
Dışarı atıldıkları için öfke ve gururla yanan diğer parçalar ise doğaları gereği bir araya gelerek korkunç bir yaratık halini aldılar: Ejderha Tathamet. Yedi kafasının her birinin nefes alışında bile her şeyi yiyip bitiren sonsuz bir karanlık ve ölüm olan Tathamet, Anu'nun tamamen zıttıydı. Baş İblis Tathamet, Anu'dan ayrılışının intikamını bütün varoluşa şeytani etkisini yaymaya başlayarak almakta gecikmedi. Ve böylece Anu ve Tathamet'in ebedi savaşı başladı...
Artık farklı varlıklar olsalar da, Anu ve Ejderha'nın kaderi, incinin karanlık rahminde birbirine bağlanmıştı. Birbirlerinin dengi olan Elmas Savaşçı ve Yedi Başlı Ejderha sayısız ömür boyunca karanlık ve aydınlık adına savaşlarını sürdürdüler. Biri diğerine üstünlük sağlayamadan geçen binlerce yıllık savaşın sonunda iki düşmanın enerjileri tükenmeye başladı ve kalan son güçleriyle birbirlerine indirdikleri darbe, iki tanrısal varlığın da sonu oldu. Akıl sır ermeyecek bir öfkenin ürünü olan o son darbeler, ortaya muazzam bir enerji çıkarttı ve bu enerjiden bizim bildiğimiz anlamda evren doğmuş oldu.

Gökyüzündeki bütün yıldızlar ve onu kaplayan karanlık, dokunduğumuz, hissettiğimiz ve bildiğimiz her şey, bilmediğimiz tüm sırlar Anu ve Ejderha Tathamet'in ölümüyle oluştu. Bu vahşi enerjinin tam toplandığı noktada, sürekli değişen ve gelişen Pandemonium böylece varoldu. Pandemonium'un kaotik merkezinde ise "Yaratılışın Kalbi", eşi benzeri olmayan mücevher Anu'nun Gözü -yani Dünyataşı bulunuyordu. Dünyataşı bütün mekanların, bütün zamanların, geniş olasılıkların ve evrenin gizli tuttuğu bütün sürprizlerin yapıtaşıydı.
Nasıl ki Cennet soğuyarak yukarıdaki yerini aldıysa, Pandemonium'un derinliklerinde, çok aşağılarda Tathamet'in kararmış, içten içe tüten kabuğundan daha da aşağı doğru inen karanlık bir cehennem oluşmaktaydı.Ejderhanın kopmuş yedi kafasından yedi güçlü iblis türedi -en güçlü üç tanesi Baş İblisler olarak anılırken, diğer dördü ise bitmek bilmeyen bir hiyerarşi savaşsına giriştiler.

Ve böylece bildiğimiz her şey başlamış oldu... Zamanla Cehennemin Efendileri ve Cennetin Melekleri karşılaştı ve Ebedi Savaş olarak bilinen, Anu ve Tathamet'in çekişmesinin soluk bir yankısı Pandemonium üzerinde patlak verdi. "Uzun Gölgelerin Kitabı"nda yazana göre Ebedi Savaş sayısız varoluş düzleminde, sayısız can alarak her daim devam edecektir. Ta ki şu an için melekler ve iblisler için bile büyük bir gizem olan bazı gerçekler ortaya çıkana dek...
Kaynak: Lam Esen'in Kara Kitabı ve Deckard Cain'in yazıtları
Yorumlar (6)
herkes bu oyunu oynamasın o ayrıcalık bize kalsın..
ne boş adamlarsınız diabloya kötü diyip wolfteam oynarsınız adamların yapmak istediğini anlayan yok.
bende oynardım bir zamanlar lakin bundan tam 41 gün önce dark souls la tanışıncaya kadar,sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı...
<center><table bgcolor=#fbfbfb style="border:1px solid #c0c0c0" cellpadding=1 width=100% cellspacing=1><tr><td align=left><font style="font-size: 9pt" face=arial color=#444444><b>08.05.2014 20:58:00 - MK Okuru demiş ki:</b><br>Hayranıyım oyunun ya. Can Abi Çok İyisin. D3 ü alcam gelcem sizin community ye gelicem Facebook daki Fevzi Gündoğan Biliyosun Da Biraz Böyle Hazirana Doğru Alıcam Yer Olur Demi. Burda Sormamın Nedeni Orda Görememen.</font></td></tr></table><br></center> Yer olur tabi, herhangi bir yer sınırı yok zaten Community'lerde. :)
Hayır oyunda oluşturamadıkları atmosferi sonradan yazılan şunun tarihçesi bunun külliyatıyla mı oluşturmaya çalışıyorlar? Diablo oynayanlarda ejderha mejderha derken havada duran can kürelerini kovalasınlar daha. not: ek paketi almadım, almayacağım, orijinaline de verdiğim para haram olsun.
şu blizzard'a ısınamadım gitti arkadaş neden bende bilmiyorum :S