1/2

Battlestations: Midway

Hasan Uğur Nayır 3.06.2010 - 12:31
Pasifik cephesine farklı araçlardan, farklı bakış açısı
Platformlar PC
Battlestations: Midway
Merlin Puanı 78
Artılar Kolay kontroller, birçok aracı kontrol etmek, görevleri farklı bitirebilmek, senaryodaki kurgu değişimi, Multiplayer oldukça eğlenceli
Eksiler Senaryo kısmı kısa sürüyor, bazı program hataları, grafikler zamanının gerisinde
Simülasyon türü oynamak bana göre ciddi bir iştir. İster uçak, ister gemi, ister denizaltı vs… çeşidi ne olursa olsun bolca ayrıntı içerir. Hatta yeri geldiği zaman simülasyonda oynadığınız aracın veya içinde bulunduğunuz olayların tarihini bile araştırmak, bilmek gereklidir. Silent Hunter serisi için 2. Dünya Savaşı’daki denizaltıları iyi şekilde bilmek gerekir diye düşünüyorum. U-Boot’ların teknik bilgilerine bakmak, tarihlerini araştırmak, 2. Dünya Savaş’ında nasıl bir rolde olduklarını bilmek; kendim için zorunlu saydığım nedenlerden birkaç tanesi. Japon, Amerikan denizaltıları vs… hakkında da bilmek lazım. Konumuza geri dönersek, eğer simülasyon tarzına daha eğri bakacak olursak, daha kolay gibi gözüken simülasyon soslu Arcade tarzı diyebileceğimiz oyunlar vardır. Simülasyon kılıfı takılmıştır, ama ayrıntısı yoktur. Kolay kontrolleri, basit oyun yapısıyla birçok oyuncuya hitap ederler. Aslına bakarsak simülasyon burada bir yol ayrımında; bir tanesi ciddi olan ve derine inerken, diğeri sadece su üstündeki bir yağ tabakası gibi kalıyor. Basitliğiyle sadece simülasyonun ufak bir kısmını alıyor.

Uzun zamandır beklediğim yapımlardan biri olan Battlestations: Midway; biraz simülasyon, biraz aksiyon, arcade ve birazda strateji türünün ufak harmanlanması sayılabilir. 2. Dünya Savaşı’nın artık suyunun suyu çıkartıldığını iyice öğrendik. Stratejiler, FPS’ler, TPS’ler, simülasyonlar vs… derken illaki her sene en az iki adet 2. Dünya Savaşı oyununu, yapımcılar önümüze dayadı. Bazıları fos çıktı, bazıları güzel çıktı; ama şöyle bir gerçek var ki, artık 2. Dünya Savaşı kabak tadı vermeye başlıyor. 2. Dünya Savaşı’daki alternatif senaryolar, tarihler, ilginç olaylar filan denenmesi de ne yazık ki bir getiri yapmıyor. Şahsen artık bende bazı zamanlar bunaltılar yapmaya başladı. İşte böyle bir dertle yanarken, Battlestations: Midway konuyu 2. Dünya Savaşı olarak önüme getiriyor.

Pasifik cephesi

Battlestations: Midway, bu sefer klasik olarak karşımıza çıkan Alman düşmanlarını veya Avrupa cephesini bize sunmuyor. Bunların yerine Japonların, Amerika’ya yaptığı ünlü Pearl Harbor saldırısından başlayıp, Pasifik’in içlerine kadar ilerliyor. Her şeye bir hücum bot’un kaptanı başlıyoruz. Bir savaş gemisinin yanına doğru görev için seyir alırken, Japon uçağından atılan torpil savaş gemisine çarpıyor ve onun batmaya başlamasına neden oluyor. İşte bu ünlü Pearl Harbor saldırısının başlangıcı, bundan sonrasında ise hücum bot’taki uçak savarlarla, Japon düşman uçaklarını düşürmek.

Oyunun genel olarak yapısında; saldır, şu düşmanı yok et, bu gemiyi koru vs… gibi klasik tabanlı görevler var. Görevler yazıyla bakıldığından banel ve sıradan gelebilir. Ancak Battlestations: Midway’in önemli bir özelliği burada devreye giriyor. Çeşitli araçları kontrol etmek ve senaryosundaki kurgu, bu görevleri yaparken bizi oldukça eğlendirecek. Yapımın en büyük özelliği oyunculara, çeşitli araçları kullandırması. Denizaltından, uçağa, savaş gemisine, hücum bot’a vs… kadar birçok aracı kullanabiliyoruz. Zaten Battlestations: Midway içinde asıl bahşedilen özelliklerden biri, çok aracı kullanmaktı. Şimdi insanın aklından bu kadar çok aracı kontrol ediyoruz, zor olmaz mı? Sorusu geçebilir. Zor olmuyor, aksine araçların kullanımı son derece basit ve kolay. FPS’lerden alıştığımız W, A, S, D ve fare ortaklığı burada da devam ediyor. Ön yargılı bakıldığında “Bu aracı kontrol edemem” denilebilir. Fakat bunu hiç düşünmeyin ve aklınızdan şimdiden atın. W, A, S, D tuşları yön değiştirmek ve hızlanmak için işe yarıyor. Fareyle ise nişan alıp ateş ediyoruz. Silah değişikliği gerekirse, hemen numara tuşlarından birine basarak bunu yapabiliriz. Zaten oyunun en büyük artılarından biri kontroller. Karışık gibi düşünülen bu kısım, daha oyuna başlar başlamaz insanın alışmasını sağlıyor.

Montaj

Bir film çekildiği zaman sadece iyi senaryo, kamera açıları, oyuncuların performansı, teknik yönünün iyi olması vs… yetmez. Bir filmi asıl tamamlayan noktalardan biri, kurgudur. Eğer iyi bir derinlik ve kurgu yakalarsanız, kötü bir senaryoyu bile arada iyi yedirme bilme imkanı olur. Battlestations: Midway’in de durumu buna benzetilebilir. Senaryonun etmenine karşın, araç kullanma ve hikayedeki kurgu kısmı diye bahsetmiştim. Araçlardan pas geçip, kurgu noktasına doğru kayıyoruz.