İsmini ilk duyduğumda “İşte, istediğim kadar aksiyona doyabileceğimiz bir yapım geliyor” diye sevinmiştim. Zaman içinde çıkan videoları, görüntüleri, beklentilerimi en üst noktaya çıkardı. Patlamalarla, düşmanlarla dolu, tansiyonun hiç düşmeyeceği bir oyunla karşılaşacağımdan o kadar emindim ki, ana menüsünün bile bu detaylar ile donatılacağını düşünmüştüm. Beni yanıltmadı, menüye adımımı attığım anda aksiyon başladı. Video ya da ses ayarlarına girerken bile birbirlerine silah doğrultmuş adamlar arasında dolaştım durdum. Daha önce demo incelemesi detaylı olarak yapıldığı için ben bazı ayrıntıları es geçip, daha çok oynanabilirlik ve yapay zeka üzerinde duracağım. Demo incelememizi okumak isteyenler BURADAN ulaşabilirler.
Filmin tek ünlü ismi tabii ki Woo değil. Aynı zamanda Pirates Of The Carribean’ın son filminden tanıdığımız Yun-Fat Chow da Stanglehold’ta bulunuyor. Hem de tam içinde. Yönettiğimiz Dedektif Tequila, karizmatik ve atletik yapısını ondan almış.
Yun-Fat Chow
Ver ordan bir Tequila
Çok klişe bir konusu olsa da iyiler ve kötülerin savaşı devam ettiği sürece, biteceğini hiç sanmam, bu konular işlenecek. Jackie Chan filmlerinden çok daha farklı değil. Öldürülen bir polis vardır, kahramanımızda bunu araştırmaya karar verir. Ama o da ne? Ailesi kaçırılmıştır. Bunun üzerine yoldan çıkan, deli danalara dönen kahraman polisimiz, bir manyak olup çıkmış, önüne gelen herkesi kesip biçmeye daha doğrusu havaya uçurmaya başlamıştır.
Oyunun demosundan giriş videosu ile kısa bir oynama videosu
“Konu klişe olsa da oynanabilirlik ve ilerlemesi ile bu açığı kapatabilir” diye düşünüyor olabilirsiniz. Ama sanırım tam anlamı ile o da olmamış. Hani derler ya “Hık demiş burnundan düşmüş” diye, sanırım Stranglehold ile bu deyim tam yerini buluyor. Konusundaki benzerlikler, ilerleme, kontrol şekilleri, hatta ve hatta Bullet Time’i kullanması bile nerede ise aynı. Tek fark ile burada “Bullet Time”, “Tequila Time” olmuş. İşlevi aynı, kullanışı aynı. Zamanı yavaşlatıp, rahatlıkla düşmanlarınıza nişan alabiliyorsunuz.
Adımınızı attığınız anda, yolunuz kapatılıyor ve size belirlenmiş yollarda ilerleyerek bölüm sonuna ulaşmaya çalışıyorsunuz. Aslında bir eliniz ateşte, bir eliniz ilerleme tuşunda. Yapacağınız şeyler neredeyse sadece bunlardan ibaret. Çeşitli bomba yerleştirme görevleri veriliyor, bunlarda bile tek yapmanız gereken, sadece bomba noktalarına ilerlemek. Yolunuz kimi zaman tıkanıyor. Bu durumda iki noktaya dikkat etmelisiniz. Ya arkanızda unuttuğunuz bir görev vardır ya da yolunuzu açabilmek için çeşitli mekanizmalar kullanmak zorundasınızdır. Bu da genellikle bir yerleri havaya uçurarak oluyor.
Oyunda en çok aklıma takılan noktalardan biri, ortalığın birbirine girmesine rağmen, aksiyon bittiği anda ortaya çıkan hemen köşe başında ya da yan yolda duran insanların hiçbir şey yokmuş gibi günlük hayatlarına devam ediyor olması. Sanki az evvel ortalık birbirine girmemiş, insanlar ölmemiş, bombalar patlamamış gibi. Dedik ya John Woo diye, aksiyon dibine kadar olacak, gerisini boşver.
Bölümleri tamamladığınızda ne kadar başarılı olduğunuza dair veriler geliyor. Çevreye verdiğiniz zararlar milyon dolarlar ile ifade ediliyor. En az 10 milyon dolarlık hasarlar veriyorsunuz. Kimliğinizi kısa süre içinde geri alacaklar merak etmeyin. Sadece ilk bölümde 182 kişiyi öldürmüş olmam ne kadar yoğun bir aksiyon olduğunu anlatır. Üstelik her görevi tamamladıkça daha zorlaşan görevler sebebi ile bu sayı artıyor. Hazır görev demişken 1-2 detayı vermekte fayda var. Çok zorlayıcı görevler olmasa da bölüm sonları inanılmaz derece kastırmışlar. Bilmem kaç tane bomba yerleştir gibi kolay işlerin ardından, öldürmek çok zor olan Boss’lar ya da onlarca kişi ile aynı anda karşılaşacağımız bölüm sonları ile delirtiyorlar.
Oyunda Unreal 3 Engine kullanılmış. Unreal 3 motorunun gücünü ve marifetlerini biliyoruz. Ama Stranglehold içinde grafikler pek fazla hoşuma gitmedi. Unreal'ın gücünü ortaya koyamamışlar. Aynı motor Bioshock'ta da kullanılmıştı ve sonuç ortadaydı. Şahsen oyundan daha iyi grafikler bekliyordum. Daha etkileyici ve güzel yapılabilirdi.
Öldürdüğünüz adamları bu şekilde yerde Break Dance yaparken görürseniz şaşırmayın.
Giriş müziği bir inanılmaz
Tabii ki oyunun güzel özellikleri de var. Bunlardan biri de müzikleri. Pearl Harbor’u bir çoğunuz seyretmiştir. Hans Zimmer’in eşsiz müzikleri filme ayrı bir hava katmış, izleyicileri o kadar çok bağlamıştı. Tarz olarak oyunumuzda da benzer müzikler kullanılmış. Daha başladığınız gibi içine çekiyor. Gerçek anlamda silahı belinize koyup dışarıya çıkıp birilerini temizlemek istiyorsunuz. Zaten bu kadar etkileyebilecek bir oyunu da +18 sınırı ile satıyorlar ki son derece doğru olduğunu düşünüyorum.
Bir teknik detayı vermekte fayda görüyorum. İlk kurulumdaki oyuna başlayamadan, menünün ardından sürekli bilgisayarım reset atıyordu. Özelliklerini düşürdüm, baştan yükledim. Sonuç nafile, hep aynıydı. Biraz araştırdıktan sonra Ati ekran kartı kullanıcılarının sürücülerini güncellemesi gerektiğini buldum.
Stranglehold, aksiyon severlerin rahatlık ile alıp oynayabileceği bir oyun. Eksikliklerini çok fazla kafanıza takmazsanız, hızlı akan sahneleri ve yüksek tansiyonu ile eğlenceli vakit geçirmek için birebir. Sadece giriş müziği için bile alınabilecek bir oyun.
|
Yorumlar (6)
oofff süper bir oyun neden 2. bölümünü yapmadıklarını hala anlamıyorum :((
başlarda wow diyceğiniz oynarken coşcağınız bir oyun olarak başlıyor sonra sıkmaya başlıyor kanser eden boss bölümlerimi dersen saçma sapan glitchlermi dersin silah sıkıntısımı çekmek dersin can sıkıntısımı çekmek dersin ölünce aynı sahneleri tekrar tekrar izlemek zorundamı olmak dersin bazıları geçiliyor bazıları geçilmiyor boss saçmalığı neydi öyle herkesi pata küte öldürdüğümüz oyunlara boss koyulmamalı bence boss fantastik oyunlara daha uygun herkesi pata küte vurduğumuz oyunlarda boss olunca acayip saçma oluyor kafasına ateş ediyorsun ölmüyor sık sık mermi bitsin dolaş canın bitsin oyunu yarıda bıraktım sıkılıp 6 bölüme gelmişim oyun 7 bölüm falan sürüyordu sanırım sıkıldım gitim youtube açtım sonunu izledim oynamayın boşuna gerek yok
Oyun hakkında tek bildiğim boyutunun baya büyük olmasıydı.Oda yanlış olabilir :)
max payne tarzı bi oyun
Arkadaşlar ben oyunu yaklaşık 1 ay önce aldım.Orjinal kutusunda 3 değil 2 dvd içeriyor.Fiyatıda 14-15 tl civarında.Pcye kurduğunuzda çok yer kaplıyor bu doğru.Ama oyuna başlayınca sürekli aksiyon,bitmek bilmeyen bir enerji ve hareket var.Akla abes geliyor tabi bu kadar hareketlilik.Mesela şarjör değiştirmek diye bişeyin olmaması,halatlardan çıplak elle kaymak falan çok saçma geliyor.Ama Cüneyt Arkın filmleriyle büyümüş biz gençler için o filmlerden sonra bu oyun çok da şok edici gelmiyor.Aksiyon,gerilim,heyecan severlere şiddetle tavsiye ederim.En azından arşivinizde bulunması gereken bir oyun.Herkese iyi eğlenceler...
3 dvd olması çok büyük eksisi bence