1/4

AquaNox 2: Revelation

Alper Akkurt 3.06.2010 - 12:31
Nedense gerçek hayatta olduğu gibi oyun dünyasında da denizler o kadar fazla ilgi görmüyor.
Platformlar PC, PC
AquaNox 2: Revelation
  • Yapımcı - Yayıncı Massive - JoWooD Productions
  • Çoklu Oyuncu: Var
  • Oyun Türü: Simülasyon
  • Sistem Gereksinimleri
Merlin Puanı 73
Artılar -
Eksiler -

Nedense gerçek hayatta olduğu gibi oyun dünyasında da denizler o kadar fazla ilgi görmüyor. Şöyle geriye dönüp bakıyorum da öyle hafızamda yer tutan, hikayesi denizde geçen bir oyun yok. Belki de bu hain kader AquaNox 2: Revelation ile değişir ne dersiniz ?..

Serinin ilk oyunu yanlış hatırlamıyorsam 2002 Ocak ayında piyasaya sürülmüştü. O zamanlar yeni çıkan GeForce 3 Ti serisini destekleyen, güçlü grafiklere sahip ilk oyunlardan biriydi aynı zamanda. (GeForce 3 Ti demişken, kartın Ti 500 modelinin 2002 şubatında tam 405$+KDV’ye satıldığını hatırlıyor musunuz ?..) Ancak gerek hikayesinin bayık gidişatı ve düşük oynanabilirliği gerekse yapay zekasının aptallığı gibi nedenlerden ötürü fazla ilgi çekmedi AquaNox.

Şimdiyse elimizde AquaNox 2: Revelation bulunuyor. A2:R’yi ilk oyunla öyle uzun uzadıya kıyaslamayacağım. Yalnızca şunu söyleyeceğim: Hayat “eğerlerle” dolu koca bir yer. Eğer bilgisayar icat edilmeseydi şimdi tiyatro eleştirisi yazıyor olabilirdim, eğer Bismarck batırılmasaydı İngilizlerin başı çok ağrıyabilirdi, eğer Çinliler çayı bulmasaydı memleketteki kıraathaneler müşterilerine çay yerine süt verirdi ve eğer daha yetenekli ellerde olsaydı AquaNox 2: Revelation yılın bomba oyunlarından biri olabilirdi.

Şimdi ilk satırları okuyup “Vay be bayağı balta bir oyun galiba bu AquaNox 2: Revelation demeyin. Neden böyle söylüyorum açıklayayım. Herşey de olduğu gibi A2:R’de bazı iyi ve kötü yönlere sahip. Ancak kötü taraflar iyilere göre birazcık daha fazla. Peki bu hain kötü yanlar neler ? Ama önce hikaye neymiş onu öğrenelim. 

Efendim A2:R 22.yüzyılda geçiyor. O tarihte insanlar Dünya üzerinde yaşamaktan bıkmış, denizaltında koloniler kurmuşlar, hamsilerle beraber yaşamaya başlamışlardır. William Drake de (ki kendisi oyunda canlandırdığımız şahıs) sualtında yaşayan genç bir çocuktur. Drake 9 yaşındayken annesini bir sualtı cenginde kaybeder. 12 yaşına geldiğinde, kaynanasının “Kızım senin yüzünden öldü sümsük damat. Şimdi n’olcek bu öksüz çocuk ?” şeklindeki dırdırına dayanamayan babası da evden tünel kazarak kaçar ve William öksüzlükten yetimliğe terfi eder. William’ı sualtı camiasında önemli bir yere sahip bilim adamı olan anneannesi (evet dırdırcı olan ve aynı zamanda kaynana sıfatlı kişi:) deneylerinde kullanmak üzere beslediği semenderlerle beraber büyütür ve ölünce ona koskoca bir denizatlıyı miras bırakır (bakınız: Harvester) Bir gün William denizaltında oturup okeye dördüncü araken sahte bir yardım çağrısı neticesinde dışarı çıkar ve akabinde korsanlar gemiyi ele geçirip William’ı da paralı asker niyetine kullanmaya başlar. Daha sonra aksiyon kopar gider falan filan…

İşte senaryo bu. Aslında pek de fena değil. Özellikle etraftaki insanlarla konuşurken kendinizi bir simülasyon değil de bir adventure oynuyormuş hissedebilirsiniz. Senaryo öyle dallanıp budaklanıyor öyle gizemlerle doluyor ki üff yani. Buna ancak bir adventure’da rastlayabileceğimiz güzellikte ara menüler de girince başlıyoruz diyalogları okuyup bilmece çözmeye. Ama senaryonun bazı saçma yönleri de yok değil. Mesela “dakka bir gol bir” misali ilk adımda öyle afili bir senaryo çatlaması yaşıyoruz ki etkisi tüm oyun boyuca devam ediyor. Çatlama şöyle; William o kadar sene sualtında yaşamış fakat kim korsan kim masum, hangi ırk neyle geçinir, sualtı tehlikeleri nelerdir bihaber. William’la beraber dolanıp hepsini öğreniyoruz. Aslında bu oyuncuya oyun içindekileri öğretmek için yapılmış bir şey ancak çok saçma duruyor.

Peki senaryonun olumlu yanı ne ? Hemen cevap veriyorum, asla kendini tekrar etmemesi. Freelancer’ı hatırlayın (hafif benzer oyunlar oldukları için örnek veriyorum), orada çok değişik görev tipleri yoktu. Hep aynı şeyleri yapardık. Ama A2:R öyle değil. Görevler birbirine asla benzemiyor. Mesela it dalaşı yapmaya giderken aniden ana gemimiz Harvester saldırıya uğruyor ve görev birden savunma görevine dönüşüyor. Veya silah arkadaşınızla devriye gezerken, sırf ona yüz vermediniz diye (silah arkadaşı güzel bir capon kız yanlış anlamayın:) saldırısına uğrayıp onunla it dalaşına giriyorsunuz. Yani her an değişikliğe hazır olmalısınız. Bu oyunlarda az bulunan ayrıntıdır unutmayın.