The Elder Scrolls 6, yıllardır süren sessizliğin ardından RPG dünyasının en büyük beklentilerinden biri olmaya devam ederken, türün geldiği nokta oyunun işini eskisinden çok daha zor hale getiriyor. Bir dönemin standartlarını belirleyen Bethesda formülü, bugün aynı etkiyi yaratmak için yeterli görülmüyor ve oyuncular artık yalnızca geniş haritalar ya da özgürlük hissi değil, çok daha derin, yaşayan ve güçlü dünyalar bekliyor.
RPG Türünde Çıta Artık Çok Daha Yüksek
Son on yılda çıkan büyük RPG’ler, türün sınırlarını ciddi şekilde ileri taşıdı. Hikâye anlatımı, karakter derinliği, animasyon kalitesi ve dünyaların canlılığı artık oyuncular için vazgeçilmez hâle geldi. Bu da Bethesda için yeni oyunda “eskisi gibi” bir yaklaşımın yeterli olmayacağı anlamına geliyor. Skyrim döneminde kabul gören teknik pürüzler ve yüzeysel anlatım, bugün aynı hoşgörüyle karşılanmayabilir.

Bethesda’nın geçmişteki oyunları keşif hissi ve özgürlük sunmasıyla öne çıkıyordu, ancak bu güçlü yönler artık tek başına yeterli değil. Oyuncular, NPC’lerin gerçekten yaşıyormuş gibi hissettirdiği, tepkilerin mekanik değil doğal olduğu dünyalar istiyor. Donuk bakışlar, sınırlı animasyonlar ve zayıf duygusal aktarım, modern RPG’lerin yanında Elder Scrolls 6’yı geri planda bırakma riski taşıyor.
Ayrıca oyuncular, görevden göreve koşmak yerine dünyada “yaşamayı” da önemsiyor. Yan aktiviteler, küçük ama anlamlı uğraşlar ve karakterle bağ kurmayı sağlayan sistemler artık RPG deneyiminin önemli bir parçası. Rakip yapımlar bu alanlarda çıtayı yükseltmişken, Elder Scrolls 6’nın bu beklentilere yanıt vermesi şart hâline gelmiş durumda.
Bethesda’nın hâlâ çok güçlü bir kozunun olduğu da inkâr edilemez. Serinin köklü evreni, derin lore yapısı ve keşfe dayalı oynanışı büyük bir potansiyel sunuyor. Ancak bu potansiyelin karşılığını verebilmesi için anlatım, karakter yazımı ve teknik sunum konusunda ciddi bir yenilenme gerekiyor. Aksi hâlde Elder Scrolls 6, kendi mirasının gölgesinde kalarak RPG rekabetinde zorlanan bir oyun olarak anılabilir.

Yorumlar (6)
Sandbox yaklaşımından, dünya simülasyonu olmasindan bahseden arkadaşlara katiliyorum. Benim içinde henüz bu seviyede bir oyun zaten açığa çıkmadi. Dostlar Witcher da hırsızlık yapamıyorsunuz mesela, ya da Cyberpunk 2077 de Wabbajack misali bir antigravity silahı yok. Karakter sınırından ötürü bu kad
Kaç kere daha remake i yapılacak ben skyrimi 20 defa bitirdim istemiyorum artık remake filan yeni oyun yapsınlar
Şahsen, tasarım felsefesi açısından bugün bile hiçbir RYO'nun The Elder Scrolls V: Skyrim'in üzerine çıkabildiğini düşünmüyorum. TES serisi; Tolkien-vari derinlikteki külliyatını, yaşayan bir dünya simülasyonu ve sandbox oyunlara özgü bir etkileşim özgürlüğüyle birleştirebildiği için kendi türünde rakipsiz bir seri. Günümüzde oyuncuların yeni oyundan beklentilerinin 'daha iyi grafikler, kusursuz animasyonlar ve sinematik sunum' odaklı olması bu nedenle endişe verici. Zira teknik bir zorunluluk olarak; sunumun kalitesini artırmak, genellikle daha statik, daha az etkileşime girilen ve sistemlerin kısıtlandığı bir dünya yaratmayı gerektiriyor. Bethesda'nın bu noktada 'çoğunluğun isteği' doğrultusunda sunuma odaklanıp, TES’i TES yapan o yaşayan dünya kimliğinden taviz vermesi bence çok büyük bir kayıp olur. Benim yeni oyundan beklentim; önceki oyunlarda olduğu gibi her karakterin bir isminin, ailesinin ve günlük yaşam döngüsünün olduğu o yaşayan atmosferin derinleştirilmesi, haritada karşılaşılan rastgele olayların çeşitlendirilmesi, önceki oyunlarda olduğu gibi her nesneyle etkileşime girebildiğimiz ve her kapıdan içeri girilebildiğimiz, bize istediğimiz özgürlüğü tanıyan bir yapıya sahip olması. Bunun yanında birkaçı iyi yazılmış ve keşif hissiyatı ile temellendirilmiş yüzlerce quest ve mümkünse büyük eventlerin sonucununu oyunun daha iyi hissettirebilmesi. Bunları başarabilirse ve bu konularda skyrim'in üstüne koyabilirse benim için yeterli. Öyle mükemmel animasyonlara, film gibi sinematiklere vs sahip olmasına gerek yok. Oyun oynuyoruz sonuçta, film izlemiyoruz.
Anlıyorum, sistem gereksinimlerini belirli bir seviyede tutmak istiyorsun, yoksa neden yaşayan dünya isteyip animasyonlara özenmelerini istemeyesin. Elder Scrolls konusunda diğer arkadaşlar da benzer bahaneler uydurmuş, sizleri destekliyorum. Yeter ki Fable istemediğiniz gibi olsun bizde eğlenelim.
Niye bahane sıralayayım Bethesda amcamın şirketi mi :D Mesele işlemci gücünün (CPU) nereye harcandığı. Bir oyunda her karakterin fizik tabanlı olması, bir günlük döngüsünün olması ve dünyanın senin kararlarına dinamik tepki vermesi, ekran kartından ziyade işlemciyi zorlar. Hem her madde ile etkileşime geçebileyim, hem npclerin her birinini döngüsü olsun hem devasa şehirler olsun, yüzlere npc olsun diyorsan şu an piyasadaki mevcut hiçbir bilgisayar kaldıramaz bu durumu öyle bir işlemci yok piyasada çünkü. Animasyon konusuna gelirsek animasyon kalitesi arttıkça genellikle karakterin durması, dönmesi veya bir eşyayı alması için önce o animasyonun oynaması gerekir. Bu da ne kadar gerçekçi animasyonları varsa bir oyun o kadar yavaşlar demek (bkz: rdr2). Bunu yaparken, sistemin doğaçlama etkileşimlere izin verme kapasitesini de daraltır. Bu hem oyunun özgürlüğünü hem de immersion etkisini baltalar ister istemez. Ayrıca modlanma açısından sinematik animasyonlar ve "scripted" yapılar çok sorun çıkartıyor. Mesela rdr2 vs geçtim wicther 3'te bile yeni bir görev zinciri eklemeyezsin modla.(eklersen animasyonları sinematikleri vs düzgün olmaz.) ama insanlar fallout4, skyrim vs için dlc ayarında modlar yapabiliyorlar bu basitlik sayesinde. Fable hakkında bir bilgim yok ama oynanışından gördüğüm şey çok iyi animasyonlar ve sinematikler. Oysa ben oynanışın daha önemli olduğunu bunun daha önemsiz olduğunu savunuyorum.
Oyun tarihinin başından beri bütün oyunlar birbirlerine bakarak gelişip üzerine koyup daha da iyi hale geliyorlar. Piyasada daha modern daha fazla dopamin salgılatan oyunlar varken neden Tes'in yüzüne bakayım? Örneğin Tüm Rpg'ler Dodge ve Parry mekanikile Souls oynanışına evriliyor çünkü çok zevkli.