Uzun zaman sonra böyle giden gidişata dur diyen yapım ise From Software tarafından geliştirilen Demon's Souls olmuştu.

Playstation 3 için özel olarak piyasaya çıkan Demon's Souls, zorluğuyla dillere destan bir yapım olarak karşımıza çıkmıştı. Aslına bakılırsa Demon's Souls, ilk olarak King's Field isimli oyunun devamı olarak çıkacaktı ancak Sony, oyunun herhangi bir serinin devam oyunu olarak değil, yeni bir isim ile çıkış yapmasını istedi. Buna rağmen Demon's Souls, pek çok oyuncu tarafından King's Field'ın ruhani devamı olarak anılır.
Tek bir boss'u geçmek için bile 15-20 kere öldüğünüz oyun, ilk olarak Japonya için özel olarak piyasaya çıkar ve Sony, oyunun batı oyuncuları tarafından sevilmeyeceğine kanaat getirip Demon's Souls'u Avrupa'ya getirmez. Atlus firması ise Demon's Souls'taki ışığı görür ve çıkışından aylar sonra, oyunu batıya getirir ve Demon's Souls, büyük bir başarıya imza atar.
Peki neden Bloodborne'un ön incelemesinde, Demon's Souls'tan bu kadar bahsettim?
DEVAMI DİĞER SAYFADA
>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>

Hatırlarsınız, Souls serisinde, Orta Çağ temasına hakim bir dünyada ölümle yüzleşirdik. Bloodborne'da ise durum biraz farklı.
Bloodborne, Victoria döneminde yani 1837 ile 1901 yılları arasında geçmekte. Bu sebepten ötürü, oyunda sadece kılıç, mızrak, kalkan gibi Orta Çağ silahlarının yerine gelişen sanayiden ötürü, ateşli silahları da kullanabilir hale geleceğiz. Hatta öyle ki, Bloodborne'da karakterimiz tek eline kılıç alırken, öteki eline pompalı tüfek alabilecek. Tabii pompalı tüfek pek "Victoria" dönemini yansıtmıyor ancak amaç, oyunun dinamiklerini benzerlerinden farklılaştırmak. Oyunda ateşli silahlar bulunuyor diye Bloodborne'u "shooter" sınıfına koymayın çünkü bu silahlar biraz eski ve yaşlı oldukları için onlarla sürekli ateş etmemiz bir hayli zor.

Nerede kalmıştık? Evet, oyunumuz Victoria döneminde saklı dağların ardında bulunan Yharnam isimli antik bir şehirde geçmekte. Yharnam, yerel inançların önyargıyı arttırdığı bir şehir ancak yine de antik tıbbın merkezi konumunda. Bloodborne'un hikayesine şöyle bir bakacak olursak, Yharnam'da "canavar vebası" isimli insanları dehşete düşüren bir hastalık oluşur ve bu hastalık, isminden de anlaşılacağı gibi yakaladığı kişiyi lanetleyip sonsuza kadar canavara dönüştürmektedir.
İşte ana karakterimiz tam da bu sırada olaya dahil olur ve oyunun hikayesi Souls serisinden ayrılır.
DEVAMI DİĞER SAYFADA
>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>

Malum bir elin beş parmağının beşi de birbirinin aynı olmadığı gibi, oyunda bulunacak canavarlar da çeşitlilik gösterecek. Bloodborne'da kendi karakterimizi yaratabileceğiz. Oyunda bulunacak farklı sınıflardan istediğimizi seçebileceğiz, ayrıca avcınızı ve onun kaderini kontrol etmek tamamiyle bizim elimizde.

Bloodborne, hikaye anlamında Dark Souls serisinden farklı olabilir ancak oyun mekanikleri bakımında neredeyse aynı. Oyunda bulduğumuz silahların ve zırhların belli birer ağırlıkları olacak ve eğer karakterimize çok yüklenirsek, yürüyemez ya da kılıcımızı savuramaz hale geleceğiz. Dahası, Bloodborne'da bulunacak düşmanlar, bizi gafil avlayıp tek bir hamlede bile öldürebilecekler. Düşünün, oyun o kadar Dark Souls'a benziyor ki sisli kapılar bile Bloodborne'da yer almakta. Benzerliklerden bahsederken oyunun kayıt sistemine de deyineyim. Evet tıpkı Souls serisinde olduğu gibi, Blooborne'da da otomatik kayıt sistemi yok ve sadece belirli yerlerde kayıt yapabileceğiz. Tabii oyunda eskisi gibi bonfire'lar yok ancak onların yerine içlerine ruhsal kılıç saplayabileceğimiz yeni heykeller bulunmakta yani elde ettiğiniz puanları harcamak için yeriniz hazır.
DEVAMI DİĞER SAYFADA
>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>

Bloodborne ile yazabileceklerimin hepsi bu kadar. Gördüğünüz gibi Bloodborne, hikayesi dışında Souls serisine bir hayli benzemekte. Eğer siz de zoru seviyor ve karşınızdaki düşmanın sizi zorlamasını ve onu yendikten sonra havalara uçmayı istiyorsanız, Bloodborne tam sizin oyununuz. Yok hayır ben zorluğa gelemem, her düşmanımı iki vurduğumda yere sereyim, zaafını bulmadan öldürüp geçeyim diyenlerdenseniz, başka bir oyuna bakmanızda fayda var çünkü Bloodborne, sizinle taban tabana zıt bir oyun.
Yorumlar (6)
Ben bu oyunu yakın Zaman'da almayı planlıyorum ama aklıma birşey takıldı 1. Si bu oyunda harita yok gidilecek yerleri nereden bileceğiz ikincisi far cry 4 mü daha iyi yoksa bu oyuncu genel olarak İki soruyla cevaplarsanız sevinirim lütfen
Bence kesinlikle almayın.Oyunda müzik bile yok.Çok sıkıcı bir oyun.Grafikler berbat.Oynanış iğrenç.Parama yazık ettim siz etmeyin.
ahaha :D bence mario oynamalısın bu tür oyunlar büyükler için. Kusursuz bi oyun grafikleri çok iyi bazen durup etrafı seyrettiğimi hatırlıyorum. Oynanış iğrenç değil becerememiştir.
bloodborne yerine dark souls serisinin hikayesini sonlandırabilirlerdi dark souls yarıda kaldı ve ayrıca dark souls güzeldi bunun tralieri bile kasvetli geldi bana victoria zamanında geçmesi falan keşke ortaçağda devam etse :(
İnceleme bir nefeste okudum.Çok güzel bir yazı olmuş öncelikle teşekkür ederim elleriniz dert görmesin. Bloodborne ilk açıklandığından beri açıkcası çok heyecanlıyım.Oyunlar artık git gide kolaylaşıyor ve burayı geçemiyorsan şu kadar para öde ve geç gibi saçma şeylerde artık oyuna ekleniyor maalesef.Nerede o eski alnımızdan ter getiren oyunlar.Enfes hikayeler ! Umuyorum ki Bloodborne bizi o günlere tekrar götürecek.
dark souls zor olsada çok güzeldi ama şu her ölüşünüzde daha az canla başlama olayı beni oyundan soğuttu. bloodborne da böyle olmaz inşallah. oyun zor olsun ama bir yere kadar,saç baş yoldurmasın