Ah kader ah...
Ne yapacağını şaşırmıştır ufak çocuk ve koşup evine bakmaya gider. Babasının cansız bedenini yerde gördünce yıkılır ve ağlamaya başlar. Bu sırada kafasını kaldırır ve bir haraminin üzerine doğru geldiğini görür. Ne yapacağını bilmez bir halde beklerken saldıran haydut birden bire cansız yere yığılır. Guild of Heroes isimli tarikatın başı Maze, onu ölümden kurtarmıştır ve artık kendi himayesi altına alıp, Guild of Heroes’da onu yetiştirerek büyük bir kahraman haline getirecektir. Çocuk tüm bunlara anlam veremez ve halen ailesinin acısını derinden hissetmekte, intikam ateşiyle de yanıp tutuşmaktadır. Tarikatta seneler süren bir eğitime tabii tutulur ve sonunda artık sağlam bir savaşçı haline gelip, hayatını bu şekilde yürütmeye başlar.
Anlattıklarımın hepsi, Fable hikayesinin başlangıcı, ancak bu kısımların hepsini de tamamen biz oynuyor ve bu gelişimi kendimiz adım adım görebiliyoruz. Xbox’larda çıktığından itibaren ortalığı kasıp kavuran, birçok ödül alan ve hatta oyunseverlerin sadece onu oynayabilmeleri için Xbox aldıran Fable efsanesi, kendisini PC’lerde de gösteriyor. Üstelik, kalitesinden hiçbi ödün vermeden, bizi saatlerce monitör başında çivileyecek atmosferi sağlayacak biçimde.
Birçok türü bir arada barındırıyor. Aksiyon öğelerinden tutun ve adventure öğeleri de ön planda, üstelik karakter gelişimine de oldukça önem verildiği için, RPG’den de nasibini almış. Üçüncü şahıs görünümünden oynanan Fable’da, silahların mod’larına göre birinci şahıs görünümünden de faydalanabiliyoruz. Grafikler, Xbox’takinden aynen alınarak bilgisayarlarımıza taşınmış ancak hiçbir şekilde bir rahatsızlık vermiyorlar ve göze oldukça güzel gözüküyorlar. Kamera kontrolü de tamamen bize ait ve mouse’umuz ile istediğimiz yöne çevirip görüş açımızı ayarlayabiliyoruz. Fable, bu gibi birçok kolaylık ile dolu ve kullanıcı dostu bir yapım.
Özgürlük elimizde
Kendi profilimizi ve ayarlarımızı yaptıktan sonra oyuna giriş yapıyor ve giriş paragrafında anlatılanları görmek üzere bizzat oynamaya başlıyoruz. İlk olarak babamızın nasihatlarını dinliyor ve ondan görev alıyoruz. Şöyle bir durum söz konusu; ana kasabamızda olduğu gibi gezeceğimiz kasabaların tümünde ana ve ara görevler var. Ana görevleri ilerleterek bir sonraki evreye geçiyor ve hikayeyi yürütüyoruz, ara görevleri yaparak ise daha çok deneyim, para ya da alet-edevatlar elde edebiliyoruz. Bunların dışında da bize inanılmaz bir özgürlük verilmiş ki bu özgürlüğü ne şekilde kullandığımız, senaryonun gidişatını ve karakter arasında geçen dialogları da birebir etkiliyor. İnsanlara hep yardım edip, onların iyiliklerini düşünerek hareket edersek, iyilik puanımız artıyor ve buna göre daha rahat iletişime girme şansına sahip oluyoruz. Bunun yanında, çevreye zarar vermek, olur olmaz saldırmak ya da rahatsız edici hareketlerde bulunduğumuz zamanlarda, büyük tepki çekiyoruz ve kötülük puanımız artıyor. Senaryo da işte bu durumlara göre değişmekte. Bunlar sadece görev zamanlarında geçerli değil, ortalıkta özgür biçimde gezerken de geçerli oluyor. Durduk yere bir eve girip birşey almak, insanlara lazım olan sandıkları parçalamak ya da rüşvet almak, bu gibi durumlardan bazıları. Tabii, bunların götürüsü olduğu gibi, getirisi de var. Sandıkları parçalayıp tepki topluyoruz ancak içlerinden kendimize yaralı bir sürü alet-edevat bulabiliyoruz.
Köyümüz yakılıp yıkıldıktan sonra, Guild of Heroes’a gidiyoruz. Bu ilk iki bölüm tamamen alıştırma ve kontrolleri öğrenme amaçlı. Bir yandan hikayeye devam edilmesi ve aynı zamanda alıştırma görevleri ile kontrollerin öğretilmesi son derece güzel ve üstelik daha akılda kalıcı oluyor. Zaten bir süre sonra da rahatça alışıp istediğimiz hareketi istediğimiz zamanda gerçekleştirebiliyoruz. Guild of Heroes’a geldikten sonra yakın mesafe, uzak mesafe ve büyü dövüşleri hakkında alıştırmalara tabii tutuluyoruz. Yakın dövüşü kılıçla, uzak mesafeyi okla çalışıyoruz, büyü dövüşü olarak da yıldırım saldırı ile eğitiliyoruz. Tabii, oyun ilerledikçe karşımıza alabileceğimiz ya da bulabileceğimiz envai çeşit silah, alet-edevat, iksir ve zırh gibi objeler olacak. Dolaylı bir Diablo mantığı da söz konusu. Kafa, ayak, gövde gibi vücudumuzun çeşitli yerlerine giyebileceğimiz birçok zırh var, silahlar da birbirlerinden farklı özelliklere sahip oluyorlar ve buna göre karar veriyoruz.
Ticaret yapabileceğimiz NPC’ler var. Silahları, iksir ve aletleri onlardan temin edebiliyor, ya da başardığımız ara quest’lerin ardından hediye olarak alabiliyoruz. Bunun üzerine elimizde fazla bulunan diğer eşyaları da onlara satıp daha fazla para kazanabiliyoruz. Fable’ın en önemli özelliklerinden birisi, NPC’lerin öneminin oldukça büyük olması. Bize quest’leri vermenin yanında direkt olarak savaşlarımızda yardım da edebilecekler, ya da damarlarına bastığımız zaman ölümcül olabilecekler. Düşman olayına gelince, Guild of Heroes’dan da başarıyla mezun olduktan sonra artık bizim için gerçek ve ölümcül dövüşler başlayacak. Karşımıza, adamların yanında çeşitli yaratıklar da çıkabilecek. Alıştırma bölümünde yaptığımız gibi, onlara yakın, uzak dövüş ya da büyü ile saldırabileceğiz. Düşmanları öldürdükten sonra, üstlerinden yeşil toplar düşecek ve onları gidip almamız experience kazanmamız anlamına gelecek. Aslında Fable’da her yaptığımız aksiyonun bir puanı var. Dövüştükçe silah tekniğimiz daha da artacak ve experience kazandıkça level atlayacağız. Level atladıktan sonra yetenek puanları harcayarak yeni yetenekler kazanacak ve mevcut olanlara vereceğimiz puanlar ile arttırıp karakterimizi geliştirebileceğiz.
Hem savaş, hem yetiş
Bu yetenekler çeşitli başlıklar altında toplanmışlar. Fiziksel güçler, büyü güçleri gibi. Fiziksel güçlerin içerisinde isabetli saldırı, hızlı saldırı gibi özellikler de yer alıyor ve her birini zamanla arttırabiliyoruz. Kontroller oldukça güzel bir şekilde alıştırılıyor ve bir yerden sonra tüm oyuna rahatça hakim olabiliyoruz. Tabii ki isteğimize göre tuş kombinasyonlarını değiştirebilmek mümkün ama oyunun varsayılan kontrolleri son derece rahat. Q ile kılıç, E ile okumuzu çekebiliyoruz. Sol Shift tuşunu kullanarak büyülerimizi kullanabiliyoruz. Space tuşu tuşmanlara kilitlenmeye yarıyor. Çevre ile etkileşimimizi ise TAB ile sağlıyoruz. Genel kararlarımızı ve saldırı / blok olaylarımızı da mouse tuşları ile hallediyoruz. Esc’ye basarak karakterimiz hakkında bilgi alabileceğimiz ve Inventory’mizi kontrol edebileceğimiz ekrana geliyoruz. Burada, üzerimizde bulunan iksirleri, silahları ve üzerimizdeki giysileri görebilir, buna göre çeşitli kararlar alabiliyoruz.
Arayüz de oldukça kullanışlı. Sağ üst köşede haritamız var ki M tuşuyla büyüyüp daha ayrıntılı hale gelebiliyor. Burada, yeşil noktalar ile yan quest alabileceğimiz NPC’ler görülebiliyor, ana quest’lerin yerleri de daha büyük bir işaret ile gösteriliyor. Buradan gitmek istediğimiz yerleri rahatça seçebiliyor ve buna göre yolumuzu belirleyebiliyoruz. Haritalar birçok NPC ile dolu olduğundan sadece görev verenler gösteriliyor. Sol alttaki çubukta elimizde tuttuğumuz eşyalara kısayollar atanmış durumda, ayrıca oyunun ilerleyen bölümlerinde NPC’ler ile daha samimi dialoglara girebilmek üzere, mimikler de kazanıyoruz ve onlar da bu kısayol çubuğunda yerlerini alıyorlar. Bu mimikler zaman zaman eğlencelik olsa da, bazı durumlarda insanların dikkatlerini çekmek için de kullanılabiliyorlar.
Quest’ler çeşitli olabiliyorlar. Bazen birisine bir yerden bir item’ı bulup getirmek, bir yerden birşeyler toplamak ya da saldırıya uğramış olan bir bölgeyi gidip saldırganlardan kurtarmak gibi. Yalnız, ilk başlarda verilen görevlerin hem öğretme, hem de kontrollere alışmak amaçlı olması son derece güzel. Ok kullanırken, mouse’un sağ tuşunu kullanarak birinci şahıs görünümüne geçebilir ve daha sonra scroll kullanarak zoom in / out yapabiliriz.
Seslendirmeler de iyi denilebilecek seviyede. Oyun için oldukça sağlam bir seslendirme çalışması yapılmış çünkü daha önce de belirttiğimiz gibi olayların gidişatı bizim davranışlarımıza göre değişiyor ve bunun için de yüklü bir text’in oyuna kayıtlı olması gerekiyor. Yapımcılar bu konu üzerinde oldukça durmuşlar ve ortaya iyi bir sonuç çıkmış. Bunların yanında, normal etrafta dolaşırken NPC’ler kendi işlerine bakıyorlar, kendi hayatlarını sürdürmekteler, buna paralel olarak da kendi aralarında konuşmalar gerçekleştiriyor, bize laf atıyor ve bizim mimiklerimize karşılıklar veriyorlar. Ses ile birlikte, NPC yapay zekasının da gayet iyi olduğunu söyleyebiliyoruz. Arada kulağımıza gelen müzikleri de dinlemek hoş oluyor. Gayet melodik ve yeri geldiği zaman gaza getirici türden oluyorlar.
Gerçekten mükemmel
Fable: The Lost Chapters, kesinlikle PC’de parlayacak olan incilerden bir tanesi. Bu kadar özgür bir oynanışın, son derece sağlam kurgulanması muhteşem. Sonuca istediğimiz gibi ulaşabilir, ister iyi istersek de kötü insan olabiliriz. Ana hikayeyi ilerletmenin yanında kendimizi geliştirmek ve kendi hayatımızı da devam ettirmek zorundayız. Bu kadar çok öğeyi, ayrıntılı ve başarılı biçimde bir arada bulundurmak, her yiğidin harcı olmasa gerek ve Fable bu konuda bizden kocaman bir “Aferin!” alıyor. İnsanları Xbox almaya sevk eden bir yapımın PC’lerde de aynı başarıyı göstermesi gayet hoş. Kesinlikle alınması ve oynanması gerekiyor, çünkü içinde bulunan ayrıntılar, hikayenin işlenişi ve karşımıza çıkacak onca NPC’nin bizim hareketlerimizle paralel olarak oyuna etki etmesi süper. Her ayrıntısı mutlaka görülmeli.
Yorumlar (6)
abi oyunda nasıl yatağa yatıon
toker1903@hotmail.com eklerseniz Demon Door ların hepsinin nasıl açılacağını söylerim.Çok güzel itemlar var içerde.
<center><table bgcolor=#fbfbfb style="border:1px solid #c0c0c0" cellpadding=1 width=100% cellspacing=1><tr><td align=left><font style="font-size: 9pt" face=arial color=#444444><b>18.04.2007 22:22:00 - waynerooney demiş ki:</b><br>arkadaslar oyun bitti ama ben maze'in silahını bulamadım.oyunda cok iyi 1 sılah oldugundan bahsediyo (heros guild'ın altında 1 yerde oldugunu soyluyo oyundakı bazı karakterler).yaklasık 1 sene dır bu oyun bilgisayarımda yuklu,belkı maze'in silahını bulurum diye.tabii fable2 yi oynamak isteyenler bu oyunu bilgisayarlarından sılmesınler (aynı karakter uzerınden devam edecegiz diye okudum)</font></td></tr></table><br></center> Kardeş o Avo nun kılıcı.Ejderhayı (Jack of Blade ) i kesmeden önce heroes guild in bahçesinde 4 tane mezar var.İyiysen öndeki mezarın yanına git tab a bas.Karşında avonun kılıcı (Dev gibi bişe).Kötüysen Arkadaki Mezardaki silahı al.O silah kimin bilmiom ama :D
Kesinlikle denenmesi gereken bi oyun.
müthiş bişey
Arkadaşlar , buraya oyun ile ilgili görüşlerinizi yazsanız daha güzel olur. Geçemediğiniz yerleri , Youtube'ye girip. 'Fable the lost chapters walkthrough' yazın partınızıda yazın her bölüm var orda. Ayrıca oyun çok güzel . Herkese tavsiye.