Beşinci oyunumuzun asıl büyük önemi geçtiğimiz Mayıs ayı içerisinde gerçekleştirilen E3 fuarında önemli düzeyde ortaya çıktı. MYST V: End of Ages, isminde söz edilenin aksine sadece çağların sonunu getirmekle kalmıyor, MYST oyunlarının da sonuncusu olarak belirtiliyordu. “Uygun bir zamanlama ile gelecek bir son” diyen efsanevi oyunun efsanevi yapımcısı Cyan Worlds’ün kimilerine göre efsanevi kurucusu Rand Miller ilk ağızdan bunları diyor ve bize de beşinci oyunun galasını seriyi sonlandırarak gerçekleştirmek için sonuncu MYST’in çıkışını beklemek düşüyordu. Bekleyişimizin sonunda gördüklerimiz gerçekten de MYST serisinin ötesinde. Ötesinde, çünkü oyunda MYST’i MYST yapan temel özellik, yani FMV teknolojisini görmüyoruz. Yepyeni bir “oyun” var karşımızda ve bu kadar kökten yenilikler ile birden karşılaşıyor olmak, seriyi “MYST” adı altında en baştan beri takip edebilmiş oyuncuların serinin özünden koptuğuna dair şüphe etmelerine bile neden olabilir. Fakat yapımcı Cyan Worlds o kadar başarılı bir tutum göstermiş ki; oyun içerisinde istersek MYST serisi ile özdeşleşen oynanışı kullanarak ekran ekran ilerleyebiliyoruz, istersek de, benim gibi MYST’i her zaman real-time oynamak isteyenler için eklenen serbest kontrol sistemi ile bu görsel şöleni bu şekilde yaşayabiliyoruz. Kısacası Cyan Worlds ağza göre şerbeti tam kararında veriyor ve MYST’i her zaman URU tarzında hayal eden, sırf bu yüzden de MYST’ten ziyade URU’yu daha çok beğenen beni bile kendine hayran bırakmayı başarabiliyor. Oyunumuz MYST, adı ise Çağların Sonu! Tamamını bulmacaların oluşturduğu, adventure türünün bu alt başlığını beğenmeyenlerin bile kesinlikle yaşaması gereken bir atmosferi içerdiğini belirtmek istiyor ve alakanız olmasa bile sırf kendinize iyilik yapmak için serinin herhangi bir bölümünü oynamanızı öneriyorum. Biz ise bir alt paragrafta beşinci oyunu inceliyor olacağız. Bekleriz.
MYST’e başlayalım
Beşinci oyunun birçok yenilik içerdiğini belirtmiştik. Serinin önceki bölümlerinde olduğu gibi bunda da gayet iyi bir hikâyemiz var ve yine tıpkı öncekilerdeki gibi hikâyenin birbiriyle uzaktan yakından çok fazla bağlantılı olduğu yönler yok. Her bölümün kendine has öyküsüyle birlikte yakın arkadaşımız Atrus, onun biricik eşi Catherine ve ikisinin çok sevgili kızları Yeesha’nın çeşitli şekillerde yardımlarına koşuyorduk. Beşinci oyunda ise altı farklı age’e giderek buraları keşfedeceğiz ve en sonunda elde edeceğimiz tablet ile bütün age’leri düzene sokacağız. Yine her şey Atrus’un bize gönderdiği mektupla başlıyor. Yeesha’dan, ailesinden, kendisinin iyice güçten düştüğünden, D’ni’den ve istediği yardımdan bahsediyor. Oyunun başlamasından önce ekranlara gelen bu duygu yoğunluğu anlatılmaz video sırasında Atrus’un sesinden mektubu okuyor ve arkadaşımızın bizden istediği yardım çağrısı karşısında kendimizi Age’lerden age’lere atıyoruz.
Öykümüz boyunca MYST’in en önemli özelliklerinden olan serbest oynanabilirlik sayesinde ilerlemek ve bulmacalarla uğraşmak gerçekten de insanı zorlamaktan öte büyük bir mutluluk kaynağı oluşturuyor. Muhteşem doğal güzelliklerle “süslü” oyunda çağlar boyunca ilerleyerek hem o çağda neler olup bittiğini gözlemleyebiliyor, hem de oralardaki bulmacaları çözerek etrafta meydana gelen şeyleri izleyebiliyorsunuz. Bunların tamamının oyun dünyasında meydana getirdikleri karşısında şaşkınlığınızı gizlemeniz mümkün değil. Gökyüzüne bakıyorsunuz ve orada bir kuşun uçtuğunu görüyorsunuz. Ardından güneşin önüne ay gelip yerleşiyor ve etraf karardığında gökyüzündeki milyonlarca yıldız size birer ikişer göz kırpmaya başlıyor. Yeniden güneş yüzünü gösterdiğinde bu kez yan taraftaki gölden yansıyan ışınlar gözlerinizi kamaştırıyor. Diğer çağa geçiyorsunuz ve orada da buzun üstünde yürüyor, yağan karın destansı inişini izliyorsunuz. Kısacası ambiyansa ortam yaratıcılığı ve rutin olaylarla tek kelimeyle harika yansıtılan doğallık sizin kalbinizi dakikalarla anlatılabilecek çok kısa bir süre içerisinde şekilden şekle sokarak kırıyor, büküyor, burkuyor, sündürüyor ve gördükleriniz karşısında resmen ağlıyorsunuz. Herhangi bir tür oyunda ekran görüntüleri ve sesler ile yaratılan gerçekçi ve etkileyici unsurları isteyenleri de, öyküsünü ve oynanış alternatiflerini birleştirerek alışılmadık zevkleri aynı yerde arayanları da fazlasıyla doyurabilecek bir yapım olarak MYST gerçekten de bir efsane; beşinci oyunda ise bunlardan biraz daha var!
D’ni ve linking books
MYST V: The End of Ages’de altı age bulunuyor ve diğer beş age’i birbirine bağlayan Direbo adlı ara age ile birlikte toplam altı dünyada oyunumuzu nihayete erdirmeye çalışıyoruz. Oyuna başlayıp Volkan’ın derinlikleri boyunca ilerlediğinizde çeşitli linking book’lar göreceksiniz; herhangi birine dokunduğunuzda Direbo’ya adım atmış ve yeniliklerle karşılaşmaya bu noktadan itibaren başlamış oluyorsunuz.
Age’lerde dolaşırken slate’i elinize aldığınızda ekranın alt satırı boyunca taşı tuttuğunuza dair slate’in üst kenarını görebiliyorsunuz. Oyun boyunca sürekli onunla birlikte oluyorsunuz. Elinizde sürekli bir ağırlık olduğu için bazı noktalarda ilerleyişinizi ona göre ayarlamalı, geri dönüp pedestal’a taşı bırakmalısınız; nedeni ise merdivenlerden inip çıkarken taşın sizi engellemesi ve oraları kullanamıyor oluşunuz. Bu aşamada geri dönüp slate’i pedestal’a bıraktıktan sonra ilerledikçe göreceğiniz diğer pedestal’lerdeki simgeleri slate’in üzerine çizerek oraya ışınlanmalısınız; böylelikle slate’i de yanınızda götürmüş olursunuz. MYST serisinde bundan önce görmediğimiz birçok özellikten bir diğeri de işte bu. Slate taşları, bunların üzerlerine simgeler çizebilmek, Bahro’lar ve linking balonları birbirleriyle bağlantılılar ve beşinci MYST ile onlarla ilk kez karşılaşıyoruz. Slate’i elimize aldığımızda ekranın alt satırı boyunca taşa tıkladığımızda ekranın tamamını tepsi gibi olan bu taş kaplıyor ve üzerine çeşitli şekiller çizebiliyoruz. Bu sırada fare işaretçimizin şekli değişiyor ve içi boş bir yuvarlak halini alıyor. Taşın üzerindeki boş alan üzerinde tıklayıp çeşitli şekiller çizebilir ve taşın kenarları boyunca tıklayarak slate’i yere koyabiliriz. Taşı yere koyduktan sonra biraz uzaklaştığınızda Bahro’lardan biri ortaya çıkıp taşın üzerindeki şekli tanıyor ve çizdiğiniz şeklin anlamı neyse ona göre bir eylem gerçekleştiriyor. Bu şekillerin neye yaradığını şekli gördüğünüzde çağrışım yaparak anlamanız mümkün. Mesela fırtına çıkarma işareti dalgalı üç çizginin üst üste konması şeklinde, sıcaklığın simgesi ise güneşe benziyor. Bahro işaretlerini age’ler boyunca ilerlerken etrafta görme şansınız var. Simgelerin bazıları age üzerinde değişiklik meydana getirirken, bazıları da pedestal’leri temsil ediyor; bunlara göre, az önce de dediğim gibi, önünüze çıkan merdiven gibi engelleri age’lerin ilerleyen kısımlarında göreceğiniz pedestal’lerin simgelerini slate’lere çizerek oralara gidebilir, karşılaşacağınız bulmacaları genel olarak ancak bunlara göre çözebilirsiniz.
Doğa harikalarıyla bir başka güzel MYST
MYST’in 10 yılı aşan geçmişinde en önemli özelliklerinden biri de, herkesçe kabul edildiği gibi ekrandan yansıyan görüntülerin harika olduğuydu. İlk MYST’ten bu yana serinin her oyununda gördüğümüz, kısaltmasını FMV olarak yapabileceğim Full Motion Video sistemi bunu sağlayan tek özellikti. İlk MYST’te ve bundan sonraki her oyunda gördüğümüz göreceğimiz bu sistem her ne kadar o zamanlarda bir adventure klasiği olarak kullanılıyorduysa da aynı şeyin MYST’teki yansıması gerçekten de harikaydı. Oyunun kendi türünü yaratması ve karakteri gözünden görebildiğimiz bu tarz oynanış seriyi ta o zamanlardan beri farklı kılmaya yetmişti ve birçok yabancı otoriteye göre bu, grafiksel devrimin de ilk göstergeleri arasındaydı. MYST bunu her oyunla birlikte geliştirerek artırmaya devam etti. FMV gerçekten de çok eski bir sistem; 80’li yılların sonu ile 90’ların başında bir ara rağbet bulmuş, fakat çok zor ve çeşitli nedenlerle yüksek bütçe gerektirmesi sebebiyle fazla tercih edilmemişti. Fakat FMV’yi Cyan Worlds geçen sene içerisinde piyasaya çıkardığı MYST IV: Revelation’a kadar kullandı. Serinin beşinci oyununda ise FMV’yi oldukça ekstrem yerlerde görüyoruz, hatta yüzdeye vursak yüzde 1’lik dilimin bile altında kaldığını belirtmek istiyorum. Oyunda onun yerine üçüncü boyutun marifetleri benimsenmiş, bunun oyuna yansıması ise grafiklerden ziyade oyunun boyutunda da aşırı bir değişimi ortaya çıkarmış. Hatırlayacağınız üzere MYST IV’ü 2 DVD olarak sistemlerimize yüklemiştik; bu ise 1,5 GB’den biraz fazla bir alan kaplıyor.
Oyundaki grafiklerin ve görsel efektlerin ne kadar etkileyici olduğundan uzun uzadıya bahsetmeye açıkçası pek gerek görmüyorum; oyunumuz tek kelimeyle şaheser ve bir MYST oyununun bütün gerekliliklerini yerine getiriyor. Oyunda üç boyut kullanıldığı için etrafta görebileceğiniz her şey oldukça iyi modellenerek oyuna aktarılmış, dokular ve dolgular çok iyi hazırlanmış. Exile’den bir süre sonra MYST’in öyküsüyle alakası olmayan, fakat D’ni uygarlığını farklı age’ler ile tekrar keşfetme imkânını bize sunarak piyasaya çıkan URU’da kullanılan grafik motorunun geliştirilmiş sürümü MYST V’de yer alıyor. URU’da yaşanan online fiyaskonun dışında her şeyiyle harikalar yaratan grafik motoru Havok oldukça iş görmüştü ve MYST serisine dolaylı yoldan da olsa apayrı bir hava katmıştı. Buna göre beşinci MYST’e “MYST’in öyküsüne devam eden yeni URU” deme gafını yapmakta pek de sorun görmüyorum. Hatta grafiklerden ziyade her şey URU’nun oynanışına döndürülerek serbest kontrol imkânı da alternatifler arasına kazandırılmış.
MYST boyunca seslerde abartılı bir gelişim meydana pek gelmemişti ve keza burada da öylesi bir durum söz konusu değil. Çok kaliteli yankılanmalar, hayvanların sesleri, ara sıra duyabileceğiniz müzikler ve ambiyansı meydana getiren tınılar insanı oyunun içerisinde olduğunu fazlasıyla hissettiriyor. MYST’in en büyük özelliklerinden olan kontrol ettiğiniz karakter hakkında herhangi bir şey bilmiyor oluşunuzun da burada büyük bir katkısı var. Sizden tek ses bile çıkmıyor, ama etrafınızdaki dünya sanki yaşıyor. İşte bu özelliği seslerle olağanüstü ortaya koyan MYST bunu doğallığın zarafeti şeklinde adlandırıyor.
Neredesin Cyan???
MYST V: End of Ages hakkında diyecek fazlaca bir şey bulamıyorum. MYST işte! Herhangi bir oyununu oynamadan ölmeyin derim ve bundan daha iddialı bir lafın da olmadığını düşünürüm. Beşinci oyunda ekstra özelliklerle kullanılan üç boyutlu evren MYST’e apayrı tatlar katmış ve seri boyunca alıştıklarımızdan çok daha fazlasını vermeyi başarabilmiş.
Bir süre önce MYST’in yapımcısı Cyan Worlds’ün kapandığı haberleri internette yayılmış ve E3 sırasında duyurulanlarla birlikte serinin sonuncu oyunu olarak MYST V üzücü ama “yerinde” bir sonla tüm onu sevenlere veda etmişti. Fakat kısa bir süre önce Cyan Worlds “şapkadan tekrar tavşan çıkarmak için” yeniden işbaşı yaptığını açıkladı. Akıllara ilk olarak yeni bir MYST oyunu gelebilir; fakat bir süre önce kendileriyle yaptığımız röportajda MYST oyununu bitirdiklerini ve artık yeni ufuklara yelken açmak istediklerini belirtmişlerdi. Cyan Worlds’ün yeniden açılması ve son bahsettiğim bu gelişme ile yeni bir oyun ile karşı karşıya olma ihtimalimizin var olma ihtimali de bulunmuyor değil. Bir MYST daha gelse onu da beklemezlik ve oynamazlık etmeyiz; ayrıca Cyan Worlds’ün yeni oyun yapma fikri de insanda apayrı bir heyecan kaynağı oluşturuyor. Her iki ihtimal de gayet sevindirici. Ne diyelim; umarız çok beklemeyiz. MYST V ise klasik bir MYST, ve her klasik MYST oyunu gibi MYST V: End of Ages de bir adventure klasiği!
Yorumlar (6)
şu myst ı seri olarak bulsam başlıycam ama nerde..
[8)][8)][8)]oyun bittiii...[8)][8)][8)] İki farklı sonla birtirdim. Ama oyunu 4 farklı sonla bitirebiliyormuşuz. oyunun tek kötü tarafı kötü sonla bitirince (eğer oyunu kaydetmezseniz) bir daha iyi sonla bitirme şansımız yok. Ama iyi sonla bitirince tekrar kötü sonla bitirebiliyoruz. Zaten böyle bir oyuna böyle güzel ve anlamlı sonlar yakışır[:)]
benden size bir taktik[;)] Myst V'de bulmacalar genelde sondan başa doğru gider. Yani bir yerde takılıpta önce iki saat düşünüp, sonrada neden yapamıyorum diye kızmayın[:)]
ben daha oynamadım ama bu oyun tam çözümü çıkamayacak kadar zor mu?[;(]
oyunda iş yok
3 boyut motorlu olması beni endişelendirmişti ama bu hislerimde yanılmışım. Çok iyi bir oyun. Ama hala MYST 4 ü arıyorum kimse getirmemiş. 1 DVDyi getirmeyen 2 DVDyi hiç getirmez.