Öncelikle bizimle bu röportajı yaptığınız için teşekkür ederiz. İlk olarak söylemem gereken, Gizland’ın oyuncular tarafından, oyuncular için kurulmuş bir şirket. Bizler yıllardır bilgisayar oyunları oynayan insanlarız ve diğer oyuncuların şikayetleri bizim için de geçerliydi. Bir gün oturmuş bunlardan söz ederken neden kendimiz düzeltmek için bir şeyler yapmıyoruz dedik ve bu şekilde ilk adımımızı atmış olduk.
En başta kendimize bir konsept oluşturduk. Vizyonumuzun ne olduğunu çok net bir şekilde ortaya koyduk. İleriki aşamalarda bunun büyük yararını da gördük. Çünkü net hedefler belirlediğiniz zaman insanların sizi anlamasını ve desteklemesini sağlamak daha kolay oluyor. Biz birinci kalite oyunları tamamen Türkçe yaparak 30 YTL’nin altında bir fiyatla Türk oyuncularına sunmak istiyoruz. Doğru bir hedef belirlediğimizi de çevremizdeki oyuncuların, dergilerin ve Merlin’in Kazanı gibi oyun sitelerinden aldığımız olumlu tepkiler ve büyük destek sayesinde anladık. Bu konseptin ayrıntılarını şirketimizin internet sitesinde okuyabilir herkes.
Daha sonra teker teker yurtdışındaki şirketlerle bağlantı kurarak konseptimizi açıkladık ve bu tarz bir çalışma yapmayı düşünüp düşünmediklerini sorduk. Bazı şirketlerin ne kadar aç gözlü olduklarını, bazılarının hiç beklenmeyecek kadar olumlu yaklaştığını, bazılarının da bize ellerinde kalmış başarısız oyunları satmaya çalıştığını gördük. Fakat farkettiğimiz en önemli şey yurtdışında, Türkiye’deki özellikle oyun piyasasına olan güvensizlikti. Sadece Türkiye’nin Avrupa’daki kötü imajı yüzünden, oyunlarını bize verecek bir şirket bulmak dokuz ayımızı aldı. Çünkü diğer sorunların yanında büyük şirketlere profesyonel, bu alanda uzmanlaşmış bir ekip olduğumuzu da kanıtlamamız gerekiyordu. Bu kadar uzun bir hazırlık aşamasının ardından şirketimizi resmi olarak Ocak ayında kurduk ve 10tacle studios AG şirketiyle ilk iki oyunumuz için anlaşmamızı yaptık. Hatta komiktir, şirket kurma işleri uzun sürdüğü için önce sözleşmeyi imzalayıp sonra şirketin kuruluşunu tamamladık. Yabancılara ve bilmeyenlere Türkiye’deki bürokrasinin nasıl bir şey olduğunu anlatmak zor.
2) Gizland’ın hedefleri nelerdir?
Gizland’ın en önemli hedefi Türkiye’de bir oyun piyasası oluşturmak. Bunun için de oyunları herkesin ulaşabileceği bir hale getirmek gerekiyor. Yani tamamen Türkçe ve 30 YTL’nin altında olması gerekiyor. Rusya ve bazı başka ülkelerde bu formül çok başarılı bir şekilde uygulanıyor. Rusya dünya korsan piyasasının merkezi olduğu halde 8-10 Dolar fiyatla orjinal oyun satıyor ve korsana rağmen her oyundan onbinlerce satılıyor. Biz de aynı yöntemi uygulayarak korsanın yolunu kesmek ve az sayıda oyunla çok para kazanmak yerine çok düşük kârla çok oyun satmak istiyoruz. Ancak birkaç aylık deneyimlerimiz umutlarımızı biraz kırdı. Türkiye’de insanlar hala korsan oyuna bir sempati besliyor ve bunları savunuyor. Bunu maalesef sizin sitenizdeki yorumlarda bile gördük. Bu insanlar korsan oyun satanların birkaç kuruş para kazanıp, geçimini sağlamak için bu işi yaptığını sanıyorlar. Her zaman söylüyorum ve burada da tekrar etmek istiyorum: Korsan oyun Türkiye’de mafya tarafından üretiliyor ve satılıyor!
Gerçi ilk iki oyunumuzda zaman darlığı nedeniyle konseptimize uygun olarak çıkaramadık. Bunun için de bütün oyunculardan tekrar özür diliyoruz. Fakat hâlâ bir deneme sürecindeyiz. Eğer beklediğimiz ilgiyi ve başarıyı yakalarsak, Türk oyuncular da biraz önce anlattığım Rusya’daki fiyatlarla oyun oynamaya başlayabilir yakın bir zamanda. Yeter ki korsan oyun almasınlar. Bunu yaptıkları sürece, asla Türkiye’de yapılmış, bütün dünyada tanınan bir oyun çıkmayacaktır.
Gizland’ın bir diğer hedefi de Türkiye’de, Türkler tarafından, Half Life, Age of Empires, World of Warcraft kalitesinde oyunlar yaptırmak ve bunları hem Türkiye’de, hem de Avrupa ve Amerika’da dağıtmaktır. Bunun için çeşitli yapımcı gruplarıyla görüşmeye başladık sizin de haberlerini verdiğiniz İstanbul, WW III ve benzeri oyunları yapan arkadaşlarımızla ilk bağlantıları kurduk. Şu anda hazırlamakta oldukları oyunları inceliyor, birlikte neler yapabileceğimize bakıyoruz. Yakın zamanda hepimizi sevindirecek haberler verebiliriz.
3) Gizland çok yeni bir firma. Şimdilik Türkiye’ye GTR ve Neocron’u getirdiniz. Bundan sonrası için aklınızda hangi oyunlar var?
Şu anda hem Türkiye’de, hem dünyada oyun sektörü biraz karışık görünüyor. Yani Türkiye’yi hep eleştiriyoruz, fakat yabancı şirketlerin çoğu da bizden farklı değiller. İlk başladığımızda, bir yıl kadar önce başvurduğumuz ve sözleşme yapma aşamasına geldiğimiz şirket, son anda oyunun haklarının hala dağıtımcı şirkette olduğunu farketti ve bizi onlara gönderdi. Daha sonra bu şirketin pazarlama müdürü ayrılıp başka bir şirkete geçti. Bu ilk oyunun dağıtımcı şirketi bizi 9 aydan fazla oyaladı ve oyunun haklarının tekrar eski şirkete geçtiğini söyledi. Bu arada oyununu almak istediğimiz başka bir şirket, anlaşma aşamasında fiyatını yükseltti. Yine başka bir şirket kendi karışıklıkları nedeniyle bize sözleşme gönderdiği halde, bize geri dönmedi. Daha sonra bu şirketin müdürünün başka bir şirkete genel müdür olduğunu öğrendik geçen gün.
Bütün bunları neden anlatıyorum? Çünkü şu anda sözleşme imzalayıp 2 oyununu getireceğimiz başka bir şirketle görüşme aşamasındayız. Fakat anlattığım olaylar yüzünden temkinliyim. İmzalar atılmadan kimseye bir şey söylemek istemiyorum. Bir de Türkiye’de oyun piyasasını takip eden insanlar gerçekten hiçbir şeyi gözden kaçırmıyorlar gördüğüm kadarıyla. Daha şimdiden birçok kişi bizi ilk oyunlarımızın fiyatları yüzünden eleştiriyor. Tekrar bir yanlışımızı görürlerse sokağa çıkamayız diye korkuyorum. Şaka bir yana, bu dikkatli oyuncular bizi sevindiriyor. Yani kimse bize baskı yapmasa, söylediklerimizi bize hatırlatmasa belki de hedeflerimizi unutup motivasyonumuzu, disiplinimizi ve en önemlisi cesaretimizi kaybedebilirdik. Bu noktada bizi oyuncularla buluşturan tüm oyun medyasına ve özellikle desteğinden ve yoğun ilgisinden dolayı Merlin’in Kazanı ekibine çok teşekkür ediyoruz.
Yurtdışındaki şirketlerle görüştüğümüzde bazı şirketler anlaşmamız halinde PS2, Xbox vs. versiyonlarını da alabileceğimizi söylediler. Fakat biz şu an için PC oyunlarına yoğunlaşmak istiyoruz. Dikkatimiz dağılmasın istiyoruz. Sonuçta biz de PC oyuncusuyuz, tanıdığımız bildiğimiz alan bu. İleride ne olur bilinmez tabii, ama şimdilik yaşasın PC diyoruz.
5) Türk oyun piyasasından beklentileriniz nelerdir? Size maddi anlamda geri dönüşüm olabiliyor mu?
İlk olarak Türkiye’de oyun alanında piyasa diyebileceğimiz bir şey yok gördüğüm kadarıyla. Bazı şirketler var. Bunlardan bazıları hazır beyaz eşya getiriyoruz, arada oyun da getirelim, diye girmişler bu piyasaya galiba. Avaturk, Aral, Esen gibi şirketlerse bu işi daha ciddi yapmakla birlikte, çeşitli sebeplerle biraz daha çekingen davranmışlar bugüne kadar sanki. Kimseyi eleştirmek istemiyorum. Bu şirketlerdeki dostlarımız bize darılmasınlar. Elbette hepsi yıllardır bu işi yapıyorlar ve bundan 5-10 yıl önce sektördeki şartlar bizim girdiğimiz zamankinden çok daha zordu. Onların çalışmaları sayesinde bugün biz biraz daha rahat hareket edebiliyoruz. Fakat şartlar artık değişiyor. Biz artık daha fazla şey yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bunu da rekabet halinde değil, saydığım ciddi oyun şirketleriyle işbirliği içinde yapmak istiyoruz. Örneğin oyunların Türkçe olması. Biz tanıştığımız bütün şirketlere, bu işi yapmak için elimizde imkanların olduğunu, isterlerse seve seve kendilerine de bu hizmeti verebileceğimizi söyledik. Sonuçta ben 16 yıllık profesyonel çevirmenim. Ortağım da 10 yıldır Televizyon alanında çalışıyor hem stüdyo, seslendirme gibi gerekli donanıma, hem de gerekli bağlantı ve deneyime sahibiz. Bunu da oyun sektörünün gelişmesi için diğer şirketlerle paylaşmaya hazırız. Çünkü diğer şirketler ne kadar kaliteli işler yaparsa oyun sektörü o kadar gelişir, biz de Gizland olarak bundan yarar sağlarız ve buna katkı sağladığımız için gurur duyarız. Asla başka bir oyun şirketinin başarısızlığından mutluluk duyamayız. Ne de olsa hepimizin hedefi aynı.
Sorunun ikinci bölümüne gelirsek, biz dediğiniz gibi henüz çok yeni bir şirketiz ve konseptimize uygun oyunları henüz çıkaramadık. Şu anda bizi tatmin edecek bir maddi geri dönüş alamadık. Bu da bizde biraz hayalkırıklığı yarattı aslında. İlk oyunlarımızı düşük sayıda getirttik. Bütün dergiler ve internet siteleri, hatta TV programları ilk oyunumuzu tanıttığı halde istediğimiz rakamlara ulaşamadık. Fiyatın bunda etkisi olduğunu biliyoruz, fakat birçok kişiden de şunu duyuyoruz: 3 milyona oyun almak varken neden bu kadar para vereyim. Buradan herkese sesleniyorum: Sizler orjinal oyun almadıkça, oyun fiyatlarının düşmesini hayal etmeyin, çünkü satış rakamları yükselmedikçe şirketler masraflarını çıkarabilmek için fiyatları daha da yüksek tutmak zorunda kalacak. Bu çok basit bir doğa kanunu. Umarım sizlerin de yardımlarıyla insanlara bu bilinci vermeyi başarırız. Yoksa Türkiye’nin geleceği hiç iyi görünmüyor.
Şirketimizi kurarken en çok üzerinde durduğumuz konulardan biriydi bu. Dolayısıyla ilk aşamada Hepsiburada, Ideefixe, Weblebi gibi büyük internet siteleriyle bağlantı kurduk. Şu anda oyunlarımıza mağazalardan ulaşamayan herkes bu sitelerden ulaşabilir. Bunun dışında Türkiye’nin her yerine dağıtım yapabilecek şirketlerle de görüşmelerimiz sürüyor. Birçok dağıtım şirketi satılmaz diye Anadolu’ya oyun dağıtımı yapmak istemiyor. Bu konuda da sıkıntılar oluyor zaman zaman. Yani aslında bütün sorunlarımız korsan oyunların bu kadar yaygın olarak satılmasında ve alınmasında düğümleniyor.
7) Ülkemize oyun dışında oyun ile ilgili şeyler getirmeyi de düşünüyor musunuz? Mesela gamepad, direksiyon yada joystick gibi şeyler.
Hayır. Bazı teklifler geldi yurtdışından fakat ekibimiz henüz küçük olduğu için dikkatimizi başka konularla dağıtmak istemiyoruz. Zaten donanım sektöründeki rekabet bu kadar yoğunken bu alana girmek mantıklı görünmüyor.
8) Oyun piyasası ile içli dışlı olan oyuncular daha sık bu sorunla karşılaşırlar ki, oyunların yapımcılardan kaynaklanan sorunlardan yada diğer sebeplerden dolayı ertelenmeler meydana gelebiliyor. Acaba yayıncılar ve yapımcılar arasındaki münasebetlerden biraz bahsetme imkânınız var mı? Kısacası; bu işler nasıl yürür?
Aslında bu konuda bizim henüz bir deneyimimiz yok, hiç kimsenin yok, çünkü Türkiye’de yapılmış ve ciddi bir dağıtımcıyla anlaşılarak dağıtılmış bir oyun yok. Yurtdışında bu işlerin nasıl yürüdüğünü tam olarak bilmiyorum. Her ülkenin kendince zorlukları var. Bu biraz da insanların kültürüyle ilgili galiba. Hazır yeri gelmişken bizim Türk oyunu projemizden de biraz söz etmek istiyorum. Yurtdışında özel bir fon bulunuyor. Bu fonun amacı, dünyanın herhangi bir yerinde hazırlanan bir oyunu maddi olarak desteklemek ve daha sonra tüm dünyada pazarlanmasını sağlamak. Bu fon birkaç milyon Euro içeriyor. Bizim amacımız Türk oyun yapımcılarından kaliteli demosu olanlarla bağlantı kurmak ve fon yönetiminin kabul etmesi halinde bu oyuna maddi destek sağlayarak tüm dünyada dağıtımını yapmak. Bunun için de bu röportajı okuyan yapımcı arkadaşlardan ricam, sizin aracılığınızla ya da www.gizland.com adresine başvurarak gerçekten kaliteli demolarını ve proje ayrıntılarını bize göndermeleri. Yeterli ilgi olursa belki bunu yakın bir zamanda Merlin’in Kazanı aracılığıyla bir yarışma haline getirebiliriz. Yalnız ricam, gerçekten orjinal fikirleri olan ve yüksek teknik kalitede oyunlar yapabilecek arkadaşların başvurması.
Bakın, biz özel ilişkilerimiz ve yeteneklerimizi kullanarak fiyatları ancak belli bir süre düşük tutabiliriz. Bir noktadan sonra tıkanırız. İnsanlar korsan oyun aldıkları sürece, orjinal oyunları desteklemedikleri sürece, Türkiye’deki fiyatlar yabancı ülkelerdeki fiyatlarla aynı hatta daha yüksek olacaktır. Bu kaçınılmaz. Bir şirket en mükemmel oyunu bile getirdiğinde en fazla 300-500 tane satacağını bilerek neden her oyunu Türkiye’ye getirip parasını boşa harcasın ki? Ayrıca biz Türkler kendimizle övünüyoruz her alanda ama korsan konusunda utanç verici bir durumdayız. 10 milyon nüfuslu Çek Cumhuriyeti, 20 milyon nüfuslu Yunanistan, hatta 3-5 milyon nüfuslu minicik ülkeler Türkiye’dekinden yüz kat fazla oyun satıyorlar, kendi oyun sektörlerini geliştirip dünyaya oyun satabilecek şirketler kuruyorlar. Bence bilgisayar oyunu oynayan her Türk genci bu durumdan büyük utançt duymalı. Biz bir şirketle pazarlık yaparken, utanarak en fazla 1000 adet alabiliriz dediğimizde millet bizim yüzümüze gülüp ciddiye almıyor çoğu zaman. Yaşasın korsan diye boş konuşanlar, Türkiye’nin itibarını ne hale getirdiklerini de düşünsünler biraz. Forumlarda Türk oyunu alırım diye atıp tutmakla olmuyor bu işler.
Burada üzüldüğüm sadece insanların çalışmalarına saygı gösteren, ülkesinin ve kendisinin geleceğini düşünen, elinden geldiği kadar orjinal oyun almaya çalışan arkadaşlarımız. Aslında ithalatçı şirketler olarak böyle insanları ödüllendirmenin yolunu araştırmamız gerekiyor. En azından şu kadarını söyleyebilirim: Bir oyun şirketinde çalışmayı hayal eden kişiler varsa okuyucuların arasında, korsan oyun almaktan hemen vazgeçsinler. Hiçbir oyun şirketi böyle birine iş vermeyecektir. Gizland’ın da en katı şirket kuralı bu olacaktır. Korsan oyun alan, korsancılardan iş istesin.
10) Şimdiye kadar düzenli olarak bütün oyunlarını getirmeyi düşündüğünüz bir firma var mı? Şahsen ben öyle düşünüyorum ki, eğer bir yapımcı ile anlaşsam, onun bütün oyunlarını Türkiye’ye de getirmek isterim. GTR ve Neocron2 gerçekten büyük bir başlangıç sizin için. Diğer firmalar ile ilişkilerinizden, şu an için, bahsedebilir misiniz?
Daha önce söylediğim gibi birçok şirketle bağlantılarımız var. Çeşitli oyunlar konusunda pazarlıklar yapıyoruz. Ancak biz, bir şirketle anlaşma yapıp onların iyi kötü bütün oyunlarını alıp yatırım gücümüzü boşa harcamak gibi bir hata yapmak istemiyoruz. Bir oyun için görüşme yapmadan önce demolarını, teknik özelliklerini vs. inceliyoruz, eğer başarılı bulursak şirketle anlaşmaya çalışıyoruz. Yani birkaç şirketin en başarılı oyunlarını ülkemize getirmek varken neden bir sözleşmeyle kendimizi tek şirkete bağlayıp, en kalitesiz oyunlarına bile getirmek zorunda kalalım ki? Büyük şirketler dağıtımcıları böyle anlaşmalarla 1-2 iyi oyun karşılığında bütün saçmasapan ürünlerini dayatmaya çalışıyorlar. Dağıtımcılar da biz büyük şirketlerle çalışıyoruz diyebilmek ya da iyi ürünleri getirtmenin başka yolu olmadığını düşünerek mecburen kabul ediyorlar. Belki bir gün biz de oyun bazında değil, şirket bazında distribütörlük anlaşması yaparız, fakat yine de kalitesinden emin olmadığım bir oyunu Türkiye’ye getirmem. Bizim ülkemiz teknoloji çöplüğü değil!
Son olarak Merlin’in Kazanı’na, Gizland’a ve oyunlarımıza verdiği destek için çok teşekkür ediyor, uzun yıllar başarılı bir şekilde işbirliği yapmayı umuyorum. Ekibinizdeki bütün arkadaşlarınıza selamlar. Bu arada Age of Empires maçı sözünüzü unutmadık. Bizden kurtuluşunuz yok. İyice bir yenmeden bırakmayız!
Yorumlar (6)
arkadaşlar, korsan olayının çok boyutu var ve sanıyorum daha bu tartışma epeyce de devam eder. Ben şirketimizin tavrını röportajda anlattım ve artık bu konuya daha fazla girmek istemiyorum aslında. Çünkü emeğe saygı duyanlar ve ahlaksızlığı kendine yaşam amacı edinmiş olanlar kendilerini açıkça belli ettiler. Şahin Erdem 2004 gibi kendini gülünç duruma düşürecek kadar boş gerekçelerle korsanı savunanlar her zaman var olacaktır. Ama sayıları gittikçe azalıyor ve azalacak. Onlar da bunun farkındalar ve sanıyorum kuyruk acısıyla sağa sola saldırıyorlar. Hatta haddini bilmeden Türk Ordusunu karalamaya bile kalkabiliyor. Böylelerine karşı dikkatli olmanızı öneririm hepinize, bugün kendi ülkesinin ordusuna hakaret eden adam yarın neler yapın kendiniz düşünün. Hepinizi dikkatli olmaya çağırıyorum. Belki hiç birimiz askerliğe, savaşa meraklı değiliz, milliyetçilikle ilgisi olmayan insanlarız belki ama Türk ordusuna havlayan birini de hoş görmeyin derim.
Öncelikle Gizland a başarılar diliyorum.Düşüncelerim ise şöyle: Orjinal oyunlar 10-15 dolar gibi bir seviyede olsa Türkiyedeki hemen her oyuncu mutlaka orjinal oyun alır.Korsan oyun Türkiye de Bilgisayar satışlarında etkili olmuştur.Sadece oyun için Bilgisayar alan insanların sayısında önemli bir etken olmuştur.Korsanı övmek gibi bir niyetim yok bunlar aslında acı ekonomik gerçekleri yansıtan bir durum.Şu tür durumlara rastladım:Adam iş amaçlı bir pc almış,korsan cdlerle karşılaşmış bir tane iyi bir oyun alıp yüklemiş fakat sistemi yeterli gelmediğinden anakartını değiştirmiş.Sistemi ise pentium 2 fakat bu seferde ekran kartı sorun olunca bir Ge force 2 almış.Bazı Üç boyutlu oyunları ''idare ederek'' oynuyor.Oyun sisteminin iyi olması gerektiğini söylediğimizde oyun için o kadar para harcamam diyor fakat gördüğü ve satın aldığı ucuz korsan oyundan dolayı ofis sistemini gücü yettiğince yenilemeye çalışıyor.Sonuçta oyunlarla hiç ilgilenmeyen bu insan ucuz korsan oyunundan satın alıyor ve PC oyunlarıyla tanışmış oluyor.Acı gerçek bu adam korsan oyunu hiç görmese PC oyunu belki hiç oynamayacak.Ofiste ise canı sıkıldığında biraz solarite oynayacak yada bir boş paint açıp bir şeyler yapmaya çalışacak.Sonuçta bu durum ekonomiyle ilgili bizimde milli gelirimiz bir Avrupa gibi olsa zaten korsan diye bir kavram Türkiye de olmazdı.Tamamiyle ekonomiyle ilgili bir durum.Mesela çok almak istediğim iki cd li Cossaks 2 49 dolar.Gel görki yarın cd cide sadece 4 milyon.Yani keşke 10 dolar olsada orjinalini alsam.Hemen her oyuncu bu durumda.Son olarak Gizland çıkan ve çıkmakta olan kaliteli yapımları makul fiyatlardan satarsa eminim başarılı olur.Tabiki en kaliteli oyunlar buna etken olacaktır.
deniz merhaba, öncelikle korsanla ilgili söylediklerinde haklı olduğunu düşünüyorum. Oyun yapanlara gelirsek; örneğin sizin sitenizde de bir takım kaliteli işler yapan insanlar var. Diğer yandan bütün yapımcıları bir araya getiren bir platform bulunmadığı için hepimiz herkesten haberdar olamıyoruz gördüğüm kadarıyla. Yani sizin bildiğiniz yapımcıları ben bilmiyorum, benim bildiklerimin bazılarını siz bilmiyorsunuz, bazen alakasız bir sitede, alakasız bir konudan söz ederken böyle birine rastlıyoruz. Yani genel bir kopukluk var. Nasıl çözülebilir şu anda bilemiyorum.
orakel: hala inanasım gelmiyor.. bu -gerçekten çok profesyonel işler yapan- arkadaşlar internetten uzak kendi evlerinin odalarından çıkmadan mı bir şeyler ile uğraşıyorlar. Aksi halde neden bu insanlar dan bizim haberimiz yok, neden bu insanların çalışmaları ortalıkta dolaşmıyor, ne den bu insanların bir siteleri, bir -isimleri- yok.. Tamam Türkiye de çok iyi 3b modelleyiciler, müzisyeneler felan olabilir.. ama programcılar nerede peki?? Yanılıyor olabilir miyim, lütfen benimle bağlantıya geçin, sanırım ben başka bir ülkede yaşıyorum. {deniz _at_ oyunyapimi _nokta_ org}
sahin: oyuna reklam konulup para kazanılmaz.. eger kazanılsa idi zaten multi-milyon para basan oyun sirketleri bunu sen ben dusunmeden coktan yaparlardı merak etme. Simdi bana çıkıpta şu futbol oyununda reklam var, şu araba yarışında reklam var falan demeyin. O bahsettiğiniz oyunlar hali hazırda kitlesi olan ve 1 milyon satmayı garantilemiş oyunlarıdır. Yani bu halleri ile bile ancak o kadar reklam alabiliyorlar , siz düşünün.. Bilgisayar oyunlarını formula1 ile karıştırmayın. Türkiye de reklam ile oyundan para kazanmak; hmm.. gidip turkcell sümüklü böceğini yönettiğimiz bir oyun yapalım mesela.. Turkcell bunun için bana -belki- 5-10 bin $ verir, daha sonra sadece yeni bir şey yapmış/yaptırmış olduğunu göstermek için tv de bana verdiği paranın 10 larca kat fazlası harcama yaparak reklamlar yapar.. Oyun mu? oyunu kimse almaz/indirmez/oynamaz.. Hani nerde emeğe saygı? Bu atılımlar ile de oyun sektörü için hiçbişi olmaz.. Bunu zamanında yogurt-tek de denedi.. Bir ara mevlüt dinç de.. -hiçbişi- kazanamadılar.. tsk konuları falan da apayrı konular.. bir konuda karmaşa yaratarak gerçeklerin üstünü örtemessin.. bu çok ucuz bir numara ve sanırım bu gazı sadece siteye katılan 11-15 yaş gençliği alır.. oyun ve mafya gerçeğini konuyu başka yerlere çekmeye çalışarak saptırma. Korsan konusunda dergilerin, internet sitelerinin, televizyonda program yapanların felan ciddi ve -sert- bir şekilde tavır almaları lazım. Bu tavrı oyun dağıtıcıları, ve Level gibi aklı başında kaynaklar zaten alıyorlar, onlara tebrikler. Türkiye de oyun yapmaya çalışanlar bu kaynakların verdiği manevi destek ile kendilerini motive edebiliyorlar.. Fakat.. bu gibi sitelerin bu konuda eksikleri olduğu aşikar. Tabi demokratik bir konuşma ortamı sağlayıp daha sonra insanları fikirlerini söyledi diye susturmaya çalışmak olmaz. Çözüm; insanlara gerçekleri anlatarak onları bilinçlendirmeye çalışmak, sahin2004 ün yaptığı gibi konuyu başka yerlere getirmeye çalışan, samimiyetten uzak yazılar yazmak değil. Saygılar. Deniz Aydınoğlu .
o zaman izlediğiniz tv kanallarına da para verin,bağış yapın,herhangi bi dizi filmi çekmek için türk yönetmenler 100binlerce dolar harcıyorlar,emekleri gözardı etmeyelim ,naapalım yni tv seyrediyoz diye saatine para mı basalım.digiturk bunu yapmaya çalıştı allahtan uydu sistemi yaygınlaştı da kimse ona muhtaç değil,zengini daha zengin yapmak için çaba harcayan anti-robin hood zihniyeti kınıyorum. bu korsan oyunların parası mafyaya gidiyor olması çok ucuz bi demogoji,verdiğim vergilerin demokrasinin katili tsk'ya(% 50 alıyor GSMH den) gitmesi daha acı bence.tsk nın yuttuğu büyük para diğer gerekli alanlara dağıtılmalı(eğitim,sağlık vs.) konu bu değil tabi demek istediğim; daha önce de demiştim; oyun yapan şahıs reklamla para kazansın tv programı, filmler yada tv dizileri yapanlar gibi reklamdan kazansın,bi oyun 50-100 ytl arası, oynayayıp oynamayacağım da kesin değil bissürü zırva oyun piyasaya çıkıyor. bu da başka bi tartışma konusu.