Emrah Elmaslı kimdir? Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
İzmir – Karşıyakalıyım. Üniversite dahil, hayatımın büyük bir bölümü bu güzel şehirde geçti.Lisede istemeden de olsa Fen-Matematik ile cebelleştikten sonra ani bir u dönüşü ile Güzel Sanatlar okumaya karar verdim (iyi ki de yapmışım). Aynı şehirdeki Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinin grafik tasarım bölümünü kazandım ve çizime olan ilgim burada daha da arttı.
Dört sene sonra başarı ile mezun olup, hemen ardından İstanbul’a taşındım ve bir senemi çeşitli reklam ajanslarında; storyboard, konseptboard ve illüstrasyonlar yaparak geçirdim. Sabahları uyuyup, geceleri çalışmaktan vampire döndüğüm günlerin birinde, İngiltere’deki küçük bir oyun stüdyosundan teklif geldi ve her şeyi toplayıp İngiltere’ye geldim. O gün bugündür buradayım. Şuan da Microsoft Lionhead Studios’da Konsept Tasarımcı olarak çalışıyorum.
Çizim yapmaya nasıl başladınız?
Aslında bu soruyu “çizim yaparak para kazanmaya nasıl başladınız?” diye değiştirmek daha mantıklı olur. Çünkü herkes çocukken bir şekilde çizer. Sizin de önünüze boya ve kağıt koymuşlardır kesin. Ben sadece biraz daha çok çizmişim. İlkokulda arkadaşlarımın resim ödevlerini yapmışım, tahtaya çizilecek şemaları çizmişim vs… İnsanın içinde varsa bir şekilde çıkıyor demek ki.
Direkt sınavlara girip kazandım ve hayatımda yeni bir sayfa açılmış oldu. Şans eseri doğru insanlarla tanışıp, süper yetenekli arkadaşlar edindim ve bu yaratıcı ortam, beni daha da hırslandırdı. Üniversite 2. Sınıfta, Heavy Metal dergisini karıştırırken “Justin Sweet”in çalışmalarını gördüm. İşte o anda sanırım ne yapacağıma karar vermiştim. Konsept Tasarım’ı da hemen akabinde keşfettim zaten. Bundan sonrası, devamlı araştırma ve burnumdan kan gelene kadar çizmekle geçti. Ufak tefek işler almam pek uzun sürmedi. Üniversite 3. Sınıfta çizerek para kazanmaya başlamıştım. Ardından ne olduğunu anlamadan kendimi bu işin içinde buldum ve hayat beni İngiltere’ye kadar sürükledi. Bakalım daha neler olacak?
İngiltere yolculuğu nasıl gerçekleşti?
Üniversite son sınıfa doğru yurt dışına gitme fikri kafamda iyice şekillenmeye başlamıştı. Çalışmalarımı sergilediğim bir portfolyo sitesi kurmuştum ve sitemin linkini vererek, gördüğüm tüm konsept tasarımcı işlerine başvuruyordum. Girebileceğimden falan değil, öyle bilinçsizce, ya tutarsa mantığıyla… Sanırım bu şekilde 2 sene kadar uğraştım. Bu arada yurt dışındaki bazı firmalarla evden freelance (bağımsız) olarak çalışıyordum zaten. Ayrıca Internet’te bayağı aktiftim, birçok yabancı forumda işlerimi yayınlıyordum ve çeşitli yarışmalara katılıyordum.
Bu tarz “kişisel reklamlar” oldukça önemli. Yurt dışında tanınmanızı ve insanların işlerinizi görmesini sağlıyor. İşte bu şekilde cv’mi geliştirerek firmalara başvurmaya devam ediyordum. 2006 yılının Ağustos ayında, tam bir sen öncesinde başvurduğum İngiltere’deki “Digi-Guys” adlı oyun stüdyosundan cevap geldi. Bu pozisyonla hâlâ ilgilenip – ilgilenmediğimi sordular. Ben de direkt kabul ettim tabii ki. 4-5 ay sonra İngiltere’deydim. Bu stüdyoda 6 ay kadar çalıştıktan sonra Lionhead’den teklif geldi. Çok fazla düşünmeden transfer oldum. O günden beri buradayım.
Bugüne kadar hangi projelerde yer aldınız?
Tam zamanlı olarak yer aldığım projeler arasında; Digi-Guys’dayken çalıştığım “War Devil”, ardından da Lionhead’de Fable 2, şu an halen geliştirilmekte olan ve Natal teknolojisini kullanan “Milo” ve şu an üzerinde çalıştığım Fable 3’ü sayabilirim.
Bir tasarım yapmaya karar verdiğinizde, Öncelikle ne yaparsınız?
Öncelikle yaptığım, ön hazırlık ve araştırmadır. Hazırlayacağım tasarım için herhangi bir referans gerekiyorsa, elimin altında olan kitaplardan veya Internet’ten araştırmalar yaparım. Ardından topladığım referanslardan da aldığım destekle kâğıt üzerinde küçük eksizler yaparım. Bunlar genelde 5 – 6 Cm genişliğindeki tamamen lekesel ya da kısmen çizgisel siluet çalışmalarıdır.
Kullandığınız araç ve ekipmanlar neler?
Temel malzemelerim tabii ki de kâğıt ve kalemdir. İşimin gereği çoğunlukla bilgisayar üzerine çalıştığım için PC ya da Mac, bir tarayıcı, dijital olarak çizim ve boyama yapmak için A4 ya da A3 boyutlarında dijital tablet (ben Wacom marka tabletleri tercih ediyorum) ve de Adobe Photoshop ile Corel Painter yazılımları… Bunların dışında genelde başka bir araca ihtiyaç duymuyorum.
Bir çalışmanızda, Orc ve Sultan temalarını birleştirerek yepyeni bir karakter oluşturmuşsunuz (sitenizde gördüm). Bu fikir nasıl oluştu ve bu tarz çalışmalar, size göre kullanıcılarda nasıl bir etki bırakır? Zira alışılmış görüntülerin farklılaştırılması veya birleştirilmesi ilginç olsa gerek.
Evet, bahsettiğiniz karakter aslında kişisel çalışmam. Genel olarak kişisel işlerime bakarsanız, Osmanlı kültüründen oldukça etkilendiğimi görebilirsiniz. Bu çalışmada da denediğim, çok bilinen fantastik bir karakteri alıp, onu Osmanlı ile harmanlamaktı.
Orc yerine başka karakter de kullanabilirdim, çok da önemli değil. Önemli olan, denemek ve sonucunda belki de daha önce yapılmamış bir şeyi ortaya çıkarmak. Konsept tasarımın amacı da bu zaten… Sanırım bu tarz harmanları seviyorum ve çoğu yerde kullanmaya çalışıyorum. Eğer bu tip karakter, bir oyunda olsaydı, yabancı kullanıcıya ilginç gelebilirdi, fakat bir Türk kıllanıcıyı eminim ki sevindirirdi :)
Şu an hangi proje üzerinde çalışıyorsunuz?
Şu anda Fable 3 üzerinde çalışıyorum. Mekân ve karakter konseptleri yapıyorum. Şimdiye kadar ki en sağlam Fable olacak gibi gözüküyor. Bir sorun olmadığı takdirde Xbox 360 sahibi şanslı kişiler, bu oyunu 2010 sonunda oynayabilecekler.
Konsept tasarım, bir oyunun görselleştirilmesindeki ilk aşamadır. Bu yüzden büyük önem taşır. Herkesi aynı görsel zemin üzerinde topladığı gibi, heyecanlandırıcı etkiye de sahiptir. Yani konsept tasarımcısından, yapımdaki mekânı resmetmesi istendiğinde ortaya çıkacak görsel, oyunun son halini temsil ettiği için daha projenin başında olan ekip üzerinde güzel bir etki bırakır. Diğer yandan da tabii ki 3 boyutlu modellemeler yapan “modelcilere” referans olurlar. Mesela karakter tasarımı sonuçlandığında, önde olduğu gibi yandan ve arkadan da görüntüleri çizilir (Model Sheet). Böylece modelleme yapacak olan sanatçının elinin altında çok iyi bir referans olur.
Genellikle konsept tasarımdan, oyun dünyasına aktarım bu şekilde olur. Konsept çizimin, modelciye sunacağı en temel şeyler de; siluet, form, renk ve materyaldir. Tüm bunların sonucunda sanatçı, tasarımı oyuna en doğru şekilde aktarır.
Oyunlarda çok beğendiğiniz bölüm veya karakter tasarımları var mı? Varsa, hangileri?
Fallout serisini çok severim, ama Bethesda’nın yaptığı son versiyonu değil. Black Isle’ın yağtığı ilk iki oyunun hastasıyım diyebilirim. Hem hikâye, hem de karakterler bence çok orijinal. Küçükken saatlerce oynadığımı hatırlarım. Özellikle ana “Dweller” karakteri çok iyi. İlk yapımdaki “Reno” şehrini, sanırım en sevdiğim bölümler arasında gösterebilirim. Bunun dışında yeni ürünlerden “Dead Space’deki” ana karakterin tasarımın çok hoşuma gidiyor.
Çalıştığım sektör, ne yazık ki biraz nankör. Yaptığımız işleri çok hızlı ürettiğimiz için aynı hızda tüketiliyor. Yani yağlı boya bir resim ile aynı değerde değil ne yazık ki. Tabii ki de proje esnasında çok beğenilen işleriniz oluyor ve sağda solda basılıp, yayımlanıyor. Yine de genelde ben çalışmalarıma bağlanıp üzerinde fazla durmadığım için bitirdikten sonra hemen yenisine geçerim ve eskisi mazide kalır. Zaten çoğu eski çalışmamı beğenmem, eğer 2-3 sene önce yaptığım bir işi beğeniyorsam, teknik gelişimim durmuş demektir ki bu benim için kötü bir şey…
Bu işi yapmak isteyen kişilere neler tavsiye edebilirsiniz?
Öncelikle iradeli olmalılar. Bu işi yapmak isteyenler gözlerini karartıp, hedeflerini belirlemeliler. Memleketimizde oyun sektörü gelişmediği için yurt içinde Konsept Tasarımcı olarak çalışmak neredeyse bir hayal. Bu nedenle en başta Freelance’e yönelebilirler. Ardından da benim izlediğim yola benzer şekilde Internet üzerinden bağlantılar kurarak ve çalışmalarını sergileyerek kendilerini tanıtabilirler.
Ayrıca bir Portfolio sitesi kurmayı unutmamalılar, bu çok önemli. Sonrası da zaten iplik söküğü gibi gelir. Her gün aralıksız çizimleri ve boyamaları gerektiğini söylememe gerek yok herhalde. İş tamamen kişinin kendisinde bitiyor. Kafayı koyan yapar diyeyim ve burada noktalıyım.
Teşekkür ederim,
Emrah ELMASLI
www.emrahelmasli.com
Not: Fable III’e ait detaylı bir yazıyı, yakın zamanda sitemizde bulabileceksiniz.
Yorumlar (6)
Bende şu an ismini hatırlayamadığım ama Hükümran Senfoni adlı oyunun karakter tasarımlarını, kapak çizimlerini yapan bir arkadaşa rastlamıştım üniversitede bir derste, yaptıklarını da gösterdi bir çok dergide de görmüştüm çizimlerini.Ne yazık ki hükümran senfoni ekibi arkadaşın işine son verince telif haklarını elinde bulundurdugu için çizimlerini haksızca çalması gibi bir durum söz konusuydu.Sonuçta hükümran senfoni de yalan oldu üzüldüğümü de söyleyemem.Bir de gelip korsan oyun alınca emek hırsızlıgından söz ederler :D
Böyle büyük firmalarda bir Türk'ün adını duymak gerçekten gurur verici. Umarım çalışma hayatının devamında daha iyi işlerle karşımıza çıkar. Başarılar diliyorum...
çok güzel bir söyleşi olmuş. emrah kardeişimize yürüdüğü bu yolda başarılar dilerim. darısı bizim başımıza inaşllah...
oha ya adamın hayatı sanki beni anlatıyo henüz daha msgsü ye gireli 2 yıl oldu ancak gerisi aynı benim hayat[:o]
hasbel kader
emrah aga bize bi jest geçsede fable 2 olmadı 3.sünü pc iyince yayınlanmasını sağlasa iyi olmazmıydı arkadaşlar size soruyorum