XIX. yüzyılın ikinci yarısında Japonya'da yeni bir dönem başlarken, çıkan olaylar yeni İmparatorluğu terörün hüküm sürdüğü, acıların çoğaldığı ve kanın sürekli aktığı karanlık bir döneme sürüklüyordu. Bu ''Meiji Devrimi''nin başlangıcı idi. Ve bu devrim yıllarında en soğuk kalbi bile korkutacak bir suikastçının adı duyulmaya başlandı: Hitokiri Battousai.
Nobuhiro Watsuki'nin ilk olarak Manga olarak yarattığı, daha sonrada Animeye uyarlanan Rurouni Kenshin; 'Hitokiri Battousai' olarak bilinen Himura Kenshin'in Meiji Devrimi sonrasındaki hikayesini anlatır. Kenshin, Devrim sırasında yaptıklarından pişman olarak kılıcını öldürmek için kullanmayacağına dair yemin etmiş ve kendini güçsüzlere korumaya adamıştır. Kenshin bu uğurda Sakabato(Kısaca ters yüzlü katana diyeyim.) kullanmaya başlar. Fakat Kenshin'in karanlık geçmişi bir türlü yakasını bırakmayacaktır.
Toplamda 95 bölümden oluşan anime Kenshin'in Tokyo'da Bayan Kaoru ile tanışmasıyla başlıyor. Anime 62. bölüme(Wandering Samurai ve Legend of Kyoto arc'ları) kadar mangayı takip ederken, son 33 bölüm 'filler' diyebileceğimiz tamamlayıcı bölümlerden oluşmakta. Bir zamanlar ülkemizde de yayınlanan(Galiba tüm bölümler yayınlanmıştı.) Rurouni Kenshin'in animeyi takip eden bir filmi de mevcut(Rurouni Kenshin: Ishin Shisi he no Requiem). Ayrıca bir tanesi animenin öncesini anlatan, diğeri de anime ve filmin sonrasını anlatan mükemmel diyebileceğim iki tanede OVA(Original Video Animation) serisi bulunmakta. Animelerden hoşlanan herkesin Rurouni Kenshin'i mutlaka izlemesi gerektiğini düşünüyorum.
_____________________________