Call of Duty: World at War  (PC)
İnceleme

Hazırlayan : Mahmut Saral / doom3.ms@mynet.com Yayınlanma Tarihi :
14.11.2008

a

THUMBTEXT
Yeni neslin en iyi İkinci Dünya Savaşı FPS oyunu
YORUMLAR
RESİMLER
Genel :
92
Grafik :
88
Ses :
95
Oynanabilirlik :
92
SİSTEM
Pentium 4 3 GHz veya Athlon 64 3200 işlemci, 512 MB RAM (Vista için 1 GB), 8 GB boş HDD alanı, 256 MB 6600 GT veya X1600 XT ekran kartı
YAPIMCI
Treyarch

YAYINCI
Activision

TÜRÜ
Aksiyon

ÇOKLU OYUNCU
Var

ARTILAR
Atmosfer, sesler, co-op özelliği, zombi modu
EKSİLER
Görsellerde ve yapay zekada karşılaşılan bazı sorunlar, oyun süresi kısa
Etraf ölüm kokuyordu. Hava öyle kasvetli, çevre o kadar sessizdi ki, sadece bir kaç Nazi askeri ve öldürdükleri insanların bedenlerini kemiren kargaların dışında hiç bir yaşam belirtisi yoktu. Koca birlikten geriye kalan tek yaşayan kişinin ben olduğumu düşünüyordum. Karşımda acıdan kıvranan bir arkadaşımın, Naziler tarafından oyun oynarmışçasına öldürülmesinden sonra bundan emindim, ama ben de ölebilirdim. Fark ettirmeden biraz ilerlemeye çalıştım ve bir ses ve arkasından yaşayan biri. Artık yalnız olmadığımı biliyordum. Dediğim gibi "Etraf ölüm kokuyordu", işte bu ölüm vadisinden kurtulmama yardımcı olacak kişi bana, “Dimitri” diyerek seslendi. Ardından şöyle söyledi; "Anavatanın, seni göreve çağırıyor!"

Modern Warfare ile farklı bir yön çizen Call of Duty serisi, hiç olmadığı kadar fazla ilgi görürken, serinin modern çağa adım atmasıyla oyunda ne gibi yeniliklerin olacağını merak eden oyuncular, fazlasıyla memnun kalmıştı. Herkes tarafından sevilen Infinity Ward, artık kalitesi tartışılmaz bir firmaydı ve yeni bir “İkinci Dünya Savaşı” (WW2) oyunu hazırlamayacaklarını da net olarak belirtmişlerdi. Fakat seriden tek sorumlu isim, Infinity Ward değildi. Call of Duty 4, piyasada yeni yeni hüküm sürmeye başlarken Treyarch, attığı her adımla WW2'ye döneceklerini belli ediyordu. Resmi duyuru geldi ve yeni macera belli oldu, World at War.

Bunu sen istedin

Bu kez Pasifik cephesindeyiz. Dev okyanuslardan ölümcül topraklara atılan bir adım bu. Pearl Harbor baskını ile Amerika'yı sarsan Japonya, şimdi karşı saldırıya direnmek için mücadele vermek zorunda. Oyundaki iki amaçtan birisi, Japonya'nın etkisiz hale getirilmesi. Savaşın bir diğer önemli cephesi Sovyetler Birliği ise intikam için yemin etmiş Kızıl Ordu'suyla, Berlin kapılarına dayanmak için yola çıkıyor. Çok uluslu bir oyun özelliğine sahip Call of Duty serisinde bu kez, Sovyet ve Amerikan ordularına mensup Dimitri ve Miller isimli askerleri yönetiyoruz. Call of Duty isminin, beni sürekli şaşırtan bir özelliği vardır; yeni çıkan her üyesi, mutlaka bir öncekinden farklıdır. World at War ise, önceki birçok COD oyunundan parçaları bir araya getirmiş. Oynadıkça bunları fark edeceksiniz.

Hem Sovyet hem de Amerika cephesinde yönettiğimiz iki karakter de, ölmek üzereyken arkadaşları tarafından kurtarılan askerler. Pasifik Cephesi, dünyanın hiç bir yerinde olmadığı kadar çok tehlikeli. Takım olarak ilerliyoruz, ama aslında çoğu zaman tek başına kalan, kendi başımızın çaresine bakmak zorunda olan sıradan bir insanız. Bu topraklarda, rütbe ve emirlerden bahsetmek yersiz. Etrafımız ağaçlar ve bitki örtüsüyle çevrili, belki kimseyi göremiyoruz o an, ama emin olun etraf boş değil. Hazırladıkları tuzaklarla ve akla gelmeyecek yerlere saklanarak, sizin gelmenizi bekliyorlar. Çoğu zaman bir kurşun yediğinizde, bunun nerden geldiğini ilk başta fark edemiyorsunuz bile. İmparatorluk askerleri, genellikle ağaçlar ve uzun otlar arasından kamufle olarak bekliyorlar. Hiç ummadığınız anda arkanızdan bir anda beliriyor veya ağaçlardan üzerinize atlayabiliyorlar. Her bastığınız zeminin altında toprak olduğunu sanmayın. Bir anda toprağın altından bir kapak açılıyor ve altında gizlenmiş bir kaç Japon askeri, anında saldırıya geçiyor. Ölmeyi umursamadıklarına şüphe yok. Çoğu zaman kendileriyle birlikte sizi de öldürmek için üzerinize koşuyor, el bombasının pimini çekerek, kendileriyle birlikte sizi de öldürmek istiyorlar. Bazen bu tip saldırılarda ekranda "V" tuşu beliriyor. Bastığınız taktirde bu saldırıları önleyebiliyoruz. Aksi taktirde ölü bir askeriz. Aynı şekilde siz de düşmanınıza gizlice yaklaşarak "V" tuşuna bastığınızda tüfeğinizin ucundaki süngüyü, düşmana saplayabiliyorsunuz.

      Sonraki Sayfa »
 

Künye | Reklam | Gizlilik Prensipleri | Team One! | Hataları Bildirin | Üye Ol
Flash Oyun, Teknoloji Haberleri, Tavla, King, Okey, Batak, CaptureTV, Reklamcix


1999 - 2006 Copyright. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz olarak içerik kullananlar hakkında yasal takip yapılacaktır.
Merlin'in Kazanı bir A PLUS yapımıdır.

 

Powered by: 

Dedicated Server