Golden Axe: Beast Rider duyurulunca hepimizi doğal olarak heyecan dalgası sardı. Ben ise olaya temkinle yaklaşmayı tercih ettim. Çünkü SEGA’nın eski klasikleri yeni nesle ne zaman aktarılmaya kalksa, vasatı aşamıyorlardı. En canlı örneği Sonic. Dreamcast’tan sonra kim çıkan Sonic oyunlarından memnun kaldı? Yinede Golden Axe’i yeniden baş tacı yapabilme olanağını da yapımcıları elindeydi ve hali hazırda işlenebilecek geniş bir konsept vardı. Yapımcı Level Secret’ın, Iron Man’e de imza attığını hatırlatayım. Bakalım firmanın vaatleri beklentilerimizi karşılamış mı hep birlikte görelim.
Altın Balta’nın parlamaya başladığı zaman
Oyunda Tyris Flare adlı barbar savaşçı kahramanı kontrol ediyoruz. Tyris bir şamanın kızı ve kabilesi Death Adder’in askerleri tarafından katlediyor. Kızımız intikam almak için yollara düşüyor. Oyun boyunca kaçırılan ejderhayı bulmaya çalışacak ve Altın Balta’nın parçalarını toplayarak güçlü silahını elde etmeye çalışacak. Diğer savaşçıları kontrol edebilme olanağı maalesef yok. Cüce Gilius ve Barbar savaşçının seçilebilir karakter olmaması çok büyük bir kayıp ve bu konuda eksi puanı hanelerine işliyoruz. Oyunu TPS kamera ile oynuyoruz. Maceraya adımımızı atar atmaz, tuş takımlarını ve fonksiyonlarını öğreniyoruz. Bunlar kılıcımızla yapabildiğimiz vuruş, blok ve combo hareketleri. Bunun yanında sağlığımızı nasıl dolduracağımız ve büyülerin yapılışını öğreniyoruz.
Oyun boyunca çeşitli yerlere bulacağımız sayfa halindeki notlar da bize bilgi veriyor. Ana tema olan dinozor ve ejderhalar emrimizde. Tyris 5 farklı tür yaratığın üzerine binip savaşabiliyor. Bu yaratıklar potansiyel bir öldürme aracı. Bir diğer önemli unsur olan büyülere bir paragraf açmak istiyorum. Hatırlarsanız önceki oyunda etkili büyüler vardı. Düşmanların üzerine taş yağdırıyor, fırtına, yıldırım ve ateş büyüleriyle yıkım getiriyorduk Golden Axe:Beast Rider’da yapabildiğimiz iki çeşit büyü var ve bu büyüleri bölümleri geçtikçe geliştirebiliyoruz. Ama ne yazık ki büyüler işlerimizi o kadar kolaylaştırmıyor. Etkileri bizim istediğimiz düzeyde değiller. Tamam Death Adder’in askerlerine zarar veriyoruz, Boss’ların canını yakıyoruz, ama ihtiyacımız olduğu anlarda büyüler yetersiz kalıyor. Düşman sayısı o kadar fazla ki, sıkıştığımız anlarda büyü iksirlerini ya da sağlık yükselticilerini arayıp duruyoruz. Bu mücadelelerden zor bela yakamızı kurtardığımız an topraktan sırtında sepeti olan cüce Gnomlar çıkıyor. Sarı, mavi ve yeşil sepet taşıyorlar ve çok hareketliler. Durdukları an hemen kılıcınızla vurmalısınız. Bunu yaptığınızda sepetlerdeki yükler düşüyor. Sağlık için et parçaları, büyü iksirleri ve paralar işinizi oldukça kolaylaştıracak. Oyunda Dev Bosslar (Firstborn, Secondborn), Quin Death ve Death Adder’le (Ana düşmanımız) savaşıyoruz. Bu Boss’ların tümününde zayıf bir noktasını bulmamız gerekiyor. Yoksa Boss’lar bizi oldukça uğraştırıyor.
Ölüler Diyarı ve yayılan kötülük
Death Adder’in ordusu çok çeşitli askerleri barındırıyor. Büyücüler, zırhlı askerler, hayalet savaşçılar, tehlikeli iskeletler, yaratıklar ve güçlü Boss Savaşçılar. Çeşitlilik bu kadar çok olunca, haliyle savaşlarda oldukça zorlanıyoruz. Bölümler boyunca üzerimize onlarca düşman hücum ediyor. Bir de buna kontrollerin hantallığı eklenince işin içinden çıkılamaz bir durum meydana geliyor. Save sistemi yok, öldüğümüz zaman bölümün en başından başlıyoruz. Bu da oyuncuyu oldukça sıkıyor. Tavsiyem etrafta bulduğunuz Dragon Heykellerini (Dragon Statue) hemen kullanmayın. İlerleyen bölümlerde çok zor savaşlar sizi bekliyor. Bu heykel sayesinde öldüğünüz yerden yeniden devam edebileceksiniz. Düşmanların yapay zekâsı gayet olumlu işliyor. Hepside Tyris’i öldürmeye programlanmışlar ve kızı asla rahat bırakmıyorlar.
Oyuna ismini veren Golden Axe çok işlevsiz. Bu baltayı elimizde bir savaş aracı olacağını umuyorduk. Ancak iş öyle değil. Sadece son bölümde Golden Axe tamamlanınca düşmanların üzerinde kullanabileceğiz. Oyunun büyük bir bölümünde ekranın sol altındaki ikon yanıp sönmeye başlayınca bu baltayı kullanmamız gerektiğini anlıyoruz. B tuşuna basınca hedef noktası beliriyor, bizde baltayı hedefe gönderiyoruz. Genelde kapıların açılması heykellerin kırılması ve yere düşen yaratıkların ölmesi için kullanılıyor. 5 farklı dinozor-ejderha türü yaratıklar var diye yazmıştım. Abrax ateş püskürtebiliyor, Lynth boynuzlu olan yaratık ve üzerine binince görünmez olabiliyoruz. Krommath cüsseli bir hayvan ve ön ayaklarını kaldırıp yere hızla vurunca etrafını dağıtıyor. Mirigore ise benim favorim. Çok güçlü atakları var özellikle X tuşuna basıp alevlendirince çok daha tehlikeli bir hal alıyor. Megabrax ise oyundaki en büyük ve en tehlikeli tür. Bu canavar üzerine kolay kolay bindirmiyor. Ancak bir yere çarpıp sersemlemesi ve yere çökmesi lazım. Hal böyleyken bile, Tyris üzerine binince kılıcı sırtına saplayıp hayvanı bu şekilde kontrol etmek zorunda. Canavara etraftaki askerlerin ve yaratıkların etini yedirmek zorundasınız. Eğer yeterince beslenemez ise sağlık barı bitiyor ve üzerinden atıyor. Megabrax’ı sadece bir bölümde kontrol edebiliyoruz.
Grafikler zamanımızın birkaç sene gerisinde kalmış ve Next Gen’e kesinlikle yakışmıyor. Karakter modellemeleri, çevre kaplamaları hiç de iç açıcı değil. Tyris bile bu olumsuzluktan fazlası ile nasibini almış. Saçlar felaket ve görünüş olarak hiç şık durmuyor. Müzikler de Michael Hedman, Keith Arem ve Kristian Hedman imzası var. Oyunun ruhuna uygun müzikler var, ancak bu müzikler arka fondan oldukça cansız yansıyor. Bazen bölüm boyunca tam tam sesleri arasında ilerliyoruz. Bazen de gerilimli müzikler bize eşlik ediyor.
Oyun 13 bölüm olarak tasarlanmış ve bu süre de kısa değil. Golden Axe’ı bitirdiğiniz zaman yeni bir zorluk seviyesi açılıyor o da Brutal. Expert ya da Brutal moduna geçerseniz değişen pek bir şeyin olmadığını göreceksiniz. Fark sadece Tyris’in zorluk seviyesi artınca sağlık barı daha çabuk azalıyor. Can sıkan diğer nokta ise karakterin olur olmaz yerlerde takılıp kalması ve saldırılar sonrası bir anda yüksekten aşağı düşüp ölmesi. Oyunda bu durum sık sık başıma geldi.
Oyunun sonlarına doğru
Golden Axe: Beast Rider’i alıp oyunu açtığınızda ilk birkaç saati aşabilirseniz, oyunu sevmişiniz demektir. Yapımın Ölüler Diyarı bölümüyle hareket kazandığını daha önce belirmiştim. Hikâyeye kapılırsanız oyunun sonunu görmek için çaba göstereceksiniz. Oyun bitince vaat ettiği fazla bir şey olmadığını görüyoruz. Ana menüde ki Trials of Tyris’i açtığınız zaman arena dövüşleri ekrana geliyor. 6 farklı bölgede aşama aşama oyundaki düşmanlarla savaşıyoruz. Oyundaki başarımıza göre kilitli olan silah ve kıyafetler açılacak. Bu kıyafetler içinde Tyris’in kenarları kırmızı şeritli beyaz mayosunun olduğunu da belirteyim. Bu mayoyla arena dövüşlerine katılabiliyorsunuz. Bonus bölümü ise Credits ekranı ve tüm bölümlerdeki sinematikleri içeriyor. Oyundaki diğer iki karakter Tarık ve Cüce Gilius ise sinematiklerde ara sıra karşımıza çıkıyor ve hikâyeye katkıda bulunuyorlar.
Üzülerek Golden Axe: Beast Rider’ın beklentileri karşılayamadığını söylemek zorundayım. Sega’nın eski klasiklerini canlandırma konusunda bir kez daha bizleri hayal kırıklığına uğrattığını görüyoruz. Yapımcı Firma Level Secret, eline geçirdiği bu mirası olumlu kullanamıyor.
Yorumlar (4)
<center><table bgcolor=#fbfbfb style="border:1px solid #c0c0c0" cellpadding=1 width=100% cellspacing=1><tr><td align=left><font style="font-size: 9pt" face=arial color=#444444><b>11.10.2008 21:42:00 - MoBy demiş ki:</b><br>Golden Axe'i amiga 500 zamanında o kadar çok oynardıkki defalarca bitirirdik gelir yine oynardık. O zamanlar oyun oynamak daha eğlenceliydi. Bunun gibi yüzlerce oyun var işte. İsimleri aklıma geldikçe emulatörlerden açıp bakıyoruz. İnceleme için teşekkürler.</font></td></tr></table><br></center> bana kim yardım edecek 5 bölüm geldim ve ka pı açamıyorum lütfem yardım edin bana--
Sega Nex-GEn e oyun yapmayı öğrenemedi.[:{]
Eline sağlık Nurullah, hatırlarım o zamanlar hatta ikinci oyunu mu neydi tam olarak hatırlıyamıyorum şimdi; kontrolleri ters olarak çalışıyordu bir hatadan dolayı, joypad'i TERS TUTUP OYNARDIK.:D Güzel bir oyundu, yenisinin beklenileni vermemesine üzüldüm doğrusu.
Golden Axe'i amiga 500 zamanında o kadar çok oynardıkki defalarca bitirirdik gelir yine oynardık. O zamanlar oyun oynamak daha eğlenceliydi. Bunun gibi yüzlerce oyun var işte. İsimleri aklıma geldikçe emulatörlerden açıp bakıyoruz. İnceleme için teşekkürler.