Merlin'in Kazanı Merlin'in
Kazanı
Oyun İncelemeleri

GunWarrior

Bir kovboy bu kadar çaresiz kalmamalı...

İnceleme Özeti
Platformlar:
PC
İnceleme Platformu:
PC
Çoklu Oyuncu:
Yok
Oyun Türü:
Aksiyon
GunWarrior kapak görseli
+

Artılar

  • Ara demolar, oyunun kendi grafiklerine göre göze biraz daha hoş geliyorlar
-

Eksiler

  • Yapay zeka oldukça kötü, sesler iyi değil, oyun içi grafikleri vasatı aşamıyor, tekdüze oynanış
Bir kovboy. Kendinden emin adımlarla, dar sokakta yürümektedir. Belli ki uzun yoldan gelmiş, şakaklarından yorgunluk ve sıcaktan dolayı boncuk boncuk ter akıyor. Şapkası da pek havalı. Etrafa yabancı ve bir o kadar da sert bakışlar atıyor, kirli sakalı pek de karizmatik duruyor. Gözüne kestirdiği Vahşi Batı barlarından birine doğru ilerlemeye devam ediyor. Kapıdan içeri girdiğinde, oturan pek de fazla insan olmadığını görüyor. Piyaniste göz kırptıktan sonra bara geçiyor ve barmenden bir viski istiyor. Etrafta oturan tek tük insan, onun bu havasını hiç de hoş karşılamamıştır. Bu yüzden, ona bakarak kendi aralarında konuşmaya başlıyorlar. Ardından hepsi birden aynı anda kalkıyor ve elemanın yanına geliyorlar. O da yerinden doğruluyor. Hiç beklenmedik bir şekilde onun koluna giriyor ve bir yere götürüyorlar. Ne iş, kimse birşey anlamadı, ama bunun sonu pek de hayırlı sayılmaz.

Hızlı silah çekenin mekanı

Vahşi Batı, kovboyların mekanı. En önemli özellikleri de, devamlı birbirleriyle olan çatışmaları, daha doğrusu heyecanlı çatışmaları, bir de aralarında yaptıkları ve kaybedenin ruhunu teslim ettiği düellolar. GunWarrior da, tamamen Vahşi Batı teması üzerine kurulu bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Birinci şahıs görünümünden oynanmasına rağmen, alışılagelmiş bir FPS ya da aksiyon türünde değil.

Daha çok oyun modu olarak deathmatch üzerine kurulmuş. Bölümler içerisinde birçok yerden, kuytu ve kör noktalardan saldıran düşmanlara biz de karşılık vermeye, tüm hepsini öldürmeye ve bir sonraki bölüme geçmeye çalışıyoruz. Tüm oyun bundan ibaret. Ayrıca, bölümler içerisindeki hareket alanlarımız da son derece kısıtlı. Oyun bizi ufacık bir yerde sıkıştırıyor ve biz de burada düşmanlara zar zor karşı koymaya çalışıyoruz, bir yerden sonra da pes etmek zorunda kalabiliyoruz.

Ana menüden yeni bir oyun başlattıktan sonra bir ara demo ile karşılaşıyoruz. Ara demonun kalitesi “fena sayılmaz” dedirtse de, yapısı itibariyle görüntüye verilmiş olan bulanıklık hissi, bir zaman sonra göz yormaya başlıyor ve cazibesini yitiriyor. Neyse, demonun sonunda, kendimizi bir evin üst katındaki odalardan birinde, kapana kısılmış şekilde buluyoruz. Kontrol bize geçtiği zaman, etraftan bize ateş eden adamları tek tek vurmaya çalışıyoruz. Genelde bu işi, pencerelerden dışarı bakarak, tespit ettiğimiz adamları vurarak gerçekleştiriyoruz. Ara sıra, ön balkon tarafına gelen ya da çaktırmadan içeri sızan adamlar olabiliyor. Çoğu da, karşı binaların pencerelerinden, sokaktan ya da ara sıra damlardan saldırıyorlar. Tüm adamların hepsini, bir defada gözümüze kestiremeyeceğimizden dolayı, sağ altta bulunan radarı kullanmamız gerekiyor. Bu şekilde tüm adamları vurarak, bir yandan para, diğer bir deyişle puan topluyor ve buradan kurtulup bir sonraki mekana geçmeye çalışıyoruz.

Böyle bir deathmatch şekli aslında hiç de kötü değil, ancak hareket özgürlüğümüz ve bize verilen alan öyle bir kısıtlanmış ki, eğilsek dahi illaki bir yerlerden birileri bizi vuruyor ve hatta radara rağmen bizi kimin vurduğunu göremeyebiliyoruz. Bu da çok can sıkıcı olmaya başlıyor. Ara demo’larda biraz daha kaliteli olan görüntüler, oyun başladıktan sonra vasatın altına iniyor. Grafikler, çağımızın kaliteli FPS’lerinde gördüklerimizden çok çok uzaklarda. Özellikle, düşmanların ve kendi adamımızın el animasyonları son derece kötü. Çevre detaylarına da inme gereği duyulmamış. Sadece, saklanma namına, etrafa çeşitli malzemeler, sütunlar ya da bazı değişik eşyalar yerleştirilmiş. Tabi bunları kullanmamız bile bize ne derece fayda sağlıyor bilinmez.
Sen şimdi saklandın mı?

Yapay zeka yerlerde sürünüyor. Oynadığınızda, olur olmaz yerlerden kurşunların gelmesinden dolayı “vay be, adamlar yapmış, düşman her yerden vurabiliyor, helal olsun” gibi bir düşünceyi açıkçası ben kabul etmiyorum. Kimin bizi nereden vurduğu belli değil, üstelik acayip kuytu köşeye girmişken ve önümüze acayip bir siper almışken bile. Bunun dışında, düşmanlar, bize ateş ederken ara sıra kabak gibi çıkıp beklemeyi tercih ediyorlar ki biz de onları rahatça vuralım. Haklarını yemeyelim, siper aldıkları zamanlar da oluyorlar ancak onlar kendileri siper aldıklarını zannediyorlar çünkü nasıl alıyorlarsa, vücutlarının yarısı ortada duruyor ve biz de rahatça onları vurabiliyoruz. Bir de, bölümler gereksiz uzun sürebiliyor ve bir süre sonra da sıkıcı hale gelmeye başlıyor. Düşmanlar devamlı aynı yerlerden fırlayıp şuursuzca ateş ediyorlar. Buna rağmen onlara yetişememek ve radara rağmen anlayamadığımız yerlerden darbeler almak, giderek sıkılmamıza ve kopmamıza neden oluyor.

Daha önce de bahsettiğimiz gibi, düşmanları öldürürken bir yandan puan, diğer bir deyişle de para kazanıyoruz. Düşmanlar, onları vurduğumuz vücut bölgelerine göre puan veriyorlar. Bu, vurduğumuz silaha ve darbe sayısına göre de değişiyor. Bazı düşmanlar özel oluyorlar ve bu özel düşmanları vurduğumuz zaman daha fazla puan alıyoruz. Kafadan vurmak, tek hamlede vurmak ya da iki atışta öldürüp birkaç kere puan kazanmak da mümkün oluyor. Biz, adamlar ile uğraşırken, ara sıra etrafta sağlık ve cephane paketleri görünebilir. Bunlara da ateş ederek, sağlığımızı tekrar doldurabiliyor ya da üzerimizdeki silahların cephanelerini arttırıp tazeleyebiliyoruz.

Vur kutuyu al kurşunu

Başlangıçta üzerimizde birkaç tane silah oluyor. İlk sırada, sınırsız mermiye sahip ama ara sıra doldurulmak isteyen altıpatlarımız var. İkinci sırada bir Magnum var ve mermileri de sınırlı sayıda, ayrıca her zaman tek atışta indiremeyebiliyor. Üçüncü sırada, tüfeğimiz var ve yakında çıkan bazı düşmanları indirmede son derece etkili ve kesin çözüm sağlıyor. Son olarak, keskin nişancı tüfeğimiz var. Çatılarda ve uzak mesafelerde saldırı yapan düşmanları uzaktan avlayabiliyor ve buna göre para kazanabiliyoruz. Silahımızı kullanırken, zaman zaman sabitleme problemi yaşayabiliyoruz, bu da aslında oyunun bize kendi hazırladığı bir sürpriz. Adamımızın her nefes alış verişi ve kalp çarpmasında, elleri titriyor ve bu yüzden de nişan almak her zaman kolay olmayabiliyor. Özellikle, keskin nişancı tüfeğini kullanırken bu durum ile sık sık karşılaşacağız.

Normal oyun modunun dışında, ana menüden ulaşabileceğimiz bir turnuva modu var. Burası zevkli bir bölüm ancak son derece basi.t Çeşitli para ödülleriyle, karşımıza rastgele bir rakip geliyor ve meydanda onunla düello yapıyoruz. Ortada bir hakem var ve işaret verildikten sonra düşmandan önce ona ateş edip tek atışta vurmamız gerekli. Eğer yeterince çabuk olamazsak o bizi vuruyor, ya da işaret verilmeden erken ateş edersek de kaybetmiş oluyoruz. “Hazır” komutu geldikten sonra ortada bulanık bir hedef işareti gezmeye başlıyor, bunu düşmana ilk başta sabitleyebilmek çok önemli, çünkü ellerin titremesi olayı burada da geçerli. Daha sonra “Ateş” komutu geliyor ve biz de hemen esas imlecimizi çıkartıp ateş ediyoruz. Yalnız, alıştıktan sonra tüm turnıvayı kazanıp para elde edebiliyoruz ancak bunun bir amacı yok, sadece turnuvayı kazanıyoruz o kadar. Tamamen zevk için geliştirilmiş bir bölüm.

Ben bu bara bir daha uğramam

Seslere gelince, elle tutulur cinsten sesler yok. Hatta, normalde herhangi bir oyundaki kahramanımız öldüğü zaman içten içe sinirlenir ya da üzülürüz. Ancak, burada eleman ölürken öyle komik bir ses çıkartıyor ki, bunu duymak ve biraz olsun eğlenmek için sık sık ölme fırsatı yakalamak bile isteyebiliriz. Ciddiyim. GunWarrior, Vahşi Batı olayına girmiş olsa da pek çıkabildiğini söyleyemeyiz. Tekdüze bir oynanış ve yapay zekadan yoksun bir oyun duruyor karşımızda. Deathmatch bazlı bir FPS olarak, Unreal Tournament gibi daha bir özgür ve kaliteli bir yapımımız olduğunu bilmek, bu konuda bizi biraz olsun rahatlatıyor.

Oyun Bilgileri

Yapımcı
NAWAR
Yayıncı
NAWAR
Platformlar
PC
Oyun Türü
Aksiyon

Sistem Gereksinimleri

Bilgi
Pentium 1 Ghz işlemci, 512 MB RAM, 500 MB HDD, 64 MB ekran kartı
Okur Tepkisi Bu içerik sende ne uyandırdı? İlk tepkiyi sen bırak

Yorumlar (6)

Yorum yap, MK Puanı ve Enerji kazan

Topluluğa katılmak için giriş yap. En az 20 kelimelik onaylanan yorumlar 3 MK Puanı ve 3 Enerji kazandırır.

B
bayduke Çırak

Benim de aklıma kovboy oyunu deyince knightrider ve darkness in dediği gibi outlaws geliyor. Gerçekten zamanına göre çok güzel bi oyundu...

0 puan
KR
Knight Rider Çırak

Bir bu oyun, bir Hellforces, birde Country Justice... PC'ye bunlardan daha iyi FPS gelmedi! gelmezde!! FPS'mi dedim. Simülasyon diyecektim. Simülasyon mu? yani oynanamayabilirlik simülasyonu :)

0 puan
K
karayip Çırak

dungeon siege oldukça güzel bi oyun hack slash sevenlerin dikkatine

0 puan
E
egunen Çırak

Sırf kovboy oyunu olsun diye Desperatos'u bitirdim, iki arada bir derede :)

0 puan
M
mehmetcaptan Çırak

PS 2 konsolunuz varsa GTA yapımcısının RED DEAD REVOLVER oyunu var süper bir kovboy oyunu.

0 puan
B
blood_rayne Çırak

Ben hiç kowboy oyunu oynamadım ama bence bu !OYUN! dandiktir size önerebileceğim oyunlar blood rayne 2 splinter cell 3 mafia vs bu oyunları oynayın

0 puan