HR hakkında baya bir süre neredeyse hiç bilgi verilmedi. Daha sonraları yavaş yavaş karakterler, oynanabilirlik gibi konularda detaylar vermeye başlayan yapımcı firma; Gamescom fuarıyla birlikte Heavy Rain’de yer alacak dört karakterden açıklanmayan son ikisini de tanıtarak, heyecanımızı biraz daha arttırdı. Şimdi gelin; tüm oynanabilir karakterler, senaryo ve oynanabilirlik konusunda açıklanan yeni bilgiler eşliğinde merakla beklenen bu güzide yapımın bize neler sunacağını biraz toparlayalım.
"Karakter modellemeleri çok başarılı, özellikle insanların yüzleri ve duygu dolu bakan gözler takdire şayan..." Kaybolan bir yağmur damlası…
Heavy Rain’in ilk olarak konusu neymiş ona bir bakalım. Öncelikle oyunumuz alışılmışın dışında bir yapıda karşımıza çıkıyor. Herhangi önemli birini ya da dünyayı kötülüklerden kurtarmayarak, sadece sıradan insanların insani çabalarına tanık olacağız, zaten amaçta bunu yansıtabilmek. HR; Madison Paige, Norman Jayden, Ethan Mars ve Scott Shelby adındaki dört farklı karakterin Origami kod adlı bir katili bulmaya çalışmasını anlatıyor. Hepsinin izlediği yol başka olsa da, bu karakterlerin bir müddet sonra yollarının kesiştiğine tanık olacağız. Oyun boyunca bu serüveni dört farklı gözle görerek her birinin yaşadıklarına şahitlik edeceğiz. Sıradan bir insanın kendi sınırlarını nasıl zorladığını ve bu uğurda neleri feda edebileceğinin gösterilmek istenildiği HR’yi, hani kısaca anlatın deseler, sanırım hayatın içinden, ama kötü tarafından bir oyun diye açıklayabiliriz.
Yapımla ilgili olarak en çok merak edilen kısımlardan biri karakterlerin nasıl olacağı sorusuydu. Bunun cevabını yavaş yavaş, aheste aheste aldık. Sağ olsun yapımcılar ser verip sır vermiyorlardı. Ama geçtiğimiz Gamescom’da artık oyunda yer alan oynanabilir dört karakterinde kim olduğunu öğrendik. Her zaman bahsedildiği gibi oldukça sıradan insanlar karşımıza çıktı. Bir gazeteci, bir dedektif, bir FBI ajanı ve bir de mimar. Her birinin başarılı olduğu tarafları kadar, zayıf olduğu yönleri de var.
Kaçırılmış bir çocuk ve katili bulmaya çalışan dört karakter. Hiçbirinin bir bağlantısı yok, hepsi farklı insanlar; ancak oyun boyunca katilin bıraktığı izleri bu dört perspektif açısıyla takip edeceğiz. Her birinin yöntemi, sürdüğü iz değişik olmasına rağmen oyunun bir anında bu karakterlerin yolu kesişecek. Biz bu karakterleri oynarken diğer bir karakterin yaptıklarını engellemeyeceğiz, yani birbirlerine karşı herhangi bir etkileri olmayacak. Her karakter hikayenin bir bölümünü doldurarak, ana hikayeyi ve izlediğimiz yol doğrultusunda karşımıza çıkan sonu göreceğiz. Bu ilerleyiş mantığına geçmeden önce gelin önce karakterlerimiz kimmiş onlara bir bakalım.
Oyunda karşımıza çıkan ilk karakter Madison Paige oldu. Aslında bu karakter için yapılan önceki açıklamalarda oyunun için de yer alan biri olmayacak deniyordu. Ama anlaşılan fikirleri değişmiş ve bu güzel bayanımızı Heavy Rain’e dahil etmişler. Madison, gözü pek bir gazeteci olarak karşımıza çıkıyor. Merak ettiği bir şeyi ne pahasına olursa olsun öğrenebilecek bir karakter yapısına sahip olan Madison, asla pes etmeyen biri ve bu doğrultuda sınırlarını fazlasıyla zorlayabiliyor. Hatta bu güzel bayanla ilgili son yayınlanan gösterimlerde muhteşem bir striptiz sahnesi vardı. Bilgi öğrenmek için yanına sokulması gereken bir adamla konuşmak için, karşısına geçip striptiz yapabilen biri Madison Paige.
"Shaun, Ethan Mars'ın oğlu ve oyundaki en önemli karakterlerden bir tanesi..." İkinci karakterimiz ise Norman Jayden. Oldukça başarılı bir FBI ajanı olan Norman, sıradan bir karakter değil. Takip ettiği izler nereye varıyorsa varsın, sonuna kadar zorlayan ve aradığı kişiyi bulmak için tüm gücünü kullanabilen biri. Ancak onu sıradan yapmayan şey ise bağımlı oluşunda yatıyor. Aslında özünde iyi biri olan Norman, davranışlarını kontrol etmekte zorlanan biri; bu yüzden de reçeteli olarak satılan bir psikoaktif ilacı olan Triptocaine kullanmakta ve içindeki şeytanı bu şekilde dizginlemektedir. Doğal olarak oyun içersinde Norman’ı kontrol ederken bu ilaç kullanımına da çok dikkat edilmesi gerekiyor; çünkü gerektiği kadar vermezseniz, karakteriniz ölür ve diğer oyunlarda olduğu gibi geri getiremezsiniz.
Gelelim son açıklanan ve daha önce bilinmeyen iki karaktere, yani Ethan Mars ve Scott Shelby. İlk olarak karşımıza çıkan Ethan Mars, aslında oyunun da odak noktasında bulunuyor ve HR’nin en önemli karakteri diyebiliriz. Ethan, çok güzel bir ailesi olan ve oldukça başarılı bir mimardır. Ailesiyle birlikte dışarıya çıktığı bir gezi esnasında iki oğlundan birini trafik kazası sonucu kaybediyor. Bu olayın üstünden geçen 2 yıl, Ethan’ın hayatını tamamen değişmesine sebep oluyor.
Sahneyi başa sar…
Oyunun ilerleyiş sisteminin gerçekle birebir aynı olması için yoğun çaba sarf ediyor yapımcı ekip, hatta HR için bir hayat simülasyonu bile diyorlar. Hayatımızda bizi zorlayan, yapmamız gerektiği halde büyük acılar çekmemize yol açan şeyler için; aynı şekilde oyunda da o acıyı çekeceğimizi ve karar verirken gerçekten düşüneceğimiz belirtiliyor. Yazımın başında belirttiğim gibi Heavy Rain’de kontrol ettiğimiz karakterler, orada sadece yönetilmeyi beklemiyorlar, onları yaşamanız gerekiyor. Bu karakterleri yönetirken duygularını, hareketlerini siz belirleyeceksiniz. Yaptığınız doğrular onları kimi zaman ölümden kurtaracakken, yanlışlar ise belki de o karakterin ölümüne neden olacak.
"Dövüş sahnesi her zaman olduğu gibi kendini belli ediyor, Heavy Rain'de birini pataklamanın yolu ise doğru zamanda doğru tuşa basmaktan geçiyor." HR’deki en önemli nokta ise ölümler; çünkü oynanabilir karakterler içinde birini ya da birkaçını öldürseniz dahi oyun bitmeyecek. Sağ kalan karakterlerle yapıma devam edebileceksiniz; ancak hikayenin ölen karakter üzerindeki tarafını göremeyeceksiniz. Tabii dört karakter birden ölürse işte o zaman oyun bitiyor ve sizin o ana kadar izlemiş olduğunuz yol doğrultusunda bir son karşınıza geliyor. HR gerçekçiliği o kadar zorluyor ki, eğer hikayenin tamamını bilmek istiyorsanız, o zaman bu karakterleri kendi canınızı koruyormuş gibi korumanız gerekiyor. Görüldüğü gibi Heavy Rain, hiçbir oyunda olmadığı kadar kişisel bir oyun olarak karşımıza çıkıyor. Oynayan herkes kendi düşünceleri doğrultusunda ipuçlarını izleyerek, sonuca varacak.
Yapımla ile ilgili sunumlarda nasıl bir mekanizmanın bizi beklediği gösteriliyordu. Normal şartlarda bir oyunun ara sahnelerinde karşımıza çıkan şeyler, HR’de direk oyucunun kontrolünde ve oynayan kişi ne yapmak istiyorsa karakter de onu yapıyor. Oynanabilir demo da, Ethan Mars çocuğunu okuldan alıyor ve evlerine geliyorlar. Burada yaptığınız her şey sizin kontrolünüzde, eve geldiğiniz anda isterseniz çocuğunuzla ilgilenir isterseniz hiç bir şey yapmayabilirsiniz. Örneğin, çocuğa yemek verip, ödevlerini yapma konusunda ona yardım edebilir ve Shaun’ın mutlu olmasını sağlayabilirsiniz. Tam tersi olarak yemeğini vermeyip aç bırakabilir, TV izlettirebilirsiniz.
Farklı kararlar ve farklı sonuçlar
Bir markete giren dedektif Shelby, ilk olarak Hassan adındaki market sahibiyle konuşmaya başlıyor. Bu konuşmaların tamamı oyunda size bırakılmış, karakterinizin kafasının üstünde hareket eden birçok sorudan istediğinizi seçerek karşınızdaki insanlarla iletişim kuruyorsunuz. Bu konuşma esnasında Hassan’ın, Origami katilinden canı yanan biri olduğunu öğreniyoruz. Konu hakkında istediğiniz kadar sohbet edebilir ya da istediğiniz an bitirebilirsiniz. Konuşma bittikten sonra markette istediği şeyi almak için ilerleyen Shelby, birkaç saniye sonra içeri giren bir hırsızın sesini duyuyor. Paraları verme konusunda market sahibine baskı yapan hırsız, silahıyla tehditler yağdırıyor. O an da kontrol size geçerek, hırsızı etkisiz hale getirmeye çalışıyorsunuz. Burada da herhangi bir kısıtlama sunulmayarak, istediğiniz gibi hareket etme özgürlüğüne sahipsiniz.
"Oynanabilirlik konusunda oldukça özgürsünüz, Ethan olarak oğlu Shaun ile ister ilgilenin ister ilgilenmeyin size kalmış..." Oynanabilir demoda ilk olarak sessizce hareket ederek hırsıza yaklaşıldı. Ayrıca etrafınızda silah olarak kullanabileceğiniz nesneler bulabiliyorsunuz. Bu bir şarap şişesi ya da sert herhangi bir cisim olabilir. Ancak burada her zaman söylendiği gibi insani hatalar her zaman olur kaidesi karşımıza çıkıyor. Dedektif sessizce yaklaşırken yanlışlıkla orada dizili olan paketlerden birine çarpıyor, gerçek hayatta böyle bir şeyi yere düşmeden tutabilmek için çok iyi reflekslere sahip olmak gerektiğini vurgulayan yapımcı ekip, burada da aynı şekilde hareket ediyor. Bu durumda Quick Time Event dediğimiz doğru zamanda doğru tuşa basma özelliği karşımıza çıkıyor. Yanlışlıkla çarpılan paketi yere düşmeden tutabilmek için o anda ekrana çıkan tuşa doğru zamanda basmanız gerekiyor, aksi takdirde paket yere düşüyor, dolayısıyla hırsızın dikkatini çekiyorsunuz. Ama tuşa bastığınız takdirde paketi yakalayarak, sessizce hareketinize devam ediyorsunuz. Hırsıza yaklaşınca elinizdeki sert cisimle o kişiye vuruyor ve onu etkisiz hale getiriyorsunuz.
Oynanabilirlik hakkında asıl şunu da belirtmek gerekir: Heavy Rain, gamepad üzerindeki tuşların doğru kullanımı üstüne kurulu bir oyun. Etrafınızdaki bir bıçağı almak için belirtilen tuşa basıyorsunuz, elinizi havaya kaldırmak için belirtilen tuşa basıyorsunuz, cebinizden gözlüğünüzü çıkarmak için analogla elinizi cebinize götürüyor ve gözlüğünüzü çıkartıyorsunuz, makyaj yapmak, kıyafet değiştirmek ve oyundaki her şeyi yapmak için belirtilen tuşlara basmak zorundasınız. Bu da oyuna normal şartlardan iki kat daha fazla konsantre olmanızı ve daha dikkatli oynamanızı gerektiriyor. Örneğin yolda yürürken dikkatinizi çeken bir şeyi almak için hemen istenilen tuşa basmanız gerekiyor; fakat sizinle beraber başka biri daha o cismi görmüş ise ve onu sizden önce davranarak alabilir. Dolayısıyla sizde fırsatı kaçırmış olursunuz. Bu tip eylemlerin gerçek hayatınızda geri dönüşü olmadığı gibi, Heavy Rain’de de pişmanlığınızla baş başa kalacaksınız.
"Oyun genel olarak alışveriş merkezi, gar, gece kulüpleri gibi kapalı ama geniş mekanlarda geçecek." Çocuklar yataklarına, artık yetişkinlerin zamanı…
Oyunun en çok arkasında durulan ve güvenilen yanı, senaryosu; çünkü bu konuda müthiş bir iş çıkardıklarını düşünüyor yapımcı ekip. Gerçi sizde düşününce hak veriyorsunuz, sonuçta dört farklı karakter ve dördününde hikaye üzerinde etkisi farklı, hiçbir karakterin birbirine etkisi yok. Doğal olarak her karakter için ayrı bir senaryo oluşturmuşlar ki, bu gerçekten takdire şayan bir durum. Ayrıca şunu da belirtmek lazım, yapılan son röportajlardan birinde Heavy Rain’in senaryo uzunluğunun 2000 sayfa olduğu belirtildi. Normal şartlarda bir filmin senaryo uzunluğu 120-150 sayfa civarında oluyorken, 2000 sayfalık bir oyun senaryosu fazlasıyla doyurucu ve hayranlık verici diyebiliriz. Bunun dışında senaryoya ek olarak, oyun çıktıktan sonra karakterlerin hikayelerine belki DLC olarak eklemeler yapılabileceğini de belirtiyorlar.
Heavy Rain ile ilgili bir diğer önemli husus ise, oyunun yetişkinlere göre tasarlanıyor oluşu. Ekibin başında kişi David Cage, bu durumu üstüne basa basa söylüyor. Kendilerinin çocuklara göre oyun yapmadığını; Heavy Rain’in gayet ciddi, ahlaki değerlerin hat safhada olduğu, düşünme ve karar verme yetisinin çok önem arz ettiği ve her türlü sahnenin yer alabileceği bir oyun olduğunu belirtiyor.
Yapımcı ekip oyunlarının bu derece gerçekçi bir yaklaşımla yapılmasından dolayı bazı konularda da oyunculardan garip isteklerde bulunuyorlar. Yapılan bir röportajda David Cage, Heavy Rain bir kere oynanabilecek bir oyun diyerek oldukça şaşırttı. Normal şartlarda yapımcılar oyunlarının çok daha uzun oyun süresi olması için çabalarken, bu kadar önemli bir yapım için sadece bir kere oynayın denmesi ise garipsenecek bir şey. Fakat Cage, “Kimse hayatını geriye saramıyor, yaptığı hatalarla baş başa kalıyor; bu yüzden bizde oyunda bu duyguyu vermek istiyoruz, çünkü HR oyuncuların kendi düşünceleri doğrultusunda ilerleyen bir oyun.” diyerek mantıklı bir savunma yaptı. Tabii HR’deki birkaç farklı sonu düşündüğümüzde, herhalde herkes tüm sonları görebilmek için yapımı tekrar tekrar oynayacaktır.
"Madison, gözü pek bir gazeteci olarak karşımıza çıkıyor. Merak ettiği bir şeyi ne pahasına olursa olsun öğrenebilecek bir karakter yapısına sahip, bunun için striptiz bile yapıyor." Üç boyutlu yağmur!
Yapımın görsel kalitesi ise adeta dudak uçuklatıyor. Bir oyunda olabilecek en gerçekçi karakter modellemeleriyle karşımıza çıkan Heavy Rain, bu konuda cidden çağın birkaç yıl ilerisine gitmiş. Modellemelerde en ufak ayrıntılar dahi unutulmayarak, çok gerçekçi bir görünümde insanları oyuna monte eden Quantic Dream, diğer bir yandan -Motion Capture yani hareket yakalama teknolojisi- konusunda da çalışan bir firma olduğu için, tüm karakterlerin hareketleri inanılmaz gerçekçi bir şekilde tasarlanmış. Ayrıca mekanların da çok detaylı bir görünüme sahip olması, gerçekten oyunun grafiksel olarak kalitesini çok üst seviyeye çekiyor. Özgür bir oynanış sunmayacak olan HR, genel olarak alışveriş merkezi, gar, gece kulüpleri gibi kapalı, ama geniş mekanlarda geçecek. Dolayısıyla görsel kalite açısından çok geniş bir dünya yerine, belli yerlere odaklanıyor olmaları yapımcılara büyük avantaj sağlıyor. Ancak grafik konusunda ilginç olan şey ise, yapımcı David Cage’in şu andaki görsellikten çok daha iyilerini yapabileceklerini söylemiş olması. Heavy Rain’in PS3’deki ilk oyunları olduğu için, bu geliştirme dönemini alışma evresi olarak geçirdiklerini söyleyerek, açıkçası ileriki projeleri için bizi oldukça heyecanlandı.
Sonlara doğru gelirken birkaç detayı daha ekleyelim. Öncelikle oyunun konusu bu derece ön planda olunca, herkesin anlayabilmesi, o duyguyu hissedebilmesi için çok sayıda dile destek veriyor. Tabii şimdi akla “Türkçe var mı?” sorusu geliyor, fakat ne yazık ki yok. HR’de, 10 dilde seslendirme ve 6 dilde de alt yazı seçeneği bulanacak. Son olarak da ileriki zamanlarda oyunla ilgili bir demo yayınlanabileceği de belirtiliyor. Çıkış tarihi olarak da daha önce 2010 yılına ertelenmişti zaten, bunun dışında kesin bir tarih henüz verilmedi; ancak büyük olasılıkla önümüzdeki yılın ilk aylarında piyasada göreceğiz.
Yorumlar (6)
bu oyun manyak bişey bee bayıldım iyiki ps3üm var bu oyunu alıcam :D
son derece basit bir oyun dıyen canım arkadasıma bısey soylemek ıstıyorum... PS3 um yok,bu oyunu pc de de oynayamayabılırım ve daha oynamadımda ama ıncelemesını okudugum anda dedımkı evet bu benım hayatımın en guzel oyunu,vıdeolarda cabası oldu zaten,alır 6 yı oturur yerıne demıssın,sony şirketi cok unlu bı oyun sıtesı bu oyuna 6 puan verdı dıye o sıteyı kara lısteye aldı,genel olarakta oyuna verılen puan 9-9,5 ?
Sadece ps3 için çıkması çoooooooook kötü [:(]
Quantic Dreams, elbetteki efsane. Fahrenheit'da efsaneydi, buda insallah efsane olacak.
MK Okuru / 10.10.2009 18:06:21 kesinlikle haklısın. 2 kere belki ama kimsenin üçüncüye oynamayacağı bir oyun Gaza gelip bi Gt5 gibi söyle birkaç yarış yapayım yada fifa birkaç maç yapayım gibi bir getiride yok. online yada multi bağlayıcılığı yok. Oyun gerçekten iyiler arasını girebilir ama dediğin gibi kimsenin sallamadığı iyiler arasına
son derece basit bir oyuna benziyor.şurda x e şurda y ye bastan ibaret.efsanemi? hiç sanmıyorum.alır 6 yi oturur yerine.