Merlin'in Kazanı Merlin'in
Kazanı
Oyun İncelemeleri

The House of The Dead 3

Arcade salonlarının en iyi shooter oyunu PC'de

İnceleme Özeti
Platformlar:
PC
İnceleme Platformu:
PC
Çoklu Oyuncu:
Yok
Oyun Türü:
Aksiyon
The House of The Dead 3 kapak görseli
+

Artılar

  • İyi aksiyon var. Durduk yerde heyecan yaratıyor.
-

Eksiler

  • PC versiyonu nispeten başarısız. Grafiklerde bozulmalar var. Müzikler süreksiz, olmadık yerde kesiliyor ve sesler de özensiz. Oyunun süresi de aşırı kısa.
Bir PC oyuncusu olarak oyun oynamanın asıl zevkinin konsolda çıktığını söylesem PC’ciler bana katılır mı? Pek sanmıyorum. Şöyle düşündüğünüzde, en azından, PC’de oyundan oyuna yaşadığımız performans farklılaşması konsolda nispeten yaşanmıyor ve firma yeni bir cihaz daha üretene kadar o konsol için yapılan bütün oyunlar hiç şaşmadan yüksek randımanlı çalışıyor. Üstüne üstlük bu oyunların hepsi, genelleme yapacak olursam, görsel ve işitsel duyulara çok daha iyi hitap ediyorlar. Ki bunu en iyi biçimde spor ve yarış oyunlarında görmek mümkün. Bir Gamecube oyunu olan “Virtua Striker” futbol serisi her yeni oyununun piyasaya çıkması ile PC’deki rakibi FIFA’yı resmen tokatlardı. N4S:UG2 oynarken de Outrun2 veya Burnout3’te aldığınız zevki alamayacaksınız, bundan emin olun. Gerçi aynı oyunun her platformdaki farklı sürümlerini incelemek daha sağlıklı olsa da, görünen köy de az çok kılavuz istemez galiba. Örneğin, oynayamadığım için üzüldüğüm bütün oyunlar konsol oyunları(Devil May Cry’ın ilki, Silent Hill, bütün Street Fighter’lar, ...). Ve hatta PS2’im olup da PC’im olmasaydı Doom3, HL2 falan oynayamadım diye hayıflanacağımı hiç mi hiç sanmıyorum. The House of the Dead serisi de onlardan biriydi ve bu oyunu Ankara’daki bir arcade salonunda sürekli görür; ama, hiç oynamazdım. İki jeton isterdi insafsız; ben de kıyamazdım jetonlarıma, gider Virtua Tennis oynardım. O da bir Gamecube oyunudur ve yaklaşık 6 senedir hiç şaşmadan oynarım. İkincisini de tabii. Rakip de tanımam;)

The House of the Dead de konsol oyunları arasında saygın bir seridir. Shooter tarzında ondan daha iyi bir oyun pek aklıma gelmiyor, aklıma gelen ilk oyun da nedense Duck Hunt oluyor. Hani şu dandik atariler vardı ya, işte onlardaki silahla ördek vurmaca oyunu. Ördeği vurduğunuzda alt taraftan bir tane köpek çıkardı, vurduğunuz ördeği boynundan havaya kaldırırdı filan. Ama biz artık ördek değil, zombi avlıyoruz. Yoksa hep orda kalsa mıydık?

Zombili oyun mu, dombili oyun mu?

Böylesi aksiyon dolu bir oyunda konu aramamak gerek. Nitekim The House of the Dead 3’te de RE veya SH tarzında iyi denilebilecek bir konu yok. Beklemezdim de zaten. Yalnız buna rağmen konu içerisinde geçmişle, hatta serinin ikinci oyunu ile bağlantılar görmek mümkün. Tüm bunlar genele iyi monte edilmiş. Anlatıma da başarılı denebilir. Oyun içerisinde Thomas Rogan’ın kızı Lisa ve baba Rogan’ın arkadaşı “Ajan G”’yi kontrol ediyoruz. Tek kişi oynadığınızda kontrolünüzdeki karakter Lisa. Olaylar ikinci oyunun bitiş tarihinden 20 yıl sonra, 2019’da boy gösteriyor. Mr. Curien’in oğlunun yaşamını kurtarmak için gerçekleştirdiği çalışmalar onu genlerde oynama yapmaya doğru çevirmiştir ve etrafta yüzlerce zombi benzeri yaratık türemiştir. Buna bir son vermeye çalışan Thomas Rogan yanına arkadaşlarını da alarak bu çalışmaların meydana geldiği yere gider ve tam da tüm bu olanların sorumlusunu ortadan kaldıracakken engellenir. Bunun üzerine iki hafta boyunca kendisinden haber alınamaz. Kızı ise endişelenmektedir ve babasının arkadaşı “Ajan G”’den yardım alarak onu oradan kurtarmaya çalışmalarıyla oyun başlar.

Oyun sırasında herhangi bir kafa karıştırıcı bulmaca, bir yerden anahtar alıp onu başka kapılarda kullanma gibi işler yok. Sadece önünüze çıkan bütün yaratıkları vurup ileriyorsunuz, hepsi bu. Bu yüzden herhangi bir İngilizce gereksinimine de ihtiyaç duymuyorsunuz. Ekranda kaç hakkınız kaldığını, canlarınızı ve elinizde silahınızı görüyorsunuz. Arcade salonlarında elinizde gerçek bir silah varken ekranda hedef bulunmazken, PC’de fare ile oynayabileceğiniz için bir artı göstergemiz yer alıyor. Fareyi elinizin altında oynattığınızda ekrandaki imleç ile beraber köşedeki silah da sağa sola oynuyor. Karakterleri yönlendirmede bunun dışında herhangi başka bir yeteneğe sahip değiliz.
Oyun ekranı çok hareketli ve bir an olsun aksiyon dur durak bilmiyor. Aksiyonun ve adrenalinin had safhaya ulaştığı anları ise her bölüm sonunda mücadele ettiğiniz boss’lar oluşturuyor. Boss’lar sizi epey zorluyor ve çok güçlüler. Onları öldürmenin ise tek bir yolu var: onların zayıf noktalarına ateş etmek. Biriyle karşılaştığınız zaman ekranda bir pencere açılıyor ve o yaratığın zayıf noktasının neresi olduğu size gösteriliyor. Mesela ilk boss olan güvenlik görevlisini indirmek için kafasına çalışmalısınız. Oyunun son bölümündeki boss’u ise göğsündeki yıldıza ateş ederek öldürebiliyorsunuz.

Biri gitti, kaldı bin...

Dediğim gibi sürekli ateş ederek ilerliyorsunuz ve elinizdeki silah bu sefer bir pompalı tüfek. Oyun boyunca sadece bu silahla savaşmak zorundasınız. Silahınızda bir seferde altı tane mermi bulunuyor ve mermileriniz bittiğinde kahramanımız tüfeği kendi kendine reload ediyor. Onun dışında eğer siz reload etmek isterseniz farenin sağ tuşuna basmanız yeterli. Sol tıkı ise tetiği çekmek için kullanıyorsunuz. Oyunda bunun dışında herhangi başka bir kontrol yok, dolayısıyla kontrolleri değiştirme şansınız da yok. Ama bu bir eksi değil:) Zombilerin yanı sıra etraftaki varillere ve kutulara da ateş ederek onları kırmalısınız. Bu, oyunun içerisindeki herhangi bir gereklilik değil. Sadece bazılarının içerisinden ekstra can çıkabiliyor ve bazı anlarda ilaç gibi geliyor. Varilleri falan kırdığınızda içerisinden sadece ekstra can çıkmıyor. Eğer oyunu zamana karşı oynarsanız bazılarının içerisinde ekstra yedişer saniye bulmanız mümkün. İşte burada da oyundaki bir diğer mod karşımıza çıkıyor. Oyunu survival modunun, yani yaralandığınızda eksilen hak sayınıza göre oynayabilmenizin dışında zamana karşı da oynayabiliyorsunuz. Bu diğerine oranla daha zor. Karşınızdaki ucubelerden onları vurduğunuz yere, yani kafalarına, bacaklarına veya kollarına göre bir saniyeden beş saniyeye kadar ekstra zaman alabiliyorsunuz. Ama eğer onlar size saldırabilirse 15 saniyeye kadar sizden çalabiliyorlar. Ayrıca her bölümün sonunda eğer bölümü “S” veya “A” sınıfında bitirirseniz ekstra can ve ekstra süre alıyorsunuz.

The House of the Dead topu topu altı bölümden oluşuyor ve oyunu 25 dakika gibi çok kısa bir süre içerisinde bitirmeniz olası. Kısa oynama süresi oyunun eksilerinden; ama, shooter tarzı oyunların çok da uzun olmadıklarını biliyoruz. Fakat bu sizi biraz yadırgatabilir. Aklıma önceki oyunlar geliyor da, mesela House of the Dead 2, en azından serinin üçüncü oyununa göre çok daha uzun bir oynama süresine sahipti. Final bölümündeki boss bu oyundakinden çok çok daha zorluydu. İkinci oyunu açık alanlarda çok daha fazla oynayabiliyorduk, bunda neredeyse tamamı koridorlarda geçiyor. PC versiyonunun grafikleri kötü ve olmadık yerlerde yavaşlamalar var. Dokular başarılı değil ve detaysız. Her ne kadar yaratıkların animasyonları ortalamayı geçse de hepsinin çok tek düze hareketleri oyunu üçüncü veya dördüncü oynayışınızdan sonra bayıyor. Oyun zaten aşırı çizgisel, farklı spawn noktaları olsaymış en azından bu sorun nispeten aşılabilirmiş. Müziklere ve seslere pek değinmek istemiyorum. Polifonik cep telefonlarındaki müzikler bile bundan daha iyidir. Sesler için müziklerden daha özenli diyebilirim; ama, yine de fazla iyi değiller.

Bitti, hadi yine oynayalım

The House of the Dead 3, XBox’da çok iyiydi. Grafikler ve aksiyon PC versiyonundan çok daha gelişmişti. Görüyoruz ki konsolların üstünlüğü bir kez daha kanıtlanmış. Ama tüm bunlara rağmen asla oynamayın diyebileceğim bir oyun değil. Yukarıda okuduklarınız en azından PC versiyonu için geçerli. Sıkı bir aksiyon ve tüm bu saydıklarıma rağmen şu anda bilgisayar için bulabileceğiniz en iyi shooter oyunu. Değişik zorluk seviyeleri ve iki farklı oyun modu ile kendini bir süre oynatmayı başarabiliyor. Zira arcade salonlarında milletin oynamak için sıraya geçtiği bir oyundan bahsediyorum. Bunu da dikkate alın. Oynarken insanı eyleyebiliyor; ama, bitince hiç tatmin olmuyorsunuz. Karar size kalmış. Beklentilerinizi çok yüksek tutmadığınız sürece The House of the Dead 3’ten zevk alabilirsiniz; ama, bence çok daha iyi olmalıydı.

Oyun Bilgileri

Yapımcı
SEGA
Yayıncı
SEGA
Platformlar
PC
Oyun Türü
Aksiyon

Sistem Gereksinimleri

Bilgi
1 GHz CPU, 128 MB Ram, 64 MB Ekran Kartı, 450 MB HDD
Okur Tepkisi Bu içerik sende ne uyandırdı? İlk tepkiyi sen bırak

Yorumlar (6)

Yorum yap, MK Puanı ve Enerji kazan

Topluluğa katılmak için giriş yap. En az 20 kelimelik onaylanan yorumlar 3 MK Puanı ve 3 Enerji kazandırır.

MO
MK Okuru

Malatya <eğlence merkezinde oynadım çok zevkli silah konsolu ile oynamak evdede yükleyeceğim ama jetonla oynamak çok güzel

0 puan
A
alphamaslak Çırak

Lethalload... PC'nin de, konsol'un da üstün oldukları noktalar var. Bence de konsolda FPS oynanmaz, en azından bence; ama konsoldaki görüntü kalitesi PC'de yok. Oyunu PC'ye port eden adamların nasıl iş yaptıkları beni ilgilendirmez, ben gördüğüme bakarım. Grafikler güzel değil; oyunun herşeyi bir süre sonra insanı boğuyor. Ama son sözüm şudur ki, madem firmalar PC'ye değil de konsola özeniyorlar; PC'deki çoğu oyun konsol'a geliyor; ama, konsolun çoğu oyunu PC'ye gelmiyorsa, firmaların da konsolları üstün tuttuğunu görmüş oluyoruz. Ve ben hala da bunu diyorum ki, oyunun asıl tadı konsolda çıkar; PC'nin asıl görevi oyun oynatmak bile değilken, ne diye PC'yi öveyim. Ama velhasılı kelam, ben de bir PC oyuncusuyum ve firmalar ın bütün oyunlarını konsola çıkarmalarını ben de sevmiyorum. Ama dikkat et! Bu ikisi birbirinden farklı.

0 puan
M
MrFreddy Çırak

Sadece shoot olayı olan başka oyun görmedim.20 dakikada bitirdim(sonunda yazıyo.)

0 puan
S
S-Man Çırak

Hey gidi koca Sega hey yaptığın oyuna bak 7 sene önce çıkan area 51 in eline su bile dökemediniz hala ben böyle dandik oyun görmedim sistem gereksimleriyle neredeyse doom3 oynanır bae!

0 puan
H
Hami(10) Çırak

beyler bı oyun nasıl save esiliyor

0 puan
B
BuLus Çırak

bu kadar kısa oyun olur mu? kardeşim

0 puan