GOG’un Kıdemli PR Yöneticisi Piotr Gnyp ile yaptığımız özel röportajda, platformun kendini nasıl konumlandırdığı, oyun sahipliği tartışmaları ve retro oyunlara artan ilgi masaya yatırılıyor. DRM’siz sistem yaklaşımıyla dikkat çeken GOG, oyunculara sunduğu özgürlük modelini ve sektörün geleceğine dair bakışını açık şekilde ortaya koyuyor. İşte röportajımız.
GOG- Merlin’in Kazanı Özel Röportaj
GOG kendini bugün nasıl tanımlıyor? Bir oyun mağazası mı, dijital arşiv mi, yoksa oyun kültürünü koruyan bir platform mu?
GOG, 2008 yılında “Good Old Games” olarak başladı. İsmin kendisi zaten bir duruştu. Ancak bugün o ilk kapsamın çok ötesine geçtik ve artık kendimizi, merkezinde oyun koruma fikri olan, Avrupa merkezli büyük ve küratörlü bir oyun platformu olarak tanımlıyorum.
GOG’u gerçekten farklı kılan şey, alışılmadık bir kesişim noktasında yer almamız. Bir işletme olarak faaliyet gösteriyoruz, ancak bir kültür kurumu hassasiyetine sahibiz. Sadece oyun satmıyoruz; bu oyunların gerçekten çalışmasını sağlamak, çalışır halde kalmalarını sürdürmek ve oyuncuların satın aldıkları şeyi gerçekten kullanabilmesini sağlamak için ciddi çaba harcıyoruz. DRM’siz yapıya bağlıyız, çevrimdışı kurulum dosyaları sunuyoruz ve oyunların çalışması için sürekli açık kalması gereken sunuculara olan bağımlılığı minimuma indiriyoruz.
GOG Preservation Program ise bu bağlılığı daha somut hale getiriyor. Yaklaşık 300 klasik oyunu teknik olarak restore ettik, doğruladık ve modern donanımlarda oynanabilir hale getirdik. Bunlar sadece katalogda yer alan ve unutulan içerikler değil. Bu önemli bir fark.
Peki GOG nedir? Oyun mağazası mı, dijital arşiv mi, yoksa kültürel bir platform mu? Açıkçası hepsi. Ve bizi benzersiz yapan da tam olarak bu.
Oyun sahipliğinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Oyuncular satın aldıkları oyunlara gerçekten sahip mi?
Bu, oyun sektöründeki en karmaşık sorulardan biri ve dürüst bir yanıtı hak ediyor.
Hukuki açıdan durum oldukça net ve tüm sektörde tutarlı. Dijital olarak bir oyun satın aldığınızda aslında bir lisans satın alırsınız. Steam, Epic, PlayStation, Xbox ve GOG dahil olmak üzere tüm platformlarda bu durum geçerlidir. Bu yeni bir durum değil. Fikri mülkiyet hukukunun onlarca yıldır işleyiş biçimi bu. Değişen şey, dijital dağıtımın bunu görünür hale getirmesi oldu. Eskiden elinizde bir disk ya da kartuş varken de lisans vardı ancak fiziksel bir nesneye sahip olduğunuz için bunu düşünmüyordunuz.
Asıl mesele kültürel. Para verdim, benim oldu algısı fiziksel dünyadan geliyor ve dijital ürünlerin çalışma biçimiyle tam olarak örtüşmüyor. Muhtemelen hiçbir zaman tamamen örtüşmeyecek.
GOG’un yaklaşımı ise pratikte fark yaratıyor. GOG’dan bir oyun satın aldığınızda DRM’siz bir çevrimdışı kurulum dosyası elde ediyorsunuz. Bunu yedeklediğiniz sürece oyuna nasıl ve ne zaman erişeceğiniz üzerinde çok daha fazla kontrol sahibi oluyorsunuz. Yani yedeğiniz olduğu sürece oyunu çalıştırabilirsiniz.
Bu, sektörün ilerlemesi gereken yönün bu olduğuna inandığımız bir yaklaşım.
Abonelik sistemlerinin yükselişi oyun sahipliği fikrine zarar veriyor mu?
Oyun sektörü şu anda döngüsel değil, yapısal bir değişimden geçiyor. Analist Matthew Ball bunu Attention War olarak tanımlıyor. ABD’de oyun oynayan kişi sayısı pandemi öncesinin altına düşmüş durumda. Ayrıca Roblox gibi yapımlar tek başına Steam, PlayStation ve Fortnite’ın toplamından daha fazla oynanma süresine ulaşabiliyor.
Abonelik sistemleri son on yılın ürünü. Game Pass 2017’de, Sony’nin benzeri hizmeti ise 2022’de hayatımıza girdi. Bu sistemlerin bazı oyunların hayata geçmesini kolaylaştırdığı doğru. Ancak AAA oyunların geliştirme süresi uzun olduğu için bu modelin etkilerini yeni yeni görüyoruz.
Oyuncu tarafında ise durum net. Aboneliğiniz sona erdiğinde oyunlara erişiminiz de sona eriyor.
Bugün oyuncuların bir seçimi var. Eğer DRM’siz ve kalıcı erişim sizin için önemliyse, GOG’dan oyun satın almak güçlü bir mesaj anlamına geliyor.
Eski bir oyunu kurtarıp yeniden yayınlamak teknik olarak nasıl bir süreç? Kaynak kodu kaybolmuş oyunlarda nasıl ilerliyorsunuz?
Bu tamamen başlangıç noktasına bağlı.
Eğer bir oyun zaten GOG’da yer alıyorsa, Preservation Program kapsamında sistematik bir inceleme sürecinden geçiyor. Hukuki gereklilikler kontrol ediliyor, modern donanımlarda düzgün çalıştığı doğrulanıyor, uyumluluk sorunları gideriliyor ve teknik standartlara uygunluğu sağlanıyor. 18 yıllık deneyimimiz bu noktada büyük avantaj sağlıyor.
Ancak sıfırdan bir oyunu geri getirmek çok daha karmaşık. Süreç üç temel aşamadan oluşuyor.
İlk olarak hukuki boyut. Oyunun haklarının kimde olduğu netleştirilmeli. Eski lisanslar, müzik hakları ve kaybolmuş sözleşmeler bu süreci zorlaştırabiliyor.
İkinci olarak ticari boyut. Oyunun geri getirilmesi hem hak sahipleri hem de bizim için anlamlı olmalı.
Üçüncü olarak teknik boyut. Kaynak kodu yoksa tersine mühendislik yapılıyor ve eski sistemlerle modern donanımlar arasında köprü kuruluyor.
Z kuşağının retro oyunlara artan ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
GOG verilerine göre Z kuşağı, 2005 öncesi oyunlara istikrarlı şekilde ilgi gösteriyor. Bu geçici bir trend değil.
Oyuncuların büyük bir kısmı zamanlarını yeni oyunlardan ziyade yıllar önce çıkmış yapımlarda geçiriyor. Bunun bir nedeni de sektörün değişimi. Eskiden daha deneysel ve cesur projeler vardı.
Ayrıca grafik kalitesi artık tek başına belirleyici değil. Oyuncular özgünlük arıyor ve retro oyunlar bunu sunuyor.
Türkiye pazarı GOG için ne kadar önemli?
Türkiye, GOG’un en büyük 15 pazarından biri.
Daha da dikkat çekici olan ise Türk oyuncuların retro oyunlara olan ilgisi. Türkiye, bu alanda dünya birincisi konumunda. Özellikle 1995-2004 arası oyunlara ilgi oldukça yüksek.
Bu da Türkiye’yi GOG için çok özel bir kitle haline getiriyor.
GOG’un önümüzdeki dönemdeki en büyük hedefi nedir?
Misyonumuz değişmedi. Make Games Live Forever.
Şu an üzerinde çalıştığımız bazı projeleri paylaşamıyoruz. Ancak yakın gelecekte özellikle Türkiye’deki oyuncular için de önemli gelişmeler olacak.

Yorumlar (5)
10 senedir sadece ya çok indirimlere girmiş oyunları alıyorum eskilerden beğendiğim boom shootlar ya da amazon ücretsiz anahtar verirse girip etkinleştiriyorum, yerel fiyat sistemi yapılırsa ve düzgün çok oyunculu oyun desteğide gelirse harika olur
"Şu an üzerinde çalıştığımız bazı projeleri paylaşamıyoruz. Ancak yakın gelecekte özellikle Türkiye’deki oyuncular için de önemli gelişmeler olacak." Geçen sene sonu ve bu sene Türk basını ile iki röportaj yaptılar ve ikisindede yukarıdakine benzer mesajlar verdiler sanırım yerelleştirme yapacaklar.
Bir suredir eger istedigim oyun GOG'da varsa para verip aliyorum yoksa korsan oynuyorum. GOG durusunu cok begendigim bi firma. Umarim gelecekte daha guzel islerini goruruz, bu yazi da beni heyecanlandirdi
Şuana kadar GOG kullanmıyordum. Şuan indiriyorum madem öyle indirip bakalım bizde.
Azıcık yerel fiyatlandırma yapabilseler güzel site, seviyoruz Gog'u.