Nioh souls-like türünü alıp Team Ninja aksiyonuyla birleştiren, başlarda zorluğun ayarını kaçırmış olsa bile güncellendikçe daha iyi hale gelen bir oyun serisidir. İlk oyunda oldukça oturaklı ve keyifli olan dövüş tarzını ikinci oyunla birlikte daha da geliştirmiş ve “bundan daha iyi yapabilirler mi?” dedirtecek seviyeye getirmiştir. Peki Nioh 3 ile daha iyisi olmuş mu? Olmuş!
Nioh 3 İnceleme: Zaman Gezgini Shogun
Oyuna ülkenin yeni Shogun’u olan isimlendirilecek olan Takechiyo olarak başlıyoruz. Karakterimiz 200 yıllık bir dönemin ilk Shogun’u olan Tokugawa Ieyasu’nun torunu ve çevresinde tarihte ismi tanınmış bir çok ünlü isim bulunuyor. Tören günü bilinmeyen kuvvetler tarafından saldırıya uğruyoruz ve yoldaşlarımızın çoğu bizi korumak için hayatını ortaya koyuyor. Saldırının gerçek sorumlusu ile karşılaşıyoruz ve asıl maceramıza başlamak üzere yaşam ile ölüm arasındaki bir mekanda uyanıyoruz.

Nioh 3’ün hikayesi ilk iki oyuna doğrudan bağlı değil ama Nioh 2 DLC’lerini oynadıysanız oradakine benzer bir durum söz konusu. Çeşitli dönemlere gidip, tarihin akışına etki eden olaylara müdahale ediyoruz. Bu sırada Japon tarihinde yer edinmiş bir sürü ünlü isim ile karşılaşıyor, gerek birlikte gerek onlara karşı mücadeleleri tecrübe ediyoruz. Bunun dışında spoiler olabilecek bazı bilgiler var, o yüzden hikaye üzerinde fazla durmayacağım.

Konu Nioh olunca, özellikle ilk oyundaki hikaye anlatımının ne kadar “ne oluyor be?” dedirtecek seviyede olduğunu hatırlayanlar için güzel haberlerim var. Bu oyunun hikaye anlatımı, ikinci oyundan da iyi. Hikayenin kendisi ilginç, yan görevler daha güzel, tekrar eden yapı daha az (ama var) ve genel olarak oyun olmuş. Beni en çok endişelendiren şey açık dünyanın hikaye işleyişine kötü etki etmesi ihtimaliydi, oynanış kısmında da bahsedeceğim ama bunu çok büyük bir sıkıntı haline getirmemeyi başarmışlar. Bazı yan görevler eski oyunlardaki gibi aynı bölgeyi tersten oynadığımız tipte ama o kadar da olsun diyorum.
Hem Samuray Hem Ninja Fonksiyonlu Shogun

Nioh denince hikayeyi kaç kişi merak ediyor bilmem ama asıl olayımız oynanış ve serinin en iyi olduğu kısım da bu. İlk oyunda Guardian Spirit sistemi, ikinci oyunda Yokai yetenekleri derken üçüncü oyuna ne gibi bir yenilik getirecekler merak ediyordum. Bu defa dövüşler ilk oyunda da bulunan fakat daha geri planda kalan ninja yeteneklerini de sahneye çıkaracak Ninja - Samuray stilleri üzerine odaklanmış.

İlk iki oyunda sahip olduğumuz her silahın üç farklı duruş (stance) ile yapabildiği bir sürü farklı hareket vardı ve bunları kombine edip ikinci silahı da dahil ederek envai çeşit kombinasyon yapabiliyorduk. Bu defa sistemin içine Ninja yetenekleri de dahil olmuş ve daha fazla tarzı karıştırma imkanı eklenmiş. İkinci oyunda gelen yokai saldırıları, ilk oyunun Guardian Spirit güçlendirmeleri derken uzman ellerde harika kombolar çıkaracak müthiş bir dövüş sistemi bizi bekliyor.

Sistem her iki stil için 7 farklı silahı kullanımımıza sunuyor, samuray tarafı geleneksel stance stillerine sahipken, ninja tarafında stance yerini ninja tekniklerine (ninjutsu) bırakıyor. Oyuna yeni bir silah eklenmemiş, bu benim en büyük hayal kırıklıklarımdan birisi oldu. Bulunan silahları ise iki farklı stile özel hale getirmişler, bunun da hem iyi hem kötü yanları var. Bunlardan daha sonra ayrıca bahsedeceğim. Oyunda ilerledikçe toplam 4 farklı yakın dövüş silahını aynı anda kuşanabilir hale geliyorsunuz. Samuray stilinde 3 stance, ninja stilinde ise 3 farklı ninjutsu aktif olarak kullanıyor. Ek olarak yokailerden elde ettiğiniz omnyo büyüleri, summon ve Guardian Spirit yetenekleri ile Living Artifact formu var. Bunların hepsi bir sonraki dövüşe saklamadan özgürce kullanabileceğiniz kaynaklar, bunun dövüşe getirdiği çeşitlilik muazzam.

Samuray stili hemen hemen bildiğimiz gibi, bu yüzden Ninja stili üzerine biraz konuşalım. Stance yerini ninjutsu yetenekleri aldı demiştik. Bu yetenekler önceki oyunda tüketilebilir eşya olarak gördüğümüz el bombaları, ninja yıldızları (shuriken) ve yeni eklenen ninja tekniklerinin çeşitli varyasyonları halinde geliyor. Tamamen ateş tabanlı oynamak isterseniz yanan shurikenler atıp, ateş nefesi püskürtebilir ve üzerine yanıcı bombalar atabilirsiniz gibi. Zehirli saldırılar ve duman bombalarının yanında fiziksel hasar veren eşyalar da mevcut. İlk iki oyunda eşyaları az kullanma sebebim sürekli yenilerini alma gereksinimi idi, burada ise ninjutsu kategorisindeki her şey dövüştükçe tekrar doluyor. Savaştığınız sürece ekipmanınız tükenmiyor. Ninja daha seri ve havadan ninjutsu kullanıp saldırılar yapma yeteneğine de sahip. Hasar almaya daha açık olsa da bunu mobilitesi ve hızlı komboları ile kapatabiliyor.

Savunma kısmı ninja stilini başlarda çok yadırgamama sebep oldu, bunun sebebi ise normalde saldırı ardından yapılan Ki-Pulse tekniğinin ninjada olmaması. Ki-Pulse ile hem stamina toplar hem düşmanın yere bıraktığı kirli alanı temizleriz ama ninja bunun yerine saldırıya devam etmek için konum değiştirip düşmanın diğer tarafına rüzgar gibi uçuyor. Ama başlarda bu teknik yerdeki alanları temizlemiyor, üstelik stamina (ki) harcaması da yüksek. İsterseniz geri kaçmak için de kullanabiliyorsunuz tabi. Ayrıca zamanlaması başarılı kaçınma (dodge) hareketlerinizde ekstra hızlı hale geliyorsunuz. Ne zaman ki tekniklere alışıyor, yeri temizleyebilir hale geliyor ve seri saldırıları öğreniyorsunuz, o zaman bu teknik gerçekten eğlenceli bir hale geliyor. Bu da çok uzun sürede olmuyor bu arada, ortalama 7 saat içinde ninja stiline tam zamanlı geçiş yaptım diyebilirim.

Samuray tarafında da bazı yenilikler var ama bunlar iyi mi kötü mü tartışılır. Samuray dövüşleri Rise of Ronin ve Wo Long’u hatırlatıyor ama sevdiğimiz Nioh ruhunu korumayı başarmış. Başlangıçta sadece mid stance açık olması ve puanlarla yükseltmemiz biraz garip geldi, diğer oyunlarda direkt açıktı gibi hatırlıyorum, yanılıyor olabilirim. Artık bazı komboları “Transformed Arts” ile element hasarı verecek şekilde ayarlayabiliyoruz. Deflect/Parry sistemi mevcut ama Wo Long gibi buna bağımlı değilsiniz. İşin aslı şu ki ben ninja stiline alıştıktan sonra samuray tarafına yalnızca biraz daha savunmaya ihtiyacım olan durumlarda geçiş yaptım, bu yüzden deflect dışındaki yenilikleri pek kullanmadım.

Bu kadar fazla silah ve yetenek var, bunları nasıl açıyoruz diye düşünebilirsiniz, açık dünya burada kendini gösteriyor. İlk iki oyunda çoğu oyuncunun şikayet ettiği şey bölümlerin harita üzerinden seçilerek girilen kapalı alanlar olmasıydı. Ben şikayetçi değildim çünkü açık alanlar ana hikayeyi takip etmek yerine gereksiz işlerle çok vakit kaybetmeme sebep oluyor ama Team Ninja bu duruma el atmaya karar vermiş ve Nioh 3 açık - yarı açık dünya ile karşımızda. Bu alanlar önceki oyunlardaki bölümlerden çok daha büyük ve keşfedilebilir bölgeler olarak tasarlanmış.

Farklı zaman periyotlarına gidip Japonya’nın değişik bölgelerini düşman - yokai istilasından kurtarmamız gerekiyor. Düşman kamplarını basıyor, dünya dışı enerji ile kirlenmiş bölgeleri temizliyor, hayatını kaybetmiş ama diğer tarafa göçmemiş ruhların isteklerini yerine getirerek huzura erdiriyor, Jizo heykellerinde dua ediyor, kaybolmuş “Kodama” veletlerine yolu gösteriyor, havada balon gibi uçan ruhları seviyor, silah - teknik ustalarını bulup birebir dövüşler yaparak yeni teknikler öğreniyorsunuz. Haritaların her biri uzun vakitler geçirmenize yetecek kadar büyük ve gayet dolu. İlk gördüğünüzde işaretler ürkütüyor, yeni bir Far Cry tecrübesi olabilir diye düşündürüyor ama korkmayın. Bazı yerlere gitmek için bir alanı temizlemeniz gerekiyor ya da kilitli bölgelere uygun ruhu almadan gidemiyorsunuz. En sonunda uzaktan gördüğünüz sandığa ulaştığınızda ise çıkanlar genellikle hayal kırıklığı olmuyor, keşif yaptığınıza değdiğini hissettiriyor. Zaten bir noktada o keşfi yapmanız zorunlu gibi bir şey ama oyun sizi buna zorlamıyormuş gibi yapabiliyor.

Hem silah yetenekleri hem de teknikler konusunda canımı en çok sıkan şey aslında yukarıda bahsettiğim zorlama meselesi oldu. Mesela ben yerdeki negatif alanı dodge atarak temizlemek istiyorum, bunu iki oyundur yapıyordum ama burada o tekniği öğrenemiyorum. Ninja ya da Samuray yetenek ağacında yok, yapabilmek için illa ilgili özel yeteneği bulmalı ve yeni eklenen özellikler kısmından bir miktar puanı buna ayırmalıyım. Bunu sadece bir yetenek için söylemiyorum tabi, neredeyse tüm etkili yetenekler açık dünya içerisinde gizlenmiş durumda ve arayıp bulmanız gerekiyor. Nerede olduğunu bile bilmediğim bir teknik için ana hikayeyi bırakıp “belki şurdadır” diye bazı bölümlerde fink attım bolca. Açık dünya olmasının bana göre tek eksisi budur.

Oyunun dövüş sistemi çok iyi, çeşitlilik fazla, aksiyon akıcı ama benim bir sorunum var, önceki oyunlarda da yaşıyordum, hala aynı. Hasar alma geri bildirimi eksik gibi hissediyorum. Samuray olduğumda zırhlar olsun, bloklama - savuşturma olsun pek sorun olmayan bir durum çünkü sürekli can barını da takip ediyorum ama ninja olunca aniden öldüğüm çok durum oldu. Ortam karışık ve ve kimi zaman dövüşe kendimi kaptırıp can barını görmüyorsam aniden canım bitip ölebiliyorum. Karakter hasar aldığında sesler bunu pek belli etmiyor, görsel bildirim de düşük. Düşmanın saldırısına “counter” kullandığımda zamanlamam kötüyse ben de hasar yemiş oluyorum mesela ama o kadar fazla şey var ki farkında değilim, aniden karakter kendini yere bırakıveriyor.

Oyunda eskisi gibi arkadaşını çağırıp beraber oynama özelliği de var. Hem hikaye modunda arkadaşınızla birlikte ilerleyebilir hem de daha önce bitirdiğiniz ana görev ve yan görevleri birlikte tekrar yapabilirsiniz. Eskisi gibi ziyaretçi olarak rastgele oyuncuların (ya da arkadaşlarınızın) yanına yardıma gidebiliyor veya yere bir eşya koyarak NPC karakterinizin başka oyunculara yardım etmesini sağlıyorsunuz. Kırmızı mezarlar da duruyor, buradan oyuncuların ölüm sebeplerini görüp ilerisi hakkında fikir sahibi olabilir ve ruhlarını huzura kavuşturarak eşyalarını toplayabilirsiniz. Huzura kavuşturduğunuz ruhlar klan savaşı kısmında size avantaj da sağlıyor.
Grafik Performans ve Ses
Team Ninja muhteşem PC portları yapması ile ünlü bir firma değil, bu yüzden Nioh 3’ü PC için inceleyeceğim zaman içimde bir korku olmadı değil. Daha önce Nioh 2, Wo Long ve Rise of Ronin’i çıkış döneminde oynayan herkes gibi ben de kötü bir port bekliyordum ama Nioh 3 beni şaşırtmayı başardı, hem de iyi anlamda.

Nioh 3’ün minimum sistem gereksinimleri “very low - 1080p/30fps oynamak için” i5-10400 - Ryzen 5 2600 işlemci, GTX 1060 - RX 5600XT ekran kartı, 16 GB RAM ve 126 GB depolama alanı (tercihen SSD) olarak belirtilmiş. Önerilen sistem ise Intel Core i5-10600K - AMD Ryzen 5 5600X işlemci, RTX 3060 Ti - RX 6700XT ekran kartı ve 16 GB RAM olarak belirlenmiş. Bu önerilen sistemde 1080p çözünürlükte standart ayarlar ile 60 fps oynamak mümkün.

Ben kendi sistemimde bütün ayarları olabilecek en yüksek seviyeye getirip 2K çözünürlükte sabit 60 fps kilidi ile oynamayı tercih ettim. RTX 4070 ekran kartı ve Ryzen 5 7600 işlemciye sahip 32 GB Ram bulunan sistemimde açık dünyada bile akıcı bir şekilde oynayabildim. Ayrıca 120 fps seçeneği de bulunuyor fakat grafikleri standart seviyeye alıp oynadığımda bile efekt açısından kalabalık dövüşlerde fps kaybı oldu ve bu oynanışımı da etkilediğinden görsel kaliteyi tercih ettim. Ayrıca oyun DLLS - FSR 3 - XeSS 3 desteği de sunuyor. Bu seçenekler ile ayarları yaparak daha stabil sonuçlar almak mümkün.

Daha düşük sistemlerde ayarları kurcalayarak akıcı bir performans alabiliyor olmak bir Team Ninja portu için mutluluk verici oldu. Hem düzgün performans veriyor hem de bolca görsel ayar seçeneği mevcut. İsteyince çıkışta da yapabiliyorlarmış demek. Artık ara sahneleri de 60fps izleyebiliyoruz, özellikle Guardian Spirit videoları beni çok rahatsız ediyordu, bu oyunda kendine gelmişler.

Sesler ve müzikler konusunda Nioh 3 bütün beklentilerimi karşılıyor. Seslendirmeler (Japonca) şahane, ses efektleri yerinde, özellikle deflect atınca gelen geri bildirim sesinin verdiği keyif Sekiro’yu andıracak kadar güzel. Shrine başında ayar yaparken Kodama’ların çıkardığı cıvır cıvır sesler dışında tek bir problemim yok gibi. Belki hasar alma geri bildiriminin eksikliğini sayabilirim, ondan da yukarıda bahsetmiştim zaten.

Bunun dışında oyunda hiç mi hata yok dersek, var! Bir iki kere bütün bölgenin ortadan kaybolduğuna şahit oldum ama aslında ordaydılar. İlk kez başıma geldiğinde birebir dövüşe girmiştim ve rakibim araftaki karakterlerden biriydi, buna gönderme olduğunu düşünmüştüm ama bölgeye geri dönünce her şeyin kaybolduğunu gördüm. Oyundan çıkıp tekrar girince düzelen bir sorun, çıkışta düzelmiş olabilir. Ayrıca uygun ruha sahip olmadığım halde açılmış gibi üzerinde ünlem çıkan bazı seyahat noktaları, doğru ruhu bulana kadar haritamda gözükmeye devam etti. 15 saat “aa yeni bir şey mi geldi” diye aynı yere koşmanın getirdiği sinir bozukluğu var. Bunun dışında oyun tecrübemi derinden etkileyen herhangi bir problem yaşamadım.
Sonuç

Nioh 3 şahane olmuş. İlk iki oyunda sürekli gelişen sistemleri almış, daha da geliştirip yenileyerek “bundan iyisi olur mu?” sorusuna cevabı yapıştırmış. Bazı silahları eskisi gibi kullanamamak canımı sıktı ama o kadar fazla seçenek var ki ilk 10 saatten sonra yeni oynanış stillerini benimsedim. Açık dünya fikri başta kötü gözüküyor ama güzel bölüm tasarımları ile oldukça iyi bir şekilde seriye uygulanmış. Bir iki yan görevde eski oyunun bir kısmını alıp koyduklarını hissedebilirsiniz, alenen öyle yapmışlar ama güzel yerleştirmişler.

Nioh 3 souls-like gibi gözüken ama özünde Ninja Gaiden tarzı aksiyonu ve Diablo tarzı loot sistemi ile kendine has bir oyun. Bu oyunu souls-like gibi düşünürseniz pek keyif almayacağınıza eminim. Daha önce Nioh - Nioh 2 oynayanların zaten havada kapacağı bir oyun ama dövüş tarzını sizin belirlediğiniz bir karakter ile sağlam bir aksiyon oyunu arayan herkese öneririm. En az 30 saatinizi alacak dolu dolu bir oyun sizi bekliyor. Nioh serisini de her oyunda kendini tekrar etmeden daha iyi hale getiren bir oyun olduğu için ayrıca tebrik ediyorum.
Yorumlar (3)
O yüzden manster hunter witcher 3 elden ring dark souls oyunlari ve bu oyunlar gibi oyunlari satın alacam nioh skyrim sekiro gibi oyunlari almıyorum artık internetten bakmadan oyun almam artık
Nioh 3 zor ama düşmanı yavaşlatma dondurma büyüleri oyunu çocuk oyuncağı gibi kolay hale getiriyor düşmana başka oyunlarda bunlara ek olarak uyutma düşmani dost yapan düşmani birbiri ile dönüştüren düşmanin gözüne toz atma düşman bıçak atma vs bunlar oyun atmosferini bozuyor
Oyun beni çok zorluyor. Yani dark souls oyunlarını oynayan biri olarak yazıyorum. Açık dünyadaki boss olmayan karakterler bile tek vuruşta öldürüyor bazen.