuz bin yıl sürecek olan savaş ve cehaletin batağında geçecek karanlık bir geleceği için...
İnsanlığın bilgi birikimini koruyabilmek ve yaklaşan karanlık çağı olabildiğinde kısaltabilmek için Seldon, İmparatorluk'un en iyi beyinlerini, gelecek kuşaklara bir umut ışığı oluşturabilmeleri için, galaksinin kenarındaki ıssız bir gezegende bir araya getirir. Seldon bu sığınağa Vakıf adını vermiştir.
Vakıf dizimizin ikinci kitabında karanlık çağların başlamasıyla birlikte bilimin ve umudun, cehalet ve savaşa karşı vermeye başladığı mücadeleyi izleyeceğiz.

Vakıf ve İmparatorluk

Isaac Asimov demek bilimkurgu ve büyük usta demektir.
Vakıf Dizisi demek bilimkurgu ve başyapıt demektir.
Büyük usta Isaac Asimov'u, ölümünün onikinci yılında, yerleşilmiş on milyonlarca gezegeni kapsayan muazzam Galaktik İmparatorluk'un Roma misali yıkılmasıyla çöken karanlık çağlara karşı bir avuç bilim adamının yılmaz mücadelesini anlattığı başyapıtı Vakıf Dizisi'nin tam ve yeni bir çevirisini yayınlayarak selamlıyoruz.
Gerçekten bir üstün insan mıydı, yoksa sadece bir yaratık mı?
Bin yıllık planı yapanlar her şeyi titizlikle belirlemişlerdi.
Kalelerini kurmak için şu kadar, Galaksi İmparatorluk'unun yıkılması için şu kadar, yeni ve daha iyi bir evrensel demokrasinin kurulması için ise şu kadar yıl geçecekti. Geleceği garantilediklerini sanıyorlardı.
Sonra Katır diye tanınan adam çıkageldi; Katır!
Mutant bir dahiydi o, her türlü hesabı alt üst eden kozmik bir Napolyon, eski imparatorluğun hala için için yanan gezegenlerini boyunduruk altına almak isteyen bir diktatör.
Vakıf ve Katır, insanlığın gelecek otuz bin yılı için mücadele ettiler.

İkinci Vakıf

Isaac Asimov demek bilimkurgu ve büyük usta demektir.
Vakıf Dizisi demek bilimkurgu ve başyapıt demektir.
Büyük usta Isaac Asimov'u, ölümünün onikinci yılında, yerleşilmiş on milyonlarca gezegeni kapsayan muazzam Galaktik İmparatorluk'un Roma misali yıkılmasıyla çöken karanlık çağlara karşı bir avuç bilim adamının yılmaz mücadelesini anlattığı başyapıtı Vakıf Dizisi'nin tam ve yeni bir çevirisini yayınlayarak selamlıyoruz.
Katır'ın mutant zihin gücüyle mahvolan Vakıf harabeye dönmüştür. Ama Galaksi'nin bir köşesinde, insanoğlunun bilgi birikimini uzun barbarlık yüzyılları boyunca korumak için, gizlice ikinci bir vakıf oluşturulduğuna dair söylentiler vardır.
Katır ilk denemesinde başarısız olmuştur ama şimdi Vakıf'ın nerede gizlendiğinden emindir.
Vakıf'ın kaderi müthiş bir sırrın ağırlığı altındaki genç Arkady Darell'in omuzlarındadır. Vakıf'ın bilimadamları Katır'la yapılacak son bir çatışmaya hazırlanırlarken, Birinci Vakıf'tan sağ kalanlar İkinci Vakıf'ın mahvolmasını istemektedir... İkinci Vakıf onları mahvetmeden önce.

Vakıf'ın Sınırı

saac Asimov demek bilimkurgu ve büyük usta demektir.
Vakıf Dizisi demek bilimkurgu ve başyapıt demektir.
Büyük usta Isaac Asimov’u, ölümünün onikinci yılında, yerleşilmiş on milyonlarca gezegeni kapsayan muazzam Galaktik İmparatorluk’un Roma misali yıkılmasıyla çöken karanlık çağlara karşı bir avuç bilim adamının yılmaz mücadelesini anlattığı başyapıtı Vakıf Dizisi’nin tam ve yeni bir çevirisini yayınlayarak selamlıyoruz.
İki Vakıf arasındaki, ağır bedelleri olan savaş nihayet sona ermiş, Birinci Vakıf’ın bilim adamları savaştan zaferle çıkmıştır. Hari Seldon’un uzun zaman önce hazırladığı, eski uygarlığın yerine yenisini inşa etme planını hayata geçirmek için geri dönmektedirler. Fakat İkinci Vakıf’ın tamamen yerle bir edilmediğine ve hayatta kalan birkaç düşmanın intikam için hazırlık yaptığına dair söylentiler duyulmaya başlar. Vakıf’tan sürülmüş iki kişi –eski bir encümen üyesi ve çelimsiz, yaşlı bir tarihçi– İkinci Vakıf’ın hâlâ ayakta olduğunu gösteren kanıtları ve efsanelerdeki Dünya Gezegeni’ni bulmak için yola koyulur.
Bu arada, her iki Vakıf’ın da dışında biri –ya da bir şey– uğursuz amacına ulaşmak için planlar yapmaktadır. Çok geçmeden, hem Birinci hem de İkinci Vakıf’ın temsilcileri, Gaia adlı gizemli bir gezegene ve aynı zamanda evrenin
sonuna doğru dört nala koşmakta olduklarını fark edeceklerdir.

Vakıf İleri

Psikotarih biliminin yaratıcısı Hari Seldon, devrimci kuramını geliştirip insanoğlu için yıldızların arasında bir yer sağlamaya çalışırken büyük galaksi imparatorluğu felaketin eşiğine gelmiştir. Seldon’ı kontrol eden, psikotarihi ve tüm galaksinin geleceğini de kontrol edebilecektir. Psikotarih bilimini insanoğlunun bildiği en tehlikeli silaha dönüştürmek isteyenlerin arasında kurnaz politikacı İmparator Cleon I ve acımasızlığıyla ünlü bir general de vardır. Hari Seldon bir yandan bütün yaşamını adadığı kuramını kötü niyetlilerin ellerinden kurtarmaya çalışırken bir yandan da yeni bir vakıf düşünü gerçekleştirmek için araştırmalara başlamıştır.

< Mesajı değiştiren DoW -- 31/8/2007 3:57:42 PM >

(cevap olarak DoW)
Mesaj #: 36
RE: Fantastik Edebiyat Serileri - 31/8/2007 12:12:03 PM  1 oylar
DoW



Puan Toplamı: 156
katıldı: 15/8/2007
Durum: çevrimdışı
Douglas Noel Adams(DNA)'dan Otostopçu'nun Galaksi Rehberi(The Hitchhiker's Guide to the Galaxy);

Otostopçunun Galaksi Rehberi

Bilimkurgu yazının benzersiz ismi Douglas Adams'ın neredeyse dünyanın tüm dillerine çevrilmiş dizisi Otospotçunun Galaksi Rehberi BBC'de radyo oyunu olarak yayınlanışının ardından büyük bir okur kitlesine ulaşarak popülerliğini asla yitirmeyecek bir kült haline geliyordu.
Galaksinin haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşesinde, gözlerden uzak bir güneşin yörüngesinde, tamamıyla önemsiz küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymundan gelen halkı genellikle mutsuzdu. Ağaçlardan inmekle büyük hata yaptıklarını düşünenlerin sayısı gün geçtikçe artıyordu. Bazıları ağaçlara çıkmanın bile hamle olduğunu ve okyanuslardan asla ayrılmamış olmaları gerektiğini söylüyordu. Sonra adamın birinin, sırf değişiklik olsun diye bundan böyle halka nazık davranmanın ne kadar iyi olacağını dile getirdiği için bir ağaca çivilenmesinden yaklaşık iki bin yıl sonra, bir perşembe günü, o önemsiz gezegen bir kestirme yol uğruna yok olup gidecekti. Ama bilinmeyen gerçek şuydu ki gezegenin yaratılış amacı yalnızca Nihai Soruya cevap bulmak için yapılan bir deneydi...

Evrenin Sonundaki Restoran

Bilimkurgu yazının benzersiz ismi Douglas Adams'ın neredeyse dünyanın tüm dillerine çevrilmiş dizisi Otospotçunun Galaksi Rehberi BBC'de radyo oyunu olarak yayınlanışının ardından büyük bir okur kitlesine ulaşarak popülerliğini asla yitirmeyecek bir kült haline geliyordu.
Belli başlı her galaktik uygarlığın tarihi üç ayrı ve fark edilebilir aşamadan geçme eğilimindedir. bu aşamalar hayatta kalma, sorgulama ve incelikli düşünmedir. Bu konuya genel ve fazlasıyla açıklayıcı bir örnek olarak ilk aşama "Nasıl yiyebiliriz?", ikinci aşama "Nerede yiyoruz?", üçüncü aşamaysa "Öğle yemeğini nerede yiyelim?" sorularıyla tanımlanmaktadır. Hayat, Evren ve Her şeye Dair Nihai Sorunun Cevabını bilseniz ve uzunbir arayışın ardından ulaştığınız Evrene hükmeden kişiyle fikir alışverişinde bulunacak olsanız bile, sizi sakinleştireceğini düşündüğünüz bir fincan demli çay içmek ya da asla unutamayacağınız mükellef bir yemek için Evrenin Sonundaki Restorana buyrun. Asla pişman olmayacaksınız...

5+1 kitaplık dizinin ikinci cildi

Hayat, Evren ve Her Şey

Bilimkurgu yazının benzersiz ismi Douglas Adams'ın neredeyse dünyanın tüm dillerine çevrilmiş dizisi Otostopçunun Galaksi Rehberi BBC'de radyo oyunu olarak yayınlanışının ardından büyük bir okur kitlesine ulaşarak popülerliğini asla yitirmeyecek bir kült haline geliyordu...
Güneşin altında yeni bir şey yoktu. Evren yine tehlikede, kocaman, saçma sapan bir yerdi ve birilerinin onu bir kez daha kurturması gerekiyordu. Bu iş bu kez de en son tarih öncesi Yerküre'de bıraktığımız kahramanımız Arthur Dent'e düşmüştü. Evren'in en tehlikeli ırkı olan Krikkitleri durdurmalıydı. Ama nasıl olmuştu da o şiirsel güzellikteki gezegenin iyilik dolu halkı bütün Evreni yok etme saplantısına kapılmıştı? Ve Arthur'un gizli düşmanı kimdi? Bütün soruların yanıtları, işinize yarayacak her türlü bilgi ve bol eğlence Hayat, Evren ve Her Şey'de...

Elveda ve Bütün O Balıklar İçin Teşekkürler

Bilimkurgu yazınının benzersiz ismi Douglas Adams'ın neredeyse dünyanın tüm dillerine çevrilmiş dizisi Otostopçunun Galaksi Rehberi BBC' de radyo oyunu olarak yayınlanışının ardından büyük bir okur kitlesine ulaşarak popülerliğini asla yitirmeyecek bir kült haline geliyordu...

Çoğunlukla Zararsız

Bilimkurgu yazınının benzersiz ismi Douglas Adams'ın neredeyse dünyanın tüm dillerine çevrilmiş dizisi Otostopçunun Galaksi Rehberi BBC'de radyo oyunu olarak yayınlanışının ardından büyük bir okur kitlesine ulaşarakpopülerliğini asla yitirmeyecek birkült haline geliyordu...

Galaksinin en namlı otostopçularının bu macerasında okurlarımız yine hayat ve hayatın anlamına dairşaşırtıcı yanıtlar bulacaktır...

Beşi Bir Yerde;

Otostopçunun Galaksi Rehberi Beşi Bir Yerde



Galaksinin Batı Sarmal Kolu’nun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük ve sarı bir güneş vardır. Bu güneşin yörüngesinde, kabaca yüz kırksekiz milyon kilometre uzağında, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürler. Bu gezegenin şöyle bir sorunu vardı – daha doğrusu eskiden vardı: Üzerinde yaşayan halkın büyük bölümü çoğu zaman mutsuzdu. Bu sorun için pek çok çözüm önerilmişti, ama bunların çoğu genellikle yeşil renkli küçük kâğıt parçalarının hareketleriyle ilgiliydi. Bu da tuhaftı, çünkü aslında mutsuz olanlar yeşil renkli küçük kâğıt parçaları değildi. Bu nedenle sorun varlığını sürdürdü; halkın çoğunun durumu kötüydü ve onların büyük bölümüyse sefildi, dijital kol saatleri olanlar bile. Her şeyden önce, ağaçlardan inmekle büyük bir hata ettiklerini düşünenlerin sayısı gün geçtikçe artıyordu. Bazıları ağaçlara çıkmanın bile yanlış bir hamle olduğunu ve hiç kimsenin okyanuslardan asla ayrılmamış olması gerektiğini söylüyordu. Sonra, adamın birinin, değişiklik olsun diye bundan böyle halka nazik davranmanın ne kadar iyi olacağını dile getirdiği için bir ağaca çivilenmesinden yaklaşık ikibin yıl sonra, bir Perşembe günü Rickmansworth’de küçük bir kafede tek başına oturan bir kız, bunca zamandır ters giden şeyin ne olduğunu birdenbire fark edip en sonunda dünyanın nasıl iyileştirilebileceğini ve mutluluğun hüküm sürdüğü bir yere dönüştürülebileceğini anlamıştı. Bu sefer doğru olanı bulmuştu, bu işe yarayacak ve hiç kimsenin bir yerlere çivilenmesi gerekmeyecekti. Ama ne yazıktır ki, bir telefon bulup birilerine bundan söz edemeden korkunç, aptal bir felaket meydana geldi ve fikir sonsuza dek yitip gitti. Bu, o kızın öyküsü değil. Ama o korkunç, aptal felaketin ve onun doğurduğu bazı sonuçların öyküsüdür. Kısaca özetlemek gerekirse: Tamamen sakin bir hayat yaşamak, hayatına temel yaşamsal fonksiyon olarak soğuk bira ve güzel çay içmek kavramını oturtmak isteyen, kendi halinde, üstelik fazlasıyla uysal bir adam Arthur Dent, bir sabah uyanır ve evinin saçma bir nedenle yıkılacağını öğrenir; ama bu yalnızca başlangıçtır. Daha bir kaç saat bile geçmeden gezegeni yok edilecek ve yanında kankası Ford Prefect, üstünde yıpranmış sabahlığı, elinde havlusuyla galaksi boyunca sürecek inanılmaz bir yolculuğa çıkacaktır ... Paniğe Kapılmayın....

Ve +1;

Kuşkucu Somon

Douglas Adams'ın okuyucuda bağımlılık yaratan zekâ ve kahkaha dolu dünyasına girmek üzeresiniz. Elinizdeki kitap Douglas Adams'ın Mayıs 2002'deki ölümünden önce üstünde çalıştığı romanın on bölümü ve sevgili Macintosh'undan çıkarılan yazıların bir araya getirildiği ilgi çekici bir derlemedir. Pizza tutkunu dedektif Dirk Gently'den yaşlı bir İskandinav tanrısı Thor'a, özel hayatı gözler önüne serilen Cengiz Han'dan risk almayı sevmeyen genç Zaphod'a ve kafası oldukça karışık bir gergedan olan Desmond'a kadar bütün dostlar en inanılmaz serüvenleri ile belki de en son kez karşımızda. 12 yaşındayken yazdığı samimi bir mektupla başlayan kurgusal olmayan parçalarsa, aklı Beatles'a duyduğu hayranlık ve kısa pantolonlara duyduğu nefret arasında gerilen bir yeniyetmenin duygularına, oradan doğa, teknoloji ve felsefi dünyalarımızla ilgili anlayışını yansıtan metinlere, hatta iki köpekle yaşadığı bir aşk hikâyesine kadar uzanır.
Sonuçta hiç endişelenmeyin, her şey gayet hoş bir şekilde zıvanadan çıkıyor...
Hem eski hayranları hem de yeni okuyucuları için Kuşkucu Somon çılgınlıkların, inceliklerin, hayat, evren ve her şeyin işleyişindeki o ihtişamın en üst noktası, bir ziyafet sofrasıdır...

< Mesajı değiştiren DoW -- 31/8/2007 3:57:58 PM >

(cevap olarak DoW)
Mesaj #: 37
RE: Fantastik Edebiyat Serileri - 31/8/2007 12:22:29 PM  1 oylar
DoW



Puan Toplamı: 156
katıldı: 15/8/2007
Durum: çevrimdışı
Larry Niven'dan Halka Dünya;

Halka Dünya

GALAKSİ ÇEKİRDEĞİNDEKİ PATLAMA, İHTİYATLILIKLARI İLE ÜNLÜ PUPPETEERELERİ ENDİŞELENDİRİYORDU. YİRMİ BİN YIL SONRA PATLAMANIN RADYOAKTİF ETKİLERİ ULAŞMADAN, UYGARLIKLARINI TAŞIMAK İSTİYORLARDI. FAKAT BİR UYGARLIK NAIL TAŞINABİLİRDİ? VE NEREYE YERLEŞTİRİLEBİLİRDİ? PUPPETEERLER İÇİN CEVAP, UZAYIN BİLİNMEYEN BİR KÖŞESİNDE YER ALAN HALKA DÜNYA DA YATIYORDU. BİR GÜNEŞİN ETRAFINA NOEL KURDELESİ GİBİ YERLŞETİRİLEN BİR DÜNYA... VE GÜNEŞ İLE HALKA DÜNYA ARASINA KONULAN, GECE GÜNDÜZ FARKINI YARATAN GÖLGE KARELERİ... VE BİLİNMEYEN BİR UYGARLIK... VE BİLİM ADAMLARINI DÜŞÜNMEYE İTEN BİR ROMAN. " Halka Dünya :Altın Çağ'da çok tutulan, bilime bağlı ve klasik BK türüne dönüş akımımın en iyisi. Niven'ın hayal gücü üç boyutlu: üslubu açık ve çekici." Frederik Pobl "Larry Niven'ın yapıtının alanı o kadar engin ki, ancak üstün yetenekli bir yazar, olgusal olanı onun kadar iyi gizleyebilir." Tom Clancy Bir radyo röportajında Arthur C. Clarkenın en favori yazarı sorulduğunda cevabı terddütsüzdür: Larry Niven

Halka Dünya Mühendisleri

Halka Dünya'da geçen olayların üstünden yirmi üç yıl geçmiştir. Louis Wu ve Hayvan Konuşmacısı (yeni adıyla Chmeee), onları kaçıran En Arkadaki adındaki puppeteerle birlikte, dengeli durumundan kaymış ve bir yıla kadar güneşine sürtünecek olan Halka Dünya'ya geri dönerler.

Louis Halka Dünya'nın yörüngesini düzeltmek ve milyarlarca akıllı yaratığı kurtarmak için Halka Dünya'nın tamir merkezini bulmak zorundadır.

Louis ve Chmee, araştırmaları sırasında bu eşsiz mühendislik eserinin yeni harikalarıyla karşı karşıya kalırlar. Teela Brown'ın ilginç dönüşünün onlara yardımcı olup olamayacağını ise zaman gösterecektir.

Halka Dünya üçlemesinin bu ikinci kitabında Larry Niven, sağlam tekniği ve ustaca çizilmiş karakterleriyle, bizi yeniden ilginç evrenine bağlıyor.

Halka Dünya Tahtı

Halka Dünya'ya... şimdiye kadar karşılaşılan en şaşırtıcı mühendislik başarısına dönüş. Tarifsiz teknolojik harikaların olduğu yer, sayısız insansı ırkım yuvası ve şimdiye kadar yazılmış en sevilen bilim kurgu öyküsünün dünyası...

İnsan, Louis Wu; En Arkadaki diye bilinen puppeteer; Chmeee diye bilinen Kzin'in oğlu, Acolyte... efsanevi varlıklar bir kez daha Halka Dünya'yı savunmak için bir araya geliyor. Ortada Koruyucularla ilgil birşeyler dönmektedir. Yaklaşan bir uzay aracı Halka Dünya'ya ulaşmadan yok edilmiştir. Vampirlerin sayısı hızla artmaktadır. Ve öncülerin kend