Forumlar / Oyun - Sinema - Teknoloji Forumlar / Oyun - Sinema - Teknoloji

Forumlar  Kayıt Ol  Giriş  Bilgilerim  Mesaj Kutum  Adres Defteri  Üyeliklerim  Forumlarım 

Fotoğraf Galerisi  Üye Listesi  Arama  Takvimler  SSS  Etiket listesi  Çıkış

LOST izliyorum

 
Üye Adı: Guest
Bu forumu inceleyenler: hiçbiri
  Basılabilir Versiyon
Tüm Forumlar >> [Forumlar] >> [Genel] >> Sinema-Televizyon >> Televizyon Dizileri >> LOST izliyorum Sayfa: [1] 2 3 4 5   Sonraki >   >>
Giriş
Mesaj << Eski başlıklar   Yeni başlıklar >>
LOST izliyorum - 28/3/2007 3:37:07 AM   
kalamar



Puan Toplamı: 261
Durum: çevrimdışı


Evet arkadaşlar yeniden başlıyoruz...

LOST

Lost Amerikan yapımı bir dram dizisidir. Türkiye'de Dizimax kanalında gösterilmekte olan dizi, 1 Altın Küre ve 6 Emmy olmak üzere 28 ödül almıştır.

Konu

Uçak kazası ile bir adada mahsur kalan insanların öyküsü anlatılmaktadır. Özellikle her bölümde, bir karakterin geçmişine gidilerek ana senaryo beslenmektedir.
Bu adada mahsur kalan 48 kişi arasında değişik karakterler mevcuttur; bir cerrah, bir iletişim subayı, bir rock yıldızı, bir kanun kaçağı, bir inşaat işçisi, bir dolandırıcı, bir milyoner ve daha birçok enteresan özelliğe sahip insan... Bu insanlar, daha adadaki ilk günlerinde adanın mistik güçlere sahip olduğunu farkederler. Uçak kazasında hayatta kalmayı başarmışlardır, ancak asıl hayatta kalma savaşı şimdi başlamaktadır... Adadakiler, hayatta kalmak için birlik olmanın gerekliliğini henüz çözemeden, bazı kişiler arasında kavgalar çıkmaya başlar. Ama sonradan başlarına gelen trajik olaylar, onları birlik olmaya iten bir sebep olur. Çok geçmeden, adada yalnız olmadıklarını anlarlar. Adaya 16 yıl önce gelmiş birilerinin bıraktığı imdat çağrısını duyarlar. Bütün bu trajik olaylara bir de yeraltına açılan gizemli bir kapı da eklenince, adadakiler için hayat iyice zorlaşır...

Dizinin Çekildiği Bölge

Lost Hawaiian adasının Oahu bölgesinde çekilmiştir.

Oyuncular

Aktör.........................................Rölü
Adewale Akinnuoye Agbaje........ Mr. Eko
Elizabeth Mitchell......................Juliet
Naveen Andrews.................Sayid Jarrah
Emilie de Ravin..................Claire Littleton
Michael Emerson................."Henry Gale"
Matthew Fox....................Jack Shephard
Jorge Garcia..................Hugo "Hurley" Reyes
Maggie Grace.................Shannon Rutherford
Josh Holloway................James "Sawyer" Ford
Malcolm David Kelley...............Walt Lloyd
Daniel Dae Kim....................Jin-Soo Kwon
Yoon-jin............................Kim Sun Kwon
Evangeline Lilly....................Kate Austen
Dominic Monaghan................Charlie Pace
Terry O'Quinn......................John Locke
Harold Perrineau Jr.............Michael Dawson
Michelle Rodriguez..............Ana-Lucia Cortez
Ian Somerhalder.................. Boone Carlyle
Cynthia Watros........................Libby

Sezon Özetleri

Sezon 1

Sezon 1 Amerika'da 22 Eylül 2004 tarihinde başlamış ve 24 bölüm sürmüştür. Oceanic Flight 815 seferini yapan uçağın kaza yapmasını ve kazadan hayatta kalan yolcuların adaya düşmelerini anlatmaktadır. İlerleyen bölümlerde Danielle Rousseau'nun ortaya çıkışı ile adada Others (Diğerleri)nin olduğunu anlarlar. Sezonun ilk bölümü sadece Amerika'da 18.65 milyon kişi tarafından izlenmiştir.


Sezon 2

Sezon 2 Amerika'da 21 Eylül 2005 tarihinde başlamış ve 23 bölüm sürmüştür. Hikaye, kazadan sonraki 45 günü anlatarak devam etmektedir. Çoğu arka kapıyı kapatıp, daha fazla soru getirmiştir. Others (Diğerleri) kendilerini göstermiştir.


Sezon 3

Sezon 3 4 Ekim 2006 tarihinde başlamıştır ve 23 bölüm sürecektir. Dizinin yapımcıları bir basın toplantısında bu sezonun Others'a (Diğerleri) daha çok odaklanacağını ve romantizmin en çok yaşanacağı sezon olacağını belirtmiştir... Şu anda diziye ara verilmiş olup 7 Şubat tarihin de 7. bölüm ile devam edilecektir.

Film Müziği Albümü

21 Mart 2006 tarihinde Varese Sarabande etiketi altında çıkmıştır. Lost'un bu tarihe kadarki tüm müziklerini kapsamaktadır.
Müziklerin hepsi Michael Giacchino tarafından hazırlanmıştır.

Diziyle ilgili adresler

Dizimax LOST sayfası

Trke kaynaklı LOST sitesi

LOST'tan haberler

Hayran Siteleri

www.losthatch.com

www.losttr.com

.................................

bilgiler kaynak

< Mesajı değiştiren kalamar -- 28/3/2007 3:43:03 AM >
Mesaj #: 1
RE: LOST izliyorum - 28/3/2007 3:42:39 AM   
kalamar



Puan Toplamı: 261
Durum: çevrimdışı
"Black Rock" Teorisi



Black Rock isimli İngiliz köle ticareti gemisi, “Exodus: Part 1” isimli bölümde adanın iç kısmında bulunmuş, daha sonra sığınak kapağını patlatmak için kullanılan dinamitler de bu gemiden alınmıştı. Geminin neden bu adada olduğu henüz bilinmiyor. Geminin hikâyesinden yola çıkarak bu sırrı çözmeye çalışalım.

23 numaralı iskele

New World Sea Traders isimli bir İngiliz deniz ticaret şirketine ait olan Black Rock, bu şirket tarafından işletilen üç köle gemisinden birisiydi. Köle ticaretinin 1833 yılında yasaklandığı düşünülürse, New World Sea Traders, yasa dışı köle ticareti yapmaktaydı. New World Sea Traders şirketi, eski bir gemi kaptanı olan Magnus Hanso’ya aitti. Yasal olarak kayıtlı görünmese de Black Rock, Portsmouth limanının New World Sea Traders şirketine ait bulunan 18-27 numaralı iskelelerinden 23 numaralı olanını kullanıyordu.

Magnus Hanso

Black Rock, 1881 yılında, altın arama işinden dönerken, Güney Hint Okyanusu’nda kayboldu. Belki de geminin ortadan yok olmasından daha ilginç olanı, olayların devam etmesiydi. Papua Yeni Gine’li tüccarlara göre, gemi limandan, Batı Afrika yönüne değil, doğu istikametine doğru ilerleyerek ayrıldı. Dikkatlerini çekmişti çünkü bu gemi, Endonezya ve Papua Yeni Gine arasında altın ve köle ticareti yapıyordu. Geminin gümrük beyanname kayıtlarına bakıldığında, Black Rock evvela Portsmouth Limanı’nın 23 numaralı iskelesinden denize açılmış ve aynı yere dönmesi düşünülmüştü. Ancak hiçbir şirket gemiye sahip çıkmamıştı. Gemi muhtemelen yaklaşık 40 mürettebat ve taşıdığı -sayısı bilinmeyen- kölelerle birlikte denizde kaybolmuştu. Gemi kaybolduğu sırada Magnus Hanso’nun idaresinde olduğu tahmin ediliyor.



Detaylar

Exodus: Part 1 adlı bölümde, adanın içinde bir yerde karşımıza çıkan Black Rock’ın buraya nasıl geldiği ise henüz karanlıkta duruyor. Ancak Magnus Hanso, Black Rock, Alvar Hanso ve Ada arasındaki bağlantılar, adanın ve adada yaşananların gizemlerini aydınlatmamız için bize yardımcı olabilir. En azından hikâyenin en başını çözümleyebiliriz.
Elimizdeki bilgileri tekrar hatırlayalım:

• Magnus Hanso, Hint okyanusunda altın ve köle ticaretiyle uğraşan bir gemi kaptanı.
• Black Rock isimli bir gemisi var ve bu gemiyi kendisi idare ederken gemi Hint Okyanusu’nda kayboluyor.
• Magnus Hanso’nun torunu, Alvar Hanso (Hanso Foundation).
• Kelvin’in kapı arkasına çizdiği haritanın kenarlarına aldığı notlardan birisinde: “KNOWN FINAL RESTING PLACE OF MAGNUS HANSO/BLACK ROCK” yazıyor. Kelvin Black Rock’ı Magnus Hanso’nun bilinen ebedi istirahatgahı olarak isimlendiriyor.
• Magnus, İngilizce magnificent kelimesinden geliyor ve anlamı; büyük, ulu. Ancak manyetizmaya yaptığı çağrışım da çok güçlü. Hele ki adanın manyetik özellikleri konusundaki iddiaları da düşünürsek, Magnus adında böyle bir gönderme olduğu açık.
• Bulunan ilk manyetik maddeye verilen isim: Black Rock.

Magnus Hanso ve Black Rock, bir senaryo kurgusu değil. Tarih kitaplarında da bulunabilen, geçmişte gerçekten var olmuşlar.



Teoriler

Bu bilgilerden hareketle şöyle bir fikir yürütebilir miyiz?

Magnus Hanso denizde yaptığı seyahatlerin birinde yolunu kaybeder ve kendisini bu özel adada bulur. Adada çok değerli bir şey keşfeder. Bu “şey” belki güçlü manyetizma, belki onun etkisiyle oluşan farklı bir zaman akışı, belki tıpkı Locke’un yaşadığı gibi sağlığına kavuşma, vb. Magnus Hanso bu değerli buluşunu torununa miras bırakır ve torunu Alvar Hanso, kurduğu vakıf aracılığıyla etrafına başka insanları da toplayarak adanın bu gücünü kullanmaya karar verir. Dharma girişimi, Hanso Vakfı eliyle böylece hayat bulur.
Muhtemelen adada bulunan gemi enkazında ya da yakınlarında, 815 kazazedeleri tarafından bulunulması istenmeyen şeyler var. Enkazın bulunduğu bölgeye “Kara bölge” adı verilmesi, oraya yaptıkları yolculuklar sırasında korkutucu olaylar olması da bunun kanıtı. Bir şekilde bu bölgeden uzak tutulmaya çalışılıyorlar.

Bu şekilde düşündüğümüzde; adada “others” adını verdiğimiz insanların nasıl bir oluşum içinde olduklarını, amaçlarının ne olduğunu, kaç kişi olduklarını, 815 numaralı uçuş yolcularının bu adaya nasıl bu denli özenle “indirildiğini” çözümleyemesek de Alvar Hanso’nun Pasifiğin ortasındaki bu adayı nereden bulduğunu ve araştırmaları için neden bu adayı seçtiğini anlamış oluyoruz. Büyükbabadan yadigâr çok özel bir keşif…

yüzsekiz.com sitesinden alıntıdır.

(cevap olarak kalamar)
Mesaj #: 2
RE: LOST izliyorum - 28/3/2007 3:45:30 AM   
kalamar



Puan Toplamı: 261
Durum: çevrimdışı
7418880



İkinci sezonun “Live Together, Die Alone” isimli son bölümünde Desmond’un sevgilisi Penny Widmore için araştırma yapan iki adamı hatırlıyorsunuz. Adamlar dünya üzerindeki elektromanyetik sapmaları incelerken birden bilgisayar ekranlarında bir sapmanın belirlendiğini gösteren bir pencere açılıyor. Açılan penceredeki sayı “7418880” yani 4 8 15 16 23 ve 42′nin çarpımı.

4 x 8 x 15 x 16 x 23 x42 = 7418880


yüzsekiz.com sitesinden alıntıdır.

(cevap olarak kalamar)
Mesaj #: 3
RE: LOST izliyorum - 28/3/2007 3:48:56 AM   
kalamar



Puan Toplamı: 261
Durum: çevrimdışı
Flashes Before Your Eyes

Üçüncü sezonun "Flashes Before Your Eyes" isimli sekizinci bölümde, yine gözden kaçmayan gizli kareler yer aldı.


----------------

---------------


Yukarıdaki resimlerin birincisinde kutup ayısı, Buda ve daha önceki bölümlerde oryantasyon videolarında da kullanılan “namaste” (Hindu dilinde hem merhaba, hem de hoşçakal anlamına gelen sözcük ) yazısı görülüyor. Duvardaki resimlerden asıl ilginç olanı ise Claire’in eski erkek arkadaşı -Aaron’ın babası- Thomas’ın evindeki resimlerden biri ile Mr. Widmore’un ofisinde bir resimin aynı olması.

Reklam Panoları


----------------------

----------------------


Desmond’ın barda maç skoru hakkında tahminde bulunduğu sahnede, reklam panolarına dikkatli olarak bakıldığında Oceanic Airlines, Hanso Foundation, Apollo (çikolataları), Kronos (Chronos - zaman tanrısı) ve Mr Clucks (Hurley’in çalıştığı fast-food restaurant) gibi detaylar dikkat çekiyor

< Mesajı değiştiren kalamar -- 28/3/2007 3:58:59 AM >

(cevap olarak kalamar)
Mesaj #: 4
RE: LOST izliyorum - 28/3/2007 4:03:01 AM   
kalamar



Puan Toplamı: 261
Durum: çevrimdışı
Nicole Evangeline Lilly (Kate Austen )



1979 doğumlu Kanada’lı aktris. Lilly, 2004 yılında yayınlanmaya başlayan Lost adlı dizide Katherine Kate Austen karakterini canlandırıyor.

Nicole Evangeline Lilly, 3 ağustos 1979 da ev ekonomisi öğretmeni bir baba ile güzellik uzmanı bir annenin iki kızından ilki olarak Alberta,
Kanada’nın Fort Saskatchewan kasabasında dünyaya geldi. Koyu hristiyan inanca sahip olan ailesinin o küçükken televizyonları yoktu.
14 yaşına kadar çeşitli çocuk projelerinde gönüllü olarak çalışan Lilly, British Columbia Üniversitesi’nde uluslar arası ilişkiler bölümünde
okurken bir dünya kalkınması ve insan hakları komitesi kurdu ve yürüttü. 18 yaşındayken kısa bir süre Filipinler’de misyonerlik yapan Lilly, bu
sırada otlardan yapılmış bir kulübede yaşadı. Lilly, Ford Modellik Ajansı tarafından İngiliz Kolombiyası’nda Kelowna caddelerinde keşfedildi.
Modellik yapmak istemediğinden önceleri bu fikre sıcak bakmasa da daha sonra üniversite masraflarını karşılamak için Ford’un oyunculukla
ilgilenen bir koluyla anlaştı. Birçok LiveLinks Chatline televizyon reklamında oynadı, G4 kanalında yayınlanan vidyo oyunları programı Judgment Day’de yeraldı. 2003 yapımı Freddy vs. Jason’da liseli bir kız olarak göründü. Smallville’in bir bölümünde havuz sahnesinde ve
2004’de ABC’de yayınlanan korku dizisi Kingdom Hospital de göründü. Lilly, konuştuğu ilk rolü Lost dizisinde yakaladı. Lost dizisinde oynaması kararlaştırıldığında uzun süre çalışma vizesi alamadığı için Amerika’ya giremeyen Lilly, başka bir oyuncu düşünülmeye başlandığı sırada bu problemi aştı ve 1 gün gecikmeyle çekimlere katılmayı başardı. Lost dizisinden 2004 yılında 80.000 dolar kazanan Lilly, Entartainment Weekly tarafından 2004’ün çıkış yapan yıldızı seçildi. Çekimleri Havaii’de yapılan dizide önceleri yüzme bilmeyen Lilly, şunları söylemişti:

"Eskiden sudan korkardım. Bu yüzden yüzme dersleri aldım ve şimdi gerçekten okyanusu çok seviyorum. Okyanus çok sıcak, barışçıl ve
misafirperver. Artık okyanusta olmadığım her gün benim için eksik bir gün."

2006’da FHM Dergisi’nin En Seksi 100 Kadın listesinde 8. sırada yeraldı ve 2005’de 2. olduğu Maxim’in Hot 100 listesinde 2006 da 67.sıraya
düştü. Evangeline, kendisine yöneltilen bir soruya cevap olarak seks ve çıplaklık içeren sahnelerde yer almayacağını söyledi. Ağaçlara kolayca tırmanmasından dolayı Lost’daki oyuncu arkadaşları tarafından Monkey ve Eva diye çağrılan Lilly, aynı zamanda da hristiyan
inancıyla tanınıyor. Bir röportajında bununla ilgili bir soruyu şöyle cevaplamıştı:

"Popular kültürle iç içiçe değilim, televizyonum yok ve televizyon seyretmiyorum.

Lost’un 1. ile 2. sezon arasındaki dönemde Ruanda’da ki yoksullara yardım etmek için oraya giden Lilly, aynı zamanda genç kızları
tecavüzcülere karşı kendilerini savunmaları için eğiten Just Yell Fire adlı bir videonun promosyonuna yardım etti. Bir zamanlar uçuş görevlisi olan ve çok iyi Fransızca konuşabilen Evangeline, Kanada’lı hokey oyuncusu Murray Hone ile evliydi. Lilly’nin bir süredir birliktelik yaşadığı Lost dizisindeki rol arkadaşı Dominic Monaghan ile nişanlandığı konuşuluyor.

< Mesajı değiştiren kalamar -- 28/3/2007 4:08:37 AM >

(cevap olarak kalamar)
Mesaj #: 5
RE: LOST izliyorum - 28/3/2007 4:03:52 AM   
kalamar



Puan Toplamı: 261
Durum: çevrimdışı
Matthew Fox(Jack Shephard )



Matthew Fox, 1966 doğumlu Amerika'lı dizi ve sinema oyuncusu. Lost adlı ödüllü ve çok sevilen dizide Dr. Jack Shephard karakterini canlandıran Fox, 2004 de Golden Globe Ödülü'ne aday gösterildi.

Matthew Fox, 14 temmuz 1966 da Loretta ve Francis Fox’un üç oğullarından ortancası olarak Crowheart, Wyoming deki ailesine ait at çiftliğinde dünyaya geldi. Wyoming yakınlarındaki Pavillion da Wind River Lisesi’nden mezun olmasının ardından Kolombiya Üniversitesi Ekonomi Bölümüne kabul edildi ve önce Massachusetts deki özel Deerfield Akademisi’nde 1 yıl hazırlık sınıfını okudu.
Kolombiya Üniversitesi’ne devam ettiği süre boyunca Columbia Lions (Kolombiya Aslanları) futbol kulübünün bir üyesi olan Fox, takımın 42
maç süren yenilgi serisini kırdığı geceki maçta oynadı.

1988’ de mezun olan Fox, Wall Street’de bir kariyer yapmak için gittiği bir iş görüşmesinde oraya ve bu mesleğe ait olmadığını anladı. Kız arkadaşının model ajanlığı yapan annesinin tavsiyesiyle modelliğe başlayan Fox, Atlantik Tiyatro Ekibi (Atlantic Theatre Company) ile birlikte oyunculuk yapmaya başladı ve ardından New York’ taki Film ve Televizyon Okulu’ na (School for Film and Television) devam etti. 25 yaşında ilk oyunculuk sınavını Wings dizisinin bir bölümünde veren Matthew Fox, aynı sene kısa süren dizi Freshman Dorm’ da baş rollerden birini
oynadı. Hala yeterince tanınmamışken çeşitli yardımcı roller için teklifler almaya devam etti ve 1993’de My Boyfriend’s Back ile ilk kez daha
büyük bir yapımda yer buldu. 1994’ de Party Five adlı dizide, anne ve babasını araba kazasında kaybetmiş beş kardeşten birini (Charlie Salinger) canlandıran Fox, bu dizideki rolüyle birçok magazinde yeraldı ve genç kızların hayranlığını kazandı. 1996’da People Magazine tarafından Dünyanın 50 En Güzel İnsanı arasında seçildi. Fox, altı sezon sonra Party Five dizisinin sona ermesinden bikaç yıl sonra bu kez The Haunted adlı dizide oynamaya başladı fakat dizi diğeri kadar ilgi görmedi. 2004’ de Lost adlı dizide Dr. Jack Shephard’ı
canlandırmaya başlayan Matthew Fox, aslında dizideki yardımcı rollerden James Sawyer Ford rolü için denemelere katılmıştı. Ancak
yapımcılardan J. J. Abrams’ın onu Dr. Shephard rolü için beğenmesiyle Fox, dizide başrolü almış oldu. Söylendiğine göre gizli olan tüm pilot
senaryoyu okumasına izin verilen aktör, aynı zamanda dizide en yüksek ödemeyi alan oyuncu oldu.

2005 de Lost’ daki rolüyle Golden Globea aday gösterilen Fox, 2005 Satellite Award ve 2006 Televizyon Oyuncuları Derneği Ödülünü (Screen
Actors Guild Award) kazandı. Matthew Fox, 1992 yılından beri Margherita Ronchi ile evli ve çiftin Kyle ile Byron isimli iki çocukları var. Philadelphia Eagles ve Toronto Blue Jays takımlarını tutan Fox, her pazar Lost dizisindeki arkadaşlarıyla evinde parti düzenliyor.

< Mesajı değiştiren kalamar -- 28/3/2007 4:07:37 AM >

(cevap olarak kalamar)
Mesaj #: 6
RE: LOST izliyorum - 28/3/2007 4:05:00 AM   
kalamar



Puan Toplamı: 261
Durum: çevrimdışı
Naveen Andrews(Sayid Jarrah)



1969 doğumlu Hint asıllı İngiliz oyuncu. Dünyaca ünlü ve Emmy ödüllü dizi Lost'da canlandırdığı Sayid Jarrah adlı karakterle tanınıyor.

Naveen William Sidney Andrews, 17 ocak 1969'da Wandsworth, Güney Londra'da Thames Nehri'nin kıyısında oldukça muhafazakar bir ailede doğdu. 16 yaşındayken okuduğu Emanuel School'da çalışan matematik öğretmeni Geraldine Feakins'e aşık olan Andrews, 7 yıl sonra 1992'de ondan Jaisal adında bir erkek çocuk sahibi oldu. Bu olay, babasıyla arasının bozulmasına sebep oldu. Drama okullarına başvuran Andrews, Londra'daki Guildhall Müzik ve Drama Okulu'na (School of Music and Drama) Ewan McGregor ve David Thewlis ile aynı
dönemde kabul edildi. Çalışmalarının karşılığını, 1991 yılında Hanif Kureshi'nin London Kills Me adlı filminde oynama fırsatı yakalayarak alan Andrews, 1996 da İngiliz Hasta (The English Patient) filminde canlandırdığı Hintli asker Kip rolüyle aldığı iyi eleştirileri pekiştirdi. Aynı yıl Kama Sutra: Bir Aşk Hikayesi (Kama Sutra: A Tale of Love) ve ardından, aralarında True Love and Chaos (1997), My Own Country (1998), Bride & Prejudice (2004) da olan birçok filmde oynadı. Naveen Andrews, 2004 de yayınlanmaya başlanan ve o andan itibaren büyük beğeni toplayan televizyon dizisi Lost'ta Sayid Jarrah karakterini canlandırmaya başladı. Popülaritesi gittikçe artan Andrews, 2006 yılında People Magazine dergisi
tarafından belirlenen Dünya'nın En Güzel İnsanları listesinde (World's Most Beautiful People) yer aldı.
20'li yaşlarında Londra'da yaşadığı dönemde, alkol ve uyuşturucu bağımlılıkları edinen Andrews'un başarı vaadeden kariyeri, neredeyse bitmek üzereydi. Hayatını tekrar yoluna sokmak için Atlantik'i geçerek Birleşik Devletler'e rehabilitasyona giden Andrews bunda başarılı oldu. Hobi olarak gitar çalıp şarkı da söyleyen Andrews'a göre, Londra ona uyuşturucu ve alkolle ilgili acı dolu anılarını hatırlatıyor. Barbara Hershey ile bir beraberlik yaşayan Andrews, şuanda Los Angeles'ta yaşıyor. Çiftin bir süre ayrı kaldığı 2005 yılında, Andrews başka bir kadından bir erkek çocuk sahibi oldu. O ve Hershey'nin temmuz 2006 da yeniden bir araya geldiği dönemde Andrews bu kez de Manhattan plajında bilinmeyen bir kadınla öpüşürken fotoğraflandı fakat menajeri çiftin hala beraber olduklarını açıkladı.

< Mesajı değiştiren kalamar -- 28/3/2007 4:06:10 AM >

(cevap olarak kalamar)
Mesaj #: 7
RE: LOST izliyorum - 28/3/2007 4:15:11 AM   
kalamar



Puan Toplamı: 261
Durum: çevrimdışı


Kahramanlarımız çoğu adada doğdu; Onlar Dharma Girişimi’ni idare etmek için suni olarak tasarlandılar. Dharma Girişiminin amacı dünya barışıydı. Yani; adayı, mekanik canavarlara, köpek balıklarına, siyah dumana ve gelebilecek daha bir çok şeye karşı savunma silahıydılar. En önemlisi de Toplu Bilinç (Collective Consciousness – CC ) adında bir silah…



CC; Oryantasyon filminde ima edilen ve Hurley’nin çizgi romanında geçen teknolojiyle ambarda (hatch) kafalarından elektrik telleriyle bağlanmış bir grup bilim adamıdır. Bu bilim adamları elektromanyetizm sayesinde arabaları, gemileri, uçakları, loto çekiliş toplarını kontrol edebilecek yetenekte. Hatta zihinde oluşturulan elektrik akımlarıyla insanları alkollü, uyuşturu kullanmış, bitkin veya hasta gibi zayıf hallere sokulabilecek şekilde kontrol edilebilirler.



Gerçekte, Hanso uydusunun yardımıyla, CC tüm dünyadaki olaylara şahit olabilir veya etkiliyebilir. Yanlış ellerde mükemel bir silah oluşabilir ve emniyetli bir nükleer bileşen olmazdı. Doğru ellerde; olayları iyi yönde değiştirebilirdi. Hanso barışçıl yolu seçmeye karar verdi. Onun fikri; dünyayı, muhalif devletleri birleştirecek, aynı zamanda onları temel teknolojiye indirgeyecek, kütlesel veya olağan yıkımları acizleştirecek bir afetin (felaketin) kıyısına almaktı.

Dharma Girişiminin Kurucusu Alver Hanso’ya bakalım:

Hans Ørsted’i tanıyalım:
Hans Ø ,1820 yılında elektromanyetizmayı keşfetti. 1999 yılında Ørsted uydusu yer yüzünün manyetik alanını grafikleştirmek için fırlatıldı. Bulgular bilim adamlarını felaketsel etkileri olan yakın zamanda olmasından korkulan bir kutupsal geri dönüşün gerçekleşebileceğine inandırdı. Eğer yeryüzü magnetosferini kaybetmek üzereyse (çizgi romanda ima edildiği gibi); uzaydan/güneşten savunmasız, aşırı derece radyasyon olacaktı. Aynı zamanda uydu, Güney Afrika altında anormal bir manyetik alan gösterdi. Dünyanın diğer kalanıyla ters yöndeydi ve yüzlerce yıldır büyüyordu. Bu bilgiyi Google dan bulabilirsiniz. Benzer bir fikir “The Core” filminde de kullanıldı.

Hannes Alfvén ile tanışalım:

Onun Nobel ödülünü kazanma yolunda, bilimadamlarının evrene nasıl baktığı konusunda – çoğunlukla elektromanyetizma konusunda – bilime yaptığı katkı devrim yarattı. İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça ve biraz İspanyolca ve Çince bilirdi. Doğu psikolojisi ve inanışları konusunda çalıştı. Fiji adalarında zaman geçirdi. Ufukta görünen olağanüstü “yeşil parlama” nın büyüsüne kapıldı. (Tesadüf değildir ki; “Green Lantern and Flash” çizgi romanı bu durumda İspanyolcaya tam olarak çevrilirse “Linterna Verde Flash“) Hannes Alfvén aynı zamanda roman da yazdı; Mükemmel Bilgisayar - Tüm dünyayı saran bilgisayarların hikayesini anlatan bir görüş (1968). Bilgi için bkz. “Hannes Alfvén”.



Alfvén + Hans O. = Alvar Hanso :



Böylece Dünya barışını – Kutupsal geri dönme – zorla kabul ettirecek Dharma Görüşü’nün kurucusuyla tanıştık. Alan Moore ve Dave Gibbons tarafından yaratılan aynı mizaçtaki “Watchman”, büyük kötü adamın ( Hanso silah tüccarıydı) aslında iyi niyetleri vardı. CC yeryüzünün manyetik alanını bütün dünya büyüklüğünde bir EMP bombası gibi bozdular. Bütün elektrikli ekipmanlar yandı, bütün bilgisayar dataları kayboldu, uçaklar gökyüzünden düştü ve dünya insancıl, politik ve dini olmayan bir düşmana dönüşerek yüzyıllar önceki teknolojiye döndürüldü; DOĞA… Bu an LOST uçağının gökyüzünden düştüğü andı. Şimdiye kadar bize gösterilenden yola çıkararak görünüyor ki; uçak rotasını kaybetti, sonrasında millerce gitti, düşüşe geçti. Ayrı ayrı parçalandı ve küçük parçalar halinde adaya indi.

Sağ kurtulanlar yürüyebilip yürüyemediklerini kontol ettiler (eğer daha önceden yapamıyorlarsa) ve çılgınca bir davranış içine girdiler. Teorinin neler olup bittiğini açıklamaya başlamadan önce şunu düşünelim. Bu çeşit bir kazadan (çarpışmadan) özellikle de o irtifadan çakılan bir uçaktan sağ kurtulanların olması olağan dışı. Değişik parçalarda ve değişik yerlerde bir çok sağ kurtulanın olması imkansız… Tabi sıradan bir uçak kazası olduğunu düşünürsek… Bu imkansızlığa kurtulanlar tarafından birkaç kez değinildi. Aynı zamanda şunu da düşünelim; kazadan sonra John Locke yürüyebildi, Claire bütün uçakta saç fırçasının veya tarağının olmadığını keşfetti. Yani bu iki olay çarpışmadan sonra bir çeşit parazit olasılığını gösteriyor. Fakat birilerini sağ kurtulma imkansızlığına ek olarak, yolcuları ve çarpişma esnasında uçağı yönlendiren bir el vardı. Düşünelim: Kate’in atı ve Eko’nun uçağı, ikisi de adadaydı. Adanın yeri Fiji olabilir yada olmayabilir ama biliyoruz ki atın en son göründüğü yer Amerika’ydı ve uçağı en son gördüğümüz yer Nijerya’ydı. Birşey onları adaya getirdi. Kargo (Fedex) mi? Ayrıca bir de denizden millerce içerde Black Rock adında büyük eski bir gemimiz var. ( Black Rock: keşfedilen ilk manyetik maddeye verilen isim) Teori diyor ki: CC, yüklü metal parçacıklarından başka bişey olmayan siyah duman yardımıyla uçağı adaya düşürdü. Uçağın çarpışmasını simule etti , herkesin dışarı dağılmasını sağladı, yolcuları bilinçsiz kurtulanlar haline getirdi, uçak parçalarını usulca adaya indirdi,yolcuları bir süreliğine uykuda tuttu (belki saatler,belki yıllar…) enkazı dağıttı, bazılarını yaraladı ve farklı yerlerde uyandırdı. ( Ağaçta, motorun yanında, denizde vb.)



Jack uyandığında, onu oraya getiren siyah duman gökyüzüne yükseldi. Gözlerini kırptığında gitmişti. Bu durum gözbebeği büyümesi değil, yansımaydı.



Haftalar sonra, bir parça dinamitle siyah dumanın alanını bozdu. İki kutupta görünür haldeydi. Siyah dumanın elektriksel yapısı, 2. sezonda Eko’nun yüzyüze geldiği durumda görülebilir. ( elektrik çıtırtıları kolayca görülebilir) Fakat çoğu için bu adada ilk değildi. Onlar CC’nin insanın var oluşuna bağlı gücünü ve adayı kurumak için Dharma’yı devam ettirmek amacıyla doğdular. Onlar Dharma’nın bir parçası olarak adada doğdular. Çok zaman önce,bir bilim adamı benzer bir projenin bir parçası olan çocukların tedavisine itiraz etti ve sabotaj uyguladı. Ambardaki bilgisayara kod numaralarının girişini kasten engelledi ve böylece Hanso uydusu – bir güvenlik sinyaline karşı programlamıştı – ambarın yerini taradı. Bu olayda dört kişi hayatını kaybetti.(oryantasyon filminde bahedildiği gibi). Ölenlerden biri Hanso’nun kendisiydi. İki bilim adamı kollarını kaybetti. – Dr. Marvin Candle ve Ray Mullen (Kate’i polise yakalatan ve büyük ihtimalle Kate’in gerçek babası). Ölüler adada yatıyordu ve kahramanlarımın tarafından “Adem ve Havva” diye adlandırılarak bulundu. Hanso’nun cesedi bi anlamı olmayan siyah beyaz taşlı olanıydı. ( ying yang benzetmesi gibi) Bilgisayara girdi olarak girilen sayılar esas olarak anlamsız. Daha fazla bir şey söylemek gerekirse, sayılar giderek büyüyor ve toplamları 108’e eşit. Bilinen hiçbir aritmatiksel bir diziye göre giderek büyüyen sayılar, zamanın birimlerini ima ediyor. 108 dakika Yuri Alexeyevich Gagarin’e göre dünyanın etrafındaki yörüngesiydi. Kod, bir uydu için ve eğer girilmezse uydu ambarı imha edecek. “Olaya” dönersek; cehennem anındaki telaşla, isyankar bilimadamı birkaç çocuğu serbest bıraktı. Onların arasında bir test konusundan daha fazlası olan ve sonradan “Ethan Rom” diye adlandırılan bir çocuk vardı.Bu çocuk 1967/8 den beri adada yaşayan hain diğerlerini (others)’ı biraya getirdi. Şu an onlar ikinci nesil. (Dharma’nın işini devam ettiren diğerleriyle(others) tam zıt şekilde). Hainler hareket edişlerini CC den gizleyebilmek amacıyla çok büyük ve dalgalanan siyah duman bulutları oluşturmak için malzemeler yakarlar. Alvar Hanso’nun kaybıyla ciddi biçimde zayıf düşen Dharma Girişimi, çocukları adayı baştan başa dolaşarak arayamadı fakat Amerikan Ordu patronlarının çullanıp ta herşeyi yıkmadan önce, dünya barışının orijinal Dharma vizyonunu başarmaya odaklandılar. Ambar (the hetch), 108 dakikalık zaman sürecinin sağlanamadığı durumda, iki kişilik ekibi korumak amacıyla patlayıcı duvarlardan yapılıdır. Buna rağmen uydunun ateş etmesi halinde içindeki bilim adamlarıyla beraber patlayıcı duvarlar yıkılacaktı. Bu durum teknolojinin yanlış ellere geçmesinden daha iyiydi.



“Olay”ın takibinde; Hanso’nun US ordu patronları durumun çözülmesi gerektiğine karar verdiler. Dharma bilimadamları US ordusunun sermayesiyle alınan silahlarla bugüne kadar dayandılar ve adayı güçlendirdiler. Cephanelikteki en güçlü silah CC olmaktı. Kalan çocukları gizlice alıp aralıklarla dünyaya gönderilmelerini ve Dharma projesinin bir parçası olan üvey ailelerinin yanına verilmelerini yönettiler. Hepsi ebeveyn olarak Dharma inançlı insanların yanına yerleştirildiler ve adada gelecekteki özel görevleri için hayatlarında özel bir eğitimle ıslak edildiler. CC’nin dış dünyada rehberliği ve eğitiminden sonra kahramanlarımız Sydney den kalkan bir uçak seferine konuldular. Adada zamanın geçmesiyle birlikte, hangi kişinin hangi kısımda rol alacağı açıkça görüldü. Projeyi hayatta tutabilmek için, CC dayanmalıydı. Bu nedenle; CC nin bir parçası olarak tuşlara basmak için,ada savunmasını muhafaza etmek için ve sırları gizli tutmak için yerdeğiştirmelere ihtiyaç duydular. Dharma’nın yeni dünya barışı vizyonunun somutlaştırılmasına ek olarak, kahramanlarımız (kontrollü) adada iş başındalar. Özellikle Hurley’nin hayattaki tek gayesi, zaten takıntılı olduğu halde rakamları kullanmaktı.Aynı zamanda, sadece TV yemekleri ve müzik onu idare ettiği halde ev içinde klastrofobik bir ortamda kalmaya kendini şartlandırmıştı. Hurley görünüyor ki; elektrikli ekipmanlar konusunda şanssız. (Sigortaların patlaması vb.) Bu CC tarafından Hurley’nin ambarda saatlerce sıkılarak kaldığında elektrikli aksama karışmaması için cesaretini kırmak için yapılan bir plandı. Ve şimdi orada kalmak amacıyla kendine bir arkadaş bulmuş gözüküyor: Libby…



Hurley’nin kafasında 1. sezonun çoğu bölümünde iki adet elektromıknatıs var. Radyo kulaklıkları onun CC tarafından ne kadar kontrol edildiğine bir benzetme olabilir. Aynı zamanda spesifik olarak: Walt, ölen yaşlı bir bilimadamıyla yerdeğişmesi için kafasına elektrotlar yerleştirilerek CC nin bir parçası olması için vazifelendirilmiştir. Hayatı boyunca CC, onun elektromanyetik bir fenomene sahip olduğundan emindiler. ( örnek olarak cama vuran kuş……) Onun manyetizmaya karşı bir eğilimi var. Yani; CC O’nun bu özelliğini bilerek yada umarak hareket ettiler. Eğitildi fakat o bunu bilmiyor…



Walt, artan bir şekilde “canlandırma”ya ve metal cisimlere hükmetmeye aşina oluyor. Zaten CC’nin de onun üzerinde gerçekten yapmak istediği budur.



CC nin amacı metal objeleri kontrol edebilmek için Walt’u eğitmektir. Şu an CC bütün işi yapıyor ama bir gün o güce sahip olacak. Şu anda görünüyor ki, Walt’un tüm adada zihnini kullanarak CC teknolojisine bir çeşit erişimi var. Kimse sonunda ne olacağını bilmiyor. Bir tahmine göre kahramanlarımız adanın amacını keşfedecekler, dönmek için iyi bir sebep olmadığı ve adayı sevdikler için kalmaya ve CC yi koruyarak Dharma Projesi’nin dünya barışını devam ettirmeye karar verecekler. Şu an: CC, adada kahramanlarımızı idare etmeye devam ediyor. Lock en bariz
durum: CC’ye borçlu çünkü CC, Lock’a yürüme kabiliyetini verdi.Bunun en büyük kanıtı bacağını hissetmemesine rağmen yürüyebilmesidir.





John’un topal bacağının yanındaki yürüyememesine rağmen kasları uyaran elektro – uyarıcı teçhizata dikkat edin. Ayrıca Lock’un siyah duman yüzünden yerde sürüklendiği bir görüntü vardı. Lock’un bacağında metal pimler olduğundan, siyah dumanı kolayca elektromanyetik bir düşman yapar. Diğer kahramanlar, zayıflıkları, bağımlılıkları ve inançlarıyla (ağaçlarda duydukları sesler) oynanarak idare ediliyorlar. Hatta fiziki olarak veya zihinsel olarak önsezilerini kandırmak ve savunmasız hale getirmek mümkündür.



Dharma logosuna dikkat edin…



Hatta muhafızları kaderlerinde saklı…

Örneğin, Kate’in manevi babası, Hanso’nun silah araştırmasından gelen parayı sağlamak için adada (Kore’den önce), US ordu irtibat subayı olarak bulundu. Dharma fikriyle değişti ve bir kız evlat edindi. Barış sever bir bakış açısıyla birlikte “kalbinde öldür” mantığı olmadan ordunun bir toplama bürosunda masa başı işe geçti. Kahramanlarımızın birçoğunun normal olarak bir uçaktaki insanların rastgele kesişim noktalarının ne olduğunun ötesinde benzer baba meseleleri vardı. Bu onların muhafızları, koruyucuları tarafından gelecekteki görevleri için nasıl eğitildikleri/ıslah edildiklerine yorulabilir. Jack’in durumunda, O’nun üvey babası belli bir mesafede duygusal olarak korumak teşebbüsüyle, daha çocukken katı davranmayı denedi.Böylece,sonunda kendisini kasvetli bir halkanın içine sokan ikilemiyle birlikte, soğuk cerrahın çocuk sevgisi büyüdü. Kendini içkiye verdi ve Jack’i ayartmak için gittiği Avusturalya’ya çağrıldı ve öldürüldü. Jack’in babası telefon açıp Jack’i sevdiğini söylemek istedi fakat yapamadı çünkü “zayıf”tı. Bunu yaptığı takdirde Dharma’dan ceza gelebilceğini anladı ve bu durumda ölümünü hızlandırdı. Pasif hale geliyordu. Bu çevrim dizi boyunca tekrarlandı. Bir üvey aile mesul oldukları kişiyi sevdiklerinde, Dharma Girişimi’ne olan bu ihanetleri trajediyle sonuçlandı. Bir diğer örnekte ise; bir aile mesul olduğu kişiyle arasındaki mesafeyi koruyarak Dharma’ya sadık kalır –John’un durumundaki gibi. Çocuklar üzerindeki amaç onları yalnız, dikkat isteyen, beceri ihtiyaçlı olarak tasarlamaktı. Ada üzerinde doğru insan olabilmeleri için dizayn edildiler. Geriye kalan kahramanlarımız için gerçek amaç bilinmiyor: Yeni CC için belkide Walt’dan daha fazlası gerekecekti ve Hurley’nin numaraları girmesi için bir partnere ihtiyacı vardı. Kesinlikle, adaya destek olabilmek için Dharma stilinde bir birleşime ihtiyaç var ve onlara ne olduğu gerçeği cevapsız. Hayatları boyunca kontrol edilmeleri konusundan ziyade önemli birşeyin parçası olduklarını hissetmeye ihtiyaçları var. Bu teoriyle ilgili dizide sunulan mükemmel temalar var: Kadere karşı hür irade… CC, daha önemli hedefler için onların hayatlarındaki herşeyi kontrol ederek Tanrı gibi hareket ediyor. Fakat maksatlar bu yorumu haklı çıkarır mı? Ve biz tamamen hayatımızdaki bütün deneyimlerin toplamıysak, özgür iradeye sahip miyiz ?

Teori sahibi: Andrew Smith
Çeviri: Bilinmiyor
Kaynak:yuzsekiz.com

(cevap olarak kalamar)
Mesaj #: 8
LOST 3 Bölüm 14 tanıtım - 28/3/2007 4:19:55 AM   
kalamar



Puan Toplamı: 261
Durum: çevrimdışı
LOST 3 Bölüm 14 tanıtım...


[html]<object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/OX5MRZmsTCg"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/OX5MRZmsTCg" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object>[/html]

(cevap olarak kalamar)
Mesaj #: 9
RE: LOST 3 Bölüm 14 tanıtım - 28/3/2007 4:18:55 PM   
alperduran217

 


Puan Toplamı: 20
Nereden: Çapa
Durum: çevrimdışı
Benim meajlara ne oldu hergün eksiliyor :D herneyse yarın yeni bölüm geliyor ama Locke ve Cooper'dan 5 bölüm haber alamyacakmışız sezon finalinde açıklayacaklarmış

_____________________________


(cevap olarak kalamar)
Mesaj #: 10
RE: LOST 3 Bölüm 14 tanıtım - 28/3/2007 6:09:47 PM   
scarlet



Puan Toplamı: 3
Nereden: Utapau
Durum: çevrimdışı
Locke'dan 5 bölüm haber alamamak hmmm... 13. bölüm çok güzel bitmişti yani tam da Locke'un felçli olmasının sebebi falan açıklanmıştı, babası ile yüzleşiyordu keşke sezon sonuna kadar gösterselerdi...

_____________________________

OPERATION IRAQ LIBERTY = O.I.L

(cevap olarak alperduran217)
Mesaj #: 11
LOST İzliyorum - 28/3/2007 9:43:15 PM   
alperduran217

 


Puan Toplamı: 20
Nereden: Çapa
Durum: çevrimdışı
Bu bölüm biraz kötü olacak gibi çünkü hani yeni kişiler geldi ya diziye sarı saçlı bir kız ile yanındaki çocuk onların flashbacklerini gösterecekler galiba yarın göreceğiz

_____________________________


(cevap olarak scarlet)
Mesaj #: 12
RE: LOST İzliyorum - 29/3/2007 8:51:46 AM   
lady_croft



Puan Toplamı: 324
Durum: çevrimdışı
Yaw ben buraya küçükte olsa bi yorum yazmıştım...Eheh burda yazılan yorumlar siliniyormu acaba Neyse kolay gelsin 14.Bölümde güzel olacağa benziyor

_____________________________

//**Artık Forumda Yokum Arkadaşlar... Herkese iyi günler dilerim.//**

(cevap olarak alperduran217)
Mesaj #: 13
RE: LOST İzliyorum - 29/3/2007 1:25:18 PM   
alperduran217

 


Puan Toplamı: 20
Nereden: Çapa
Durum: çevrimdışı
Bugün LOST yeni bölüm var altyazı çıkınca indireceğim artık.Ondan sonra bekleyemiyorum.İngilizce izliyorum.

_____________________________


(cevap olarak lady_croft)
Mesaj #: 14
RE: LOST İzliyorum - 29/3/2007 3:53:54 PM   
angelus_d



Puan Toplamı: 135
Durum: çevrimdışı
Dizinin 13. Bölümü;

Ben' in arkasındaki saate dikkat!!!!
Çekim hatası mı yoksa yine gizli bir mesaj mı?
(lostforum.gen.tr' den quantumchaos isimli üyeye teşekkürler.)

26:30


29:15


29:22


29:29

(cevap olarak alperduran217)
Mesaj #: 15
RE: LOST İzliyorum - 29/3/2007 4:14:10 PM   
NeCRiS



Puan Toplamı: 295
Nereden: Alternate Silent Hill
Durum: çevrimdışı
Büyük ihtimal çekim hatası.

_____________________________



(cevap olarak angelus_d)
Mesaj #: 16
LOST Haberler - 29/3/2007 8:11:09 PM   
alperduran217

 


Puan Toplamı: 20
Nereden: Çapa
Durum: çevrimdışı
LOST HABER TV

Romantik bir Others : Ben Linus

Michael Emerson'un canlandırdığı karakter belkide izleyiciler tarafından LOST'un en tekin olmayan, ürpertici kötüsü olarak tanımlanıyor. Buna rağmen Emerson, kendi karakterinin romantik bir yanınında olabileceğini belirtiyor. "Bence, yaptığı işe yada üstlendiği göreve misyona karşın romantik bir doğası olabilir. Belki gece yattığına uzanıp "Neden tıpkı diğer erkeklerin sahip olduğu gibi mutlu bir evliliğe ve çocuklara sahip değilim?? Bu bir arka hikaye ile desteklenebilir.

Lost'taki, bir başka merak edilen gizemli Other, Juliet'ten bir flashbacke yer verdiler. O bölüm pek çok izleyicinin kendisi hakkındaki görüşlerini değiştirdi. Eğer Emerson'un karakteride bir flashback'te yer alırsa, belki yine izleyicilerde değişim olabilir.
"Ben'in hikayesine araştırdıkları zaman çok sarsıcı olacak, adadaki tüm Duruma aydınlık gelecek. Çokça olgu ve açıklık verecekler "

Peki bunu ne zaman göreceğiz sorusuna ise şöyle diyor " Sanırım bazı Ben materyalleri yolda, geliyor. Bu sezon olup olmayacağını bilemiyorum, ben görmedim. Üzerinde çalıştıklarını biliyorum.

Cevaplara aç olan izleyicilere, 3.sezonun sonunda bazı temel sorulara açıklık geleceği sözünü veriyor. Pekte ( küçümsenemeyecek cevaplar olacakmış) Ayrıca Others'ın varlığı ve misyonunun adaya "Taze Kan" olacağı ipucunu veriyor.
Rus adamin ( Mikael) Kate, Sayid ve Locke'a söylediği "Hatchteki patlama yüzünden artık adaya insanların gelmesi olanaksız artık sadece gidiş var. Bunun Other's misyonuna etkisine bakacak olursak, bence Others in işlerini/amaçlarını/misyonunu zorlaştırıp karmaşıklaştırmakla beraber şiddetini arttıracak sanırım. Taze kana ihtiyaç duyuyorlardı ve artık bu kaynakları kısıtlı.
ALINTIDIR

Locke, Lost efsanesinin merkezi mi? - Röportaj

TMFT'nin yayınlanmasıyla 3.sezonun en heyecanlı performansı Terry o'Quinn .
LA Times kendisiyle, Locke'un 3 sezondaki değişiminide ele aldığı çok kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi. Ayrıca (Executive producers) Damon Lendelof ve Carlton Cuse'da Locke'tan neler bekleyebileceğimiz konusuna biraz ışık tuttu.

İşte bu dikkat çekici noktalar :

* Damon Lindelof, LOST bittiği zaman Locke'un en önemli karakterlerden biri olduğunu anlayacağımızı söylüyor.
* Carlton Cuse, Locke'un "Dizinin Kalbi" olduğuna inanıyor.
* Diğer tüm LOST karakterlerinin Hawai'nin kalabalık merkezi Oahu'da yaşarken, O'Quinn (Locke) daha izole bir noktada yaşıyor. Lost setinden evine 2 saatte, sahilden yürüyerek gelmesi ile biliniyor.
* O'Quinn dizinin yayın saati ve giderek çoğalan "cevaplanmamış sorular" konusunda tüm LOST hayranlarına katılıyor. ( Dizinin eski saati daha erken ve uygun bir zamandaydı, 3.sezon sonrası yeni bir saate sanırım daha geçe aldılar, bu pek çok amerikalı izleyiciyi kızdırdı. ) Ayrıca tek bir karakter odaklı bölümlerin , tüm şovu baştan savma gibi gösterdiğini düşünüyor. Yalnız her bir flashback'i başlıbaşına incelemenin daha tatmin edici olacağını ekliyor.
* O'Quinn Locke karakterinin 2.sezon zayıflaması/güçsüzleştirilmesi kendisini hayal kırıklığına uğratmış. Carlton Cuse Aktörün bu hayal kırıklığının Locke karakterini, "Hatch konusundaki Şaşkınlık/Bozulma" durumunu daha iyi oynamasını/tanımlamasını sağladığın belirtiyor.
* Ne derece ÖNEMLİ olduğu henüz açıklanmasa bile onu özel yapan şeyin Kurtarılmaya değilde CEVAPLARA olan tutkusu olduğuna inandığını söylüyor.
* Locke ve Cooper 5 bölüm ortalarda görünmeyecek, ama bu gizemin çözünümü Sezon Final bölümlerinde büyük bir rol oynayacak.

ALINTIDIR

_____________________________


(cevap olarak kalamar)
Mesaj #: 17
RE: LOST Haberler - 29/3/2007 8:19:08 PM   
Armin



Puan Toplamı: 0
Nereden: İzmir/Bostanlı...
Durum: çevrimdışı
Sağol Alper , güzel bilgiler .

Ayrıca beyler bölüm 14'ün alt yazısı çıktı mı ?

< Mesajı değiştiren Armin -- 29/3/2007 8:22:34 PM >

(cevap olarak alperduran217)
Mesaj #: 18
RE: LOST Haberler - 29/3/2007 10:10:59 PM   
alperduran217

 


Puan Toplamı: 20
Nereden: Çapa
Durum: çevrimdışı
oooo çıktı bile

_____________________________


(cevap olarak Armin)
Mesaj #: 19
LOST 4. Sezon - 30/3/2007 1:58:16 PM   
kalamar



Puan Toplamı: 261
Durum: çevrimdışı
Yeni gelişme...

LOST 4. Sezon taaa Ocak'ta mı?




ABC’nin hit dizisi “LOST“ta Sayid karakterini canlandıran Naveen Andrews, The Sci-Fi Wire’a yaptığı açıklamada, LOST’un önümüzdeki sezon “24“ün izlediği gibi yayın stratejisi seçip Ocak ayında yayına başlayarak hiç ara vermeden Mayıs ayında sezonu bitirmesinin oldukça muhtemel olduğunu söyledi. İzleyicilerin bildiği gibi “LOST” bu sene sonbaharda başlamış ve yayınlanan altı bölümün ardından on üç haftalık uzunca bir ara vermişti. Mart ayında yeni bölümler yayınlanmaya başladığında ise yayın saati 22:00′ye alınmıştı.

“Eskiden nasılsa yine ona benzer bir şey yapmalılar” diyen Andrews, dizinin yayın saatine de değinerek “Ayrıca biraz daha erken yayınlanması gerektiğini düşünüyorum çünkü birçok çocuk izleyicimiz var. Öyle değil mi? Ben öyle sanıyorum” dedi.

Haber Kaynak

_____________________________


(cevap olarak alperduran217)
Mesaj #: 20
RE: LOST 4. Sezon - 30/3/2007 2:40:01 PM   
Armin



Puan Toplamı: 0
Nereden: İzmir/Bostanlı...
Durum: çevrimdışı
O kadar beklenir mi yaa . Bağımlılık yapıyor bu dizi . Teaa Ocak da başlarsa 4.Sezon ne yapıcam ben...

< Mesajı değiştiren Armin -- 30/3/2007 2:42:59 PM >

(cevap olarak kalamar)
Mesaj #: 21
RE: LOST 4. Sezon - 30/3/2007 7:45:32 PM   
alperduran217

 


Puan Toplamı: 20
Nereden: Çapa
Durum: çevrimdışı
quote:

ORİJİNAL: kalamar

Yeni gelişme...