Rubik Küpü
Cube’ü tarif ederken puzzle türünde olduğunu söylemekle başlayabiliriz. Ancak yapımı salt bulmaca türünde tanımlamaktansa, daha çok yeni jenerasyon modern puzzle’lardan olarak tanımlamak daha doğru olacaktır. Bir küpü kontrol ettiğimiz yapımda, tuzaklar ve engeller içinde büyük bir oranda, fizik kurallarına aykırı şekilde yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Tamamı ile üç boyutlu küplerden oluşan tüm bölümlerde amaç, belli bir noktadan başlayarak bitiş noktasına ulaşmak oluyor. Bu durum fizik kurallarına aykırı şekilde, küplerden oluşan platformların üzerinde yukarı-aşağı-sağa-sola-alta, anlayacağınız tüm yönlere tepe taklak da olsak gidebileceğimiz anlamına geliyor. Kısacası bitiş noktasına giden her yol, bu oyunda mübah. Platformları oluşturan farklı şekillerde yan yana gelen küpler, aynı zamanda hareket kabiliyetimizi kısıtlayıcı tuzaklar ve bombalar da içermekteler. Tuzaklar, boşluklar ya da bombalar sizi tamamı ile durdurabildiği gibi kimi zaman da hızınızı yavaşlatarak bitişe varış sürenizin uzamasına neden olmaktalar. Bu durum elbette size eksi puan olarak geri yansıyor. Zira belli bir süremiz var ve bu süreyi ne kadar iyi değerlendirirsek aldığımız puan o denli artış gösteriyor. Haliyle biz yavaşladıkça kazandığımız puan miktarı da böylece düşüyor. Bununla birlikte kimi parçalarda yön değiştirerek ya da hareket ederek tekerleğinize daha çok çomak sokuyor.
Yapımda platformlar üzerinde tamamı ile üç boyutlu şekilde hareket ettiğimizden, yönümüzü değiştirdiğimizde aynı şekilde bakış açımızı da değiştirmemiz gerekmekte. Ancak kameranın bu konuda biraz fazla hassas oluşu ve istediğimiz yöne bizden çok onun kafasına göre hareket edilmesi nedeniyle, kamera açıları da yapımda var olan tuzaklar arasında olmaya aday görülüyor. Bunun dışında bölümlerdeki renk seçimindeki dikkatsizlik nedeni ile görüş açısından kimi zorluklar yaşanabilmekte. Örneğin her tarafı pembe(!) renk olan platformlar ve arka planlar, renk uyumundan ziyade benzer tonların karmaşasını ihtiva ediyor. Bölümler ise oldukça çeşitli bir yapıda süslenmişler. Kimisini tamamlamak bir kaç dakika kadar sürerken, kimisi üzerinde oldukça uzun vakit geçirmek gerekebiliyor. Tabi ki bunun nedenleri arasında tuzaklar ve bombaların rolü oldukça büyük.
Hareketli yapılar
Müzikler bakımından ise yapımın pek bir şey vaat etmediği görülmekte. Daha çok MP3 Player’ın kulaklığını takıp oyunun sesini kapamak mümkün olabiliyor. Farklı zorluk seviyesine sahip onlarca bölüm dışında Cube ayrıca bir de bölüm tasarım editörü içeriyor. Kendi bölümlerinizi tasarlamakta yegane kriterler ise hayal gücünüz, zamanınız ve sabrınız oluyor. Bunlar dışında yapım birde multiplayer desteği veriyor. Böylece arkadaşlarınıza karşı kafa kafaya mücadeleler yapmanızda sağlanıyor. Cube genel olarak başında bir süre vakit geçirebileceğiniz, ancak fazlasının baş ağrısı gibi problemler olarak dönebileceği bir yapım olmuş. Özellikle renk seçimine dikkat edilmemesi böyle bir geri düşmeye sebep vermiş. Teknik hataları olmasına karşın, yine de puzzle severler için klasikleşmiş yapımların dışında farklı bir deneyim vaat ediyor.
Yorumlar (0)