
2013 yılının en iyi bağımsız oyunlarından bahsetmek istiyorum sizlere. Bu liste kişiden kişiye göre değişebilir fakat ben en iyi beş oyunu koymayı tercih ettim. Başka bir yazıda en iyi 15 oyunu da görmeniz mümkün. Biraz sonra göreceğiniz oyunları neden en iyi olarak seçtiğimi merak ediyorsanız eğer bu oyunların beni eğlendirdiğini ve cidden zevk almamı sağladığını hissettim için seçtim. Büyük bir ihtimalle bu oyunlar sizi de geçtiğimiz yıl eğlendirmiştir ve büyük bir keyif almanızı sağlamıştır.
5. Amnesia: A Machine for Pigs
Büyük bir keyifle oynamış olduğum ve hala korktuğum Amnesia: The Dark Descent’ın ardından gelen domuzcuklu oyunumuz beni pek sarmamıştı genel olarak. İlk oyunda bizi korkutabilecek olan öğeler bu oyun ile kaldırılmıştı ve bu şekilde herkese yönelik korkunç olmayan bir oyun çıkmıştı ortaya. Tabii ki oynarken bazı bölümlerde korkmuştum fakat ilk oyunda her an korku içindeydim. Yine de bitirmesi keyifli ve oynaması güzel bir oyun olarak 2013 yılında kalmıştı benim için. Ben en iyisi The Dark Descent’ın modlarını oynamaya kaldığım yerden devam edeyim demek istiyorum.

4. Outlast
Geride bırakmış olduğumuz yılda cidden korkutucu olan bir oyun daha vardı. Hatta bir önceki oyuna fark atacak seviyede bir korku düzeyi içeriyordu. Başımıza gelenler, etrafta çıkan korkutucu insanlar ve kaçışmacalar... Yakalanma ile bastığım ESC tuşu en sonunda kırılmış olmalı ki yeni bir klavye almak durumunda kalmıştım. 2013 yılı içerisinde beni en çok korkutan oyun herhalde Outlast olmuştur. Oyuna başladıktan sonra bitiremeyeceğimi düşünmüştüm fakat azmedip bitirmiştim. Daha sonra ise karşılaştığım final sahnesi ile yerle bir olmuştum. Oynamamış olan kişilerin kesinlikle denemesi gereken ve ağızda hafif tatlı, hafif de acı tat bırakan bir yapım Outlast.

Ortalıkta pek fazla ameliyat oyunu yoktur bildiğiniz gibi, genel olarak internette flash oyunlar olur. Bunların haricinde başarılı bir yapım olan Surgeon Simulator 2013, bizlere doktor olmanın ne kadar keyifli bir meslek olduğunu göstermişti. Organlarla uğraşmak, ameliyat malzemelerini kullanmak ve hasta ile dalga geçmek oldukça keyifliydi. Üstelik bunların hepsini sadece bir elimiz ile yapıyorduk. İlk başta zor olan kontroller daha sonra mantıklı bir şekilde kafamızda yer edince oyundan aldığımız zevkin hesabı yapılamaz hale geliyordu. İndirimler ile birlikte 3 dolara kadar düştüğünü görmüştüm. Böyle bir keyif için gerçekten de inanılmaz bir fiyat.

2. Papers, Please
Aslında birinciliği hakeden bir yapım olduğunu ben de biliyorum. Fakat 2013 yılında o kadar güzel bağımsız oyunlar piyasaya çıktı ki, aralarından en iyilerini seçmek ve yerlerini belirlemek gerçekten zor oldu. Papers, Please ilk çıktığından beri oynamış olduğum bir oyun olarak arşivimde duruyor. Yaşatmış olduğu o buruk hava insanın içini sıkmak yerine insanı o atmosfere sokuyor. Bu atmosferin içine tam olarak girebildiğimizden dolayı oyundan aldığımız keyif daha da artıyor. Sıkıcı bir mesleği alıp bir oyun haline getirmiş olan ekibi başarısından dolayı kutlamamız gerekiyor.

1. The Stanley Parable
2013 yılında beni en çok etkilemeyi başarmış olan yapım pek tabii ki The Stanley Parable. Türkçe dil desteğinin olmasını istediğim nadir oyunlardandır kendisi. İngilizce bilmeyen arkadaşlarımızın da bu oyunun doğasından yararlanmasını isterdim açıkçası. Oyun sektörüne vurulan bir damga gibi ortaya çıkmış olan oyunumuz bizlere hayatın gerçeklerini anlatıyordu ve bunun gerçekte ne kadar sıkıcı olduğunu gösteriyordu. Aynı şeyleri tekrar tekrar yaparak hayatımıza devam ediyoruz ve bu ölümle yüzleşene kadar devam ediyor. İşte The Stanley Parable bu yüzden 2013’ün en iyi bağımsız oyunu. Sıkıcı olan hayatlarımızı eğlenceli bir dille yüzümüze vurmayı başarmış ender bir yapımdır kendisi.

Yorumlar (6)
bu stanley parable çok vurucu bir oyundu. kapı muhabbetinde vermek istediği mesaj da salt insan davranışının imkansızlığıydı sanırım. hangi kapıdan girersek girelim anlatıcı tarafından manipüle edilmiş oluyorduk. bir de bir yerde mutlu olduğumuz bi yere gidiyorduk fakat çıkışı yoktu. en sonunda mutlu olmak işi sıkıcı bir hale gelince intihar ediyorduk. burda da insanların sürekli mutlu olsalardı intihara çok daha meyilli olacaklarını, hayatın bir parçasının da ve onu yaşanabilir kılanın da mutsuzluk olduğunu söylemeye çalışıyordu. gerçekten anlam dolu mükemmel bir oyun.
Stanley Parable çok saçma geldi bana, deneme amacıyla torrentten indirip baktım, ilk seferinde bir kapıdan çıkıp garaj gibi bir yere geldim, sonra ilerledim yine aynı yere geldim, sonra yine aynı yere geldim bu olayı 100 defa yaşadım, baktım olmuyor sildim gitti, sıfırdan başlayacak halim yok ya..
outlast gayet iydi oynadım bitirdim gece başalyıp sabahlaıdm oyunda neler neler gelemdi başamıza :D sonunu kimse beğenemeiş anlaşılay oynuyan çoğu kişi son bölüme küfür ediyodu hakten öyle sonmu olur ya çok kötü bitmiş sonunu hiç beğenemedim ama ortalıkta buldmuz belgler oyuna biraz gizem katıyodu
<center><table bgcolor=#fbfbfb style="border:1px solid #c0c0c0" cellpadding=1 width=100% cellspacing=1><tr><td align=left><font style="font-size: 9pt" face=arial color=#444444><b>09.01.2014 01:49:00 - MK Okuru demiş ki:</b><br><center><table bgcolor=#fbfbfb style="border:1px solid #c0c0c0" cellpadding=1 width=100% cellspacing=1><tr><td align=left><font style="font-size: 9pt" face=arial color=#444444><b>09.01.2014 00:47:00 - MK Okuru demiş ki:</b><br>Stanley Parable bir oyun değil. Bir yazar senaryosunu yazıyor ve bizde onu canlandıran karakteriz. Ama bence sıkıcı. Allahtan yapımcılar da olayı fazla uzatmamış kısa kesmişler. Ben pek sevmedim. Lakin papers, please karşısında şapka çıkarmak lazım. Tek diyeceğim bu. --- önüne iki kapı gelince sola mı gittin sağa mı? -yiğitcan</font></td></tr></table><br></center> Oynayalı epey oldu hatırlamıyoum açıkcası ama oyunun sonunda bizi oyunun nasıl yapıldığını anlatan bir müzeye yönlendiriyordu bir orayı sevdim. --- işte sorun şu ki, oyunun sonu yok. seni yönlendirdiği yere gitmek zorunda da değilsin :) bence bir daha oyna, yönlendirilen yerlere de gitme :) -yiğitcan</font></td></tr></table><br></center> hangi kapıya gittiğini nasıl hatırlamazsın? oyun steam üzerinden 3 ay önce çıktı nasıl oluyor epey oynayalı? oyunun olayı buydu zaten. ilk olarak burada oyun seni etkiliyordu. oyunla ilgili müzeden bile çok en akılda kalıcı noktalardan biri bu kapı muhabbeti. ve sen bunu hatırlamıyorum diyorsun. sen oyunu ya oynamamışsın ya da çok baştan savma oynamışsın. iki durumda da açıp baştan bi daha incelemeni öneririm. ayrıca oyun çabuk bitiyor demişsin ama the end is never the end diye bir mevzu daha var.
<center><table bgcolor=#fbfbfb style="border:1px solid #c0c0c0" cellpadding=1 width=100% cellspacing=1><tr><td align=left><font style="font-size: 9pt" face=arial color=#444444><b>08.01.2014 18:16:00 - MK Okuru demiş ki:</b><br>Bence bu listede Project Zomboid,Dont Starve,Starbound gibi isimlerde olmalıydı</font></td></tr></table><br></center> Kesinlikle katılıyorum,ama starbound belki betada olduğu için girememiş olabilir diğerlerini bilemem bence en iyileri 1-starbound 2-papers plaese 3-outlast 4-stanley parable(bu arada 15-20 farklı senaryo gördüm spolier*en hatırımda kalan sadece kendimizi gerçekten(ölü) olarak an
<center><table bgcolor=#fbfbfb style="border:1px solid #c0c0c0" cellpadding=1 width=100% cellspacing=1><tr><td align=left><font style="font-size: 9pt" face=arial color=#444444><b>09.01.2014 00:47:00 - MK Okuru demiş ki:</b><br>Stanley Parable bir oyun değil. Bir yazar senaryosunu yazıyor ve bizde onu canlandıran karakteriz. Ama bence sıkıcı. Allahtan yapımcılar da olayı fazla uzatmamış kısa kesmişler. Ben pek sevmedim. Lakin papers, please karşısında şapka çıkarmak lazım. Tek diyeceğim bu. --- önüne iki kapı gelince sola mı gittin sağa mı? -yiğitcan</font></td></tr></table><br></center> Oynayalı epey oldu hatırlamıyoum açıkcası ama oyunun sonunda bizi oyunun nasıl yapıldığını anlatan bir müzeye yönlendiriyordu bir orayı sevdim. --- işte sorun şu ki, oyunun sonu yok. seni yönlendirdiği yere gitmek zorunda da değilsin :) bence bir daha oyna, yönlendirilen yerlere de gitme :) -yiğitcan