Merlin'in Kazanı Merlin'in
Kazanı
Ön İnceleme

The Regiment

Taktiksel FPS severlere müjde!

AG Aykut Göker Editör 24 Kasım 2005 Okuma süresi: 4 dk
The Regiment
Arkadaki garaj kapısını kullanarak sessizce içeriye girdik. Bulunduğumuz yer çok dağınıktı. Bir garajın olması gerektiğinden daha çok dağınıktı. Yerler ince metal plakalar, içecek kutuları, poşetler, parçalanmış zincirler ve kırık cam parçalarıyla doluydu. Sanki özellikle bırakılmış gibiydiler. Sanki içeriye sessizce girilmesini istemiyorlarmış gibi... Üç ekip arkadaşım ve ben son derece dikkatli bir şekilde, evin ön tarafına açılacak olan, beyaz, ahşap kapıya doğru ilerliyorduk. Hemen önümüzde 1962 model Plymouth Fury marka bir otomobil duruyordu. Açık mavi boyasından, garajın tavana yakın ufak ve dar pencerelerinden içeri giren güneş ışığı yansıyordu. Böylelikle garajdaki kör karanlık, bir nebze olsun dağılmış oluyordu. Aracın kaportasında herhangi bir çizik veya çürümenin göze çarpmıyor olması, şüphe uyandırıcıydı! Yaşlı dostumuz böyle bir garaj için çok bakımlı ve şık görünüyordu! Bu çelişkiler, biz kapıya yaklaştıkça beynimizden çok kalp atışlarımızı meşgul etmeye başladı. Her adımımıza dikkat etmek zorunda olmamızın, üzerimizde yarattığı baskı anlatılamaz derecede büyüktü. Otomobilin yanından geçerken, içerisinde kimsenin olmadığından iyice emin olmuştuk. Kapıya sadece bir kaç adım kalmıştı. Güneşin önünü bulutların kapamasıyla birden her yer karardı! Paniklememize gerek yoktu. Çünkü hala kimse burada olduğumuzu bilmiyordu. Sessizce bir adım daha atıp, kapının eşiğine geldim. Altın renkli kapı tokmağına dokunduğum sırada ekipten birisi sessizliği bozdu! Ayağına takılan poşet, içecek kutularını devirmişti. Ardından geçen 4 saniye kadar kimse yerinden kıpırdamadı. Herşey yeniden sessizliğe boğuldu. Ancak kapının hemen ardından gelen fısıltı, sessizliğin içinde bir bıçak gibi bedenlerimize saplandı! Ateş!!!

Taktiksel FPS’lerin en önemli özelliklerindendir gizlilik. Zira bu tür oyunlar, klasik FPS’lerden daha gerçekçidirler ve düşmanlarınızın bir kaç kurşunuyla kendinizi yerde, üzerinizde ise “game over” yazısıyla bulmanız muhtemeldir. Hayatta kalmak için sessiz olmanız gerekmektedir. Zira beraberinde gizlenmeniz kolaylaşacaktır. Bu türe çok fazla oyun çıkmadığından dolayı, SWAT 4’ü türünün en iyi örneği olarak gösterebiliriz. Şimdi taktiksel FPS ailesine yeni bir üye katılmak üzere! Kuju Entertainment’ın yapımcılığını üstlendiği The Regiment, 2006 ‘nın Şubat ayında biz PC kullanıcıları ile buluşacak.

Yapımda S.A.S.(British Special Air Service) adı verilen, zor operasyonlar için ağır şartlarda eğitilmiş bir Anti-Terör timini kontrol ediyoruz. Ekibimiz 4 kişiden oluşuyor. Genel olarak yapacağımız görevler rehineleri kurtarmak, silah depolarını havaya uçurmak ve gizli terörist faaliyetlerini engellemek olarak sıralayabiliriz.

Gerçek S.A.S. personeliyle çalışılmış!

The Regiment’da herşey gerçeğine uygun olarak tasarlanıyor. Öyle ki kostümleri hazırlarken S.A.S. personel eğitmeni Rhett Butler’dan yardım alınmış. Ayrıca oyun içi brifingleri de kıdemli S.A.S. görevlisi John McAleese seslendirecek. Bütün bunlar Kuju Entertainment’in işi ne kadar ciddiye aldığının göstergesi...
Taktiksel FPS türündeki yapımın bir diğer özelliği ise gerçek zamanlı görev sistemi! Biraz açmak gerekirse, oyun içerisinde ilerlerken merkezden yeni bir görev alabileceksiniz. Örneğin ekip arkadaşlarınızla beraber çatışmaya girdiğiniz bir anda, telsizden gelen; “geri dön ve rehineleri dışarı çıkar” komutu ile arkadaşlarınızı yalnız bırakmanız gerekebilir.

Yapımcıların The Regiment ile ilgili olarak, görevlerin başında sıkıcı planlarla uğraşmayacağımızı belirtiyorlar. Herşey gerçek zamanlı bir şekilde cereyan edecekmiş. Yani olay mahaline geldiğimizde, planımızı kafamızda kurmaya başlayacağız. Ancak bu sırada düşmanlar hareket halinde olacak. Yani hızlı düşünmemiz gerekiyor, aksi halde ummadığımız bir anda aldığımız kurşun darbeleriyle kendimizi yerde bulabiliriz. Özellikle yapımcılar hazırladıkları yapay zekaya oldukça güveniyorlar. Teröristler saldırırlarken çok akıllı davranacaklar. Rehineler ise çatışmanın orta yerinden geçmek gibi saçma hareketler yapmayacaklar. Tabi sizin oynayışınızı etkileyecek olan en önemli faktör takım arkadaşlarınız. Onlar da yapay zekadan nasiplerini almışlar...

Killing House

Oyunun tutorial bölümünde tahmin edeceğiniz üzere eğitim yapacağız. Peki nerede mi? S.A.S.’ın dünyaca ünlü eğitim merkezi “Killing House” bu iş için kullanılacak. Çalışmalarımız neticesinde bir takım özelliklerimiz gelişecek.

Campaign’ler için yapımcılar oldukça uğraşıyorlar. Zira görevlerin büyük bir çoğunluğu tamamen kurgu olacakken, bazı görevler de tarihten birebir alınacak. Bunların arasında 1980 yılında Londra’daki İran elçiliğine yapılan baskın da bulunuyor.

The Regiment’ın çoklu oyuncu mod’u da unutulmamış! Hem PC hem de PS2 versiyonu için hazırlanan mod’lar, oldukça çeşitlilik gösterecek. Bunların arasında takım olarak antrenman yapma mod’u da bulunuyor. Yapımla ilgili bir başka ayrıntı da, online oyunda aldığınız skorların The Regiment’ın internet adresinde gösterilecek olması. Böylelikle kıyasıya bir rekabet yaşancağını söyleyebiliriz.

Unreal motoru + başarılı yapay zeka + güzel grafikler + taktiksel FPS = The Regiment

Oyunumuz Unreal motoru kullanıyor. Bu da demek oluyor ki özellikle Multiplayer’da oldukça yoğun ilgiyle karşılanacak. Ancak tüm bu vaadlerin doğruluğunu test etmemiz için 2006’nın ilk çeyreğini beklememiz gerekiyor. O dönemlerde SWAT 4’ün ek paketi SWAT 4: Stetckov Syndicate’inde marketlerde yerini alacağını düşünürsek, taktiksel FPS dalında sıkı bir çarpışmaya hazırlıklı olmak lazım. Oyuna dalıp gerçek hayatı unutmayın...
Okur Tepkisi Bu içerik sende ne uyandırdı? İlk tepkiyi sen bırak

Yorumlar (3)

Yorum yap, MK Puanı ve Enerji kazan

Topluluğa katılmak için giriş yap. En az 20 kelimelik onaylanan yorumlar 3 MK Puanı ve 3 Enerji kazandırır.

A
ABUX Çırak

güzel bir oyuna benziyor

0 puan
A
ABUX Çırak

hadi bakalım güzel bir oyuna benziyor

0 puan
B
blood_rayne Çırak

fps en güzel aksiyon olarak swat 4 başka oyun tanımam bu arada the movies oynayan varmı?

0 puan