
Spirited Away yani Ruhların Kaçışı, 2001 yılında vizyona giren 124 dakikalık bir anime. Yaklaşık 19 milyon dolar bütçesiyle rekor kıran bir baş yapıt. Ancak Prenses Mononoke bütçe olarak 24 milyon dolar ile rakibine fark atmış gibi duruyor. En sağlıklısı bu kıyaslamayı bir kenara bırakıp, Ruhların Kaçışı isimli animenin içeriklerine girelim. Yoksa yazı uzar da uzar.

Her hafta olduğu gibi, animenin başarılı parçalarından biriyle açılış yapalım. Dinlenemizi tavsiye ederim.
Animasyon türünün en önemli örneklerinden biri olan Ruhların Kaçışı, 75. Akademi Ödülleri’nde “En İyi Animasyon” dalında Oscar’a; 52. Berlin Film Festivali’nde ise “Altın Ayı” ödülüne layık görülmüştür. Film, Japon sinema tarihinin en başarılı filmi olarak da kırılması güç bir rekoru elinde tutuyor. Henüz bu rekoru hiçbir animasyon geçemedi. Bunları bilerek animeyi izleyebilirsiniz.

Animenin bu kadar başarılı olması, sadece görsellikten kaynaklanmıyor. Aynı zamanda ani çıkışlar yapan ve dünyanın en başarılı müzikallerini de elinde barındırıyor. Joe Hisaishi yine hünerlerini Miyazaki için kullanmaktan geri kalmamış. Her aksiyon sahnesinde, her göz yaşı aktığında; siz de aynı duyguları yaşıyorsunuz. Sanıyorum ki Miyazaki'nin en başarılı olduğu konulardan biri de bu; başarılı bir hayal gücünün yanına, başarılı müzik.
Ruhların Kaçışı neden bu kadar başarılı? Çünkü işin ucunda Miyazaki var, dersem inanmayın. Kurgusunu ve animenin akıcı olması, göz önünde bulundurulması gereken bir neden. Daha 10 yaşında olan küçük bir kızın başına neler gelebilir ki? İşte bu şekilde düşünmemek lazım. Çünkü burası Miyazaki’nin dünyası. Chihiro’nun ailesi nasıl yok oluyor biliyor musunuz? Büyü işte. Ancak öyle basit bir büyü değil. Animenin daha ilk birkaç dakikasında, şirin mi şirin görünen anne ve baba; birden domuz gibi yiyen yaratıklara dönüşüyorlar. Küçük bir kızın büyüye inanması beklenen bir durum, başta bunlara inanmayan Chihiro ailesi için büyük fedakarlıklar yapmaktan geri kalmıyor. Bu sırada geçmişiyle de yüzleşiyor. Aslında zararsız gibi görünen bir ruha yardım edince, korkunç bir yaratığa dönüşmesine neden oluyor. Duyguları elinden alınmış bir çocuğu kurtarıyor ve bunları istemeden yapıyor, tamamen doğaçlama.


Ruhların Kaçışı’nın neden bu kadar başarılı olduğunu anladınız mı? Sadece çizim ve animenin öylece akıp gitmesi değil, aynı zamanda ona uyum sağlayan bir müzik var ortada. Bunlara biraz da ailenize duyduğunuz korkunç sevgi eklensin, yanına da çocukluğunuzda hayatınızı kurtaran birileri eklensin.

Yıllar sonra sizi bulan bir mucize düşünün ve hiç beklemediğiniz bir anda, tekrar gerçekleşiyor. İnanılmaz olmaz mıydı? Aslında buradaki olayların gerçeğe dönüşme ihtimali de var. En azından bir kısmının. Bir cadının size büyü yapacağını iddia etmiyorum, birinin sizin hayatınızı kontrol etmesinden bahsediyorum. Sadece kendinizi değil, aynı zamanda esir alınan yüzlerce insanı huzura kavuşturabileceğinizi düşünmenizi istiyorum. Miyazaki de bunu anlamanızı istiyor. Ruhunu huzura kavuşturan, bedenini de kurtarır. Hepiniz birer esir olabilirsiniz, hayatınız birilerine bağlı olabilir ancak esir gibi davranmak zorunda değilsiniz.
Bu haftalık bu kadar, haftaya görüşmek üzere. Sizi Ruhların Kaçışı’nın sevilen tanıtım videosuyla baş başa bırakayım. Eminim ki, bu animeden her izleyen kendisine bir ders çıkartacaktır. İyi seyirler. Ruhlarınızın esir kalmaması umuduyla.

Japonca
İngilizce
Yorumlar (6)
Merhabalar her hafta yazılarınızı severek takip ediyorum çok da güzel animelere değiniyorsunuz fakat bazılarını özellikle ruhların kaçışı yazınızı izlemeyen biri için oldukça spoiler içerikli buldum. Animeyi çok severek izlemiştim ama izlememiş olsam bu kadar ayrıntıyı bilmek istemezdim =) nacizane fikrimdir diğer yazılarınızı bekliyorum =)
gene 10 numara olmuş.hellsing ve bleach yazılarınızı dört gözle bekliyorum. Juiçi ban taı taı çiyo(okunuşunu yazdım cahilliğime verin) zaraki kenpachi ve alucard gibi 2 tane, bence, bir animeden fazlası olan karakterler hakkındaki görüşlerinizi çok merak ediyorum.
Bu animeyi izlemiştim.Gerçekten çok güzel bi anime
ONE PİECE yi sakına izlemeyin bağımlılık yapıyor bir türlü kurtulamadım izlemeden duramıyorum :( One Piece Pişmanlıktır !!!
ben bu animeyi bir kac yıl önce trt1 de izlemiştim.
Ben ömründe Japon animesi izlememiş ve dışarıdan çok itici göründüklerini düşünen biri olarak müthiş bir önyargıyla sırf vakit öldürmek için başına oturduğum bu filmden sonra piyasada ne kadar Miyazaki filmi varsa gidip toplamıştım.