Resim 1: Burada, Merlin’in Kazanı ofisinin ilk halini görüyorsunuz. Dikkat ettiyseniz gayet karizmatik. Gerçi Mine’nin ev kadını moduna girip yere serdiği zebra desenli kilimden sonra bi miktar karizma kaybetti ama olsun.. İki bilgisayar da Murat’ın. Aslında ofisteki her şey Murat’ın, biz arada sırada gidip dokunabiliyoruz sadece. Soldaki LCD monitör 1700 dolar. Yaslanmak suretiyle yamulttuğum için kaç para olduğunu gayet net biliyorum. Hatta artık Mine de biliyor (Murat kafasına tavayı yememek için monitörün fiyatının 250 dolar olduğunu söölemişti de). Resimde ayrıca teste katılacak ürünleri de görüyorsunuz. Dikkatli bakın, bu son görüşünüz olacak.
Resim 2: Bu da testte kullanacağımız malzemeler. Gördüğünüz gibi laboratuar koşullarında, sıhhi, hijyenik.. Gerçi törpünün üzerinde hala Berk’in kanı var, tam kurumamış. Bu da testin sıhhatini etkiliyor tabii ama olsun. Üstteki ayakkabı benim. (Hala geri alabilmiş değilim.)
Resim 3: Test başladı. İlk katılımcımız Maykrosoft Saydvindır Viyıl. Fors Fidbek falan da var. Güzel alet yani. Daha doğrusu güzeldi. Görülebiliyor mu bilmiyorum ama Murat yarışta sonuncu sırada. Yaklaşık yarım saatten beri öyle zaten. Hatta resim de Murat duvara bindirmeden az önce çekildi. Hayret yani, her seferinde aynı duvara çarpmayı başardı. Duvara dayalı tabela 650 milyon. Önceden üstünde “Hıdır Usta Kebap Salonu” yazıyordu, Hıdır Usta maviye boyayıp 650 milyona kakaladı. Mine tabelanın fiyatının 25 milyon olduğunu zannediyor. Haa bu arada direksiyonu tutan şey de Murat. Neyse ki yüzü çıkmamış.
Resim 4: Bu seferki katılımcımız Kreativ Geymped. Yine gayet sağlam bir alet. Tabii kullanan kişinin Murat olmadığını varsaydığımızda. Kreativ yetkililerine ürün kutularının üzerine “5 yaşından küçük çocuklar ve Murat lütfen eline almasın” uyarısını yazmalarını teklif ediyorum, yoksa eline geçeni parçalıyor bu. Oynanan oyun Strit Faytır. Murat yine yeniliyor. Hile yapmasına rağmen. Az önce üst kattaki komşunun 7.5 yaşındaki oğluna yenildi. Dikkatli okurlarımız çocuğun kalıntılarının Murat’ın tişörtü üzerinde durduğunu görebilirler. Sevimli de bir veletti, yazık
Resim 5: Evet.. Yavaş yavaş testimizin sonuna geliyoruz. Murat’ın tuttuğu şey coystik. Maykrosoft firmasından. Gördünüz gibi tutmasını bile beceremiyor. Ekrandaki görüntü uçağın yere çakılmasından hemen önce alınmıştır. İşin ilginci, henüz havalanmamıştı.
Resim 6: Her ne kadar coystikin bir ürün olduğunu, işkenceyle düzeltilebilecek bir zihniyete sahip olmadığını anlatmaya çalışsak da başaramadık. “Daha havalanmadan nası düşürür beni lan?” diyerek çakmak tutma suretiyle coystikin direncini kırmaya çalıştı. En iyisi biz buna “stres testi” falan diyelim de rezil olmayalım. Dayanıklılığını şeydiyor yani, yoksa psikopatlık ne haddine.. İşin ilginci Maykrosoft tüm bu ürünleri test bittiğinde geri istiyor. Bakalım bu sefer suçu hangi şanslı yazarımızın üstüne atacak..
Resim 7: Aha kırdı. Ben gördüm komserim, çat deyü kırdı. Delil olarak kullanılır di mi bu fotoğraf? Murat, coystikin direnci yok. Tamamen senin beceriksiz.. Neyse elinde çekiç varken fazla ısrar etmiyim. Durumu kurtarıcak bişeyler yazmak lazım, eöö, bu resimde de coystikin iç yapısını bütün çıplaklığıyla görüyorsunuz sayın okurlar. Açtık baktık. Fazla yaklaşmayın yanız, herifin çekici nereye savurduğu belli değil. Aha Paşa da gitti. (Paşa ofisimizin abazan ve de nevrotik kedisidir, yani kedisiydi.)
Resim 8: Anneeaa, bittiii! Coystikin son hali. Emniyet Teşkilatı arşivlerine geçmesi için, ibret olsun açısından utançla sunuyorum. Coystik bu hale gelene kadar üç vazo, dört pencere, yedi bardak, 38 adet yazar ve bir adet de kedi telef oldu. Bu arada yanılıyormuşum. Coystiklerin bile direnci varmış. Son anda dile gelip “abi yapma çoluğum çocuğum var” dedi ve son bir çekiç darbesiyle sonsuza dek sustu.. Merlin’in Kazanı iftiharla sunar. Bi dahaki sefere, bizzat Berk’e otopsi yapıyoruz, bekleriz..
Yorumlar (0)