A Plus Entertainment Network A Plus Entertainment Network

Forumlar  Kayıt Ol  Giriş  Bilgilerim  Mesaj Kutum  Adres Defteri  Üyeliklerim  Forumlarım 

Fotoğraf Galerisi  Üye Listesi  Arama  Takvimler  SSS  Etiket listesi  Çıkış

RE: Sanatçı Biyografileri...

 
Üye Adı: Guest
Bu forumu inceleyenler: hiçbiri
  Basılabilir Versiyon
Tüm Forumlar >> [Forumlar] >> [Genel] >> Müzik >> RE: Sanatçı Biyografileri... Sayfa: <<   < Önceki  1 2 [3]
Giriş
Mesaj << Eski başlıklar   Yeni başlıklar >>
RE: Sanatçı Biyografileri... - 23/6/2008 11:10:06 AM   
Prince Yuftu



Puan Toplamı: 72
Nereden: Hüseyin'in kanlarının içinden
Durum: çevrimdışı
Topluyorlar mahalleden adamları ,önlerine de bi kız , tamam grup olduk

_____________________________


(cevap olarak Egeee)
Mesaj #: 61
RE: Sanatçı Biyografileri... - 26/6/2008 3:03:20 AM   
reflex



Puan Toplamı: 168
katıldı: 3/2/2008
Nereden: Kadiköy-Üsküdar
Durum: çevrimdışı
ALATURKA MAVZER
Grup, Alaturka Mavzer adı altında, 2005 senesinde, Kadıköy’de kuruldu.
Grup üyeleri 1995'ten beri Kadıköy Gangstaz
oluşumunda yer almaktadır.
Alaturka Mavzer çalışmalarının tamamını
KADIKÖY ACİL RECORDZ’ta sürdürmekte.
Grubun beatleri PUMA,DA POET,ROKA,SERHAT(Mihenk Taşı)' a aittir..

Alaturka Mavzer Selo, Hemsta ve Despo'dan oluşmaktadır...
Daha önce Civciv ile çalışan Alaturka Mavzer,
kişisel problemleri yüzünden gruptan ve KADIKÖY ACİL'den
tamamen ayrılan Civciv'den sonra aynı şekil yoluna devam etmektedir..
Selo, Hemsta ve Despo tüm çalışmalarını hızla ve büyük bir kararlılıkla sürdürmektedir...

KADIKÖY ACİL MIXTAPE VOL. 1 adlı albümü çıkarmışlardır.
CEZA ile "Yerli Plaka" albümünde ''Pusulam Yok'' adlı parçada feat'leri vardır.
BLUE JEAN müzik dergisinin çıkardığı ''RAPvsROCK'' albümünde yer almıştır.
ve ayrıca TÜRKÇE RAP UNDERGROUND'da birçok başarılı isim ile çalışmaları olmuş ve
albümlerinde yer almıştır..Alaturka Mavzer ve Emre Baransel'in ortak albüm projesi olan bu çalışma;
ekibin kendi aralarında eğlenmek için yaptıkları ve şimdiye kadar hiç sunmadıkları eski ve yeni parçaları içinde barındıran
şarkıların birleştirilmesiyle oluşturulmuş ve biraz da undergroundu üstünde dolaşan
karabulutlardan uzaklaştırmayı amaçlayan hareketli bir albüm sunulmuştur.

_____________________________

Tehlikeler atlatırsın çeteci rapçi imajınla
Bende yaşamak istiyorum 10 arabayla garajımda
Silahlar patlayabilir ceza evinde tanıdık çok
Beynimde bi şeytan var yeşil gözlü bıcırık yok

(cevap olarak Prince Yuftu)
Mesaj #: 62
RE: Sanatçı Biyografileri... - 2/7/2008 3:18:54 PM   
_Göksu_



Puan Toplamı: 289
katıldı: 16/12/2007
Nereden: İstanbul/Tuzla
Durum: çevrimdışı
System of a Down

System Of A Down grubunun ortaya çıkışı ;Serj Tankian ( vokal+keyboard) , Daron Malakian ( gitar+vokal ) ve Shavo Odadjian ( bass )’dan oluşan kadrosu ile 1993 yılında Soil adıyla çalmaya başlayan gurup daha sonra 1995’de Daron Malakian’ın bir şiirinden esinlenerek, System Of A Down adını alır.Daron'un gruba ilk düşündüğü isim ise Victims Of A Down'dır.Bu isim değişikliğinin nedenini ise ''System" kelimesinin daha yumuşak bir ifade olmasına bağlıyor Serj Tankian. Grubun bateristi John Dolmayan ise gruba daha sonra katılımıştır.Aralarında Dolmayan’ı da alan gurubun çıktığı Güney California turnesindeki canlı performansları büyük ilgi çeker. Dörtlünün Los Angeles'ta kısa zamanda elde ettiği şöhret, kaydettiği üç parçalık demo sayesinde ABD'nin sınırlarını aşıp Avrupa'ya kadar ulaştı.1997 yıılında Hollywood Viper Room’da çalarken Slayer, Red Hot Chili Peppers ve Johnny Cash’in de prodüktörü olan Rick Rubin tarafından keşfedilirler. İlk albümlerini de Haziran 1998’de yine Rubin’in American Records şirketinden (Sony Music) çıkarırlar. Grup ile aynı adı taşıyan albüm özellikle Tankian’ın ilginç vokallerini ile öne çıkar ve Dünya çapında 850.000 satışa ulaşır. Gurubun müziği“alternatif metal ve programlanmış ritimlerin Doğu Avrupa etkileri ile harmanlanması” olarak yorumlanmıştır.Grubun en sessiz gözüken elemanı Odadjian kendilerini “Biz bir rap veya rock hareketi değiliz. Biz müzik yapan dört herifiz. Herhangi bir tarzın parçası değiliz. 1998’de ortaya çıkıverdik ve sadece SOAD müziği yapıyoruz” diye anlatıyor.Serj ise müzik tarzları ile ilgili olarak “Aynı kayıtları tekrar yaratmayacağız. Bir gurubun ilk kayıtlarının aynısı ile tekrar tekrar ortaya çıkmasından nefret ediyorum. Hissettiğim ve gidip satın alamayacağım müziği yapmak istedim.” diyerek özgün olmalırının ardındaki sırrı açıklıyor.

Metal ve biraz da caz öğeleri bulunduran “eklektik” olan grup,müziklerini sistem karşıtı ve Ermeni kökenlerine dayandırdıkları sözlerin üzerine kurmuştur.Bu nedenle de Türkiye'den baya bir tepki almaktadır.Grup kısa sürede Family Values ve Ozzfest başta olmak üzere verdikleri konserler sayesinde ününü ve başarısını katlamıştır.Grubun asıl büyük adımı ise 2001 yılında çıkardıkları 'Toxicity' albümü ile geldi.Bu albümle ile adından övgüyle söz ettiren dörtlü, sadece müziğiyle değil, politik duyarlılığıyla da dikkatlerine üzerine çekti.SÖZDE Ermeni soykırımı propagandası yapmanın yanında dünyada süregelen savaş,açlık ve bunun gibi insan yaşamına olumsuz etki eden konuları sıkça işlediler parçalarında.Toxicity albümü için 30 kadar parça kaydeden grup bunların sadece 14'ünü albüme koydu.Çok geniş bir yelpazedeki konuların işlendiği albümde sosyo-politik konuları ele alan “The Prison Song” (Hapishane şarkısı), Tankian’ın “seri katil Charles Manson’ın gözünden dünyaya baktıklarını” söylediği “ATWA” (Air, Trees, Water, Animals – Hava, Ağaçlar, Su, Hayvanlar) ve şehirlerindeki kirlenmeyi anlattıkları “Toxicity” gibi şarkılar var. Ayrıca albümde gerek Türkiye’deki film müzikleri ve Sezen Aksu ile yaptığı işler, gerekse yurtdışındaki gurubu Night Ark ve Al DiMeola ve Chet Baker gibi cazcılar ile yaptığı işler ile tanınan Arto Tunçboyacıyan’ın boş bir kola şişesi ve su dolu bir kova çalarak katıldığı “isimsiz” bir kayıt da bulunuyor. Rolling Stone dergisindeki habere göre bu şarkı “Ermenilerin ölülerin ardından yaptıkları bir büyü”...Bu gizemli müzik bir çeşit Ermeni ağıtı olmakla birlikte "Arto" olarak biliniyor.
Rolling Stone, Q Magazine, Kerrang! ve Rocksound gibi dergilerde henüz piyasaya çıkmadan ses getiren albümü, Kerrang’dan Ben Myers “yılın metal albümü” ilan etmişti o zamanlar.Prodüktör Rubin “Kendilerini yeniden icat ettiler. Geçen sefere göre çok daha iyi ve büyük olmaya çabaladılar. Çok farklı yönlere ulaşabilmek için birçok şarkılar yazmaya çabaladılar. Albümün bu kadar uzun sürmesinin sebebi bu oldu.” diyor. Basçı Odadjian “Düzensiz zaman değişimleri var” diyor ve ekliyor “Albüm halen çok acaip. Biliyorum ki dinleyicileri kalabalıkları yukarı aşağı oynatacak şeye sahip. Ayrıca melodi de çok gelişti.” Rolling Stone’a göre çıkış albümünde bol bol “haykıran” Serj Tankian bu sefer “şarkı söylüyor”. Rubin “Onun muhteşem bir sesi olduğunu ve güzel söyleyebileceğini biliyordum. Vokallerin güzelliği aklımı başımdan aldı. Bu sert müziğe dünya standartlarında vokal yapıyor. Böyle bir vokalist daha yok.” diyor Tankian’ın için.

“Bu albüm piyasada tutulmasa bile iyi bir albüm” diyor Tankian. “Gerçek sanatın, ticari başarı ile alakası yoktur. Kayıtların satın alınması ikincil önem taşır. Yapılıp kaydedilmesidir önemli olan. Sonrasında onun birisi tarafından dinlenip alınması ikincil önem taşır.” Politik tavırları ve sistem karşıtı duruşları ile Rage Against The Machine’in (R.A.G.M.)’in boşalttığı tahta da aday gösteriliyorlar. Tankian gurubun internet sitesinden “Her kanalda aynı şeyleri görüyoruz. Bu çok tasarlanmış. Çok fazla filtrelenmiş” diye seslenerek duruşunu ortaya koyuyor. Ayrıca gurubun Ermeni köklerine bağlılıklarını da “War?” (Savaş) ve “P.L.U.C.K.” (Politically, Lying, Unholy, Cowardly Killers – Politik, Yalancı, Kutsal olmayan, Ödlek Katiller) gibi şarkılarının sözlerinde anayurtlarınıda yaşadıkları SÖZDE zulümlere çekilen perdeyi reddederek gösteriyorlar.

Toxicity albümü ile 2 platin plak ödülü alan grup Toxicity albümü için kaydedip bu albüme almadıkları parçalara Daron Malakian'ın yedi yıl önce yazdığı akustik parça Roulette'i de ekleyip Steal This Album adlı albümü çıkardılar(26 Kasım 2002).Serj Tankian 'Steal This Album!'deki parçalara iyi olmadıkları için değil, 'Toxicity'nin bütünlüğünü bozmamak için o albümde yer vermediklerini söylüyor.Bu albüm daha piyasaya çıkmadan aylar önce internette dolaşıyordu.Hatta bazı akıllılar çalınan parçaları aranjmanları yapılmamış halde Toxicity 2 adıyal korsan yollardan satışa bile sundular.Bu nedenle albümün ismi "Bu Albümü Çal" anlamına gelen "Steal This Album" oldu.Ayrıca albüm kartonetsiz, korsan CD gibi duran bir grafik tasarımıyla yayımlandı bu çalınma olayına bir tepki olarak.'F**k The System', 'A.D.D.'
(American Dream Disorder) gibi parçalarıyla dikkat çeken albüm, 'Toxicity' ile kıyaslandığında daha sert bir sound'a sahip.Albümde dikkat çeken diğer parçalar ise Ego Brain,Mr.Jack,Streamline ve tabii ki Daron'dan izler taşıyan Roulette.

Sürekli daha iyiyi yapıp tamamen özgün olmaya çalışan grup neredeyse yılın tamamını dünya çapında konserle geçirdikten sonra 4.full proje albümün kayıltlarına başladı.Bu sefer de ortaya çok fazla kayıt çıktığından duble albüm yayınlamaya karar verdiler.17 Mayıs 2005'te Mezmerize/Hypnotize adlı ikili projenin ilk bölümü Mezmerize piyasaya çıktı.Bu albümde eskiden farklı olan ve ilk göze çarpan değişiklik ise Daron Malakian'ın prodüktörlük yapmasının yanında kendine has sesini albümdeki parçalara katmış olması.Hatta bazı yorumlarda Daron'un Serj'in tahtına göz diktiği espirisi bile yapılmıştır.Mezmerize albümü toplam 1 parçadan oluşuyor.Albüm ve web sitesinde yer alan grafik tasarımları ise Daron'un babası Vartan Malakian imzası taşıyor.Bu albümde yine SOAD'ın alışılmış düzene karşı tepkiler,günlük yaşamdaki ve özellikle medyadaki yozlaşma ve tek düzelik,ölüm ve ölümden sonraki hayat temaları işleniyor.Kısa sürede dünya listelerinde üst sıralarda yer almayı başaran ve BYOB adlı single ve klibi yayınlayan grup ikinci klibi ve single'ı ise Question! adlı parçaya yaptı.

Grup geçtiğimiz aylarda MTV Avrupa 2005 Müzik Ödülleri'nde EN İYİ ALTERNATİF GRUP kategorisinde ödüle layık görüldü..22 Kasım'da Mezmerize / Hypnotize ikili projesinin ikinci parçasını oluşturan Hypnotize albümü piyasaya çıkardılar.Bu albümden çıkan ilk single da albümle aynı adı taşıyan parçadan çıktı.Yine bu parçaya konser performansı üstüne eklenen animasyonlarla zenginleştirilen bir klip çekildi.

Türkiye'de çok fazla hayranı olan grubun SÖZDE Ermeni soykırımına yaptıkları maddi manevi destekten dolayı seveni olduğu gibi sevmeyeni de çok fazla.Ama bu önyargı ve nefretin oluşma nedenlerinden en önemlisi ise kulaktan kulağa dolaşa dolaşa herkesin her yorumda kendi kafasından yalan bazı yorumlar eklediği "Türkler ve köpekler giremez" ve "bayrak yakma" vakalarıdır.Bu eylemlerin ikisinin de yapılmadığını Serj Tankian ve diğer grup üyeleri röportajlarında açıklamışlardır.Ayrıca Türklere düşman olmadıklarını sadece Türk Hükümeti'nin SÖZDE soykırımı reddetmesine tepkili olduklarını dile getirmişlerdir.Geçmişte Slayer'ın alt grubu olarak turnelerde yer alan grup Türkiye'ye gelmeyi sahnede kendilerine ve söyleyecekleri parçalara kısıtlamalar getirileceği gerekçesiyle reddetmiş ve Türkiye'ye gelmemişlerdir.Ama gün geçtikçe Türkiye'de katlanarak artan hayran kitlesine bu gidişle HAYIR diyemeyecekler...

DİĞER PROJELER

Grubun vokali Serj Tankian'ın Türkiye'de de tanınan Ermeni sanatçı Arto Tunçboyacıyanla birlikte yaptığı SerArt adlı bir çalışması var.Chet Baker, Al DiMeola, Joe Zawinul ve Paul Winter gibi önemli müzisyenlerle birlikte çalışan Arto Tunçboyaciyan, Tankian ile 2000 yılında Armenian Music Award'da tanıştı. Arkadaşlıkları ilerleyen ikili ilk müzikal birlikteliğini System of a Down'ın 'Toxicity' albümünde gerçekleştirmişti.
İkilinin kendi prodüktörlüğünde kaydettiği ilk albümü, Serj Tankian'ın kurduğu Serjical Strike Records etiketiyle piyasaya çıktı.. Ortadoğu melodileri, Afrika ritimleri ve perküsyonla süslü klasik motiflerle dolu albüm, 12 dakikalık özel bir DVD hediyesi içeriyor.

Ayrıca grubun solisti Serj Tankian'ın eski Rage Against The Machine üyesi, Audioslave'den Tom Morello ile birlikte kurduğu 'Axis Of Justice' da yine dünya üzerindeki insan hayatını olumsuz etkileyen savaş,açlık,sömürgecilik gibi konularda çalışmaları da bulunuyor.

Grubun gitaristi Daron Malakian ise 2005'te bir derginin yaptığı araştırmada Dünya'nın en iyi gitaristleri listesinde 7.sırada yer almayı başardı.Görüldüğü gibi grup elemanları müzik dışında da çok yetenekli.Shavo Odadjian ise SOAD kliplerinin yegane yaratıcısı olarak biliniyor.Toxicity albümündeki Aerials ve son albüm Mezmerize'daki Question kliplerinin co-prodüksiyonunu Shavo Odadjian yaptı.
Kaynak

_____________________________

Gülümse şimdi gülümse şimdi ve gülümse şimdi!

(cevap olarak reflex)
Mesaj #: 63
RE: Sanatçı Biyografileri... - 2/7/2008 3:22:24 PM   
_Göksu_



Puan Toplamı: 289
katıldı: 16/12/2007
Nereden: İstanbul/Tuzla
Durum: çevrimdışı
Bob Sinclar

Fransız müzisyen, prodüktör. Gerçek adı Christophe Le Friant'tır. Yellow Productions isimli prodüksiyon şirketinin kurucusu ve sahibi de olan Sinclar, özellikle Love Generation ve World Hold On adlı şarkılarıyla tüm dünyanın tanıdığı popüler bir isim haline gelmiştir.

10 Mayıs 1967'de Fransa'da dünyaya geldi. Paris'in bohem ve gayleriyle dikkat çeken bölgesi Le Marais'de büyüdü. 80'li yılların sonunda yükselişe geçen acid jazz ve hip hop'tan etkileniyordu. Sinclar'ın gerçekten yapmak istediği şey başlangıçta profesyonel bir tenisçi olmaktı. Ancak müzik tutkusu ağır bastı ve henüz 18 yaşında Chris The French Kiss ismiyle DJ'liğe başladı. İlk klüp hiti Daft Punk'tan Thomas Bangalter'la birlikte prodüksiyonunu gerçekleştirdiği ve Jane Fonda'nın aerobik setinden izinsiz sample'lar kullandığı "Gym Tonic"ti. Kendisine Bob Sinclar adını verme nedeniyse Philippe de Broca'nın Le Magnifique isimli filminde Jean-Paul Belmondo tarafından canlandırılan Bob Saint-Clair karakteriydi.

Sinclar'in ilk albümü “Paradise” 1998'de müzik marketlerdeki yerini aldı. "The Ghetto” ve “Ultimate Funk”gibi oldukça başarılı şarkıların yer aldığı albümden hemen sonra 2000 yılında ikinci çalışma “Champs Elysées”geldi. Bu albümde Fransız house müziğini, iyi süzdürülmüş disco yaylılarıyla birleştiren Bob Sinclar müzik eleştirmenlerinden övgüler aldı. Sinclar, Fransız müzisyen Cerrone anısına yaptığı “I Feel For You” isimli 45'liğiyleyse İngiltere listelerinde 9 numaraya dek yükseldi.


Uluslararası alanda başarı kazanıp popüler olduktan sonra kendi prodüksiyon şirketi Yellow Productions'ı kuran müzisyenin ilk projesi “Africanism”di. Daha sonra 2003'te üçüncü stüdyo albümü “III” ü yayınladı ve bu albümünde oldukça popüler isimlerle birlikte çalıştı. III, dans listelerinde zirveyi zorluyordu ve bu büyük başarıdan sonra Sinclar çıtayı daha da yükseltti. İstikrarlı biçimde yükselen müzisyen 2004'te derleme albümü “Enjoy”u müzikseverlerle buluşturdu.

2006 yılında ise Sinclar'ıın yıldızı hiç olmadığı kadar parlayacaktı. Zira onu tüm dünyanın tanımasını sağlayan ve sadece bir DJ olarak değil bir müzisyen olarak da oldukça başarılı bulunacağı albümü “Western Dream”i yayınladı. İlk single Love Generation'ı, “The Wailers” grubundan Gary Pine ile birlikte hazırlamıştı ve şarkı beklenenin çok üzerinde bir ilgiyle karşılaşıp tüm Avrupa'da büyük popülerite kazandı. İngiltere listelerinde 12 numaraya yükselen Love Generation, Almanya ve Avusturya listelerindeyse 1 numaraya ulaştı.


Sinclar Fransız müzisyen Cerrone'a duyduğu hayranlıkla tanınmaktadır. Son olarak 2007 tarihli Soundz Of Freedom albümünü yayınlamıştır.

_____________________________

Gülümse şimdi gülümse şimdi ve gülümse şimdi!

(cevap olarak _Göksu_)
Mesaj #: 64
RE: Sanatçı Biyografileri... - 3/7/2008 10:36:53 PM   
Egeee



Puan Toplamı: 287
katıldı: 13/12/2007
Nereden: Croft Manor
Durum: çevrimdışı
Muse



Muse, 1994 yılında İngiltere'nin güneybatısında yer alan Devon'da kurulmuş rock grubu. Üç kişiden oluşur;

Matthew Bellamy (solist, gitar ve klavye)
Chris Wolstenholme (bas gitar)
Dominic Howard (davul ve vurmalı çalgılar)

Bellamy grubun esas söz yazarı ve başıdır.

Muse, zaman zaman post-Britpop grubu olarak anılsa da onlar bunu kabul etmez. Muse`un Amerikan grunge muzik (Nirvana (grup), Pearl Jam, Soundgarden gibi) ve alternatif Britanyalı grupların (Radiohead ve The Verve) karışımı olduğunu olduğuna atıfta bulunurlar.

Son yıllarda Muse`un popülaritesi yukarda bahsedilen gruplara yetişti. Oysa ki sadece üç kişiden oluşan bu grup on yıldan beri sahnededir.

Aslında okuldayken Muse`un üç elemanı da farklı gruplarda çalıyordu. Kısa bir süre sonra beraber bir grup kurma kararını aldılar ve gruba ilk önce Gothic Plague, Fixed Penalty, Youngblood ve Rocket Baby Dolls gibi isimler koydular (bu grup isimlerinin kronolojisi belli değildir, Muse birçok röportajda birbirine ters düşen bilgiler vermiştir). En sonunda Muse isminde karar kıldılar.

1994 yılında Rocket Baby Dolls adı altında yerel bir müzik yarışmasında sahnedeki her şeyi kırarak birinci oldular. Bunun üzerine elemanlar üniversiteye gitmek yerine müzik de kariyer yapmak istediler.


Stüdyo Albümleri

Showbiz(28 Ekim 1999)

Origin Of Symmetry(17 Temmuz 2001)

Absolution(29 Ekim 2003)

Black Holes And Revelations(3 Temmuz 2006)




Wikipedia

_____________________________


(cevap olarak _Göksu_)
Mesaj #: 65
Sayfa:   <<   < Önceki  1 2 [3]
Tüm Forumlar >> [Forumlar] >> [Genel] >> Müzik >> RE: Sanatçı Biyografileri... Sayfa: <<   < Önceki  1 2 [3]
Git:





Yeni Mesajlar Yeni Mesaj Yok
Aktif konu w/ yeni mesaj Aktif konu w/o yeni mesaj
Kilitli w/ yeni mesaj Kilitli w/o yeni mesaj
 Yeni mesaj yolla
 Mesajı cevapla
 Yeni anket
 Oy gönder
 Benim mesajımı sil
 Mesajlarımı sil
 Mesajları değerlendir


Forum Software © ASPPlayground.NET Advanced Edition 2.5 Unicode

0.250