Birde söyle bir şey buldum...
Amerikalılar son elli yıllık süreç içersinde Teknolojik yönden nasıl bu kadar geliştiler. 1960’lar da başlayan uzay çalışmaları sırasında yapılan birçok keşif günlük hayatta da kullanılırken, Amerika bugün tığ Alanından, Uzay çalışmalarına kadar bilimsel alanda çok ileri gitmiş durumdadır. Bu bilginin temeli nereden geliyor? Bizce Uzaydan geliyor.
Amerikalıların 2’nci Dünya Savaşı’nın ünlü Generallerinden olan Eisenhover 1950 yılında Amerikan Başkanı oldu. 1951 yılında bir Uçan Daire U.S Muroc Air Field Askeri Havaalanına indi. Uçan Daireden çıkan iki Uzaylı Başkan Eisenhover ile görüşmek istediklerini açıkladılar.
Durumun garipliği karşısında Beyaz Saray’a telefon edildi. Başkanı uçağı dört saatlik bir yolculuktan sonra Muroc Havaalanına geldi. Uçan Daireden çıkan iki uzaylı, Eisenhover, iki senatör ve iki yüksek rütbeli subay ile özel bir odada görüşmeler yaptılar.
İki subaydan biri, alanda görevli bir Albaydı. Tabii alanda çok sıkı önlemler alınmıştı. Görüşmeler sona erince iki uzaylı gemilerine binip uzaklaştılar. Başkan da kendi uçağı ile Washington’a döndü.
Alanda görevli bulunan Albay, yeğeni olan genç bir Teğmene sırrını açtı. Haberi daha sonra yayan kişi, bu Teğmenin ağzından ısrarla laf almaya muvaffak oldu. Ancak olayın on yıl süreyle gizli tutulmasını istemişti.
Teğmene sorulan sorular ve alınan cevaplar şöyle:
S: Olay hakkında bildiklerinizi anlatır mısınız?
V: Uçan daireden inenler bize benziyorlarmış. Yalnız renkleri bizimkinden çok daha açıkmış.
Parlak renklerde, hafif elbiseler giyiyorlardı. Başlarının alın kısmı fazlaca genişmiş. Konuşma İngilizce oldu. Gezegenlerindeki hayat şartları, bizim dünyamızdakine çok benziyormuş. Maalesef daha fazla bir şey söylemeyeceğim.
Uzaylıların hangi yıldız sisteminden geldi sorulduğunda Beteljus Takım Yıldızları olduğu açıklandı. Peki bu sistem dünyaya ne kadar uzakta derseniz binlerce ışık yılı uzakta bulunuyorlar. O zaman ortaya birçok çok ilginç soru çıkıyor.
Uzaylılar neden binlerce ışık yılı uzaklıktan gelerek bu bilgileri Amerikalılara neden veriyorlar?
Bu uzaylıların amaçları nedir?
Amerikalılar bu görüşme sonrası elde ettikleri bilgilerle Bilimsel ve Teknolojik alanlarda üst seviyeye çıktılar. Bugün Amerika’dan her gün yeni bir keşif haberi duyuyoruz.
Uzaylılar hakkında ele geçirdikleri her bilgiyi saklayan Amerikalılar bu gelenlerin neden Beteljus Yıldız Sisteminden geldiklerini açıkladı. Başka bir yakın gezegenden gelmiş olamazlar mı? Uzak bir sistemi açıklaya-ak hedef şaşırtmış olamazlar mı?
Bu soruları arttırabiliriz. 20’nci yüzyılın son on yılı ile 21’nci Yüzyılda Amerikalılar ellerindeki bilgi ve teknoloji ile dünyanın bir numaralı ülkesi oldular. Kaynağın uzaydan geldiğini ve alınan bilgilerle Bilimde patlama yaptıklarını rahatça söyleyebiliriz.
Ünlü bilgin Einstein Uçan Daireler görülmeye başladığında onlara inandığını açıklamıştır. Ünlü İzafiyet Teorisi ile bilime yeni ufuklar açan Einstein “Uçan Daireler gerçekten uzaydan gelen araçlardır. Onları kullananlar, dünyamızdan çok uzun yıllar önce gitmiş (göç etmiş) kimselerdir. Yeryüzünün ve insanlığın uygarlık düzeyinin şimdiki durumunu incelemek için bizi ziyaret ediyorlar” demiştir.
Eisenhover ile birlikte Uzaylılarla görüştüğü de ileri sürülen ünlü bilim adamı elde edilen bilgileri incelemiş olabilir. Kendisinin bir de böyle bir fotoğrafta yer aldığı söyleniliyor.
Einstein daha sonraları kendisine UFO’lar gerçek mi? Diye soran gazetecilere şu ünlü sözünü söylüyor: “UFO’lar elbette gerçektir. Onlar Dünya’dan göç etmiş bir ırktır. Bizim ne durumda olduğumuzu görmek için kontrole geliyorlar.” Dedi.
Bu sözün anlamını ben Pasifik Okyanusu’nda 12 bin yıl önce batan ve büyük bir uygarlık kuran Mu Kıtası’na bağlamıştım.. Çünkü dünyayı kontrol eden ve uzaya açılan bu uygarlık anavatan büyük bir doğal afet ile büyük ihtimal gezegenlerde yaşamalarını sürdürdüler. Bu anlatım bugün herkesin kabul edebileceği bir bilimkurgu anlayışına da uygundur. Uzaydaki hayat konusunda bilim dünyası büyük bir merak içindedir, fakat bulunan yeni güneş sistemleri ve gezegenlerde ne tür canlıların olduğunu da çok merak ettiklerini belgesel filmlerde açıklıyorlar.
Güneş sisteminin son gezegeni ise dünyaya 14,5 milyar kilometre ötede bulunan 10’ncu gezegen olduğuna göre daha bulunacak yeni gezegenler bilim dünyasını bekliyor demektir. Bu arada uzay çalışmaları konusunda bilgiler elde eden Amerika bunların büyük bölümünü kendisine saklarken, dünyaya sadece bir kısmını açıklamaktadır. Bunlarda kendilerinin uygun gördükleri konulardır.
Yorumlar...
_____________________________