1/8

Gamescom Günlükleri: Bölüm 2

Gamescom Günlükleri: Bölüm 2

Arda Gündüz
Arda Gündüz 24.08.2010 - 18:41
Harıl harıl fuarı gezmeye devam ediyoruz
Sadece basın mensuplarına açık olan bu ilk günde, birçok oyunu oynama ve sunumlarını izleyebilme şansına sahip olduk. Garanti verebilirim ki, beklenen oyunlar gerçekten heyecan verici özelliklerle gelecekler. Yapımcılar, daha önce paylaşmadıkları birçok bilgiyi de bizlerle paylaştılar ve şimdi sizlerle paylaşmak da bizim görevimiz. İşte ilk günün bizlere sundukları…

Öncelikle biraz fuar alanından bahsetmek istiyorum. Koelnmesse diye adlandırılan fuar alanı, son derece büyük.  Deyim yerinde ise bu işler için biçilmiş bir kaftan. Birbirlerine bağlı olan 10’dan fazla salonu bulunuyor ve hepsi de birbirlerinden büyük. Gamescom 2010 için, 4’ten 9’a kadar olan salonlar ayrılmış. 4 ve 5. salonlarda iş görüşmeleri ve sunumlar için hazırlanan stantlar bulunurken, 6’dan 9’a kadar olan salonlarda tüm oyunları canlı canlı oynayabilme şansına sahip oluyorsunuz.

Dikkatimi çeken en büyük stant, 6. salondaki EA standıydı. Şöyle söyleyebilirim, salonun yarısını almışlardı ve en uçtaki koca barkovizyonla birlikte, seyirci oturmalıkları yerleştirmişlerdi. Bunların yanında. NFS için özel olarak araçlar getirtilmişti ve daha da ilginci, bir kafe açmışlardı. Buradan belki de fuar masraflarının birazını çıkartabilirlerdi. Gerçekten, isminin hakkını verircesine gösterişli bir stant hazırlamıştı EA için. Genel olarak şöyle bir göz attıktan sonra, programımda olan oyun sunumlarına gitmeye ve boş kalan zamanlarımda bol bol video çekip, oyun oynama şansına sahip oldum. Lafı daha da fazla uzatmadan oyunlar hakkında bilgilere geçiyorum.

Gamescom Günlükleri: Bölüm 2
RAGE

Beklenen FPS Rage, ilk defa oyun severlerle, Bethesda’nın standında buluştu. Video çekimine izin verilmeyen bu sunum gerçekten çok etkileyiciydi ve birçok oyuncuyu da heyecanlandıran nitelikteydi. Bizlere; Wellspring, The Well, Wasteland, Dam Facility ve Dead City haritaları gösterildi. Hikayemiz, Wasteland’e gelmemizle başlıyordu. Geldiğimiz yer dağlık ve eğreti yerleşimi olan bir yerdi. Rastladığımız ilk NPC’den görevimizi aldık ve ilerlemeye devam ettik. Burada bizlere saldıran bandit’ler vardı. Hepsini öldürdükten sonra, Wellspring denen yerleşimin kapısına geldik ve yükleme ekranının ardından devam ettik. Wellspring’e girmemizden itibaren, tamamen gerçek zamanlı olarak yaşayan bir dünyanın varlığını görüyoruz. Herkes kendi işiyle uğraşıyor ve kendi muhabbetlerini yapıyorlar. Zaten yapımcılar da, oyun için çok uzun bir metin hazırlandığını belirtiyorlar. Burada yine NPC’lerden görevler alabiliyor, bizlere satış yapmak için bekleyenlerden de kendimize takviye yapabiliyoruz.

Buraya kadar teknik detayları biraz ele alalım. Öncelikle, grafikler gerçekten çok iyi gözüküyor. Karakter animasyonları ve çevre detaylarına verilen önem ortada. Fizik motoru tamamen gerçekçi ve bize çarpışmalar sırasında da avantajlar sağlıyor.