Bu kötü/iyi kehanetin neticesinde bizi nelerin beklediği elbette ki meçhul. Kaldı ki Ascalon’un kuzey ucunda Charr donanması güç kazanmaya devam ediyor ve Prens Rurik’in yokluğunda Kral Adelbern, Büyük Kuzey Duvarı’nın göstermelik korumasına rağmen halkına daha ne kadar kol kanat gerebilecek? Ascalon’un hemen batısında yer alan Shiverpeak dağlarındaki Dwarf’lar arası iç savaş daha ne kadar sürecek? Peki ya Cataclysm’den sonra Orr’un parçalanmasıyla Kryta’ya yerleşip yemyeşil ovalara vahşet getiren Undead Army’nin Vizier Khilborn’un ölümünden sonraki akıbeti ne olacak? Ve en önemlisi; Gwen nerede?!! Bunlarla şimdi ilgilenmiyoruz; bu soruların hepsi Guild Wars Eye of the North ile cevaplanacak. Biz şimdi şu “hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı” zaman dilimine geçelim ve Guild Wars 2 ile MMO oyunlarında yeni bir çığır açmaya niyetlenen ArenaNet’in bizlere neler sunacağına bir bakalım.
Yıllar sonra Tyria
Guild Wars 2, adından da anlaşılabileceği üzere Guild Wars serisinin devamı niteliğinde geliyor (hadi canım!) ve bir ek paket veya halefiyle aynı ismi paylaşan apayrı bir oyun olmanın ötesinde benzersiz bir takım yeniliklerle beraber mevcut düzeni büyük ölçüde değiştirecek bir yapım olarak planlanıyor. Öncelikle bahsedilmesi gereken unsur oyunun geçtiği zaman dilimiyle alakalı. Guild Wars 2, Eye of the North ile birlikte nihayete erdirilecek olan ilk Guild Wars dizisinin bitiminden yüzlerce yıl sonraki tarihlerde geçecek ve basın bülteniyle birlikte yayımlanan resim ve bir takım artwork’lere göre yine Tyria kıtasında start alacak (fakat içerik, Guild Wars’da olduğu gibi birbirinden bağımsız oyunlarla genişlemeyecek; onun yerine, üzerinde daha nasıl olabileceğinde uzlaşılamamış genişleme paketleri veya mini-expansion pack’ler oluşturulacak). Başlıca bir büyük yenilik de karakterlerimizin ulaşabileceği maksimum seviye miktarında. Herhangi bir kesinlik belirtilmemekle beraber en az 100 ve onun ötesinde 100+, hatta sonsuz seviye miktarı ArenaNet tarafından düşünülüyor. Bunun beraberinde getirdiği zırh ve silah farklılıkları ile onların efektifliği de haliyle değişecek ve görünen o ki bambaşka kavramlarla tanışabileceğiz.
Guild Wars’ı akranlarından ayıran belli başlı bazı özellikler Guild Wars 2’de de terk edilmeyerek yine kullanıcı dostu bir sunuma imza atılmak isteniyor. Bu özelliklerin en başında bahsedilmesi gereken şey, elbette ki oyunun aylık ödeme gerektirmeyen kısmı olsa gerek. Buna göre Guild Wars 2’de de herhangi bir aylık ücretlendirme olmayacak. Bu iyi bir haber; bir diğer iyi haber ise oyunun PvE kısmıyla alakalı. ArenaNet’in kurucu ortaklarından Mike O’Brian’ın “Guild Wars’da sevdiğimiz her şey geliştirildi” sözleriyle açıklanan bu düzenek, şehirlerden veya outpost’lardan çıkıldığı anda parti içerisindeki oyuncuları kapsayacak şekilde oluşturulan dünyanın (instanced) yapısında yapılacak belli bir takım yenilikleri hedefliyor. Artık persistance, yani bildik MMO oyunlarında yüzlerce oyuncunun aynı bölgede oynamalarını sağlayacak bir sistem de Guild Wars 2 ile lügate eklenecek ve hem persistance, hem de instanced oyun modlarını içeren uzun bir senaryo ilerleyişi ve quest çeşitliliği olacak.
Persistance yapının da Guild Wars’a özgü bazı önemli detayları yok değil. Yapımcıların oyunu en baştan itibaren bu şekilde geliştirmemelerindeki asıl neden, elbette ki kill-stealing ve böylesi hoş karşılanmayan davranışlardı. Oyunu persistance oynadığımız sıralarda meydana gelebilecek benzer tehlikeleri geri plana atma aşamasında herhangi bir yaratığın öldürülmesinde pay sahibi olma durumuna göre bir tecrübe puanı kazanılacak ve altın, loot gibi haklardan da bu oranda bir kazanım elde edilecek. Hepsini ayrı tutup Guild Wars’a özgü olan asıl bahsedilmesi gereken noktada ise oyunun “zincirleme reaksiyonlara göre değişen dünyası ve quest durumu” ayrıca önem kazanıyor. Az önce saydıklarımın yanında üçüncü bir alternatif şeklinde var olacak bu oynanışın ise sadece persistance şekilde var olabileceğinden söz eden ArenaNet, olayların zincirleme bir şekilde akışına da şöyle güzel bir örnek veriyor. “Aniden gökyüzünde uçan bir ejderha görüyoruz ve yok edilmemesi durumunda tehlike yaratacağı bariz. Bir oyuncu olarak istersek o ejderhayı öldürüp büyük bir kazanç sağlayabilir, istemezsek de önümüze bakıp hiçbir şey olmamışçasına ilerleyip gidebiliriz. Ama ikinci seçeneği seçip onu öldürmezsek, ejderha az ilerideki bir köprüye saldırıp orayı kullanılmaz hale getirebilir. Eğer ki böyle olursa, etraftaki ağaç işçileri devreye girip köprüyü tamir etmeye çalışırlar ve o yakınlardaki bir haydut sürüsü de bunu fark ederek işçilere saldırırlar; sizin de göreviniz o haydutları öldürmek olur ve bunu da yapıp yapmamanıza bağlı olarak bambaşka olaylar peşi sıra gelişmeye devam eder.”
3 milyondan fazla oyuncuya aynı anda persistance bir yaşam olanağı getirmek, mekanların çok çabuk ve gereğinden fazla bir biçimde kalabalıklaşmasına neden olabilir. Bu tehlikenin önüne geçebilmek için oyuncular karakter yaratım ekranında birden fazla özdeş dünyadan (server) birini seçmek durumunda kalacaklar, fakat dünyalar arasında geçiş yapabilme gibi bir imkan da herkese tanınacak. Bu bahsettiğim dünyalar ise Kuzey Amerika, Avrupa şeklinde adlandırılmaktan ziyade oyuna özgü terimler içerecek.
Dünya kavramının gelmesiyle birlikte World-vs-World adı altında yeni bir PvP şekli de oyunda kendine yer bulacak. WvW’nin genel mantığı dünyalar arası bir yerde (Mists) üç ayrı dünyaya ait birimlerin aynı anda Capture the Flag düzeniyle stratejik bir savaş yapmalarına dayanıyor. Burada küçüklü büyüklü görevlerle kurulu olan alanda bir bölgeyi, bir kuleyi veya bir kaleyi kontrol altında tutmanıza da bağlı olarak puanlar kazanabilecek ve tarafların çeşitli kaynaklarına erişim sağlayabileceksiniz. Factions’daki Kurzick – Luxon sınırına benzer bir şemaya sahip olacağı sezinlenebilecek bu sistem yapımcıların belirleyeceği belli bir zamanı kapsayarak ilerleyecek ve daha sonrasında sıfırlanıp sürekli takip edilebilecek bir şekle sokulacak. World-vs-World ile dünyaların kazanabileceği ekstraların neler olduğu konusunda herhangi bir bilgi şimdilik bulunmamasına rağmen UW veya FoW tarzında bir şeyler beklemek olasıdır. GvG kapsamında ise her iki tarafın da aynı silahlara, aynı skill’lere ve aynı özelliklere sahip olarak mücadele edebilecekleri çok daha dengeli bir yapı da mevcut düzenin haricinde düşünülüyor.
Yeni NPC’ler, yeni ırklar
Guild Wars’ın her duyurulan ayrı oyunuyla birlikte yepyeni karakter sınıflarıyla maceralara atılmaya alışmıştık. Çekirdek karakterlere ilaveten Factions ile birlikte Ritualist ve Assassin, Nightfall ile de Dervish ve Paragon aramıza katıldı. Eye of the North’un bu konuda bir katkısının olmayacağı biliniyor, ancak Guild Wars 2 bu bakımdan çok büyük bir değişikliği beraberinde getirecek. Artık sadece sınıf değil, bir de ırk seçmek durumundayız. Bu ırkların isimleri ise Charr, Human, Sylvari, Norn ve Asura şeklinde belirlenmiş durumda. Charr ve Human ırklarını Prophecies’den biliyoruz; Eye of the North’da ise Asura’lar ve Norn’ların nasıl olduklarını görüp, aynı zamanda da Sylvari’lerin doğumuna tanıklık edeceğiz. Hepsinden kısacık bahsedecek olursak; Norn ırkı Viking tarzı görünüşleriyle ve ayıya dönüşebildikleri efsanevi yetenekleriyle tanınıyorlar. Bu ayı formu, onlara ekstra sağlık ve daha güçlü saldırılar yapabilme imkanı tanıyor. Asura’ların ise yer altında yaşamakta olan, her alanda güçlü bir uygarlık olduklarından söz edilirken, Sylvari’lerden ise doğanın ruhani varlıkları olarak anlatılıyor.
Grafikler ve oyun dinamiği
İlk Guild Wars’ın onunla yakın zamanda çıkmış diğer oyunlara kıyasla çok daha iyi grafikleri olduğu gayet açık ve net bir biçimde ortadaydı. Bu unsuru göz ardı etmek istemeyen yapımcılar Guild Wars 2’de de kozlarını buna uygun bir biçimde oynamaya hazırlanıyorlar. ArenaNet’in kurucu ortaklarından Jeff Strain yeni oyunda yeni bir grafik motoru mu kullanıldığı sorusunu kaynak olarak şimdiki motorun baz alındığını, ama her şeyin yeniden yapılandırılıp fazlasıyla geliştirildiğini söyleyerek yanıtlıyor ve ilk oyunun çıktığı sene var olan bilgisayarların nasıl ki performans konusunda herhangi bir sıkıntı çekmediklerini hatırlatarak, Guild Wars 2’de de benzer bir durumun söz konusu olacağını sözlerine ekliyor.
Grafiksel ve oyun dinamiği içerisinde irdelenebilecek bir başka başlık da çevresel etkileşimlerin Guild Wars 2’de nasıl ortaya çıkacağı. Etrafımızda olup bitenlerden artık daha fazla haberdar olacağız ve animasyonların da buna göre değişimleri çok daha gerçekçi bir havaya kavuşturulacak. Buna istinaden belli bir zemin üzerinde kayma, suda yüzme ve hatta bir yerden başka bir yere zıplama gibi atraksiyonların çok da hayali olmadığını söylemek gerek. Son söylediklerim geliştirilme aşamasında kesin değil, fakat oyun içerisinde bazı cisimlerin görünüşleri zamanla değişebilecek ve, örneğin attığınız bir ok hedefi ıskalarsa arkasındaki başka bir cisme çarpabilecek, eğer bu cisim bir canlıysa onu vurabilecek. Skill’lerin uygulamaları ile birlikte hedefin bulunduğu yerler de çevresel faktörlerden etkilenerek oyuna aktarılacak.
2008 yılının sonlarına doğru beta aşamasına girmesi beklenen Guild Wars 2’ye epey zaman var. Onun öncesinde keşfedilmeyi bekleyen koskoca bir Eye of the North ve onun dışında oyuna hiç başlamamış olanlar için inanılmaz bir PvP olanağı da var. Guild Wars 2’nin yeniliklerle birlikte gelmesine ve ArenaNet’in sadece buna odaklanmış olmasına dikkat edildiği taktirde, bu oyunun şu an itibariyle uzun vadede en çok merak uyandıran MMO’lardan biri olduğunu görmemek imkansız. Belki de “Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır” lafı için en uygun yer burası, ne dersiniz?
Yorumlar (1)
Oyun galiba Dx10 olucak. Daha 1. oyunu doğru düzgün oynamamışkenhttp://www.merlininkazani.com/forumlar/smileys/smiley5.gif http://www.merlininkazani.com/forumlar/smileys/smiley5.gif