Sen başla. Yok yok sen başla...
Domination açılır açılmaz, tıpkı Command&Conquer Generals gibi hareketli bir menüye sahip. Çünkü arka planda, oyunun içerisinden alınmış savaş sahneleri gösteriliyor. Güzel bir ayrıntı olmasına karşın, düşük sistemli kullanıcılar için biraz azap çektirebilir. Single Player’a tkladığınızda karşımıza sırasıyla; antenman, senaryo, dünya savaşı, kariyer, ani saldırı ve hikaye modu çıkıyor. Oldukça fazla seçeneğe sahip olduğumuz oyunun, mod’larını kısaca ve sırayla tanıyalım.
Seç seçebilirsen
Traning bölümü artık her oyuncunun aşikar olduğu, alışma ve antrenman bölümü olarak belirtilebilir. Ancak Domanation, içerisinde çok fazla ayrıntı barındırmadığı için, burayı atlayarak ta oyuna başlayabilirsiniz.
Scenarios’a geldiğimizde ise karşımıza birbirinden zorlu görevler geliyor. Her birinin farklı senaryosu olduğu gibi ortalama olarak ne kadar sürebileceği de belirtilmiş. Ayrıca burada ırk seçmemiz de söz konusu değil. Senaryoya göre hangi birlikle oynamamız gerekiyorsa onunla oynuyoruz. Yeni başlayanları biraz zorlayabileceğini düşündüğüm bu kısım, oyuna alıştıktan sonra ki hedefiniz olsun.
Gelelim World War’a. Senaryoya nazaran daha az harita olan bu seçenekte, isterseniz hangi kuvveti seçeceğinize karar verebiliyorsunuz. Zorluk seviyelerinin olduğu yelpazenin de geniş tutulduğu bu bölümün başında, birimlerinizin konumunu ayarlayabiliyorsunuz
Career, oyunun bir bakıma hikaye bölümü de sayılabilir. Çünkü burada seçtiğiniz ırk ile sıralı bölümler oynamaya başlıyosunuz. Eğer zorluk seviyesini düşükte tutarsanız, kariyer ile oyuna kısa sürede alışabilirsiniz.
Assault’ta ise 4 adet bölüm mevcut. Bunlardan herhangi birini seçip, oyuna başlıyoruz. Karşımıza gelen ekranda, Resource puanlarımız var. Haritada işaretlenmiş yerlere, sol tarafta açılan bar’dan dilediğimiz birimi koyuyoruz. Ancak haritaya eklediğimiz her birim, bizim kaynaklarımızı(Resource) azaltıyor. Bu yüzden etkili ve stratejik bir yerleşim yapmalısınız.
Campaigns’e geldiğimizde, hangi tarafta oynamak istediğimizi seçip, bölüme başlıyoruz. Burada birimlerinizi haritaya dilediğiniz gibi yerleştiremiyorsunuz. Aksine önceden planlanan yerlerinde başlıyorlar. Bu bölümde tıpkı kariyer gibi sıralı görevler halinde ilerliyor. Ancak buradaki önemli noktaların başında generaliniz var! Görevlerinizi tamamlarken onun ölmemesine özen göstermelisiniz...
Domination’da 2 adet ırk mevcut. Bunlar Free Nation Union ile Phantom League. Her birinin kendine özgü silahları var. 20 adet tek kişilik görevde bu silahları olabildiğince stratejik kullanmak zorundayız. Çünkü düşmanın yapay zekası fena görünmediği gibi, bazen sizi kıstırabiliyor. Bu gibi durumlarda ince eleyip sık dokumak gerek. Birimlerin üzerlerinde beliren noktalar, aslında güç barı. Onlara özellikle dikkat etmelisiniz çünkü sizin birimlerinizin ateş güçleri de belirtilmiş. Düşman tankının güç barı 4’se ve sizin ateş güçünüz 4’ten küçükse, sonraki tur kesinlikle vurulacağınızdan emin olun. Bu sebebten ya kaçmalı ya da çevre de birimleriniz varsa minimum ateş ile maksimum düşmanı yok etmelisiniz.
Satranç oynuyormuşçasına
Oyunumuz sıra tabanlı olduğu üzere, sanki bir satranç maçı oynuyormuşcasına hamle yapmalısınız. Elinizdeki birimlerin ateş güçü ve menzili belirtilmiş. Geriye kalan sizin elinizdeki gücü nasıl kullanacağınızla alakalı. Her tur birimlerinizin 1 adet ateş hakkı oluyor ama çift silahlı olanlar hariç. Ayrıca ateş eden birim, yerinden oynatılamıyor. Bu yüzden hamlenizi yaparken düşman birimlerinin yerini iyi kontrol edin. Buna ek olarak bir de “tur” sayısı var. Çoğu bölümde açık olan tur sayısını hesaba katarak, görevlerinizi tamamlamalısınız.
Grafiklere gelince Domination, 3 boyutlu olmasına karşın başarısız gözüküyor. Çağın gerisinde kalan çizimler, ayrıntısız tasarımlar ve basit patlama efektleri, oyunun görsel bakımdan puanını oldukça kırıyor. Buna karşın kamera sistemi oldukça opsiyonel şekilde hareket ediyor. Tabii ünitelere yaklaştıkça daha basit görünüyorlar. Açıkçası basitten daha çok yapay bir görüntü hakim oyuna. Sanki yapımcılar bilerek, Domination’ı bu şekile taşımışlar.
Sesler de oldukça başarısız. Patlamalar olsun, birimlerin hareket ederken çıkardıkları sesler olsun gerçekçilikten çok uzak. Öyleki çoğu birim hareket halindeyken zincir sesi çıkartıyor. Patlamalar ise kulağa çok boğuk geliyor. Daha sert ve kulağı rahatsız edecek bir efekt yaratılmalıydı. Bütün bunlara karşın müzikler başarılı sayılabilir. Yalnız oyun ile bütünleşemediklerini düşünüyorum. Tamamen Domination’dan bağımsız olarak dinlendiklerinde hoşunuza gidebilir ancak oyunun atmosferine katkı yapmadıkları da bir gerçek.
Oyunun sistem gereksinimlerine göz atacak olursak, en az P3 750 MHz işlemciye ihtiyacınız var. Ancak önerilen sistem P4 1.5’ten aşağı değil. 256 MB RAM, bu oyun için yeterli olacaktır fakat daha hızlı bir oynanış ve daha kısa yükleme süreleri için 512 MB RAM ilk tercihiniz olsun. Domination’ın zayıf grafik kalitesi dolayısıyla 32 MB’lık bir ekran kartı yeterli görünmüş. Gerçekten de daha iyisine pek ihtiyacınız yok.
Genel olarak bakıldığında Domination, teknik yönden zayıf bir oyun gibi gözüküyor. Ancak sıra tabanlı strateji oyunlarını sevenler için bir kaç gün boyunca keyifle oynanabilir. Yine de akibeti bir süre sonra uninstall olacaktır. Eğer türün müdavimi değilseniz, tercihinizi daha başarılı bir oyundan yana kullanmanızı tavsiye ederim. Oyuna dalıp gerçek hayatı unutmayın...
Yorumlar (4)
nasıl indircez
sira tabanli stratejiler bence real timelerden daha zor we zewkli... tool un dedigi gibi satranç tarzi... ama civilization un üstüne tanimam...
bu oyun massive assault oyununun devemı sanırım... oyundan pek iyi grafikler yok ama ilk oyun adeta bi satranç oyununa benziyordu... strateji sevenlere değişik bi türle tanışma fırsatı... birim üret-saldır-savun... ama herkeze göre değil!
Güzele benziyor.