1/3

EA'de bir Türk: Giray Özil

Mahmut Saral 3.06.2010 - 12:31
EA Los Angeles'tan Giray Özil ile konuştuk!
Dünyanın en önemli oyun firmalarından Electronic Arts’ın Los Angeles stüdyosunun önemli isimlerinden Giray Özil, yoğun çalışma temposuna rağmen bizi kırmadı ve çok değerli zamanından bir dilimi bizler için ayırdı.

Merlin’in Kazanı (MK): Öncelikle zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Giray Özil kimdir? Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Giray Özil: 1984 Eskişehir doğumluyum. İlk ve ortaokulu Bursa’da okuduktan sonra İstanbul Fen Lisesi’ne gittim. Ardından Sabancı Üniversitesi’nde Bilgisayar Bilimi ve Mühendisliği okudum ve ABD’de Carnegie Mellon Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptım. Yaklaşık bir buçuk yıldır Electronic Arts’ın Los Angeles stüdyosunda programcı olarak çalışıyorum.

MK: EA ile nasıl tanıştınız?

Giray Özil: EA ile bir oyuncu olarak nasıl tanıştığımı soruyorsanız, FIFA 96 zamanları diyebilirim. O zamanlar için inanılmaz grafik kalitesine ve gerçekçiliğe sahip spor oyunları yapıyorlardı. Oyun yapımcısı olmayı da ilk kez o zamanlar istedim sanırım.

EA’de çalışmaya başlamam ise Amerika’da master yaptığım sırada oldu. İlk senemin sonunda EA okuduğum okula stajyer alımları için gelmişti. Uzun bir mülakat sürecinden sonra stajyer olarak işe başladım ve on haftanın sonunda tam zamanlı iş teklifi aldım.

EA'de bir Türk: Giray Özil
MK: Ekipteki göreviniz nedir? Şimdiye kadar hangi projelerde yer aldınız?

Giray Özil: Çoğunlukla grafik programlama yapıyorum. Yani, oyundaki özel efektlerin, ışıklandırmanın, gölgelerin altyapısını hazırlıyorum. Bunun yanında oyunun optimizasyonu, stabilitesi gibi noktalar üzerinde de çalışıyorum. Medal of Honor: Airborne’da ve onun yamalarının üzerinde çalıştım. Ardından kısa bir sure Command & Conquer: Tiberium ekibindeydim. Şu an "Çok gizli" bir projedeyim.

MK: Sanırım en son Medal of Honor: Airborne'da (MOH) çalıştınız. MOH serisi hakkında neler düşünüyorsunuz?

Giray Özil: MOH, bence FPS tarihinin en önemli serilerinden biri. FPS tarzına sinematik bir yaklaşım getiren ilk oyunlardan. Allied Assault hala binlerce kişi tarafından zevkle multiplayer olarak oynanan bir oyun. Daha EA ile alakam yokken bile Medal of Honor’ı Call of Duty serisinden daha çok severek oynardım. Ama ilk birkaç oyundan sonra yanlış yollara sapıldığını kabul ediyorum. Üst üste birkaç kez vasat oyunlar çıkardığınızda serinin prestijini etkiliyor ister istemez, bu üzücü benim için. Airborne’nun ise iyi bir deneme olduğunu düşünüyorum. Orijinal bir fikirle yola çıkılmıştı, ama çoğunlukla teknik problemler yüzünden istediğimiz "İnce ayarı" yapma şansı bulamadık. Sonuçta bence yine de ortalamanın üstü bir oyun ortaya çıktı, ama COD4 veya Bioshock kadar iyi "Cilalanmış" bir oyun olmadığı elbette çok açık.