1/4

Ken Levine, Bioshock Infinite'i anlatıyor

Ken Levine, Bioshock Infinite'i anlatıyor

Mahmut Saral
Mahmut Saral 15.09.2010 - 20:35
Apollo projesi olarak başlayan Columbia, Ölüm Yıldızı'na dönüşüyor
Bioshock serisinin yeni üyesi Infinite, gerçekten sürpriz oldu. Rapture'da geçirdiğimiz maceraların ardından bir anda gökyüzüne adım atmak çoğumuzu şaşırttı belki, ama tasarımlar harika görünüyor doğrusu. Bu kez fazlasıyla oksijen soluyacağız, ama bakalım buna kolay kolay izin verecekler mi?
Irrational Games'in patronu Ken Levine ile (System Shock 2, Swat 4, Freedom Force, Bioshock 2) yeni Bioshock oyunu Infinite üzerine konuştuk. Aslında daha sormayı planladığımız çok şey vardı, fakat Levine'in vakit ayırması pek mümkün olmadı. Zira oyun üzerindeki en yetkili isim olunca, boş vakti de az oluyor.

Merlin'in Kazanı (MK): Columbia şehrinden bahsedebilir misiniz?

Ken Levine (KL): Rapture gibi bir sır olmayan Columbia, 1900'lü yılların "Ay'a iniş"iydi. Bir Amerikan dahisinin, Birleşik Devletler'in kuruluşundaki demokratik prensiplerin insanlara yansıtılması gibiydi.
Ancak 60'lardaki Apollo Projesi olarak başlayan Columbia, Ölüm Yıldızı'na dönüştü. Baştan aşağı silahlı, görevinden sapmış uluslararası bir olay halini aldı ve bulutların ardında yok oldu.

MK: Bu oyunda kimi yöneteceğiz?

KL: Oyuncular, Eski bir Pinkerton ajanı olan Booker DeWitt karakterini kontrol edecek. Kendisi çeşitli işleri -belli bir ücret karşılığında- halleden bir kişilik. Columbia'nın yerini bilen, gizemli bir adam, DeWitt'i işe alıyor ve kendisinden kayıp şehre gidip orada çocukluğundan beri tutulan genç bir kadını kurtarmasını istiyor.

Ken Levine, Bioshock Infinite'i anlatıyor
DeWitt Columbia'ya ulaştığında, Elizabeth adındaki bu kadını bulmakta zorlanıyor. Çünkü şehir kayıp olduğu zaman boyunca çok değişmiş durumda. Görünüşe göre Elizabeth herhangi biri değil. Kendisi şehri yıkan bir çatışmanın tam orta noktasında. Böylelikle Elizabeth ve Booker birlikte kaçmaya çalışırken, birbirlerine güvenmeyi ve yeteneklerini birleştirmeyi öğreniyorlar.

MK: Bu yeni oyunu yapmaya nasıl karar verdiniz?

KL: Öncelikle Bioshock Infinite'te bulunan her şeyin bir nedeni olduğunu söylemeliyim. Infinite tamamen baştan yaratıldı ve önceki Bioshock oyunlarında yer alan tek bir satır kod bile kullanılmadı. Rapture'a benzemeyen bir dünya yaratmak istedik. Gerçek anlamda havada ve yerin çatırdadığı, oynanışınızı etkileyen bir dünya. Bunu hayata geçirmek için, yepyeni teknolojiler geliştirmemiz gerekti.

Bu oyunda kimliğinizi de biliyorsunuz. Bir kişiliğiniz var ve Elizabeth sizin için bir şeyler ifade eden bir yardımcı. Oyundaki alan ve hız hissiyatı açısından daha büyük bir çeşitlilik var ve başınız daha önce dönmediği kadar dönecek. Kendinizi büyük gruplar halindeki düşmanlarla savaşırken ve ölümüne düellolarda bulabileceksiniz.

Bioshock oyunu tanımını baştan yarattığımızı söyleyebilirim.

MK: Bir Bioshock oyununu ne tanımlar?

KL: Daha önce hiç bir oyunda, filmde ya da benzer bir şeyde görmediğiniz gibi bir dünya olması gerekiyor. Bu en önemli şey, bir Bioshock oyununu Bioshock yapan yegane şey. Bunu geçtikten sonra, oyunun bir FPS olması. Bundan da ötesi ise, yaratıcılık anlamında ne yapmak istediğimizle ilgili.