Bu güzide oyunun duyurulmasıyla içimi büyük bir heyecan kapladı diyebilirim, çünkü en çok sevdiğim korku oyunu olan bu yapımın, bu türde bana göre rakibi yoktu ve bize bu duyguyu en iyi yaşatacak oyunun kesinlikle AitD olacağını düşünüyordum. Ancak ilk şoku PS3’e geç çıkacağı haberiyle yaşadım. Bu durum biraz can sıkıntısına sebep olsa da, oyunun çıkmasıyla ikinci şok hiç gecikmeden karşıma çıktı. Oyun felaket derecede kötü notlar alarak, tam bir hayal kırıklığı yaşatmıştı. Çok az bir kısmın oyundan memnun kalmasına rağmen, genel olarak çok kötü olduğu belirtildi. Kamera sorunları, kontroller, görsel hatalar, sesler ve birçok konuda oyunun sınıfta kaldığı ve sanki yarım bir oyun havasında olduğu kanısı yüksekti.
Cehenneme ikinci bilet
Eden Games için geciken PS3 sürümü ise hataları düzeltmek için büyük bir şans olmuştu. Çünkü mevcut sorunlar birçokları için oyunu oynanmaz kılıyordu ve kesinlikle düzeltilmesi gerekiyordu. Doğal olarak oyunu PC ve X360’da oynayan kişiler yeni bir yamanın yayınlanacağını düşünse de, yapımcıdan gelen açıklama küçük bir hayal kırıklığına sebep oldu. PS3 sürümünde değişen şeyler bir yamaya sığacak kadar az olmadığından, bu tip bir girişimden vazgeçildi ve tamamen PS3 versiyonuna odaklanıldığı belirtildi. Tabii bu tip bir değişimden dolayı geciken oyunun çıkışı da dolayısıyla daha ileri bir tarihe çekildi. Uzun bir bekleyişin ardından en sonunda geçtiğimiz haftalarda beğenimize sunulan oyun, diğer versiyonlara oranla açıkçası daha oynanabilir bir hale bürünmüş diyebiliriz.
Bize bu değişikliği gösteren ilk farklılık ise oyunun isminde gerçekleşmiş. Normalde piyasaya Alone in the Dark: The Near Death Investigation adı ile giriş yapan oyun, PS3 sürümünde Alone in the Dark: Inferno olarak karşımıza çıkıyor. Bunun sebebi ise, oyunun bu sürümü diğerlerine göre çok daha farklı olduğu için, yeni bir oyun gözüyle bakılmış ve dolayısıyla isimde küçük bir değişikliğe gidilmiş. Diğer farklılıkları ise kamera, kontroller, envanter sistemi, FPS görünümü, araç kullanımında daha gelişmiş fizikler, checkpoint sistemi gibi birçok yerde karşımıza çıkıyor. Ayrıca oyuna yeni eklentilerde koyularak bazı bölümlerde önceki versiyonlarda olmayan düşmanlar da yer alıyor. Gelin şimdi sırasıyla bunlara değinelim.
Eski dost Edward…
Oyunumuzun ana karakteri ilk oyundan hatırlayacağımız gibi, (tabii kaç kişi hatırlar orası meçhul?) Edward Carnby. Kendileri bağımsız bir araştırmacı olup, fizik, kimya, din ve sanat tarihi hakkında çok yüksek bilgilere sahip, ama en çok ilgisini çeken alan ise doğaüstü olaylar. Yeni oyunda da karşımıza çıkan Carnby, bu defa biraz şaşkınlık içinde kendini yaşananlar içinde buluyor. Çünkü şahsı muhterem hafızasını kaybetmiş durumda ve çevresinde ne olup bittiği hakkında en ufak bilgisi bulunmuyor. Gözlerimizi açtığımızda tutsak olduğumuzu fark ederek oyuna başlıyoruz. O güzel şehrimiz New York ise, karanlığın içine çoktan girmiş ve yaşanacakları önceden haber verir bir halde karşılıyor bizi, tabii bu durumu tersine çevirecek olan kişi ise biziz, yani sevgili Edward. Oyunda olaylar gizemli bir taşın çevresinde yaşanıyor ve büyük bir bölümü de New York’un meşhur Central Park’ında geçiyor. Ayrıca oldukça başarılı bir şekilde yansıtılmış kıyamet ortamı ve hikaye ile ilgili birçok gizem oynayanı, yapıma oldukça bağlayabiliyor. Aslında bu bağlanma imkanı birazda AitD serisine yakın olanları ilgilendiriyor diyebiliriz. Çünkü yaşananlardan bir haber kişilerin, hiç bir şey anlamayarak oyundan sıkılması yüksek bir ihtimal diyebilirim. Bunlar dışında oyunda bize eşlik eden Sarah ve Theophile adında iki arkadaşımızda yer alıyor.
Dizilerden alışık olduğumuz bu söylem, AitD’da da karşımıza çıkıyor. Zaten yapımcının da en büyük isteği oyunu dizi havasına sokmaktı ve bunu kesinlikle başarmışlar. Daha oyunun başlangıcında oynayacağımız bölümleri, içeriklerine göre ayırarak istediğimiz bölümü seçebilme imkanı verilmiş. Ayrıca bölüm için de istediğiniz ana ilerleyebiliyorsunuz. Tabii işin en güzel kısmı ise, oyunu açıp continue dediğiniz anda, etkili bir ses sizi karşılıyor ve “Previously on Alone in the Dark” diyerek o ana kadar yaşamış olduğunuz anları bir dizi edasında ekrana getiriyor. Bu durum bir oyunda kullanılmasına rağmen gerçekten çok iyi uygulanmış ve oldukça hoş bir hal almış diyebilirim.
Kıyamete yeniden meydan okumak!
Bu kadar konuştuktan sonra AitD’nin diğer versiyonlarından farklarına gelelim. Öncelikle oyuna yeni eklenen 360 derece dönebilen serbest kamera, büyük oranda kamera sorununu çözmüş. Çoğu yerde artık sağ analog ile kontrol ettiğimiz kamera, her durumda bize oldukça geniş ve rahat görüş alanı yaratıyor. Tabii bu da dövüş esnasında boşa yumruk sallamayı da ortadan kaldırmış. Artık tüm saldırılarınız %95 hedefi buluyor. Ancak her şeye rağmen dar mekanlarda görüş alanı ne yazık ki düşebiliyor. Burada kamerayı yönetmek bile bazı anlar çözüm olamayabiliyor, çünkü alanı daha iyi görmek için kamerayı döndürdüğünüzde bu defa mekan dar olduğu için, bir duvarın, bir borunun ya da başka herhangi bir şeyin arkasında bakmaya mahrum kalabiliyorsunuz. Bu yüzden dar mekanlar yine kamera açısından biraz sorunlu diyebilirim, ama oyunun büyük bir bölümü Central Park’da geçtiğinden kamera sorunlarıyla da çok fazla karşılaşmıyorsunuz.
Bir diğer değişen husus olan, kontrol sistemine değinelim. Burada öncelikle Edward’ın hareketleri biraz daha geliştirilerek, anlık tepkilere daha iyi cevap verir hale getirilmiş. Ama yine de bazı anlar ki bilhassa yerde duran bir nesneyi almak istediğinizde, maalesef küçük çapta bir işkenceyle karşı karşıya kalabiliyorsunuz. Bunun dışında envanter sistemi de artık daha rahat kontrol ediliyor. D-pad ve analogun etkisi daha belirgin olmuş. Açıkçası bu iki unsur, bana göre oyundaki en önemli geliştirmeler olmuş. Bu sayede oyunun oynanabilirliği büyük oradan artmış ve rahatlamış. Tabii daha önce belirttiğim gibi geliştirmeler bunlarla sınırlı değil. Araç kullanımı da geliştirilenler arasında yerini almış. Bilhassa Central Park’a giriş bölümünün oyuncular için işkenceye dönüşmesi, bu oyunda tamamen ortadan kaldırılmış. Artık çok rahat araç kullanabiliyorsunuz, altınızdaki aracın tepkileri nerede olursa olsun oldukça başarılı, fakat tabii ki gerçekçi değil. Hiç beklenmedik bir anda ufacık bir taşa, hatta hatta ot parçasına dahi çarparak, aracın havalanması ya da parçalanması mümkün, bu durum kesinlikle hem komik hem de saçma görünüyor.
Oyunun oynanabilirliğinde önemli kısımlardan biri olan FPS görünümü de elden geçen, yerlere adını yazdıranlardan, diğer versiyonlara oranla daha hızlı bir hal alan kısım, artık elde silahınız ya da başka bir şeyiniz varken çok daha kolay kontrol edilir bir hal almış. Hatta bazı anlar sadece FPS olarak bile oynayayım diyebiliyorsunuz, tabii buna otomatik nişan alma faktörü de büyük katkı sağlamış. Değişen yerlerin dışında oyuna eklenenlerde var tabii ki, bu kadar beklettikten sonra PS3 kullanıcılarının önüne aynı oyunu koymak istemeyen yapımcı, 6. bölümün içeriğini değiştirerek, daha heyecanlı bir hale sokmuş. Açıkçası bu kadar gelişim bu oyunu ciddi anlamda oynanabilir kılmakla beraber, kesinlikle şans verilmeyi hak eden bir yapım haline sokmuş.
Ancak her şeye rağmen oyunun kontrol sistemi fazlasıyla karışık ve alışmak zaman alıyor. Hatta ne kadar alıştım bile deseniz, oyunun herhangi bir bölümünde yine yapacağınız şeyi unutabiliyorsunuz. Ayrıca yer yer görülen görsel hatalar, bir korku oyunu olmasına rağmen çok az düşman çeşidi, kötü yapay zeka ve belirttiğim gibi dar mekanlardaki nadir kamera sorunları ve ses konusunda sahip olunan müzikler dışında, neredeyse hiç bir şey sunamaması oyunda eksi olarak sayabileceğimiz noktalar; ama geliştirilen kısımlara baktığımızda AitD, kesinlikle eğlenceli ve sıkmayan bir görünüm çiziyor.
Son sözler…
Yeni AitD oyunumuz belki diğer versiyonlarda çok can sıkıcı problemlere sahip olabilir, ama PS3 sürümü kesinlikle bu hataların büyük bir bölümünden arınmış bir şekilde karışımıza çıkıyor. Daha önce denememiş ya da denemekte şüpheci olan kişilere tavsiyem, bu oyunu her şeye rağmen deneyebilirsiniz, ama tabii aksi durumda da çok bir şey kaybetmiş olmazsınız.
Yorumlar (6)
resident evil gibi olmuş (eski serilerinden bahsediyorum) ve harika olmuş.Devamıda artık çıksın !!
mavigitar isimli arkadaşa, dostum oyun ilk başlarda gerçekten sıkıcı, ama biraz sabredince gerçekten güzelleşiyor, özellikle 5. kısımdan itibaren serinin the new nightmare bölümüne yaklaşıyor ki 6. kısımdan itibaren bir zamanların fenomen oyunu RE2'i tarzına bürünüyor.bence tekrar bir dene :)
rezil bir oyun. büyük umutlarla oynadığım ve görünce aman tanrım deyip büyük bir üzüntü ve sinirle kapattığım oyun.
ben genelde yorum yazmam.ancak bu oyunu iyi yorumlara göre aldım bu bayramda bitirdim.İnanılmaz güzel ve resident evil serileri tadını aldım.müzikler de ayrıca etkileyici.muhakkak alıp oynayın.
Arkadaşlar sakın bu oyuna verilen puanlara bakmayın ve direk alın pişman olmayaaksınız.Benim puanlarım Grafik:89 Ses:83 Oynanabirlik:87 Genel:87 Ve şunu söyleyim oyunu severek oynarsanız 3 günde bitirirsiniz. Dediklerim PS3 için.
özellikle resident evil serisinin eskilerini sevenler (resident evil 1,2,3 ve code: veronica) yani sifre cözme ve oyunda farklı seyler arayanlar icin bire bir. kesinlikle oynanması gereken bir oyun..