1/3

BioShock Infinite

Burçin Aygün 22.09.2011 - 16:31
Ütopik hikayenin bir felakete dönüşü.
Yıllar önce karşıma bir oyun çıktı. Büyük reklam kampanyaları ile piyasaya çıkmış, ardından inanılmaz bir başarı göstererek hem harika eleştiriler almış, hem de oynayan kitle tarafından göklere çıkarılmıştı. Açıkçası ben de o oyunu göklere çıkaran kitleden biriydim. Bahsettiğim oyun pek tabii ki Bioshock! Andrew Ryan denen bir zengin tarafından din, dil, ırk gözetimi oladan, her türlü ahlaki ve dini kurallardan uzak bir ütopya yaratma hevesi ile yaratılan deniz dibi şehri Rapture'da geçiyordu hikaye. Senaryo ve atmosfer birbiri ile o kadar uyumluydu ki karşımızda bir şaheser duruyordu.

BioShock Infinite
Ardından bu ütopik hikayenin bir felakete dönüşünü izliyorduk. Devam oyunu ise bize korku dolu anlar yaşatan Big Daddy'lerin dünyasına sokuyor, direkt olarak bizi bir Big Daddy olarak hikayeye dahil ediyordu. İlk oyun kadar başarılı değildi belki ama Bioshock'un o karanlık ve hüzünlü dünyasını bize sonuna kadar sunuyordu. Şimdi ise karşımızda bambaşka bir dünya var, Bioshock Infinite'in dünyası!

Parlak ve Korkunç Amerikan Rüyası
Bir test olarak başlayan, askeri planların da dahil olduğu maceramız, bizi yerin dibindeki Rapture'dan alıp, göklere, uçan devasa bir kente taşıyacak. Bir yanda milliyetçi ve köklerine sonuna kadar bağlı halk ile tam karşıt görüşlerde olan iki çılgın düşman takımının arasında kalacağız, öte yandan da 20 yaşında, güzel mi güzel, Elizabeth adındaki bir kızı korumak zorunda kalacağız. Bu sefer karşımızda soğuk ve karanlık Rapture yok. Onun yerine göklerde ilerleyen, delicesine bir savaş içerisine düşmüş, masvavi bir göğün içerisindeki bir deliler kenti.