Bu başarının arkasındaki en önemli etken ise çok güçlü karakter detayları, hikayesi ve atmosferdi. Karakterler en gerçekçi halleri ile yansıtılmış, geçmişleri ile ilgili çok detaylı bilgiler verilmiş, adeta hepsine birer hayat verilmişti. 1999 yılında içeriği ve hikayesi ile inançlı kesimin de bir parça tepkisini çeken Blood of Sacred, Blood of Damned çok beğenilmiş, bolca editör ödülü almıştı. Ardından Sierra satılmış, Jane Jensen ortadan, en azından oyun dünyasından, kaybolmuştu. 2003 yılında yeni bir proje ortaya çıkmış, türün meraklılarını da, Jensen'ın takipçilerini de çok heyecanlandırmıştı. İşte bu proje, Gray Matter, en sonunda nice erteleme, yapım ve yayıncı ekibin değişimi gibi sorunlardan sonra karşımızda.

Sihir ve Bilim: İki eski dost!
Sıradan bir sokak performansçısı olan Samantha Everett (ki kendine Sam diyor), Amerika'dan Londra, İngiltere'ye Daedalus adlı gizemli bir sihirbazlar klubüne katılmak için geliyor. Yolda korkunç bir fırtınanın ortasında başına gelen küçük bir aksaklık sonrası Dread Hill House ile karşılaşıyor. Kapıyı çalıyor ve maceramız böylece başlıyor. Kendini evin sahibi Dr. Styles'ın yeni asistanı olarak tanıtan Sam, farkında olmadan büyük bir oyunun parçası oluyor. Macera boyunca hem Daedalus'a katılmak için kulübün verdiği bulmacaları çözüyor, hem de hazin bir kazada karısını kaybeden ve onun hayaleti ile uğraşan Nerobiyolog Dr. Styles'a yardım etmeye çalışıyor.
Hikaye, oyunun reklam kampanyalarında olduğu gibi sihir ve bilimin iç içe geçmesi ve insan hayatındaki kayıplar üzerinden ilerliyor. Jensen'ın çok sevdiği, pişmanlıklar, kayıplar, özlemler, hırslar ve cinsellik gibi temalar Gray Matter'da da kendine fazlasıyla yer bularak bu gizemli ve acıklı hikayeyi iyice güçlendiriyor. Tarih, bilim, fantezi unsurlarını senaryosu içerisinde hiç aksaklık yaşamadan yedirmeyi başaran Jensen her şeyden önce bununla büyük bir iş başarmış. Oyun piyasaya çıkmadan evel (ki henüz sadece çift dil desteği ile Almanya'da çıktı, Amerikalı oyucular Şubat'ı bekleyecek) akıllarda olan soru, Gray Matter'ın Gabriel Knight kadar güçlü olup olmayacağı idi. Hemen cevap verelim: ‘Neredeyse’ onun kadar güçlü, onun kadar ayakları yere basan bir oyun Gray Matter.
Kısacası oyunun hikayesi tek kelime ile usta işi.

Sihirin teknik yanı
Gray Matter, 2.5D olarak karşımıza çıkan bir yapım. 3 boyutlu karakterlerin, 2 boyutlu planlar üzerinde yer aldığı Gray Matter'da göze tek çarpan şey karakterlerin robot gibi hareket etmeleri. Modellemelerinde pek bir sorun bulunmayan karakterler (ki yürüyüş dinamikleri bile ayrı ayrı üzerinde çalışılarak yaratılmış) ne yazık ki bir objeye yöneldiklerinde, bazı adventure oyunlarında karşımıza çıkan pozisyon alıp hareket etme sorunu ile boğuşuyor. Ayrıca 2 boyutlu planlar üzerinde yürüyen karakterlerin bazen hafifte olsa havada durduğunu görmek moral bozucu bir durum. Ama küçük çaplı bir yapım ekibi ve kısıtlı bütçe ile yola çıkan oyunda bu tür sorunları görmek çok da şaşırtmadı beni. Aksine arka planların harika şekilde resmedilmiş olması beni, şahsen oldukça etkiledi.
Grafikleri bir yana bırakırsak, adventure'ların en önemli noktalarından olan dublajlar tek kelime ile harika. Karakterler ile neredeyse bire bir uyuşan sesler, hem başarılı hem de aksan ve vurgular konusunda çok başarılı. Özellikle de ara ara karşımıza çıkan muzır espirilerde, seslendirmeler oyundan aldığınız keyfi artırıyor. Müzikler ise şahsen çok sevdiğim ve Gabriel Knight serisinde piyano melodileri ile harikalar yaratan Robert Holmes tarafından yapılmış. Duruma ve atmosfere uygun, karamsar, depresif ve karanlık tınılar sizi iyice hikayenin içine çekiyor. Ama şunu da söylemek lazım ki, oyunun belli mekanlar içerisinde geçmesi yüzünden genelde belli parçaları dinlemek zorunda kalıyorsunuz. İşin komik tarafı da, en güzel müziklerin bulunduğu mekanların oyunda az yer kaplayan yerler olması!
Bulmacalar ise arada sırada karşınıza çıkan gerçekten zor puzzle'lar haricinde normal bir zorlukta ilerliyor. Monkey Island'daki gibi çılgın fikirler yürütmenize gerek kalmayan bulmacalar, genelde akılcı yöntemlerle fazla zorlanmadan çözülebiliyor. Buna özellikle de Daedalus Club'da gerçekleşen 2. Grand Game büyük bir örnek teşkil ediyor.

Karanlık hikayenin, aydınlık çıkışı
Güçlü hikayesi, hemen empati kurabileceğiniz iyi işlenmiş karakterleri, kaliteli oynanış stili ile karşımızda son yıllarda çıkmış en iyi Adventure oyunlarından biri var. Küçük bütçesi ve nice erteleme vb. aksaklıklar yüzünden teknik anlamda sorunları olsa da, bir türlü kıyamadığınız, hakkında kolay kolay kötü konuşamadığınız bir adventure olmuş Gray Matter. Eğer daha evel Gabriel Knight serisini oynamışsanız zaten bu oyunu hemen satın alır, baş köşenize oturtursunuz. Şayet adventure sever biriyseniz ve Black Mirror'dan beri kaliteli bir yapım bulamıyorsanız yine yolunuz Gray Matter'dan geçiyor. Sözün özü, eğer iyi bir adventure oynamak, karanlık bir hikayeye dahil olup, Dr. Styles'ın hüzünlü geçmişi ve Sam'in sırları ile aydıklık bir yola çıkmak istiyorsanız adresiniz burası: Gray Matter.
Yorumlar (6)
<center><table bgcolor=#fbfbfb style="border:1px solid #c0c0c0" cellpadding=1 width=100% cellspacing=1><tr><td align=left><font style="font-size: 9pt" face=arial color=#444444><b>11.01.2012 20:48:00 - sutty demiş ki:</b><br><center><table bgcolor=#fbfbfb style="border:1px solid #c0c0c0" cellpadding=1 width=100% cellspacing=1><tr><td align=left><font style="font-size: 9pt" face=arial color=#444444><b>04.12.2011 18:46:00 - eMr_KnG demiş ki:</b><br><center><table bgcolor=#fbfbfb style="border:1px solid #c0c0c0" cellpadding=1 width=100% cellspacing=1><tr><td align=left><font style="font-size: 9pt" face=arial color=#444444><b>04.04.2011 01:31:00 - sutty demiş ki:</b><br>Bunu yazmazsam uyuyamam. Sevgili MK'nı adventure oyunundan nesaıl grafikler beklediğini merak ediyorum. Bence grafikler yeterliydi, 75 puan almasına rağmen. Ayrıca mükemmele yakın bir hikayesi var ve çok güzel işlenmiş. Sırf bu yüzden mario grafikleriyle bile oynarım ben bu oyunu. Bence değerlendirme kriterlerine grafik, ses, oynanışdan ziyade hikaye de konmalı. Yani bazı oyunları senelerce oynamamızın sebebi uçuk bilgisayarlarda oynanabilmesi değil. Sürükleyici hikayeleri olmaları. Mesela Diablo, Prince of Persia üçlemesi, Starcraft (ilk oyunu), Mafia (yine ilk oyunu) vs.</font></td></tr></table><br></center> mario'nun grafikleri kötü mü sanki. Bütün sitelere bak grafik açısından bir tane kötü eleştiri bulamazsın</font></td></tr></table><br></center> 8 bitlik Mario'yu kastetmiştim ben....</font></td></tr></table><br></center> Fail :D Ayrıca oyunun Türkçe yamasıda mevcut arkadaşlar hikakeyi tam anlayabilmek için Türkçe oynamanızı öneririm.
<center><table bgcolor=#fbfbfb style="border:1px solid #c0c0c0" cellpadding=1 width=100% cellspacing=1><tr><td align=left><font style="font-size: 9pt" face=arial color=#444444><b>04.12.2011 18:46:00 - eMr_KnG demiş ki:</b><br><center><table bgcolor=#fbfbfb style="border:1px solid #c0c0c0" cellpadding=1 width=100% cellspacing=1><tr><td align=left><font style="font-size: 9pt" face=arial color=#444444><b>04.04.2011 01:31:00 - sutty demiş ki:</b><br>Bunu yazmazsam uyuyamam. Sevgili MK'nı adventure oyunundan nesaıl grafikler beklediğini merak ediyorum. Bence grafikler yeterliydi, 75 puan almasına rağmen. Ayrıca mükemmele yakın bir hikayesi var ve çok güzel işlenmiş. Sırf bu yüzden mario grafikleriyle bile oynarım ben bu oyunu. Bence değerlendirme kriterlerine grafik, ses, oynanışdan ziyade hikaye de konmalı. Yani bazı oyunları senelerce oynamamızın sebebi uçuk bilgisayarlarda oynanabilmesi değil. Sürükleyici hikayeleri olmaları. Mesela Diablo, Prince of Persia üçlemesi, Starcraft (ilk oyunu), Mafia (yine ilk oyunu) vs.</font></td></tr></table><br></center> mario'nun grafikleri kötü mü sanki. Bütün sitelere bak grafik açısından bir tane kötü eleştiri bulamazsın</font></td></tr></table><br></center> 8 bitlik Mario'yu kastetmiştim ben....
<center><table bgcolor=#fbfbfb style="border:1px solid #c0c0c0" cellpadding=1 width=100% cellspacing=1><tr><td align=left><font style="font-size: 9pt" face=arial color=#444444><b>04.04.2011 01:31:00 - sutty demiş ki:</b><br>Bunu yazmazsam uyuyamam. Sevgili MK'nı adventure oyunundan nesaıl grafikler beklediğini merak ediyorum. Bence grafikler yeterliydi, 75 puan almasına rağmen. Ayrıca mükemmele yakın bir hikayesi var ve çok güzel işlenmiş. Sırf bu yüzden mario grafikleriyle bile oynarım ben bu oyunu. Bence değerlendirme kriterlerine grafik, ses, oynanışdan ziyade hikaye de konmalı. Yani bazı oyunları senelerce oynamamızın sebebi uçuk bilgisayarlarda oynanabilmesi değil. Sürükleyici hikayeleri olmaları. Mesela Diablo, Prince of Persia üçlemesi, Starcraft (ilk oyunu), Mafia (yine ilk oyunu) vs.</font></td></tr></table><br></center> mario'nun grafikleri kötü mü sanki. Bütün sitelere bak grafik açısından bir tane kötü eleştiri bulamazsın
<center><table bgcolor=#fbfbfb style="border:1px solid #c0c0c0" cellpadding=1 width=100% cellspacing=1><tr><td align=left><font style="font-size: 9pt" face=arial color=#444444><b>04.04.2011 01:31:00 - sutty demiş ki:</b><br>Bunu yazmazsam uyuyamam. Sevgili MK'nı adventure oyunundan nesaıl grafikler beklediğini merak ediyorum. Bence grafikler yeterliydi, 75 puan almasına rağmen. Ayrıca mükemmele yakın bir hikayesi var ve çok güzel işlenmiş. Sırf bu yüzden mario grafikleriyle bile oynarım ben bu oyunu. Bence değerlendirme kriterlerine grafik, ses, oynanışdan ziyade hikaye de konmalı. Yani bazı oyunları senelerce oynamamızın sebebi uçuk bilgisayarlarda oynanabilmesi değil. Sürükleyici hikayeleri olmaları. Mesela Diablo, Prince of Persia üçlemesi, Starcraft (ilk oyunu), Mafia (yine ilk oyunu) vs.</font></td></tr></table><br></center> Arkadaşa katılıyorum. Mükemmel bir hikayesi var. Bence oyundaki en kötü tarafı sürekli her gördüğünüze tıklamanız gerektiğidir. Bazen tıklanmasının gereksiz olarak düşüneceğinizin objelerin oyunda bölümü geçmenize neden oluyor bu yüzden sürekli her yazıya tıklmanız gerek. Ayrıca ingilizce gerekiyor nereye gitmeniz gerektiği konuşmalardan karar verilyor.
MAUSUMUN SOL BUTONUNU FEDA ETTİĞİM BI OYUN :)
bu oyun %100 türkçeye çevrilmiştir oyunceviri.com da bulabilirsiniz